1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
4857 sayılı İş Kanunu’nun 104. maddesi, işçinin fiziki varlığını, ailevi hayatını ve sosyal gelişimini korumak amacıyla getirilmiş olan çalışma süreleri ve işin düzenlenmesi kurallarını kamusal koruma kalkanıyla muhafaza eden, son derece geniş kapsamlı ve hayati bir idari yaptırım bloğudur. Madde, kanunun "İdari Ceza Hükümleri" başlıklı sekizinci bölümünde yer almaktadır. Bu düzenlemenin amacı (ratio legis), kanunun dördüncü bölümünde ("İşin Düzenlenmesi") yer alan ve işçinin sömürülmesini doğrudan engelleyen "Çalışma Süreleri" (m. 63), "Kompansatuar/Telafi Çalışması" (m. 64), "Ara Dinlenmesi" (m. 68), "Gece Çalışması Sınırları" (m. 69), "Çocuk ve Genç İşçilerin Korunması" (m. 71), "Yer ve Su Altı Çalışma Yasağı" (m. 72), "Gece Çocuk Çalıştırma Yasağı" (m. 73), "Analık/Hamilelik Korumaları" (m. 74) ve "İşçi Özlük Dosyası" (m. 75) gibi emredici sosyal koruma kurallarını işverenlerin keyfiyetine karşı korumaktır.
Tarihsel gelişim açısından m. 104, 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 104. maddesinin modern endüstriyel ilişkilere göre genişletilmiş şeklidir. 15/05/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanun ile 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanun değişiklikleriyle maktu para cezası "binikiyüz Türk Lirası" ( compensatory çalışmalara aykırılık için ise işçi başına 220 TL) olarak revize edilmiştir. Tüm idari para cezaları gibi, bu cezalar da her yıl 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca Yeniden Değerleme Oranı nispetinde artırılarak güncellenmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Çalışma Süreleri ve Ara Dinlenmesi İhlalleri (m. 63, 68)
İşçilerin haftalık yasal 45 saatlik veya günlük 11 saatlik azami sınırları aşacak şekilde çalıştırılması ya da günlük çalışma süresine göre verilmesi emredici olan ara dinlenmelerinin (mola) kullandırılmaması veya eksik kullandırılması kabahatidir.
2.2. Hassas Grupların Korunması İhlalleri (m. 71, 72, 73, 74)
Çocuk ve genç işçilerin ağır işlerde çalıştırılması, yer ve su altında kadınların veya 18 yaş altı erkeklerin çalıştırılması, gebe/emziren kadınların doğum öncesi/sonrası yasal sürelerde çalıştırılması veya gece çalışmaya zorlanması gibi emredici koruma yasaklarının ihlalidir.
2.3. İşçi Özlük Dosyası Düzenleme Borcu (m. 75)
İşverenin, istihdam ettiği her bir işçi için kimlik bilgilerini, haklarını, izinlerini, sağlık raporlarını ve tüm yasal belgelerini içeren bir "Özlük Dosyası" tutmaması kabahatidir.
2.4. Telafi Çalışması İhlalleri (m. 64)
Yasal şartları taşımadığı halde işçiyi telafi çalışmasına zorlamak veya yasal süre sınırlarını aşmaktır. Bu ceza "her işçi için" kümülatif hesaplanır.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, İş Kanunu m. 63-76 (Dördüncü Bölüm), 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik, Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Yönetmelik ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Önemli bir sistematik bağ olarak, işverenin m. 104 uyarınca ceza ödemesi, fazla mesai yapan işçinin ücret alacak hakkını (m. 41) etkilemez; idari ceza devlete ödenirken, fazla çalışma alacağı işçiye ödenir.
4. Uygulama: Yargıtay / Anayasa Mahkemesi İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; işverenin özlük dosyası tutma borcu (m. 75), sadece idari bir yükümlülük değil, hukuk davalarında ispat yükünün belirlenmesinde en hayati unsurdur. Özlük dosyası tutmayan veya eksik tutan işveren, işçinin yıllık izin, fazla mesai veya ücret iddiaları karşısında mahkemede yazılı delil sunma imkanını kaybeder ve Yargıtay bu durumda ispat yükünü doğrudan işverene yıkarak işçi iddialarını kabul etme eğilimindedir. Ayrıca Yargıtay, turizm, sağlık ve güvenlik sektörleri hariç olmak üzere, gece postalarında 7.5 saati aşan çalışmaları haftalık 45 saat aşılmasa dahi doğrudan fazla çalışma (overtime) kabul etmekte ve hem ücrete hem de m. 104 cezasına dayanak yapmaktadır. Fesih anında tüm bu ihlaller idari para cezasıyla cezalandırılır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Tekstil Fabrikasında yapılan denetimde iş müfettişi, işçilerin günde 13 saat çalıştırıldığını, ara dinlenmelerinin sadece 20 dakika olduğunu ve işçiler için hiçbir "İşçi Özlük Dosyası" düzenlenmediğini saptamıştır. Müfettiş, işverene m. 104 uyarınca (yeniden değerleme oranıyla güncellenmiş tutarda) 1.200 TL idari para cezası uygulamıştır.
Hukuki Analiz: Günlük çalışma süresinin 11 saati aşması, ara dinlenmesinin eksik verilmesi ve özlük dosyası tutulmaması m. 104'teki yasakların ihlali olup, kesilen idari para cezası hukuka uygundur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Bir inşaat firması, doğum yapmasına 3 hafta kalan gebe mühendis (B)'yi şantiyede sahada çalıştırmaya devam etmiş ve "kendi rızasıyla çalışmak istediğini" belirten yazılı muvafakatname almıştır.
Hukuki Analiz: İş Kanunu m. 74 uyarınca kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta çalıştırılmamaları emredicidir (hekim raporuyla doğum öncesi 3 haftaya kadar çalışma hariç). Hekim raporu olmaksızın doğuma 3 hafta kala gebe kadının çalıştırılması yasa ihlali olup, işçinin rızası veya muvafakatnamesi bu yasağı askıya alamaz. İşverene m. 104 uyarınca ceza kesilmesi geçerlidir.
6. Pratik Uygulama Notları
- Maktu Ceza Dezavantajı: Maddenin birinci fıkrasındaki cezalar (1.200 TL) ihlal edilen işçi sayısına bakılmaksızın "maktu" (tek bir ceza) olarak kesilir. Sadece ikinci fıkradaki telafi çalışması ihlali (220 TL) kişi başıdır.
- Gece Çalışması İzinleri: Kadın çalışanların gece postalarında çalıştırılabilmesi için işyeri hekiminden sağlık raporu alınması zorunludur.
- İtiraz Süresi: Kabahatler Kanunu uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 104, getirdiği kapsamlı yaptırımlarla çalışma sürelerinin regülasyonunu ve hassas grupların (gebelik, çocuk işçilik) korunmasını sağlayan, Türk sosyal hukukunun en önemli denetim direğidir. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, bu hükmün işçinin beden bütünlüğünü korumadaki hayati önemini sıklıkla vurgularlar.
Ancak yasanın yapısında çok ciddi bir yaptırım zafiyeti mevcuttur. Maddenin birinci fıkrasında yer alan çalışma süreleri (m. 63), ara dinlenmesi (m. 68), gece çalışması (m. 69) ve hamilelik korumaları (m. 74) gibi hayati ihlaller için öngörülen 1.200 TL'lik ceza "maktu" (sabit) olarak belirlenmiştir. Yani 2.000 işçi çalıştıran devasa bir fabrikada tüm işçilerin haftalık 60 saat çalıştırılması ve molalarının gasp edilmesi durumunda dahi işverene sadece tek bir 1.200 TL'lik (güncellenmiş değerde) ceza kesilebilmektedir. Bu durum, büyük işletmeler için kuralları çiğnemeyi son derece karlı kılmaktadır. Çözüm olarak; m. 104/1 kapsamındaki tüm çalışma süresi, mola ve hamilelik ihlalleri yaptırımları da m. 99'da olduğu gibi "etkilenen her işçi için" kümülatif (çarpılarak) hesaplanacak şekilde yasal değişikliğe tabi tutulmalı, caydırıcılık adil hale getirilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
- Doktrin: Sarper Süzek (İş Hukuku), Nuri Çelik / Nurşen Caniklioğlu / Talat Canbolat (İş Hukuku Dersleri), Hamdi Mollamahmutoğlu / Muhittin Astarlı / Ulaş Baysal (İş Hukuku).
- Mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu m. 104, m. 63, m. 64, m. 68, m. 69, m. 71, m. 72, m. 73, m. 74, m. 75, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17.
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
4857 sayılı İş Kanunu’nun 104. maddesi, işçinin fiziki varlığını, ailevi hayatını ve sosyal gelişimini korumak amacıyla getirilmiş olan çalışma süreleri ve işin düzenlenmesi kurallarını kamusal koruma kalkanıyla muhafaza eden, son derece geniş kapsamlı ve hayati bir idari yaptırım bloğudur. Madde, kanunun "İdari Ceza Hükümleri" başlıklı sekizinci bölümünde yer almaktadır. Bu düzenlemenin amacı (ratio legis), kanunun dördüncü bölümünde ("İşin Düzenlenmesi") yer alan ve işçinin sömürülmesini doğrudan engelleyen "Çalışma Süreleri" (m. 63), "Kompansatuar/Telafi Çalışması" (m. 64), "Ara Dinlenmesi" (m. 68), "Gece Çalışması Sınırları" (m. 69), "Çocuk ve Genç İşçilerin Korunması" (m. 71), "Yer ve Su Altı Çalışma Yasağı" (m. 72), "Gece Çocuk Çalıştırma Yasağı" (m. 73), "Analık/Hamilelik Korumaları" (m. 74) ve "İşçi Özlük Dosyası" (m. 75) gibi emredici sosyal koruma kurallarını işverenlerin keyfiyetine karşı korumaktır.
Tarihsel gelişim açısından m. 104, 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 104. maddesinin modern endüstriyel ilişkilere göre genişletilmiş şeklidir. 15/05/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanun ile 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanun değişiklikleriyle maktu para cezası "binikiyüz Türk Lirası" ( compensatory çalışmalara aykırılık için ise işçi başına 220 TL) olarak revize edilmiştir. Tüm idari para cezaları gibi, bu cezalar da her yıl 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca Yeniden Değerleme Oranı nispetinde artırılarak güncellenmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
2.1. Çalışma Süreleri ve Ara Dinlenmesi İhlalleri (m. 63, 68)
İşçilerin haftalık yasal 45 saatlik veya günlük 11 saatlik azami sınırları aşacak şekilde çalıştırılması ya da günlük çalışma süresine göre verilmesi emredici olan ara dinlenmelerinin (mola) kullandırılmaması veya eksik kullandırılması kabahatidir.
2.2. Hassas Grupların Korunması İhlalleri (m. 71, 72, 73, 74)
Çocuk ve genç işçilerin ağır işlerde çalıştırılması, yer ve su altında kadınların veya 18 yaş altı erkeklerin çalıştırılması, gebe/emziren kadınların doğum öncesi/sonrası yasal sürelerde çalıştırılması veya gece çalışmaya zorlanması gibi emredici koruma yasaklarının ihlalidir.
2.3. İşçi Özlük Dosyası Düzenleme Borcu (m. 75)
İşverenin, istihdam ettiği her bir işçi için kimlik bilgilerini, haklarını, izinlerini, sağlık raporlarını ve tüm yasal belgelerini içeren bir "Özlük Dosyası" tutmaması kabahatidir.
2.4. Telafi Çalışması İhlalleri (m. 64)
Yasal şartları taşımadığı halde işçiyi telafi çalışmasına zorlamak veya yasal süre sınırlarını aşmaktır. Bu ceza "her işçi için" kümülatif hesaplanır.
3. Sistematik İlişkiler
Bu madde, İş Kanunu m. 63-76 (Dördüncü Bölüm), 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik, Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Yönetmelik ile doğrudan sistematik ilişki içindedir.
Önemli bir sistematik bağ olarak, işverenin m. 104 uyarınca ceza ödemesi, fazla mesai yapan işçinin ücret alacak hakkını (m. 41) etkilemez; idari ceza devlete ödenirken, fazla çalışma alacağı işçiye ödenir.
4. Uygulama: Yargıtay / Anayasa Mahkemesi İçtihadı
Bu maddeye doğrudan ilişkin son 24 ayda Yargıtay/AYM kararı çekilemedi. Kullanıcı tarafından sağlanan ek karar yok.
Bununla birlikte, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; işverenin özlük dosyası tutma borcu (m. 75), sadece idari bir yükümlülük değil, hukuk davalarında ispat yükünün belirlenmesinde en hayati unsurdur. Özlük dosyası tutmayan veya eksik tutan işveren, işçinin yıllık izin, fazla mesai veya ücret iddiaları karşısında mahkemede yazılı delil sunma imkanını kaybeder ve Yargıtay bu durumda ispat yükünü doğrudan işverene yıkarak işçi iddialarını kabul etme eğilimindedir. Ayrıca Yargıtay, turizm, sağlık ve güvenlik sektörleri hariç olmak üzere, gece postalarında 7.5 saati aşan çalışmaları haftalık 45 saat aşılmasa dahi doğrudan fazla çalışma (overtime) kabul etmekte ve hem ücrete hem de m. 104 cezasına dayanak yapmaktadır. Fesih anında tüm bu ihlaller idari para cezasıyla cezalandırılır.
5. Pratik Örnek Olaylar
Olay 1 (Kurmaca Senaryo): (A) Tekstil Fabrikasında yapılan denetimde iş müfettişi, işçilerin günde 13 saat çalıştırıldığını, ara dinlenmelerinin sadece 20 dakika olduğunu ve işçiler için hiçbir "İşçi Özlük Dosyası" düzenlenmediğini saptamıştır. Müfettiş, işverene m. 104 uyarınca (yeniden değerleme oranıyla güncellenmiş tutarda) 1.200 TL idari para cezası uygulamıştır.
Hukuki Analiz: Günlük çalışma süresinin 11 saati aşması, ara dinlenmesinin eksik verilmesi ve özlük dosyası tutulmaması m. 104'teki yasakların ihlali olup, kesilen idari para cezası hukuka uygundur.
Olay 2 (Kurmaca Senaryo): Bir inşaat firması, doğum yapmasına 3 hafta kalan gebe mühendis (B)'yi şantiyede sahada çalıştırmaya devam etmiş ve "kendi rızasıyla çalışmak istediğini" belirten yazılı muvafakatname almıştır.
Hukuki Analiz: İş Kanunu m. 74 uyarınca kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta çalıştırılmamaları emredicidir (hekim raporuyla doğum öncesi 3 haftaya kadar çalışma hariç). Hekim raporu olmaksızın doğuma 3 hafta kala gebe kadının çalıştırılması yasa ihlali olup, işçinin rızası veya muvafakatnamesi bu yasağı askıya alamaz. İşverene m. 104 uyarınca ceza kesilmesi geçerlidir.
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
İş Kanunu m. 104, getirdiği kapsamlı yaptırımlarla çalışma sürelerinin regülasyonunu ve hassas grupların (gebelik, çocuk işçilik) korunmasını sağlayan, Türk sosyal hukukunun en önemli denetim direğidir. Doktrinde Süzek ve Mollamahmutoğlu / Astarlı / Baysal, bu hükmün işçinin beden bütünlüğünü korumadaki hayati önemini sıklıkla vurgularlar.
Ancak yasanın yapısında çok ciddi bir yaptırım zafiyeti mevcuttur. Maddenin birinci fıkrasında yer alan çalışma süreleri (m. 63), ara dinlenmesi (m. 68), gece çalışması (m. 69) ve hamilelik korumaları (m. 74) gibi hayati ihlaller için öngörülen 1.200 TL'lik ceza "maktu" (sabit) olarak belirlenmiştir. Yani 2.000 işçi çalıştıran devasa bir fabrikada tüm işçilerin haftalık 60 saat çalıştırılması ve molalarının gasp edilmesi durumunda dahi işverene sadece tek bir 1.200 TL'lik (güncellenmiş değerde) ceza kesilebilmektedir. Bu durum, büyük işletmeler için kuralları çiğnemeyi son derece karlı kılmaktadır. Çözüm olarak; m. 104/1 kapsamındaki tüm çalışma süresi, mola ve hamilelik ihlalleri yaptırımları da m. 99'da olduğu gibi "etkilenen her işçi için" kümülatif (çarpılarak) hesaplanacak şekilde yasal değişikliğe tabi tutulmalı, caydırıcılık adil hale getirilmelidir.
Metodolojik Not
Bu analiz, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ve mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır.
Kullanılan Kaynaklar:
Güncellik: 01.06.2026 tarihi itibarıyla günceldir.