RESMİ METİN

Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması:5


Madde 8 – Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/20136495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.6 Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin 14/2/2020 tarihli ve 7221 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “mevzi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. 5 Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi ile ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi, Anayasa Mahkemesi’nin 29/1/2012 tarihli ve E.: 2011/106, K.: 2012/192 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, daha sonra 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. 6 14/2/2020 tarihli ve 7221 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu bentte yer alan “Belediye” ibaresi “Planlar, belediye” şeklinde değiştirilmiştir. 4

nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderilir.7 İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarında bina yükseklikleri yençok: serbest olarak belirlenemez.8 (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere mer’i imar planlarında yençok: serbest olarak belirlenmiş yükseklikler; emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri ve revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenir. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenir. Oluşacak maliyetlerin %100 fazlası ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) (Değişik:4/7/2019-7181/6 md.) Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez. ç) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik:14/2/2020-7221/6 md.) Bakanlıkça belirlenen tanım ve esaslara göre hazırlanıp onaylanan plan, plan değişikliği ve 14/2/2020 tarihli ve 7221 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu paragrafa “kopyası,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere” ibaresi eklenmiştir. 8 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle bu paragrafta yer alan “İmar planlarında” ibaresi “Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarında” şeklinde değiştirilmiştir. 7

revizyonlarının, parselasyon planlarının, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin, imar mevzuatına konu edilen orto-görüntüler ile diğer coğrafi veri ve bilgilerin, ilgili idareler ile kurum ve kuruluşlarca; Cumhurbaşkanınca belirlenen usul, esas ve ilgili standartlara uygun şekilde ve sayısal olarak; üretilmesi, elektronik ortamda ilan edilmesi, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı ile entegrasyonunun sağlanması ve bedelsiz olarak Bakanlığa gönderilmesi, Bakanlıkça tesis edilecek elektronik ortam üzerinden paylaşılması, arşivlenmesi ve güncellenmesi zorunludur. Yapı ruhsatına ilişkin işlemlerde bu veriler esas alınır. d) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (Mülga ikinci cümle: 27/3/2015-6637/23 md.) (…) (Ek cümle: 18/6/2017-7033/29 md.) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında; organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınması ve bu kararlarda değişiklik yapılması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabidir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir. Bu bent uyarınca yapılacak işlemlerde bu maddenin (c) bendi hükümlerine uyulur. e) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından plana ilişkin görüşlerini alır. Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir. f) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirlenir. g) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Bakanlık; ilgili idareler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan mekansal planlamaya, harita ve parselasyona, etüt ve projelendirmeye, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlemeye, enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin iş ve işlemler ile yapı malzemelerini; denetlemeye, aykırılıklar hakkında işlem tesis etmeye, aykırılıkları gidererek mevzuata uygun hale getirmeye yönelik değişiklik yapmaya ve onaylamaya, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye, yıkım kararı almaya ve yıkımı gerçekleştirmeye, ilgililer hakkında idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir. Bu görevlerden, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye ve yıkım kararına ilişkin rapor düzenleme işi ile denetlemeye ilişkin görevler, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında, denetçi belgesini haiz personel tarafından gerçekleştirilir. İlgililer Bakanlık

denetçileri tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi, istenilen süre içerisinde vermek zorundadırlar. Bakanlık denetçilerinin seçimi, eğitimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir. ğ) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5.000’in altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar bu alanlardaki uygulamalar 27 nci madde hükümlerine göre yürütülür. 27 nci maddede belirtilen projeler, ilçe belediyesince onaylanır ve muhtarlığa bildirilir. Kırsal alanlarda iş yeri açma ve çalışma izni; kadimden kalan veya yapıldığı tarihteki mevzuat kapsamında yola cephesi olmaksızın inşa edilen yapılar ile köy yerleşik alanlarda kalan yapılara kırsal yapı belgesine, yerleşik alan sınırı dışındaki diğer yapılara ise yapı kullanma izin belgesine göre verilir. Köylerde bulunan konutlarda, iş yeri açma ve çalışma izni alınarak ev pansiyonculuğu yapılabilir. Kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephe sağlanmadan yapı inşa edilemez, parsel oluşturulamaz. Yerleşme ve yapılaşma özellikleri, mimari doku ve karakteri, gelişme düzey ve potansiyeli açısından önem arz eden köylerde bu özellikleri korumak, geliştirmek ve yaşatmak amacıyla muhtarlık katılımı ile ilgili idarelerce köy tasarım rehberleri hazırlanabilir. Köy tasarım rehberleri ilgili idare meclisi kararı ile onaylanır ve uygulanır. h) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Köylerde ve kırsal özellik gösteren diğer yerleşmelerde yapıların etüt ve projeleri ilgili idarenin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından hazırlanabilir. Bakanlıkça; bu Kanun kapsamındaki yerleşmelere ilişkin enerji verimli, iklim duyarlı ve ekolojik özellikli plan ve projeler hazırlanabilir veya hazırlattırılabilir, bu nitelikli yapılar inşa edilebilir veya uzun vadeli kredilendirilmek suretiyle desteklenebilir. ı) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez. i) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İdarelerce onaylanmış; mevcut durumu gösteren halihazır haritalar, parselasyon planları ile teknik ve idari düzenlemeleri içeren bu Kanun kapsamındaki planların değişiklik ve revizyonlarında ilk müellifin görüşü veya izni aranmaz. j) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve

projelerinde; (…)9 eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İmar Kanunu’nun 8. maddesi, mekânsal planlama rejiminin anayasal ve idari çerçevesini, planların hazırlanması, yürürlüğe girmesi, aleniyeti, itiraz usulleri ve yargısal denetim sürelerini düzenleyen temel hükümdür. Türkiye’deki imar planlama sistemi, kademeli birliktelik ve planların hiyerarşisi ilkesi üzerine kurulmuştur. En üst ölçekli plan olan Mekânsal Strateji Planlarından başlayarak, sırasıyla Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve en alt ölçekte yer alan Uygulama İmar Planı birbirine bağlı ve uyumlu olmak zorundadır. Maddenin temel amacı, keyfi planlamaların önüne geçmek, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun sürdürülebilir kentsel alanlar inşa etmektir.

İdari rejim açısından imar planları, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında ve doktrinde (Prof. Dr. Metin Günday, Prof. Dr. Şeref Gözübol) "genel düzenleyici idari işlemler" olarak kabul edilir. Bu planlar, doğrudan doğruya sübjektif haklar doğurmamakla birlikte, mülkiyet hakkının kullanımını doğrudan ve objektif olarak sınırlayan, o bölgedeki tüm taşınmaz malikleri için bağlayıcı olan normatif kurallardır. Dolayısıyla, planların yapılması, onaylanması ve askı ilan süreçleri, Anayasa’nın 127. maddesindeki yerel yönetimlerin özerkliği ve 128. maddesindeki kamu hizmetlerinin kanuniliği ilkesinin, idari vesayet denetimi çerçevesinde somutlaşmış bir tezahürüdür.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Nazım İmar Planı (1/5000 veya daha büyük ölçekli): Onaylı halihazır haritalar üzerine, varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak çizilen, arazi parçalarının genel kullanılış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli kentsel yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ulaşım sistemlerini gösteren ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas teşkil eden plan raporuyla bir bütün olan plandır.
  • Uygulama İmar Planı (1/1000 ölçekli): Tasdikli halihazır haritalar üzerine, varsa kadastral durum işlenmiş olan, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak detayları gösteren plandır.
  • Plan İşlem Numarası (PIN) (7221 sayılı Kanun ile getirilen): İmar planlarının, plan değişikliklerinin ve revizyonlarının arşivlenmek ve elektronik ortamda takip edilmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca oluşturulan sisteme yüklenerek aldığı benzersiz elektronik kimliktir. PIN alınması, planın yürürlüğe girmesi için kurucu bir usul şartıdır.
  • Askı İlanı ve Aleniyet: İmar planlarının aleniyeti ilkesi gereğince, onaylanan planlar belediye başkanlığınca veya valilikçe 1 ay süreyle belediye ilan panolarında ve internet sitelerinde eş zamanlı ilan edilir. Ayrıca 7221 sayılı Kanun değişikliğiyle muhtarlık panosunda bilgilendirme ilanı yapılması ve plan değişikliği alanına en az 2 adet tabela dikilerek 30 gün süreyle duyurulması usuli bir zorunluluk haline getirilmiştir.
  • Yençok: Serbest Yasağı: 7221 sayılı Kanunla imar hukukumuza giren tarihi bir reformdur. Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethaneler ve tarımsal silolar hariç olmak üzere imar planlarında bina yükseklikleri ucu açık şekilde "serbest" olarak belirlenemez. Bu yasak, rant amaçlı gökdelen yapımını engellemeyi ve şehir silüetini korumayı amaçlayan emredici bir kuraldır.
  • Mimari Estetik Komisyonları: İdarelerce kurulan, yapıların ve projelerin özgün fikir ifade edip etmediğine karar veren kuruldur. Özgün fikir ifade etmeyen projelerdeki değişiklikler için ilk müellifin izni aranmaz, özgün fikir taşıyanlarda ise belirli telif ücretleri karşılığında ve eserin bütünlüğünü bozmamak kaydıyla değişiklik yapılabilir.

3. Sistematik İlişkiler

  • Anayasa ile İlişkisi: Anayasa'nın 35. maddesindeki (Mülkiyet Hakkı), 56. maddesindeki (Sağlıklı ve Dengeli Çevrede Yaşama Hakkı) ve 36. maddesindeki (Hak Arama Hürriyeti) ile doğrudan ilişkilidir. Planlama, sağlıklı kentleşmenin ön şartı olduğundan çevre hakkının korunması amacına hizmet eder; ancak malikin tasarruf yetkisini kısıtladığı için mülkiyet hakkının sınırlandırılması rejimine tabidir.
  • İYUK ile İlişkisi: İmar planları düzenleyici işlem niteliğinde olduğundan, ilan edildikten sonra doğrudan İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında iptal davasına konu edilebilirler. Planlara askı ilan süresi içinde yapılan itirazlar, İYUK m. 11 anlamında idari başvuru niteliğindedir ve dava açma sürelerini durdurur.
  • FSEK ile İlişkisi: Madde 8/j bendi, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile doğrudan kesişir. Normalde FSEK kapsamında mimari projeler güzel sanat eseri sayılır ve müellifin rızası olmaksızın değiştirilemez (FSEK m. 16). Ancak İmar Kanunu m. 8/j, kamu yararı ve teknik zorunluluklar gereği bu kuralı esneterek, özgün fikir taşımayan veya teknik açıdan zorunlu olan değişikliklerde ilk müellifin rızası olmaksızın tadilat yapılmasına imkan tanımıştır.
  • Toprak Koruma Kanunu (5403) ile İlişkisi: Madde 8/c bendi uyarınca tarım arazilerinin Toprak Koruma Kurulu izni alınmaksızın imar planına dahil edilmesi veya köy yerleşik alanı olarak belirlenmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Bu hüküm, tarım topraklarının korunmasını öngören anayasal ödevin bir yansımasıdır.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

  • Anayasa Mahkemesi Kararı (E.2020/49, K.2021/80): 7221 sayılı Kanunla getirilen "kesinleşen imar planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde 5 yıl içinde dava açılabilir" şeklindeki hak düşürücü süre kuralı, hak arama hürriyetini ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle iptal davasına konu edilmiştir. AYM, bu düzenlemeyi inceleyerek; imar planlarının istikrar kazanması, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri gereğince 5 yıllık sürenin makul ve ölçülü bir sınırlama olduğuna karar vererek iptal istemini reddetmiştir. Ancak bu karar doktrinde ciddi şekilde eleştirilmektedir.
  • Danıştay 6. Dairesi’nin Emsal Kararı (E.2021/3654, K.2022/1987): Danıştay, plan değişikliklerinde "tabela ile bilgilendirme" ve "muhtarlık panosunda ilan" şartlarının şekli birer usul kuralı değil, işlemlerin sıhhatini etkileyen kurucu usul şartları olduğuna karar vermiştir: "Plan değişikliğine konu alanda en az 2 tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılmadığının ve muhtarlıkta askıya eş zamanlı ilan asılmadığının tespiti halinde, planın aleniyeti ve halkın katılımı hakkı zedelendiğinden, imar planı usul yönünden hukuka aykırı hale gelir ve iptali gerekir."
  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK, E.2019/1105, K.2020/854): "İmar planlarının askı süresi içinde ilan edilmemesi veya internet ortamında yayımlanmaması durumunda, planın kesinleştiğinden ve dolayısıyla dava açma sürelerinin başladığından bahsedilemez. İlan yükümlülüğü tam olarak yerine getirilmedikçe genel dava açma süresi işlemeye başlamaz."

5. Pratik Örnek Olaylar

Kurmaca Senaryo: (Y) Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde bulunan (T) ilçesinde, tarım alanı niteliğindeki 10.000 m² arazinin sahibi olan (M), taşınmazının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle "Sanayi Alanı" olarak planlandığını öğrenmiştir. Ancak (Y) Büyükşehir Belediyesi bu plan değişikliğini yaparken İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden ve Toprak Koruma Kurulundan herhangi bir izin almamıştır. Ayrıca plan değişikliğine dair hiçbir fiziki tabela araziye dikilmemiş, sadece belediyenin ana binasındaki kapalı bir panoda 30 gün boyunca ilan edilmiştir. Plan kesinleştikten 6 yıl sonra (M), arazisinde fabrika kurmak istemiş fakat ruhsat başvurusu "alt ölçekli 1/1000 planın yapılmadığı ve 1/5000 planın askı sürecinin kesinleştiği" gerekçesiyle reddedilmiştir. (M), planın anayasal çevre ve tarım kurallarına aykırı olduğunu belirterek idare mahkemesinde iptal davası açmıştır. İdare ise 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur.

Akademik Analiz:

  1. Tarım Arazisi İhlali: Tarım arazisinin 5403 sayılı Kanun kapsamında izin alınmadan imar planına dahil edilmesi, İmar Kanunu m. 8/c bendine açıkça aykırıdır ve maddi açıdan işlemi sakatlar.
  2. Usul İhlali: Araziye 2 adet tabela dikilmemesi ve askı duyurusunun eş zamanlı olarak muhtarlıkta ilan edilmemesi, 7221 sayılı Kanunla getirilen kurucu aleniyet usullerinin ihlalidir. Bu durum planı usulden sakatlar.
  3. Süre Sorunu: İdare 5 yıllık sürenin geçtiğini iddia etse de, aleniyet usullerine (tabela ve muhtarlık ilanı) uyulmadığı için 5 yıllık hak düşürücü süre fiilen işlemeye başlamamıştır. Ayrıca imar planlarına karşı süre geçse bile, planın uygulanması niteliğindeki alt ölçekli planın yapılması veya yapı ruhsatı başvurusunun reddi gibi bireysel bir işlem tesis edildiğinde, bu uygulama işlemi ile birlikte üst ölçekli plana karşı da dava açma süresi yeniden canlanır (canlanma teorisi). Bu nedenle mahkeme işin esasına girip imar planını iptal etmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

  • İtiraz Usulü ve Süresi: İmar planlarına askıdaki 1 aylık (30 günlük) ilan süresi içinde yazılı olarak itiraz edilebilir. İtiraz doğrudan planı onaylayan idareye (belediyeye veya valiliğe) yapılır.
  • Meclis Kararı Süresi: İtirazı alan belediye meclisi veya valilik, bu itirazları 15 gün içinde inceleyerek kesin karara bağlamak zorundadır. İdarenin bu 15 günlük sürede karar vermemesi durumunda itiraz zımnen reddedilmiş sayılır.
  • Dava Açma Süresi: Planlara karşı dava açma süresi, 1 aylık askı ilan süresinin bitimini takip eden günden itibaren 60 gündür (İYUK m. 7). Eğer askı süresi içinde itiraz edilmişse, itirazın reddine ilişkin kararın tebliğinden itibaren veya 15 günlük cevap verme süresinin bitiminden (zımnen ret) itibaren kalan süre içinde dava açılmalıdır.
  • Yürütmenin Durdurulması (YD): İmar planlarının iptali davalarında YD talebi hayati önem taşır. Zira plan yürürlükte kaldığı sürece idare ruhsat verme ve parselasyon işlemlerine devam edebilir. YD kararı alınmadığı takdirde, dava sürerken arazide binalar yükselebilir ve davayı kazanmanın pratik bir faydası kalmayabilir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Modern idare hukuku profesörü Prof. Dr. Turgut Tan, imar planlarının idarenin tek taraflı iradesiyle mülkiyet haklarını altüst edebilen en tehlikeli enstrümanlardan biri olduğunu belirtmektedir. 7221 sayılı Kanun ile getirilen "5 yıllık mutlak dava açma süresi" sınırı, Anayasa Mahkemesi tarafından her ne kadar hukuki istikrar adına uygun bulunmuşsa da, mülkiyet hakkının korunması ve hak arama özgürlüğü açısından ciddi bir geriye gidiştir. İmar planlarının askıya çıkarıldığını sıradan bir vatandaşın her ay belediyeye gidip takip etmesi beklenemez. Bu durum, fiili tebligat olmaksızın hak düşürücü sürelerin işletilmesi gibi adil yargılanma hakkına aykırı sonuçlar doğurmaktadır. E-Devlet entegrasyonu zorunlu kılınmalı ve taşınmazı etkilenen maliklere doğrudan e-tebligat gönderilmelidir.

Diğer taraftan, "Yençok: Serbest" yasağı son derece yerinde bir düzenlemedir; ancak bu yasağın mer'i (mevcut) planlar için idarelerce geriye dönük revize edilmesi sürecinde belediyelerin hantal davranması ve yetersiz kalması, birçok inşaat projesinin kilitlenmesine ve ciddi hukuki belirsizliklere yol açmıştır.


Metodolojik Not

Bu şerh çalışması, imar hukukunda planlama hiyerarşisi, Plan İşlem Numarası (PIN), tabela ve muhtarlık ilan usulleri, 5 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin güncel AYM kararları ile "Yençok: Serbest" sınırlamaları çerçevesinde, en son yargı içtihatları ve doktrinsel tartışmalar harmanlanarak Av. Fethi Güzel tarafından kaleme alınmıştır.

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.