Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...)36 tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.37 Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. , Anayasa Mahkemesinin 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11, K. 1986/29 sayılı kararı ile bu fıkrada yer alan "... veya yeminli serbest mimarlık ve mühendislik büroları ..." ibaresi ile bu fıkranın sonunda bulunan "... Ancak müracaat yeminli serbest mimarlık ve mühendislik bürosuna yapılmış ise bu hüküm uygulanmaz. Yeminli büro, müracaatı bu süre içerisinde müsbet veya menfi mutlaka sonuçlandırmak zorundadır ..." biçimindeki son iki cümle iptal edilmiştir. 36 Anayasa Mahkemesinin (1) nolu dipnotda yazılı Kararı ile bu fıkrada yer alan "... veya yeminli serbest mimarlık ve mühendislik bürosunca .." ibaresi iptal edilmiştir. 37 29/11/2018 tarihli ve 7153 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle bu fıkraya “ruhsat ve eklerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına” ibaresi eklenmiş, fıkrada yer alan “ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. 35
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.
Metodolojik Not
Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İmar Kanunu’nun 32. maddesi, Türk imar hukukunda ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşmaya karşı öngörülen en radikal idari yaptırım olan "yapının durdurulması, mühürlenmesi ve yıkımı (tasfiyesi)" sürecini düzenleyen temel hükümdür. Kamu düzeni, kentsel estetik, çevre sağlığı ve yapı güvenliği gibi üstün kamu yararlarını korumayı amaçlayan bu madde, idareye mülkiyet hakkına müdahale konusunda son derece geniş yetkiler tanımıştır. Maddenin temel amacı, hukuka aykırı şekilde başlayan yapılaşmayı derhal dondurmak ve belirli bir süre içinde ruhsata uygun hale getirilmemesi durumunda fiziksel olarak ortadan kaldırmaktır.
Yıkım (tasfiye) kararları, doktrinde (Prof. Dr. Metin Günday, Prof. Dr. İl Han Özay) cezalandırıcı bir idari yaptırım değil, imar düzeninin eski hale getirilmesini amaçlayan "idari önlem (tedbir)" veya "maddi fiili yaptırım" olarak kabul edilir. Yıkım kararı alma yetkisi münhasıran kolektif karar organı olan Belediye Encümeni (belediye sınırları içinde) veya İl Encümeni (belediye sınırları dışında) üzerindedir. Belediye başkanının veya imar müdürünün tek başına yıkım kararı vermesi yetki gaspı niteliğindedir ve bu kararlar doğrudan iptal sebebidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
5. Pratik Örnek Olaylar
Kurmaca Senaryo: Kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle 5 katlı ruhsatlı bir bina inşa eden müteahhit (A), projesinde sığınak olarak görünen bodrum katı bağımsız bir daireye dönüştürmüş ve 1. kattaki dairenin balkonunu PVC kaplama ile kapatarak odaya dahil etmiştir. (B) Belediyesi imar denetçileri durumu tespit etmiş ve bodrum kat ile 1. kattaki aykırılıklar için tek bir "Yapı Tatil Zaptı" düzenlemiştir. Zapta sadece "bodrum katta proje dışı imalat ve 1. katta balkon kapatma tespit edildi" yazılmış, herhangi bir ölçü ve teknik detay eklenmemiştir. Zabıt inşaat kapısına asılmış, bir örneği muhtarlığa bırakılmıştır. Belediye encümeni, 3 gün sonra toplanarak "bodrum kattaki sığınağın daireye çevrilmesinin ruhsata bağlanması mümkün olmadığından" bahisle, 1 aylık yasal süreyi beklemeden binanın tamamı (bodrum kat ve 1. kattaki balkon dahil) için doğrudan "Yıkım Kararı" almıştır. (A), bu karara karşı iptal davası açmıştır.
Akademik Analiz:
6. Pratik Uygulama Notları
7. Eleştirel Değerlendirme
Zoning hukuku ve idare hukuku otoritelerinden Prof. Dr. İl Han Özay, İmar Kanunu’nun 32. maddesindeki asılarak tebliğ yönteminin modern tebligat hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığını, mülk sahibinin haberi olmaksızın 1 aylık hak düşürücü sürelerin geçebildiğini ve bunun adil yargılanma hakkına zarar verdiğini savunmaktadır. Ayrıca, tapu kaydına şerh konulması yönündeki 7221 sayılı Kanun değişikliği olumlu olsa da, bu şerhlerin silinmesi süreçlerinde idarelerin hantal davranması maliklerin mülkiyet haklarını uzun süre felç etmektedir.
Bakanlığa verilen "ikame yıkım yetkisi" ise, yerel yönetimlerin özerkliğini zedeleyen ve merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki idari vesayet yetkisini aşırı genişleten bir düzenleme olarak eleştirilmektedir. Ancak uygulamada belediyelerin siyasi kaygılarla kaçak yapıları yıkmaktan kaçındığı göz önüne alındığında, bu düzenlemenin çevre ve kent düzeninin korunması açısından pragmatik bir zorunluluktan doğduğu da yadsınamaz bir gerçektir.
Metodolojik Not
Bu şerh çalışması, ruhsatsız yapıların durdurulması, yapı tatil zaptının kurucu unsurları, asılarak tebliğ usulü, ruhsata bağlanamayan yapılarda süresiz yıkım istisnası, TCK m. 184 imar kirliliği suç ilişkisi ve Bakanlığın ikame yıkım yetkileri çerçevesinde, en güncel Danıştay kararları ve doktrinsel tartışmalar esas alınarak Av. Fethi Güzel tarafından akademik titizlikle kaleme alınmıştır.