Son Madde
RESMİ METİN

İştirak halinde tasarruf edilen mallar


Madde 94 – (Değişik: 18/2/1965-538/52 md.) Bir intıfa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf edilen bir mal hissesi haczedilirse icra dairesi, yerleşim yerleri bilinen ilgili üçüncü şahıslara keyfiyeti ihbar eder. Bu suretle borçlunun muayyen bir taşınmazdaki tasfiye sonundaki hissesi haczedilmiş olursa icra memuru haciz şerhinin taşınmazın kaydına işlenmesi için tapu sicil muhafızlığına tebligat yapar. (Ek cümleler: 17/7/2003-4949/25 md.) Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır. (Mülga üçüncü cümle: 17/7/2003-4949/25 md.) Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir. Borçlunun zilyed bulunduğu bir taşınmaz üzerindeki fevkalade zamanaşımı ile iktisabını istemek hakkının haczedilmesi halinde, icra dairesi zilyedliğin başkasına devrine mani olacak tedbirleri alır ve alacaklıya bir ay içinde taşınmazın borçlusu adına tescili için dava açması yetkisini verir. Mahkemenin tescil kararı ile taşınmaz bu alacaklı lehine mahcuz sayılır. İkinci fıkra hükmü, almaya hak kazandığı veya almakta bulunduğu emekli veya yetim maaşını istifa için icap eden yoklama muamelesini yaptırmıyanlar hakkında yetkili makama bildirmek suretiyle tatbik olunur. Alacaklının bu sebeple yapacağı kanuni masraflar ayrıca takip ve hükme hacet kalmaksızın dairece borçludan tahsil olunur. Mahcuz malların muhafazası masrafları:

Madde 95 – Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur. İstihkak iddiasına itiraz: A – Borçlunun zilyedliği:

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 94. maddesi, borçlunun doğrudan doğruya tek başına maliki olmadığı, iştirak halinde (elbirliğiyle) sahip olduğu mallardaki paylarının veya henüz kendi adına tescil ettirmediği (gizlediği veya ihmal ettiği) haklarının haczedilebilmesi için öngörülmüş çok kapsamlı ve özel bir usul hükmüdür. Kural olarak haciz, borçlunun mülkiyetinde olan ve devredilebilen mallar üzerine konulur. Ancak borçluların, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla miras kalan taşınmazları kendi adlarına tescil ettirmemeleri veya şirket pay senetlerini bastırmamaları sık rastlanan bir durumdur. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile alacaklıya borçlunun hukuki işlemlerini "onun adına" takip etme yetkisi vererek, borçlunun pasif kalarak icrayı akamete uğratma niyetini bertaraf ettiğini ifade etmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • İştirak Halinde Tasarruf Edilen Mal (Elbirliği Mülkiyeti): Ortakların belirli paylara sahip olmadığı, malın tamamı üzerinde birlikte mülkiyet hakkına sahip oldukları durumdur (örneğin henüz paylaşılmamış miras).
  • Çıkarılmamış Pay Senedi/İlmühaber: Anonim şirketlerde pay sahipliğini kanıtlayan kıymetli evrak niteliğindeki senetlerin veya geçici ilmühaberlerin fiziken basılmamış (ihraç edilmemiş) olmasıdır.
  • Tescil Ettirilmemiş Mülkiyet/Ayni Hak: Borçlunun miras, mahkeme kararı veya kanundan doğan bir sebeple mülkiyeti kazandığı ancak tapu, gemi veya trafik siciline kendi adına kaydettirmediği haklardır.
  • Fevkalade Zamanaşımı ile İktisap: Türk Medeni Kanunu m. 713 uyarınca, tapusuz bir taşınmazı nizasız ve fasılasız 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişinin mülkiyet hakkı kazanmasını ifade eder.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 94 hükmü, borçlunun malvarlığının tasfiyesini ve paraya çevrilmesini düzenleyen İİK m. 121 (İştirak halinde mülkiyet hisselerinin satışı) ile doğrudan bir ön-arka ilişki içindedir. Haciz m. 94 usulüyle konulduktan sonra, satış aşamasında icra mahkemesinden yetki alınarak m. 121 prosedürü işletilir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin Türk Medeni Kanunu'nun miras hukuku ve eşya hukuku kuralları ile Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirket paylarının devri kuralları arasında usuli bir köprü kurduğunu belirtmektedir. Ayrıca, madde metninde geçen m. 95 hükmü gereğince, m. 94 uyarınca yapılacak tüm sicil, tescil, dava ve muhafaza masraflarının alacaklı tarafından peşin olarak icra dosyasına yatırılması zorunluluğu, İİK m. 59 (masrafların peşin verilmesi) kuralının özel bir yansımasıdır.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Borçlu A'nın babası vefat etmiş ve geriye değerli bir apartman kalmıştır. Borçlu A, alacaklı B'nin bu hisseyi haczedeceğini bildiği için veraset ilamı almamakta ve intikal işlemlerini tapuda yaptırmamaktadır. Alacaklı B, İİK m. 94 uyarınca icra müdürlüğüne başvurarak yetki ister. İcra dairesi B'ye veraset ilamı çıkarması ve taşınmazı A adına tapuda intikal ettirmesi için yetki belgesi verir. B, bu belgeyle tapuda intikal işlemini yaptırır ve doğrudan A'nın miras payı üzerine haciz şerhini işletir.

(kurmaca senaryo) Borçlu C, D Anonim Şirketi'nde %20 oranında pay sahibidir, ancak şirket henüz pay senedi veya ilmühaber bastırmamıştır. Alacaklı E, icra dairesi aracılığıyla D Anonim Şirketi'ne tebligat göndererek C'nin şirketteki paylarının haczedildiğini bildirir. Şirket yönetimi bu durumu pay defterine işlemeyi ihmal etse dahi, İİK m. 94'ün emredici hükmü gereği haciz "tebliğ tarihinde" yapılmış sayılır. Daha sonra C bu payları üçüncü bir kişiye devrederse, bu devir alacaklı E'ye karşı kesin olarak batıldır (geçersizdir).

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada meslektaşların miras hissesi haczinde en çok karşılaştıkları sorun, borçlunun miras bırakanının (murisin) malvarlığının tespiti sürecidir. Alacaklı vekili, UYAP üzerinden borçlunun murislerini tespit ettirip pasif tapu/araç sorgusu yaptırmalıdır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, borçlunun iştirak halindeki payının doğrudan doğruya satılamayacağını, İİK m. 94 çerçevesinde haciz konulduktan sonra alacaklıya mutlaka "ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu)" davası açmak üzere icra mahkemesinden yetki belgesi verilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Anonim şirket paylarının haczinde ise, Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılacak haciz ihbar müzekkeresi devirleri engellemek adına hayati önem taşır. Öte yandan, tüm bu yetki belgelerinin kullanımı sırasında doğacak harç ve yargılama giderlerinin alacaklı tarafından (m. 95 gereği) peşinen karşılanacağı ve tahsilat aşamasında borçludan öncelikle alınacağı unutulmamalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 94 hükmü, alacaklıyı borçlunun kötü niyetli eylemsizliğine karşı koruyan güçlü bir cephaneliktir. Özellikle anonim şirketlerin bastırılmamış paylarının şirket merkezine yapılacak tebligatla haczedilmiş sayılacağı kuralı (2003 değişikliği), ticari hayattaki büyük bir boşluğu kapatmıştır. Ancak miras veya elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğunda sistem son derece hantal işlemektedir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, alacaklının kendi alacağına kavuşabilmek için borçlu adına veraset ilamı çıkarmak, intikal vergilerini ödemek, tapu müdürlüklerinde bürokratik işlemlerle boğuşmak ve ardından yıllarca sürecek izale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi) davaları açmak zorunda bırakılmasının usul ekonomisi ve makul sürede yargılanma hakkı ile açıkça çeliştiğini eleştirmektedir. Kanun koyucunun, borçlunun sicile tescil edilmemiş haklarının ve miras paylarının, icra mahkemesinin vereceği basit bir kararla doğrudan doğruya sicile tescilini sağlayacak daha pratik (örneğin e-Devlet/TAKBİS entegrasyonuyla otomatik intikal gibi) bir mekanizma geliştirmesi gerekmektedir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.