RESMİ METİN

Taşınır ve taşınmaz malların haczi


Madde 85 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.38 (Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/8 md.) Borçlu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçerilmesini talep etmek, haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.39

28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan ““haczolunur.” ibaresi “haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.” şeklinde değiştirilmiştir. 39 Bu fıkrada geçen “”yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar” ibaresi ile “yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları” ibaresi, 17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle eklenmiştir. 38

Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek taşınır mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur. Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez. Hasılatı paraya çevirme masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını tecavüz etmeyeceği muhakkak olan şeyler haczolunmaz. Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 85. maddesi, icra hukukunda haczin kapsamını, sınırlarını ve haciz işlemi sırasında uyulması gereken temel prensipleri düzenleyen usul hukukumuzun "temel taşı" niteliğindeki hükümlerinden biridir. Madde, devletin cebri icra yetkisini kullanırken borçlunun mülkiyet hakkına yapacağı müdahalenin ölçülü olması gerektiğini açıkça kurala bağlamıştır. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, bu maddenin icra hukukuna egemen olan "ölçülülük ilkesinin" yasal dayanağı olduğunu ve alacaklının tatmini ile borçlunun mahfının önlenmesi arasındaki hassas dengenin bu hükümle kurulduğunu ifade etmektedir [1]. 2023 yılında yapılan değişiklikle "ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz" ibaresinin eklenmesi, uygulamada sıkça karşılaşılan "taşkın haciz" (aşırı haciz) sorununun önüne geçmek iradesinin en net göstergesidir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Taşkın Haciz Yasağı: Borçlunun malvarlığı değerlerinden, alacaklının asıl alacağı, işlemiş ve işleyecek faizleri ile icra masraflarını karşılamaya yetecek miktardan fazlasının haczedilememesini ifade eder.
  • İstihkak İddialı Malların Sona Bırakılması: Haciz sırasında, üzerinde üçüncü bir kişinin mülkiyet veya rehin hakkı iddia ettiği ya da ihtiyati haciz bulunan malların en son haczedilmesini gerektiren "hacizde sıra" kuralıdır.
  • Değersiz Malların Haczedilememesi: Satış bedeli, o malın muhafaza ve paraya çevrilme masraflarını dahi karşılamayacak kadar düşük olan (ekonomik değeri olmayan) şeylerin haczedilmesinin yasaklanmasıdır.
  • Menfaatlerin Telifi: İcra memurunun, haciz işlemini gerçekleştirirken yalnızca alacaklının tahsilat amacını değil, borçlunun da asgari ticari ve şahsi yaşantısını sürdürebilme gayesini gözeterek adil bir denge kurma yükümlülüğüdür.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 85 hükmü, icra hukukunun pek çok müessesesi ile doğrudan bağlantılıdır. Haczi yapan memurun taşkın haciz yasağına aykırı davranması veya istihkak iddia edilen malları sıraya uymadan haczetmesi hali, İİK m. 16 kapsamında icra mahkemesine süresiz şikâyet sebebi oluşturur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin aynı zamanda üçüncü kişilerin haklarını koruyan istihkak prosedürünün (İİK m. 96 ve m. 97) de ön hazırlığı niteliğinde olduğunu, icra memurunun tutanağa geçirdiği beyanların istihkak davalarının temel ispat araçlarından biri haline geldiğini belirtmektedir [1]. Ayrıca, değerli ve çabuk paraya çevrilebilir menkullerin varken doğrudan gayrimenkullere veya maaşlara yönelinmemesi bağlamında m. 82 ve m. 83 ile de zımni bir ahenk içerisindedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B aleyhine 100.000 TL tutarında icra takibi başlatmıştır. İcra dairesi, faiz ve masraflarla birlikte dosya borcunun yaklaşık 130.000 TL olduğunu hesaplamıştır. Alacaklı vekilinin talebi üzerine icra memuru, borçlu B'nin üzerine kayıtlı olan 2 Milyon TL değerindeki evine, 800.000 TL değerindeki aracına ve bankadaki 200.000 TL nakit parasına aynı anda haciz koymuştur. Bu işlem açıkça İİK m. 85'e aykırıdır. Borçlu B'nin şikâyeti üzerine icra mahkemesi, "taşkın haciz" tespitinde bulunarak, dosya borcunu tek başına fazlasıyla karşılayan bankadaki nakit para veya araç üzerindeki haczi baki bırakıp, evin ve diğer fazlalık teşkil eden malların üzerindeki haczi kaldıracaktır.

(kurmaca senaryo) İcra memuru borçlu C'nin fabrikasına fiili hacze gitmiştir. Fabrikada iki adet jeneratör bulunmaktadır. Borçlu C, jeneratörlerden birinin kendisine ait olduğunu, diğerinin ise D firmasından kiralandığını (üçüncü şahsın mülkiyet hakkı bulunduğunu) beyan etmiştir. İcra memuru, İİK m. 85 uyarınca borçlunun kime ait olduğu ihtilafsız olan jeneratörünü öncelikle haczetmeli, eğer bu mal alacağı karşılamıyorsa ancak o zaman kiralık olduğu iddia edilen (istihkak iddialı) diğer jeneratörü haczetmelidir.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatların sahada en çok dikkat etmesi gereken husus, UYAP üzerinden veya fiili haciz sırasında talep edilen işlemlerin "taşkın haciz" boyutuna ulaşıp ulaşmadığıdır. Alacaklı vekili "borçlunun tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczini" matbu olarak talep etse de, icra müdürü tahsil kabiliyeti yüksek olan bir varlığa ulaştığında diğer hacizleri re'sen durdurmakla mükelleftir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, fiili haciz sırasında icra memurunun borçluya mülkiyet itirazı olup olmadığını "aktif olarak" sormak ve bunu haciz zaptına eksiksiz yazmak zorunda olduğunu, aksi takdirde tutanağın hukuki sıhhatinin tartışmalı hale geleceğini vurgulamaktadır [1]. Öte yandan, değeri çok düşük, taşınması ve yediemin deposunda saklanması astarı yüzünden pahalıya gelecek hurda niteliğindeki eşyaların haczedilmesinden meslektaşların kaçınması usul ekonomisi gereğidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun metninde 2023 yılında yapılan "ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz" eklentisi, uzun yıllardır uygulamada yaşanan taşkın haciz mağduriyetlerini yasal bir setle durdurma gayretidir ve isabetlidir. Ne var ki, fiili ve sistemsel gerçekler kanunun öngördüğü teorik dengeyle çoğu zaman uyuşmamaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, icra memurlarının haciz sırasında malların gerçek piyasa değerini anlık olarak tespit edecek uzmanlığa ve zamana sahip olmadığını, bu nedenle "alacağı garanti altına alma" güdüsüyle sıklıkla taşkın hacizler yapıldığını ve icra mahkemelerinin gereksiz yere bu şikâyet dosyalarıyla meşgul edildiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Ayrıca, UYAP sisteminde farklı banka genel müdürlüklerine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerinin eşzamanlı işleme alınması sonucu, borçlunun tüm hesaplarında alacak miktarının katbekat üstünde bloke oluşması sorunu, m. 85'in dijital icra süreçlerine henüz tam entegre edilemediğini göstermektedir. Sistem içi bir otomasyonla "borç miktarına ulaşılınca diğer blokelerin otomatik kalkması" yazılımının acilen icra edilmesine ihtiyaç vardır.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.