1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 213. maddesi, iflas tasfiyesinin başlangıç
aşaması olan "defter tutma (envanter)" sürecinde, müflisin taşınmaz
(gayrimenkul) malvarlıkları üzerindeki üçüncü kişi haklarının nasıl tespit ve
tescil edileceğini düzenleyen emredici bir usul kuralıdır. Bir önceki maddede
(İİK m. 212) taşınır mallar bakımından üçüncü kişilerin "istihkak (mülkiyet)
iddiaları" düzenlenmişken, bu maddede konu taşınmazlara ve resmi sicile
(tapuya) kaydırılmıştır. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde [1], kanun
koyucunun bu madde ile tapu siciline güven ilkesini ve sicilin aleniyetini
iflas hukukuna entegre ettiğini; taşınmazlar üzerindeki ayni ve şerh edilmiş
şahsi hakların iflas dairesince bizzat araştırılmasının ve deftere
yazılmasının, hem üçüncü kişilerin haklarını teminat altına aldığını hem de
ileride bu taşınmazı iflas masasından satın alacak kişilerin yanılmasını
önleyen kamu düzenine ilişkin bir şeffaflık mekanizması olduğunu ifade
etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Müflisin Taşınmazları: Müflisin mülkiyetinde (aktifinde) bulunan, tapu
sicilinde müflis adına kayıtlı olan arsa, arazi, mesken, dükkân veya fabrika
binası gibi gayrimenkullerdir.
- Sicilden Anlaşılan: Hakkın varlığının ve kapsamının doğrudan doğruya
resmi "Tapu Sicili"nden (günümüzde TAKBİS üzerinden) tespit edilebilir
olmasıdır.
- Üçüncü Şahıslara Ait Haklar: Taşınmaz üzerinde müflis dışındaki
kişilere ait olan her türlü ayni hak (ipotek, intifa, sükna, geçit hakkı gibi
irtifak hakları, üst/inşaat hakkı) ile tapuya şerh verilmiş güçlendirilmiş
şahsi haklardır (kira şerhi, vefa, şufa, iştira hakları veya satış vaadi
sözleşmeleri).
- Re'sen Deftere İşaret Olunması: İflas dairesi memurunun, söz konusu hak
sahiplerinin (üçüncü kişilerin) gelip talepte bulunmasını, masaya başvurmasını
veya masraf yatırmasını beklemeksizin, kendiliğinden (görevi gereği) tapu
kayıtlarını inceleyerek bu hakları iflas envanter defterine geçirmesi
zorunluluğudur.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 213, doğrudan doğruya Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) tapu sicilinin
aleniyeti (TMK m. 1020) ve tapu siciline güven ilkesi (TMK m. 1023)
hükümleriyle sarsılmaz bir organik bağ içindedir. Takip hukuku bağlamında ise,
defter tutulmasını emreden İİK m. 208 ve sıra cetvelinde rehinli alacaklılara
rüçhan tanıyan İİK m. 206 ile tam bir sistem bütünlüğü oluşturur.
Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında [1],
bu maddenin iflas masasının pasifini ve takyidatlarını belirlemede en güvenilir
usuli araç olduğunu; tapu sicilindeki kayıtların kesin delil teşkil etmesi
sebebiyle iflas idaresinin bu hakları tartışma veya reddetme yetkisi
bulunmadığını, sicilde ne görünüyorsa deftere aynen (fotoğrafı çekilerek)
yansıtılması gerektiğini belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Müflis A firmasının iflas defteri tutulmaktadır. Firmanın
aktifinde yer alan bir fabrika binasının tapu kaydı iflas dairesince
UYAP/TAKBİS sistemi üzerinden sorgulanır. Tapu takyidat belgesinde, fabrikanın
üzerinde B Bankası lehine 10.000.000 TL bedelli birinci derece ipotek (rehin
hakkı) ve komşu C fabrikası lehine bir "geçit hakkı (irtifak)" bulunduğu
görülür. B Bankası veya komşu C henüz iflas dairesine hiçbir bildirimde
bulunmamış olsa dahi, iflas müdürü İİK m. 213'ün amir hükmü gereğince,
fabrikayı iflas defterine kaydederken karşısına re'sen "B Bankasının ipoteği ve
C'nin geçit hakkı ile takyidlidir" şerhini düşer.
(kurmaca senaryo) Şahıs işletmesi sahibi müflis D'nin iflasına karar
verilmiştir. D'ye ait olan ve kiraya verilmiş bir dükkânın tapu kaydında, E
şahsı ile yapılmış 5 yıllık kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiği tespit
edilir. İflas dairesi, dükkânı masanın aktifine (deftere) kaydederken, E'nin bu
"şerh edilmiş şahsi hakkını" İİK m. 213 uyarınca deftere re'sen işaretler.
Böylece ileride bu dükkân iflas masasından ihale ile satıldığında, yeni
alıcının kira şerhini bilerek (ve ona katlanarak) dükkânı alması hukuken
güvence altına alınmış olur.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, müflisin taşınmazı üzerinde ipotek veya başkaca ayni
hakkı bulunan üçüncü kişi müvekkilleri temsil eden meslektaşların, kanundaki
"re'sen" ibaresine körü körüne güvenmemeleri gerekir. Talih Uyar, İcra ve
İflas Kanunu Şerhi eserinde [1], iflas dairelerinin yoğun iş yükü veya UYAP
sistemindeki anlık entegrasyon hataları sebebiyle bazı güncel tapu
takyidatlarını deftere işlemeyi atlayabildiklerini; bu sebeple hak sahibi
(ipotekli alacaklı veya irtifak sahibi) vekillerinin, iflasın açıldığını
öğrenir öğrenmez bizzat iflas dairesine güncel bir tapu kaydı örneği sunarak
İİK m. 213 uyarınca haklarının deftere şerh edilmesini "yazılı olarak" talep
etmelerinin ve bu işlemin yapıldığını fiziken denetlemelerinin, müvekkilin
rüçhan hakkının zedelenmesini önleyecek en temel usuli refleks olduğunu
meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 213'ün sadece "sicilden anlaşılan" hakların re'sen deftere işaret
edilmesini emretmesi, sicil dışı kazanılan ayni hakların korunması noktasında
hukuki bir boşluk ve mağduriyet yaratmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas
Hukuku eserinde [1], Türk Medeni Kanunu m. 705 uyarınca miras, mahkeme kararı,
cebri icra veya kamulaştırma gibi hallerde mülkiyetin (ve ayni hakların) tapu
kütüğüne tescilden önce de kazanılabildiğini; iflas dairesinin sadece "sicile"
bakarak defter tutmasının, mahkeme kararıyla mülkiyeti veya ayni hakkı çoktan
kazanmış ancak henüz tapuya tescil ettirememiş iyi niyetli üçüncü kişilerin
haklarının iflas envanterine yansımamasına ve masanın bu taşınmazı ihtilaflı
(ve haksız) bir şekilde satmaya kalkışmasına yol açtığını eleştirel bir dille
ifade etmektedir. Madde metnine, sicil dışı kazanımların da "kesinleşmiş
mahkeme ilamı veya resmi belge ibrazı halinde" derhal deftere işaret
edileceğine dair tamamlayıcı bir hüküm eklenmesi hakkaniyetin gereğidir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 213. maddesi, iflas tasfiyesinin başlangıç aşaması olan "defter tutma (envanter)" sürecinde, müflisin taşınmaz (gayrimenkul) malvarlıkları üzerindeki üçüncü kişi haklarının nasıl tespit ve tescil edileceğini düzenleyen emredici bir usul kuralıdır. Bir önceki maddede (İİK m. 212) taşınır mallar bakımından üçüncü kişilerin "istihkak (mülkiyet) iddiaları" düzenlenmişken, bu maddede konu taşınmazlara ve resmi sicile (tapuya) kaydırılmıştır. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde [1], kanun koyucunun bu madde ile tapu siciline güven ilkesini ve sicilin aleniyetini iflas hukukuna entegre ettiğini; taşınmazlar üzerindeki ayni ve şerh edilmiş şahsi hakların iflas dairesince bizzat araştırılmasının ve deftere yazılmasının, hem üçüncü kişilerin haklarını teminat altına aldığını hem de ileride bu taşınmazı iflas masasından satın alacak kişilerin yanılmasını önleyen kamu düzenine ilişkin bir şeffaflık mekanizması olduğunu ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 213, doğrudan doğruya Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) tapu sicilinin aleniyeti (TMK m. 1020) ve tapu siciline güven ilkesi (TMK m. 1023) hükümleriyle sarsılmaz bir organik bağ içindedir. Takip hukuku bağlamında ise, defter tutulmasını emreden İİK m. 208 ve sıra cetvelinde rehinli alacaklılara rüçhan tanıyan İİK m. 206 ile tam bir sistem bütünlüğü oluşturur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında [1], bu maddenin iflas masasının pasifini ve takyidatlarını belirlemede en güvenilir usuli araç olduğunu; tapu sicilindeki kayıtların kesin delil teşkil etmesi sebebiyle iflas idaresinin bu hakları tartışma veya reddetme yetkisi bulunmadığını, sicilde ne görünüyorsa deftere aynen (fotoğrafı çekilerek) yansıtılması gerektiğini belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Müflis A firmasının iflas defteri tutulmaktadır. Firmanın aktifinde yer alan bir fabrika binasının tapu kaydı iflas dairesince UYAP/TAKBİS sistemi üzerinden sorgulanır. Tapu takyidat belgesinde, fabrikanın üzerinde B Bankası lehine 10.000.000 TL bedelli birinci derece ipotek (rehin hakkı) ve komşu C fabrikası lehine bir "geçit hakkı (irtifak)" bulunduğu görülür. B Bankası veya komşu C henüz iflas dairesine hiçbir bildirimde bulunmamış olsa dahi, iflas müdürü İİK m. 213'ün amir hükmü gereğince, fabrikayı iflas defterine kaydederken karşısına re'sen "B Bankasının ipoteği ve C'nin geçit hakkı ile takyidlidir" şerhini düşer.
(kurmaca senaryo) Şahıs işletmesi sahibi müflis D'nin iflasına karar verilmiştir. D'ye ait olan ve kiraya verilmiş bir dükkânın tapu kaydında, E şahsı ile yapılmış 5 yıllık kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiği tespit edilir. İflas dairesi, dükkânı masanın aktifine (deftere) kaydederken, E'nin bu "şerh edilmiş şahsi hakkını" İİK m. 213 uyarınca deftere re'sen işaretler. Böylece ileride bu dükkân iflas masasından ihale ile satıldığında, yeni alıcının kira şerhini bilerek (ve ona katlanarak) dükkânı alması hukuken güvence altına alınmış olur.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, müflisin taşınmazı üzerinde ipotek veya başkaca ayni hakkı bulunan üçüncü kişi müvekkilleri temsil eden meslektaşların, kanundaki "re'sen" ibaresine körü körüne güvenmemeleri gerekir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde [1], iflas dairelerinin yoğun iş yükü veya UYAP sistemindeki anlık entegrasyon hataları sebebiyle bazı güncel tapu takyidatlarını deftere işlemeyi atlayabildiklerini; bu sebeple hak sahibi (ipotekli alacaklı veya irtifak sahibi) vekillerinin, iflasın açıldığını öğrenir öğrenmez bizzat iflas dairesine güncel bir tapu kaydı örneği sunarak İİK m. 213 uyarınca haklarının deftere şerh edilmesini "yazılı olarak" talep etmelerinin ve bu işlemin yapıldığını fiziken denetlemelerinin, müvekkilin rüçhan hakkının zedelenmesini önleyecek en temel usuli refleks olduğunu meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 213'ün sadece "sicilden anlaşılan" hakların re'sen deftere işaret edilmesini emretmesi, sicil dışı kazanılan ayni hakların korunması noktasında hukuki bir boşluk ve mağduriyet yaratmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde [1], Türk Medeni Kanunu m. 705 uyarınca miras, mahkeme kararı, cebri icra veya kamulaştırma gibi hallerde mülkiyetin (ve ayni hakların) tapu kütüğüne tescilden önce de kazanılabildiğini; iflas dairesinin sadece "sicile" bakarak defter tutmasının, mahkeme kararıyla mülkiyeti veya ayni hakkı çoktan kazanmış ancak henüz tapuya tescil ettirememiş iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının iflas envanterine yansımamasına ve masanın bu taşınmazı ihtilaflı (ve haksız) bir şekilde satmaya kalkışmasına yol açtığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Madde metnine, sicil dışı kazanımların da "kesinleşmiş mahkeme ilamı veya resmi belge ibrazı halinde" derhal deftere işaret edileceğine dair tamamlayıcı bir hüküm eklenmesi hakkaniyetin gereğidir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)