RESMİ METİN

müflisin elinde bırakır.


Madde 212 – Üçüncü şahısların mülkü olarak gösterilen yahut bunlar tarafından mülkiyeti iddia olunan mallar, bu cihetler de şerh verilerek deftere kaydolunur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 212. maddesi, iflas dairesinin İİK m. 208 uyarınca gerçekleştirdiği defter tutma (envanter) işlemi sırasında, mülkiyeti müflise ait olmayan ancak fiilen müflisin zilyetliğinde bulunan malların hukuki durumunu düzenleyen bir "tespit ve şerh" normudur. İflas kütlesi kural olarak müflisin haczedilebilen tüm malvarlığından oluşur (İİK m. 184). Ancak ticari hayatın doğası gereği, müflisin elinde emanet, kiralık, konsinye veya tamir amacıyla bırakılmış başkalarına ait mallar bulunabilir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile iflas masasının sınırlarını mülkiyet hakkı ekseninde çizdiğini; müflisin elinde bulunan her malın peşinen iflas masasına ait (müflisin mülkü) sayılmayacağını ve üçüncü kişilerin ayni haklarının (özellikle mülkiyet iddialarının) daha envanter aşamasında resmi kayda geçirilerek güvence altına alınmasının amaçlandığını ifade etmektedir [1]. Madde, iflasta istihkak (mülkiyet) iddialarının usuli altyapısını hazırlamaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Üçüncü Şahısların Mülkü Olarak Gösterilen Mallar: Defter tutma işlemi sırasında bizzat müflisin iflas memuruna bildirimde bulunarak, "Bu mal benim değil, X şahsınındır" diyerek aidiyetini açıkladığı eşyalardır.
  • Bunlar Tarafından Mülkiyeti İddia Olunan Mallar: Müflis malın kendisine ait olduğunu iddia etse (veya sussa) bile, üçüncü bir şahsın iflas dairesine başvurarak veya haciz mahalline gelerek "Bu mal bana aittir" şeklinde istihkak iddiasında bulunduğu mallardır.
  • Şerh Verilerek Deftere Kaydolunması: İflas dairesi memurunun, mülkiyet ihtilafını o an çözmekle görevli ve yetkili olmadığı için, söz konusu malı fiziken müflisin elinde bulunduğundan dolayı "iflas defterine" yazması; ancak malın karşısına (açıklamalar kısmına) kim tarafından kime ait olduğunun iddia edildiğini resmi olarak şerh düşmesi (not etmesi) işlemidir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 212 hükmü, iflas idaresinin oluşturacağı defterin niteliğini belirleyen İİK m. 208 ile doğrudan bağlantılı olduğu gibi, asıl maddi ve usuli sonucunu İİK m. 228'de düzenlenen "İflasta İstihkak Davaları" mekanizmasında doğurur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin Türk Medeni Kanunu'ndaki (TMK) "zilyetlik karinesi"nin iflas hukukundaki tezahürü olduğunu; mal müflisin elinde olduğundan zilyetlik karinesi gereği masaya yazılmasının usuli bir zorunluluk olduğunu, ancak şerh mekanizması sayesinde mülkiyet hakkı sahibinin ileride açacağı istihkak davasında hakkını ispat etmesinin ve malın masaya karışarak haksız yere satılmasının önüne geçildiğini belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Müflis A Tekstil firmasının fabrikasında iflas dairesince defter tutulmaktadır. Fabrikada üretim için kullanılan beş adet dokuma makinesi vardır. Müflis A şirketi yetkilisi, iflas memuruna "Bu beş makinenin üçü bizimdir, ancak diğer iki makineyi B Finansal Kiralama (Leasing) firmasından kiraladık, mülkiyeti onlara aittir" der ve kira sözleşmelerini gösterir. İflas memuru, makinelerin beşini de deftere yazar, ancak İİK m. 212 uyarınca kiralık olan iki makinenin karşısına "Müflis tarafından B Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait olduğu beyan edilmiştir" şeklinde şerh düşer. Böylece B firmasının mülkiyet hakkı resmi olarak ifşa edilmiş olur.

(kurmaca senaryo) Oto tamircisi C'nin iflasına karar verilmiştir. C'nin dükkânında defter tutulurken, tamir için bırakılmış olan D'ye ait lüks bir otomobil bulunmaktadır. C, aracın kendisine ait olduğunu iddia etse bile, ruhsat sahibi D iflas dairesine gelerek aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu belgelerle iddia eder. İflas memuru aracı dükkân envanterine kaydeder ancak karşısına İİK m. 212 uyarınca "D tarafından mülkiyet iddiasında bulunulmuştur" şerhini koyarak aracı muhafaza altına alır. D, daha sonra iflas idaresine karşı istihkak prosedürünü işletir.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde meslektaşların, müflisin elinde malı kalan üçüncü kişi müvekkillerini temsil ederken zamanla yarışmaları gerekir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, üçüncü kişilerin veya vekillerinin iflasın açıldığını öğrenir öğrenmez iflas dairesine yazılı olarak başvurup İİK m. 212 kapsamında "mülkiyet iddiasının deftere şerh edilmesini" acilen talep etmeleri gerektiğini; şayet bu şerh düşülmezse ve mallar iflas dairesince "müflisin öz malı" zannedilerek iyi niyetli alıcılara satılırsa, müvekkilin mülkiyet hakkının kaybedileceğini ve iflas masasından sadece "adi alacaklı" olarak (çok düşük bir garame payıyla) bedel talep etmek zorunda kalacaklarını meslektaşlara hayati bir usuli risk olarak önemle hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 212, üçüncü kişilerin haklarını "şerh" yoluyla koruyor gibi görünse de, ihtilaflı malların akıbeti konusunda masaya gereksiz bir yük bindirmektedir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, mülkiyeti açıkça bir sicille (örneğin trafik sicili, gemi sicili veya tapu) üçüncü kişiye ait olduğu ispatlanabilen malların dahi iflas memurunca sırf "zilyetlik müfliste" diye deftere kaydedilerek muhafaza altına alınmasının (örneğin yeminli otoparka çekilmesinin) hem iflas masasına fahiş muhafaza/depolama masrafları yüklediğini hem de gerçek maliki malını kullanmaktan haksız yere mahrum bıraktığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Resmi sicille mülkiyeti tartışmasız olan mallarda, deftere sadece bilgi mahiyetinde kayıt yapılarak malın derhal gerçek sahibine iade edilmesini sağlayan daha pratik ve esnek bir yasal mekanizma ihdas edilmelidir. İflas masasını istihkak davalarıyla meşgul etmek usul ekonomisiyle bağdaşmamaktadır.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.