1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 188. maddesi, iflas masasının oluşumunu ve
sınırlarını düzenleyen kuralların önemli bir istisnasını teşkil eden "istirdat
(geri alma)" hakkını düzenlemektedir. Kural olarak müflisin elinde bulunan
haczi kabil tüm mallar masaya girer (İİK m. 184). Ancak müflis, elindeki bazı
kıymetli evrakın (kambiyo senetlerinin) gerçek maliki olmayıp, sadece tahsilat
ajanı (vekili) sıfatıyla bu senetleri zilyetliğinde bulunduruyor olabilir.
Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile "mülkiyet
ve inançlı işlem" kurallarını iflas hukukuna yansıttığını; müflisin
malvarlığına fiilen dahil olmuş gibi görünen ancak hukuken ve hakkaniyeten ona
ait olmayan, sadece vekâleten veya ilerideki bir işleme hazırlık amacıyla
verilmiş senetlerin masadan ayrılmasına olanak tanıyarak iflas masasının
sebepsiz zenginleşmesini önlediğini ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Sırf Bedelini Tahsil Etmek İçin (Tahsil Amacıyla Devir): Senedin
mülkiyetinin müflise geçmediği, müflisin senedi tahsil edip bedelini devredene
vermekle yükümlü olduğu vekâlet (tahsil cirosu veya inançlı işlem) ilişkisidir.
- İlerideki Bir Tediyeye Karşılık Olarak Devir: Borçlunun (müflisin)
ileride yapacağı bir mal teslimi veya hizmet ifasına karşılık, avans veya
teminat niteliğinde önceden verilmiş kıymetli evraktır. İflasla birlikte bu
tediye/ifa gerçekleşmeyeceği için senedin de müfliste (masada) kalmasının
hukuki dayanağı çöker.
- Emre veya Hamiline Muharrer Senetler: Çek, poliçe, bono gibi tedavül
kabiliyeti yüksek olan, ciro veya teslim yoluyla devredilebilen kambiyo
senetleri ile hisse senedi, tahvil gibi diğer kıymetli evraktır.
- Geriye İsteme (İstirdat) Hakkı: Senedi devreden kişinin, iflas
idaresine başvurarak (gerekirse istihkak davası açarak) senedin mülkiyetini
masadan ayırıp kendisine iadesini talep edebilmesidir.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 188, iflas masasının aktifini düzenleyen İİK m. 184 ile iflas
hukukundaki istihkak davalarını (istirdat) ilgilendiren diğer maddelerle
bütünlük içindedir. Ayrıca bu madde, Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) düzenlenen
"tahsil cirosu" (vekalet cirosu) kurumu ile doğrudan kesişir.
Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu
maddenin Türk Borçlar Kanunu'ndaki vekâlet sözleşmesinin sona ermesi ve iade
yükümlülüğü ilkelerinin iflas prosedüründeki tezahürü olduğunu; senedi tahsil
amacıyla veren kişinin iflas masasına "alacaklı" olarak yazılmak yerine,
senedin aynen iadesini talep ederek (istihkak iddia ederek) alacaklıların
eşitliği kuralının dışına çıktığını ve tam bir koruma elde ettiğini
belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Tacir A, elindeki 500.000 TL'lik müşteri çekini, bankaya
gitmeye vakti olmadığı için, kendi adına tahsil edip parayı kendisine getirmesi
amacıyla arkadaşı B'ye teslim eder ve arkasına "tahsil içindir" şerhini düşerek
ciro eder. B, çeki tahsil edemeden aynı gün iflas eder ve çek iflas masasına
girer. Tacir A, İİK m. 188 uyarınca iflas dairesine başvurarak çekin "sırf
tahsil amacıyla" devredildiğini gösterir şerhe dayanıp çekin mülkiyetinin
kendisine ait olduğunu ispatlar ve çeki masadan derhal geri alır.
(kurmaca senaryo) Üretici C firması, toptancı D A.Ş.'ye ileride üreteceği ve
teslim edeceği makinelere karşılık (avans niteliğinde) 2.000.000 TL bedelli
açık bono verir. Ancak D A.Ş., makineleri üretemeden iflas kararı alır. Bonolar
D A.Ş.'nin kasasında bulunur ve iflas masasına intikal eder. Üretici C firması,
ortada gerçekleşecek bir mal teslimi kalmadığını, bonoların "ilerideki bir
tediyeye karşılık" verildiğini iflas idaresine yazılı delillerle (sözleşmeyle)
ispatlayarak İİK m. 188 gereğince bonoların iflas masasından iadesini
(istirdadını) sağlar.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların bu madde kapsamında müvekkillerinin
senetlerini kurtarabilmeleri büyük ölçüde ispat hukukuna ve devrin şekline
bağlıdır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, eğer senedin
arkasındaki ciroda "tahsil içindir", "vekâletendir" veya "bedeli kabz içindir"
şeklinde açık bir ibare (tahsil cirosu) varsa senedi masadan geri almanın çok
kolay olduğunu; ancak senedin müflise "tam ciro (temlik cirosu)" veya "beyaz
ciro" ile devredildiği hallerde, bunun aslında sırf tahsil amacıyla (inançlı
işlemle) yapıldığını iflas idaresine karşı ispatlamanın son derece zor olduğunu
ve bu iddiayı yazılı bir delil başlangıcı veya kesin yazılı sözleşme ile
kanıtlamak zorunda kalacaklarını meslektaşlara hayati bir ispat kuralı olarak
önemle hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 188, maddi gerçeği yansıtması bakımından son derece adil bir düzenleme
olsa da, ticari hayatın güvenilirliği ile iflas masasının bütünlüğü arasında
zaman zaman ispat sorunlarına neden olmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas
Hukuku eserinde, sırf tahsil amacıyla verildiği iddia edilen kambiyo
senetlerinin masadan geri istenmesi (istirdadı) durumlarında, müflis ile senedi
devredenin aslında muvazaalı (danışıklı) bir şekilde birleşip, masadaki değerli
senetleri alacaklılardan kaçırmaya yönelik kurgusal sözleşmeler geriye dönük
olarak üretebildiklerini; kanunun bu geri isteme hakkını tanırken, inançlı
işlemlerin iflas idaresine karşı ileri sürülebilmesi için "noter onaylı
sözleşme veya iflas tarihinden önceki bir resmi kayıt" aranması gibi ek
güvenlik mekanizmaları öngörmemesinin, kötü niyetli istirdat taleplerine kapı
araladığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Senetlerin iflas masasından
çıkarılması, diğer alacaklıların tatmin oranını doğrudan düşürdüğünden,
buradaki ispat kurallarının çok daha katı bir yasal çerçeveye oturtulması
gerekmektedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 188. maddesi, iflas masasının oluşumunu ve sınırlarını düzenleyen kuralların önemli bir istisnasını teşkil eden "istirdat (geri alma)" hakkını düzenlemektedir. Kural olarak müflisin elinde bulunan haczi kabil tüm mallar masaya girer (İİK m. 184). Ancak müflis, elindeki bazı kıymetli evrakın (kambiyo senetlerinin) gerçek maliki olmayıp, sadece tahsilat ajanı (vekili) sıfatıyla bu senetleri zilyetliğinde bulunduruyor olabilir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile "mülkiyet ve inançlı işlem" kurallarını iflas hukukuna yansıttığını; müflisin malvarlığına fiilen dahil olmuş gibi görünen ancak hukuken ve hakkaniyeten ona ait olmayan, sadece vekâleten veya ilerideki bir işleme hazırlık amacıyla verilmiş senetlerin masadan ayrılmasına olanak tanıyarak iflas masasının sebepsiz zenginleşmesini önlediğini ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 188, iflas masasının aktifini düzenleyen İİK m. 184 ile iflas hukukundaki istihkak davalarını (istirdat) ilgilendiren diğer maddelerle bütünlük içindedir. Ayrıca bu madde, Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) düzenlenen "tahsil cirosu" (vekalet cirosu) kurumu ile doğrudan kesişir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin Türk Borçlar Kanunu'ndaki vekâlet sözleşmesinin sona ermesi ve iade yükümlülüğü ilkelerinin iflas prosedüründeki tezahürü olduğunu; senedi tahsil amacıyla veren kişinin iflas masasına "alacaklı" olarak yazılmak yerine, senedin aynen iadesini talep ederek (istihkak iddia ederek) alacaklıların eşitliği kuralının dışına çıktığını ve tam bir koruma elde ettiğini belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Tacir A, elindeki 500.000 TL'lik müşteri çekini, bankaya gitmeye vakti olmadığı için, kendi adına tahsil edip parayı kendisine getirmesi amacıyla arkadaşı B'ye teslim eder ve arkasına "tahsil içindir" şerhini düşerek ciro eder. B, çeki tahsil edemeden aynı gün iflas eder ve çek iflas masasına girer. Tacir A, İİK m. 188 uyarınca iflas dairesine başvurarak çekin "sırf tahsil amacıyla" devredildiğini gösterir şerhe dayanıp çekin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ispatlar ve çeki masadan derhal geri alır.
(kurmaca senaryo) Üretici C firması, toptancı D A.Ş.'ye ileride üreteceği ve teslim edeceği makinelere karşılık (avans niteliğinde) 2.000.000 TL bedelli açık bono verir. Ancak D A.Ş., makineleri üretemeden iflas kararı alır. Bonolar D A.Ş.'nin kasasında bulunur ve iflas masasına intikal eder. Üretici C firması, ortada gerçekleşecek bir mal teslimi kalmadığını, bonoların "ilerideki bir tediyeye karşılık" verildiğini iflas idaresine yazılı delillerle (sözleşmeyle) ispatlayarak İİK m. 188 gereğince bonoların iflas masasından iadesini (istirdadını) sağlar.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların bu madde kapsamında müvekkillerinin senetlerini kurtarabilmeleri büyük ölçüde ispat hukukuna ve devrin şekline bağlıdır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, eğer senedin arkasındaki ciroda "tahsil içindir", "vekâletendir" veya "bedeli kabz içindir" şeklinde açık bir ibare (tahsil cirosu) varsa senedi masadan geri almanın çok kolay olduğunu; ancak senedin müflise "tam ciro (temlik cirosu)" veya "beyaz ciro" ile devredildiği hallerde, bunun aslında sırf tahsil amacıyla (inançlı işlemle) yapıldığını iflas idaresine karşı ispatlamanın son derece zor olduğunu ve bu iddiayı yazılı bir delil başlangıcı veya kesin yazılı sözleşme ile kanıtlamak zorunda kalacaklarını meslektaşlara hayati bir ispat kuralı olarak önemle hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 188, maddi gerçeği yansıtması bakımından son derece adil bir düzenleme olsa da, ticari hayatın güvenilirliği ile iflas masasının bütünlüğü arasında zaman zaman ispat sorunlarına neden olmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, sırf tahsil amacıyla verildiği iddia edilen kambiyo senetlerinin masadan geri istenmesi (istirdadı) durumlarında, müflis ile senedi devredenin aslında muvazaalı (danışıklı) bir şekilde birleşip, masadaki değerli senetleri alacaklılardan kaçırmaya yönelik kurgusal sözleşmeler geriye dönük olarak üretebildiklerini; kanunun bu geri isteme hakkını tanırken, inançlı işlemlerin iflas idaresine karşı ileri sürülebilmesi için "noter onaylı sözleşme veya iflas tarihinden önceki bir resmi kayıt" aranması gibi ek güvenlik mekanizmaları öngörmemesinin, kötü niyetli istirdat taleplerine kapı araladığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Senetlerin iflas masasından çıkarılması, diğer alacaklıların tatmin oranını doğrudan düşürdüğünden, buradaki ispat kurallarının çok daha katı bir yasal çerçeveye oturtulması gerekmektedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)