1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 187. maddesi, iflas kütlesinin (masasının)
kapsamını fiili durumun ötesine taşıyarak hukuki ve geçmişe dönük bir koruma
kalkanı oluşturan temel görev normudur. İflasın açıldığı an itibarıyla müflisin
elinde bulunan haczi kabil mallar masaya girer (İİK m. 184); ancak kötü niyetli
borçlular, iflas edeceklerini anladıkları "şüpheli dönemde" mallarını üçüncü
kişilere devrederek veya hileli tasarruflarda bulunarak alacaklıları zarara
uğratmayı hedeflerler. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun
bu madde ile iflas idaresine bir yetki ve ödev vererek, müflisin iflas öncesi
şüpheli dönemde yaptığı tasarrufların iptal edilmesi suretiyle kaçırılan
malların masaya geri döndürülmesini ve alacaklıların eşit tatmin edilmesini
amaçladığını ifade etmektedir [1].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- İptal Davasına Tabi Haklar: Müflisin malvarlığını alacaklılar aleyhine
azaltan, kanunun (İİK m. 277 vd.) "batıl" veya "iptale tabi" saydığı ivazsız
(karşılıksız), aciz halinde veya hileli tasarruflara konu olan mal ve
haklardır.
- 201'inci Maddeye Atıf: İflas davası sırasında veya iflastan kısa süre
önce alacaklıları zarara sokmak kastıyla yapılan muvazaalı (danışıklı)
işlemlerin iptali ihtimalini barındırır.
- 277'den 284'üncüye Kadar Olan Maddeler: İcra iflas hukukunun en önemli
kurumlarından olan "Tasarrufun İptali Davaları"nın şartlarını (ivazsız
tasarruflar, aciz halinde yapılan ödemeler/teminatlar ve hileli tasarruflar)
belirleyen yasal çerçevedir.
- Masaya İntikali İçin Lazımgelen Davaları Açmak: İptal davası sonucunda
üçüncü kişiye devredilen malın mülkiyeti kural olarak iflas masasına dönmez;
ancak iflas idaresi o malı sanki müflisin malıymış gibi masaya dâhil ederek
sattırma ve bedelinden alacaklıları tatmin etme yetkisi (ayni sonuç doğuran
şahsi dava hakkı) kazanır.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 187, iflas masasının kanuni temsilcisi olan "İflas İdaresi"nin
görevlerini düzenleyen İİK m. 226 ve m. 227 ile doğrudan bağlantılıdır. Zira bu
davaları bizzat müflis veya tekil alacaklılar değil, masanın tamamını temsilen
iflas idaresi açar. Ayrıca iptal davasının maddi hukuk temelleri Borçlar
Kanunu'ndaki (TBK m. 19) muvazaa davaları ile de yarışabilir niteliktedir.
Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, iflas
idaresinin tasarrufun iptali davası açma yetkisinin İİK m. 187'den doğduğunu;
eğer iflas idaresi bu davayı açmaktan vazgeçer veya masraf bulamazsa, İİK m.
245 uyarınca dava hakkını isteyen (istekli) bir alacaklıya devredebileceğini ve
böylece sistemin tıkandığı noktada alacaklı inisiyatifinin devreye gireceğini
belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Müflis A şirketi, iflasından 6 ay önce, mülkiyetindeki
değerli bir fabrikayı piyasa değerinin dörtte biri fiyatına kardeşinin sahibi
olduğu B şirketine devretmiştir. İflas açılıp iflas idaresi göreve başladıktan
sonra ticari defterleri ve tapu kayıtlarını inceler. Bu devrin İİK m. 278
(ivazsız tasarruf / bağışlama hükmündeki düşük bedelli satış) veya m. 280
(hileli tasarruf) kapsamında iptale tabi olduğunu tespit eden iflas idaresi,
İİK m. 187'nin kendisine verdiği görev uyarınca derhal asliye hukuk
mahkemesinde iptal davası açar. Dava kazanıldığında fabrika masaya intikal eder
ve satılarak bedeli iflas alacaklılarına dağıtılır.
(kurmaca senaryo) C, henüz vadesi gelmemiş 5.000.000 TL'lik borcunu (nakit
olarak), iflasından sadece 2 ay önce alacaklı D'ye ödemiştir. İflas tasfiyesi
sırasında iflas idaresi, İİK m. 279 gereğince "aciz halindeyken vadesi gelmemiş
borcun ödenmesinin" iptale tabi bir tasarruf olduğunu belirler. İflas idaresi
İİK m. 187'ye dayanarak D aleyhine iptal davası açar. Mahkeme tasarrufu iptal
eder ve D'nin aldığı 5.000.000 TL nakit para iflas masasına geri iade alınır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, iflas idaresi vekilliğini üstlenen meslektaşların en çok
dikkat etmesi gereken husus "zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerdir". Talih
Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, iflas idarelerinin İİK m. 187
uyarınca açacakları tasarrufun iptali davalarının, İİK m. 284 gereği
"tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye" tabi
olduğunu; idarenin göreve gelir gelmez geçmişe dönük tapu, trafik ve banka
hesap hareketlerini hızla tarayarak bu 5 yıllık süreyi kesinlikle kaçırmadan
davaları ikame etmesi gerektiğini meslektaşlara hayati bir kural olarak önemle
hatırlatmaktadır [1]. Ayrıca, bu davanın açılabilmesi için kural olarak İkinci
Alacaklılar Toplanması'ndan yetki veya onay alınması usulüne de riayet
edilmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 187'de iflas idaresine "lazımgelen davaları açar" şeklinde kesin bir
görev yüklenmiş olması hukuken isabetli olsa da, uygulamada bu davaların
açılması genellikle büyük bir finansal çıkmaza dönüşmektedir. Ejder Yılmaz,
İcra ve İflas Hukuku eserinde, iptal davalarının nispi harca tabi davalar
olduğunu; çoğu zaman iflas masasında bu nispi harcı, teminatı ve
bilirkişi/keşif avanslarını karşılayacak beş kuruş dahi bulunmadığını, bu
durumun iflas idaresinin elini kolunu bağlayarak m. 187 hükmünü işlevsiz
kıldığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. İflas masasını koruyan ve
alacaklıların menfaatini gözeten bu iptal davalarının harçtan muaf tutulması
veya harcın dava sonuna bırakılması (maktu harçla açılabilmesi) yönünde bir
yasal değişiklik yapılması adil tasfiye için bir zorunluluktur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 187. maddesi, iflas kütlesinin (masasının) kapsamını fiili durumun ötesine taşıyarak hukuki ve geçmişe dönük bir koruma kalkanı oluşturan temel görev normudur. İflasın açıldığı an itibarıyla müflisin elinde bulunan haczi kabil mallar masaya girer (İİK m. 184); ancak kötü niyetli borçlular, iflas edeceklerini anladıkları "şüpheli dönemde" mallarını üçüncü kişilere devrederek veya hileli tasarruflarda bulunarak alacaklıları zarara uğratmayı hedeflerler. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile iflas idaresine bir yetki ve ödev vererek, müflisin iflas öncesi şüpheli dönemde yaptığı tasarrufların iptal edilmesi suretiyle kaçırılan malların masaya geri döndürülmesini ve alacaklıların eşit tatmin edilmesini amaçladığını ifade etmektedir [1].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 187, iflas masasının kanuni temsilcisi olan "İflas İdaresi"nin görevlerini düzenleyen İİK m. 226 ve m. 227 ile doğrudan bağlantılıdır. Zira bu davaları bizzat müflis veya tekil alacaklılar değil, masanın tamamını temsilen iflas idaresi açar. Ayrıca iptal davasının maddi hukuk temelleri Borçlar Kanunu'ndaki (TBK m. 19) muvazaa davaları ile de yarışabilir niteliktedir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, iflas idaresinin tasarrufun iptali davası açma yetkisinin İİK m. 187'den doğduğunu; eğer iflas idaresi bu davayı açmaktan vazgeçer veya masraf bulamazsa, İİK m. 245 uyarınca dava hakkını isteyen (istekli) bir alacaklıya devredebileceğini ve böylece sistemin tıkandığı noktada alacaklı inisiyatifinin devreye gireceğini belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Müflis A şirketi, iflasından 6 ay önce, mülkiyetindeki değerli bir fabrikayı piyasa değerinin dörtte biri fiyatına kardeşinin sahibi olduğu B şirketine devretmiştir. İflas açılıp iflas idaresi göreve başladıktan sonra ticari defterleri ve tapu kayıtlarını inceler. Bu devrin İİK m. 278 (ivazsız tasarruf / bağışlama hükmündeki düşük bedelli satış) veya m. 280 (hileli tasarruf) kapsamında iptale tabi olduğunu tespit eden iflas idaresi, İİK m. 187'nin kendisine verdiği görev uyarınca derhal asliye hukuk mahkemesinde iptal davası açar. Dava kazanıldığında fabrika masaya intikal eder ve satılarak bedeli iflas alacaklılarına dağıtılır.
(kurmaca senaryo) C, henüz vadesi gelmemiş 5.000.000 TL'lik borcunu (nakit olarak), iflasından sadece 2 ay önce alacaklı D'ye ödemiştir. İflas tasfiyesi sırasında iflas idaresi, İİK m. 279 gereğince "aciz halindeyken vadesi gelmemiş borcun ödenmesinin" iptale tabi bir tasarruf olduğunu belirler. İflas idaresi İİK m. 187'ye dayanarak D aleyhine iptal davası açar. Mahkeme tasarrufu iptal eder ve D'nin aldığı 5.000.000 TL nakit para iflas masasına geri iade alınır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, iflas idaresi vekilliğini üstlenen meslektaşların en çok dikkat etmesi gereken husus "zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerdir". Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, iflas idarelerinin İİK m. 187 uyarınca açacakları tasarrufun iptali davalarının, İİK m. 284 gereği "tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye" tabi olduğunu; idarenin göreve gelir gelmez geçmişe dönük tapu, trafik ve banka hesap hareketlerini hızla tarayarak bu 5 yıllık süreyi kesinlikle kaçırmadan davaları ikame etmesi gerektiğini meslektaşlara hayati bir kural olarak önemle hatırlatmaktadır [1]. Ayrıca, bu davanın açılabilmesi için kural olarak İkinci Alacaklılar Toplanması'ndan yetki veya onay alınması usulüne de riayet edilmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 187'de iflas idaresine "lazımgelen davaları açar" şeklinde kesin bir görev yüklenmiş olması hukuken isabetli olsa da, uygulamada bu davaların açılması genellikle büyük bir finansal çıkmaza dönüşmektedir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, iptal davalarının nispi harca tabi davalar olduğunu; çoğu zaman iflas masasında bu nispi harcı, teminatı ve bilirkişi/keşif avanslarını karşılayacak beş kuruş dahi bulunmadığını, bu durumun iflas idaresinin elini kolunu bağlayarak m. 187 hükmünü işlevsiz kıldığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. İflas masasını koruyan ve alacaklıların menfaatini gözeten bu iptal davalarının harçtan muaf tutulması veya harcın dava sonuna bırakılması (maktu harçla açılabilmesi) yönünde bir yasal değişiklik yapılması adil tasfiye için bir zorunluluktur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)