RESMİ METİN

Rehinli mallar ve üretime yönelik yerler


Madde 185 – Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/51 md.) Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflâstan sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “on gün” ibareleri “iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir. 71

Rehinin kıymeti rehinle temin edilen alacağa kafi gelmiyeceği borsa rayiciyle tahakkuk eder ve mürtehin rehnin satılmasını istemezse rehin, masadan muvakkaten çıkarılır. Rehinli alacak sahibi bu işlere ait muamelelerden dolayı icra mahkemesine şikayet hakkını haizdir. (Ek fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.; Değişik fıkra: 28/2/2018-7101/4 md.) 210 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca masa hakkında faydalı olmayacağı anlaşıldığı için kapatılıp mühürlenen yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa dahi, ilk alacaklılar toplanması tarafından da uygun bulunması hâlinde iflâs idaresince derhâl satışı yapılır. (Ek fıkra: 9/11/1988-3494/38 md.) Bu maddeye göre yapılacak satışlar, 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 185. maddesi, iflas masasına dahil olan mallar arasında "rehinli malların" ve "üretime yönelik olup kapatılan yerlerin" hukuki statüsünü ve tasfiye usulünü düzenleyen son derece kritik bir maddi hukuk ve usul normudur. İflas hukuku kural olarak alacaklıların eşitliği (pari passu) ilkesine dayansa da, ayni bir teminat olan "rehin hakkı" bu eşitliğin en büyük istisnasıdır. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile iflasın külli tasfiye mantığı ile rehinli alacaklının bireysel rüçhan (öncelik) hakkı arasında hassas bir denge kurduğunu; rehinli malın da mülkiyet itibarıyla iflas masasına girdiğini, ancak paraya çevrildiğinde elde edilen bedelin öncelikle rehinli alacaklıya tahsis edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Ayrıca madde, iflas idaresinin ataleti ihtimaline karşı rehinli alacaklıya iflas masasına karşı müstakilen takip yapma imkânı tanıyarak ayni hakkın gücünü pekiştirmiştir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Rehinli Malların Masaya Girmesi: Müflisin mülkiyetinde olup üzerinde rehin (ipotek, ticari işletme rehni, menkul rehni vb.) bulunan malların da İİK m. 184 kapsamında kendiliğinden iflas masasının mülkiyetine dahil olmasıdır.
  • Rüçhan Hakkı (Öncelik Hakkı): Rehinli mal satıldığında, elde edilen bedelden öncelikle o mal üzerindeki rehin hakkı sahibinin alacağının tam olarak ödenmesi kuralıdır.
  • Masaya Karşı Takip Yapabilme: 2003 değişikliği ile getirilen bu devrim niteliğindeki imkân; rehinli alacaklının, iflas idaresinin malı satmasını beklemek zorunda olmaksızın, "rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip" başlatarak veya başlamış takibe devam ederek taraf (borçlu) olarak "İflas Masasını" göstermek suretiyle malı bizzat icra dairesi kanalıyla sattırabilmesidir.
  • Muvakkaten (Geçici) Çıkarma: Rehinli malın borsa/piyasa değerinin, rehinle teminat altına alınan borcu bile karşılamaya yetmediğinin anlaşıldığı durumlarda, rehinli alacaklı da satış istemiyorsa, o malın iflas tasfiyesi (satış işlemleri) dışına geçici olarak bırakılmasıdır.
  • Kapatılıp Mühürlenen Yerlerin Derhâl Satışı: İİK m. 210 uyarınca iflas masasına faydası olmayacağı anlaşılan, atıl durumdaki üretim veya iş yerlerinin, üzerinde rehin olmasa dahi, çürümelerini engellemek için ilk alacaklılar toplanmasının onayıyla acilen paraya çevrilmesidir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 185, rehin hakkının maddi hukuktaki (Türk Medeni Kanunu) gücünün iflas hukukundaki yansımasıdır. Madde, iflas masasının kapsamını çizen İİK m. 184 ile, muhafaza tedbirlerini düzenleyen İİK m. 210 ile ve iflas masraflarının önceliğini belirleyen İİK m. 248 ile doğrudan ve sıkı bir etkileşim içindedir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, rehinli alacaklıya iflastan sonra da iflas masasına karşı takip yapabilme yetkisinin tanınmasının, iflasın tüm icra takiplerini durduracağı veya düşüreceği (İİK m. 193) yönündeki temel kurala getirilmiş en istisnai ve güçlü ayrıcalık olduğunu belirtmektedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Müflis A A.Ş.'nin mülkiyetinde bulunan ve üzerinde B Bankası lehine ipotek olan fabrika binası iflas masasına girer. B Bankası, iflas idaresinin satış prosedürlerini yavaş yürüteceğini öngörerek, İİK m. 185'in kendisine tanıdığı yetkiyle, husumeti (borçlu sıfatını) "A A.Ş. İflas Masası"na yönelterek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatır. İcra müdürlüğü kanalıyla satılan fabrikadan elde edilen 10.000.000 TL'den, öncelikle 500.000 TL satış ve muhafaza masrafı kesilir. Kalan 9.500.000 TL, rüçhan hakkı gereği iflas masasına verilmeden doğrudan ipotek alacaklısı B Bankasına ödenir.

(kurmaca senaryo) C Tekstil firmasının iflası açılmış ve iflas dairesi şirketin depolarını mühürlemiştir. İflas dairesi, mühürlenen bu tekstil atölyesinde makinelerin durdukça paslandığını ve masa için fayda sağlamayacağını (aksine kira ve bekçi masrafı yarattığını) tespit eder. İİK m. 185/4 gereğince, toplanan "İlk Alacaklılar Toplanması"na durum sunulur. Kuruldan onay alınır alınmaz, olağan tasfiye süreci beklenmeksizin bu makineler ve atölye derhâl iflas idaresince satılarak bedeli masaya irat kaydedilir.

(kurmaca senaryo) Müflis D'ye ait olup iflas masasına giren rehinli hisse senetlerinin borsadaki rayici hızla düşmüş ve rehin borcunu dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Rehinli alacaklı E, hisselerin şu aşamada satılmasını zararlı bularak istemediğini beyan eder. İflas idaresi, hisselerin satışını beklemeye alarak İİK m. 185 uyarınca bu menkulleri masadan muvakkaten (geçici olarak) çıkarır.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde meslektaşların, müvekkilleri olan bankalar veya rehinli alacaklılar adına iflas masalarına karşı strateji belirlerken İİK m. 185'in sunduğu çifte yetkiyi iyi değerlendirmeleri gerekir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, rehinli alacaklı vekillerinin "rehinli mal masaya girdi, artık iflas idaresinin keyfini bekleyeceğiz" yanılgısına düşmemeleri gerektiğini; iflas idarelerinin satışı yıllarca sürüncemede bırakabileceğini, bu nedenle rehinli malı icra dairesi aracılığıyla sattırmak üzere derhal "masaya karşı takip" başlatmalarının alacağın tahsilini muazzam ölçüde hızlandıracağını önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca, iflas idaresinin satıştan kestiği "muhafaza ve satış masraflarının" fahiş olması durumunda, meslektaşların hiç vakit kaybetmeden icra mahkemesine şikâyet yoluna (İİK m. 185/3) başvurmaları şarttır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 185'te yer alan rehinli malın bedelinden "muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir" kuralı, uygulamada ciddi adaletsizliklere ve iflas idaresi ile rehinli alacaklılar arasında bitmek bilmeyen çekişmelere yol açmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanunun burada kastettiği masrafın sadece "o rehinli malın fiilen korunması ve satılması" için yapılan zorunlu harcamalar olduğunu; ancak uygulamada iflas idarelerinin tüm iflas tasfiyesinin (ilanlar, personel giderleri, diğer davalar) masraflarını oranlayarak haksız yere rehin bedelinden kestiğini ve rehinli alacaklının anayasal mülkiyet/teminat hakkını zedelediğini eleştirel bir dille ifade etmektedir. Ayrıca kanundaki "en yakın ve münasip zamanda" ibaresi son derece sübjektif ve muğlak olup, rehinli malların paraya çevrilmesi için 3 ay veya 6 ay gibi kesin ve emredici azami süreler getirilmesi hukuk güvenliğinin bir gereğidir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.