1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 179/b maddesi, 2003 yılında mevzuatımıza dâhil
olan "iflasın ertelenmesi" kurumunun kabulü halinde ortaya çıkacak hukuki
sonuçları (özellikle icra takiplerinin durmasını) düzenlemekteyken, 28/2/2018
tarihli ve 7101 sayılı Kanun ile tamamen yürürlükten kaldırılmış (mülga olmuş)
tarihi bir normdur. İflasın ertelenmesi kurumu, mali durumu bozulan sermaye
şirketlerine iflasa bedel olarak verilen bir kurtulma mühleti olarak
kurgulanmış, bu süreçte şirketin nefes alabilmesi için m. 179/b uyarınca
aleyhindeki tüm icra takipleri yasa gereği durdurulmuştur. Kuru, İcra ve İflas
Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu maddeyi ve iflasın ertelenmesi kurumunu
mülga kılmasının temel sebebinin, uygulamanın amacından saparak kötü niyetli
borçluların alacaklılardan mal kaçırdığı ve borç ödemekten süresiz olarak
kurtulduğu bir suistimal aracına dönüşmesi olduğunu ifade etmektedir [1].
Şirketleri yaşatma amacı, bu ilga ile birlikte daha şeffaf ve alacaklı
denetimine açık olan yeni konkordato rejimine devredilmiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Mülga Hüküm: Hukuk sistemimizde artık yürürlükte olmayan, uygulanma
kabiliyetini yitirmiş ve yerini yeni bir yasal düzenlemeye (konkordatoya)
bırakmış kanun maddesidir.
- Erteleme Kararı (Tarihsel Kavram): Ticaret mahkemesinin, borca batık
şirketin sunduğu iyileştirme projesini inandırıcı bularak iflas kararını bir
yıllığına (ve uzatmalarla azami dört yıllığına) ertelediği yargısal karardır.
- Takiplerin Durması (Tarihsel Sonuç): Mülga maddenin en önemli
sonucuydu; erteleme kararı verildiğinde (veya tedbiren) borçlu aleyhine hiçbir
icra takibi (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun dahil)
yapılamaz ve evvelce başlamış takipler olduğu yerde dururdu.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 179/b, iflasın ertelenmesinin yargılama usulünü düzenleyen mülga İİK m.
179/a ve erteleme şartlarını belirleyen m. 179 ile ayrılmaz bir sacayağı
oluşturmaktaydı. Bu maddenin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte icra
hukukundaki "takiplerin durması" rejiminin sistematik merkezi değişmiştir.
Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, İİK
m. 179/b'nin mülga olmasıyla doğan usuli boşluğun İİK m. 285 ve devamındaki
konkordato hükümleriyle, özellikle "kesin mühletin alacaklılar bakımından
sonuçları"nı düzenleyen İİK m. 294 ile doldurulduğunu; artık borçluların icra
takiplerini durdurabilmek için erteleme değil, çok daha sıkı şartlara tabi olan
konkordato mühleti almak zorunda olduklarını belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Mali sıkıntıya düşen ve borca batık durumdaki Z A.Ş.'nin
yöneticileri, avukatlarına başvurarak aleyhlerine başlatılan icra takiplerini
durdurmak amacıyla "iflasın ertelenmesi davası" açılmasını ve erteleme kararı
alınmasını talep eder. Avukatları, İİK m. 179/b'nin 2018 yılı itibarıyla mülga
olduğunu ve hukukumuzda artık "erteleme kararı" diye bir müessesenin
kalmadığını müvekkillerine açıklar. Bunun yerine, takiplerin durdurulması
(koruma zırhı elde edilmesi) için Asliye Ticaret Mahkemesinde "konkordato
mühleti" (İİK m. 286 vd.) talep etmeleri gerektiği konusunda hukuki yol
haritası çizer.
(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B Limited Şirketi'ne karşı icra takibi
başlatmak ister. Borçlu B yetkilisi, "Bizim 2017 yılından kalma iflasın
ertelenmesi kararımız var, bu karar bize zırh sağlıyor, takip yapamazsınız"
der. Mahkeme süreci uzamış ve mülga kanun hükümlerine göre derdest olarak devam
etmiş olsa da, geçici maddeler uyarınca o dosya özelinde takiplerin durması
kuralı (eski m. 179/b) belli bir süre işlemeye devam etmiştir. Ancak nihai
olarak dosya kapanıp iflas kararı verildiğinde, bu tarihsel zırh ortadan
kalkar.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların, borca batık şirketleri kurtarma
operasyonlarında mülga iflasın ertelenmesi rejiminin alışkanlıklarını tamamen
terk etmeleri elzemdir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde,
uygulamada bazı meslektaşların hâlâ "takiplerin durdurulması" taleplerini mülga
179/b mantığıyla şekillendirmeye çalıştıklarını; oysa yeni sistemde takiplerin
durdurulması güvencesinin (konkordato mühleti ile) doğrudan mahkeme tarafından
değil, büyük ölçüde alacaklıların onayına, sıkı bir komiser denetimine ve
şeffaf projelere bağlandığını, dilekçelerde ve taleplerde güncel mevzuatın (İİK
m. 294) esas alınmasının usuli bir mecburiyet olduğunu meslektaşlara önemle
hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 179/b'nin yürürlükten kaldırılması, icra ve iflas sistemimizin
kronikleşmiş bir yarasını tedavi etmiştir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku
eserinde, mülga m. 179/b'nin kurguladığı "takiplerin durması" sonucunun,
alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini alacaklılar aleyhine
korkunç boyutta bozduğunu; içi boş projelerle alınan erteleme kararları
yüzünden alacaklarına kavuşamayan binlerce sağlıklı şirketin (alacaklının)
zincirleme şekilde iflasa sürüklendiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir
[1]. Borçluya kanuni bir "kaçış zırhı" veren bu maddenin ilga edilerek,
borçluyu yaşatırken alacaklıyı da koruyan ve sürece dâhil eden rasyonel
konkordato sistemine geçilmesi ticari hayatın sağlığı açısından tartışmasız bir
hukuk devrimi olmuştur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 179/b maddesi, 2003 yılında mevzuatımıza dâhil olan "iflasın ertelenmesi" kurumunun kabulü halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçları (özellikle icra takiplerinin durmasını) düzenlemekteyken, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun ile tamamen yürürlükten kaldırılmış (mülga olmuş) tarihi bir normdur. İflasın ertelenmesi kurumu, mali durumu bozulan sermaye şirketlerine iflasa bedel olarak verilen bir kurtulma mühleti olarak kurgulanmış, bu süreçte şirketin nefes alabilmesi için m. 179/b uyarınca aleyhindeki tüm icra takipleri yasa gereği durdurulmuştur. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu maddeyi ve iflasın ertelenmesi kurumunu mülga kılmasının temel sebebinin, uygulamanın amacından saparak kötü niyetli borçluların alacaklılardan mal kaçırdığı ve borç ödemekten süresiz olarak kurtulduğu bir suistimal aracına dönüşmesi olduğunu ifade etmektedir [1]. Şirketleri yaşatma amacı, bu ilga ile birlikte daha şeffaf ve alacaklı denetimine açık olan yeni konkordato rejimine devredilmiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 179/b, iflasın ertelenmesinin yargılama usulünü düzenleyen mülga İİK m. 179/a ve erteleme şartlarını belirleyen m. 179 ile ayrılmaz bir sacayağı oluşturmaktaydı. Bu maddenin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte icra hukukundaki "takiplerin durması" rejiminin sistematik merkezi değişmiştir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, İİK m. 179/b'nin mülga olmasıyla doğan usuli boşluğun İİK m. 285 ve devamındaki konkordato hükümleriyle, özellikle "kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları"nı düzenleyen İİK m. 294 ile doldurulduğunu; artık borçluların icra takiplerini durdurabilmek için erteleme değil, çok daha sıkı şartlara tabi olan konkordato mühleti almak zorunda olduklarını belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Mali sıkıntıya düşen ve borca batık durumdaki Z A.Ş.'nin yöneticileri, avukatlarına başvurarak aleyhlerine başlatılan icra takiplerini durdurmak amacıyla "iflasın ertelenmesi davası" açılmasını ve erteleme kararı alınmasını talep eder. Avukatları, İİK m. 179/b'nin 2018 yılı itibarıyla mülga olduğunu ve hukukumuzda artık "erteleme kararı" diye bir müessesenin kalmadığını müvekkillerine açıklar. Bunun yerine, takiplerin durdurulması (koruma zırhı elde edilmesi) için Asliye Ticaret Mahkemesinde "konkordato mühleti" (İİK m. 286 vd.) talep etmeleri gerektiği konusunda hukuki yol haritası çizer.
(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B Limited Şirketi'ne karşı icra takibi başlatmak ister. Borçlu B yetkilisi, "Bizim 2017 yılından kalma iflasın ertelenmesi kararımız var, bu karar bize zırh sağlıyor, takip yapamazsınız" der. Mahkeme süreci uzamış ve mülga kanun hükümlerine göre derdest olarak devam etmiş olsa da, geçici maddeler uyarınca o dosya özelinde takiplerin durması kuralı (eski m. 179/b) belli bir süre işlemeye devam etmiştir. Ancak nihai olarak dosya kapanıp iflas kararı verildiğinde, bu tarihsel zırh ortadan kalkar.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların, borca batık şirketleri kurtarma operasyonlarında mülga iflasın ertelenmesi rejiminin alışkanlıklarını tamamen terk etmeleri elzemdir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada bazı meslektaşların hâlâ "takiplerin durdurulması" taleplerini mülga 179/b mantığıyla şekillendirmeye çalıştıklarını; oysa yeni sistemde takiplerin durdurulması güvencesinin (konkordato mühleti ile) doğrudan mahkeme tarafından değil, büyük ölçüde alacaklıların onayına, sıkı bir komiser denetimine ve şeffaf projelere bağlandığını, dilekçelerde ve taleplerde güncel mevzuatın (İİK m. 294) esas alınmasının usuli bir mecburiyet olduğunu meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 179/b'nin yürürlükten kaldırılması, icra ve iflas sistemimizin kronikleşmiş bir yarasını tedavi etmiştir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, mülga m. 179/b'nin kurguladığı "takiplerin durması" sonucunun, alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini alacaklılar aleyhine korkunç boyutta bozduğunu; içi boş projelerle alınan erteleme kararları yüzünden alacaklarına kavuşamayan binlerce sağlıklı şirketin (alacaklının) zincirleme şekilde iflasa sürüklendiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Borçluya kanuni bir "kaçış zırhı" veren bu maddenin ilga edilerek, borçluyu yaşatırken alacaklıyı da koruyan ve sürece dâhil eden rasyonel konkordato sistemine geçilmesi ticari hayatın sağlığı açısından tartışmasız bir hukuk devrimi olmuştur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)