RESMİ METİN

Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı:68


Madde 179- (Değişik: 28/2/2018-7101/3 md.) Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır. Erteleme yargılaması:69

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 179. maddesi, şahıs işletmelerinden farklı olarak sadece malvarlığı ile sorumlu olan sermaye şirketleri (anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler) ile kooperatiflerin, ekonomik olarak "borca batık" hale gelmeleri durumunda başvurulacak "doğrudan doğruya iflas" usulünü düzenleyen ana normdur. Sermaye şirketlerinde ortakların şahsi sorumluluğu bulunmadığından, şirketin tek teminatı malvarlığıdır (sermayesidir). Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile şirketin pasiflerinin aktiflerini aşması halinde, alacaklıların daha fazla zarara uğramasını ve "zombi şirketlerin" ticari hayatta faaliyet göstermeye devam etmesini engellemeyi amaçladığını; bu sebeple borca batıklığın tespiti halinde idarecilere mahkemeye başvurma yükümlülüğü getirerek bu iflas türünü bir "kamu düzeni" müessesesi olarak kurguladığını ifade etmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Sermaye Şirketleri ve Kooperatifler: Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca kurulan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile Kooperatifler Kanunu'na tabi kuruluşlardır. Şahıs şirketleri (kollektif, komandit) bu kapsama girmez.
  • Borca Batıklık: Şirketin sahip olduğu tüm aktiflerin (malvarlığı, alacaklar, nakit), şirketin tüm pasiflerini (borçlarını) karşılayamaması, yani özvarlığın eksiye düşmesi durumudur.
  • Aktiflerin Muhtemel Satış Fiyatları Üzerinden Düzenlenen Ara Bilanço: Borca batıklık tespitinin, defter/tarihi değerler üzerinden değil, malvarlığının o anki piyasa rayiç bedelleri (tasfiye değeri) üzerinden özel olarak hazırlanan bir ara bilanço ile yapılması kuralıdır.
  • İdare ve Temsil ile Vazifelendirilmiş Kimseler: Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdür veya müdürler kurulu, kooperatiflerde yönetim kuruludur.
  • Önceden Takibe Hacet Kalmaksızın: Borca batıklık halinde iflas kararı verilebilmesi için icra dairesinde bir ödeme emri gönderilmesine ve takibin kesinleşmesine gerek olmadan, doğrudan asliye ticaret mahkemesinde dava açılmasıdır.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 179 hükmü, salt bir icra hukuku normu olmayıp, maddi ticaret hukuku ile organik bir bütünlük içindedir. Madde metni doğrudan Türk Ticaret Kanunu'nun m. 377 ve 634 ile Kooperatifler Kanunu'nun m. 63 hükümlerine (iflasın ertelenmesinin mülga olmasıyla yerine gelen konkordato talebi imkânına) atıf yapmaktadır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin TTK m. 376 (sermaye kaybı ve borca batık olma durumu) ile birlikte okunması gerektiğini; idarecilere yüklenen "borca batıklığı bildirme" zorunluluğunun maddi hukuktaki özen yükümlülüğünün usul hukukundaki karşılığı olduğunu ve iflas yerine konkordato talep etme hakkının saklı tutulmasının ticari işletmeyi yaşatma gayesine hizmet ettiğini belirtmektedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) B A.Ş.'nin yönetim kurulu, yıl sonu değerlendirmesinde şirketin mali durumunun bozulduğunu görür. Şirket varlıkları defter değeriyle borçları karşılar gibi görünse de, makinelerin ve stokların "muhtemel satış fiyatları (rayiç bedelleri)" üzerinden bir ara bilanço çıkarttırılır. Bu bilançoya göre şirketin pasifi, aktifinden 5.000.000 TL fazladır (borca batıktır). Yönetim kurulu başkanı, şahsi hukuki ve cezai sorumluluktan kurtulmak amacıyla İİK m. 179 uyarınca asliye ticaret mahkemesine başvurarak "borca batıklık sebebiyle doğrudan iflas" talep eder. Mahkeme uzman bilirkişi ile borca batıklığı tespit edip şirketin iflasına karar verir.

(kurmaca senaryo) Alacaklı C, alacağını tahsil edemediği D Limited Şirketi hakkında piyasada araştırma yapar ve şirketin devasa borçları olup mallarının hiçbir değeri kalmadığını tespit eder. C, icra takibi ile vakit kaybetmek yerine, İİK m. 179 uyarınca doğrudan Ticaret Mahkemesinde dava açarak D Ltd. Şti.'nin borca batık olduğunun mahkemece tespit edilmesini ve iflasına karar verilmesini talep eder. Mahkemenin yaptıracağı bilanço incelemesinde şirketin borca batık olduğu anlaşılırsa iflas kararı verilir.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde meslektaşların, sermaye şirketi yöneticilerine danışmanlık yaparken en çok dikkat etmeleri gereken husus "zamanlamadır". Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, yönetim kurulu üyelerinin borca batıklığı fark ettikleri anda mahkemeye bildirim yapmamalarının (İİK m. 179'u işletmemelerinin) İİK m. 345/a uyarınca "sermaye şirketlerinin iflasını istememek" suçunu oluşturacağını ve yöneticilerin alacaklıların uğradığı zararlardan şahsi malvarlıklarıyla sorumlu tutulacaklarını meslektaşlara hayati bir kural olarak önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca, açılacak davada mahkemeye sadece bir dilekçe sunmak yetmez; "muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanmış ve yeminli mali müşavir veya bağımsız denetçi tarafından onaylanmış ara bilançonun" dava dilekçesi ekinde mutlaka mahkemeye sunulması gerekir.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 179, alacaklıları korumak adına çok keskin bir mekanizma kurmuş olsa da, ticari hayatın dinamik dalgalanmalarına karşı esneklikten yoksundur. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, salt varlıkların o anki "muhtemel satış (tasfiye) fiyatı" üzerinden yapılan bir bilançonun, işleyen ve üretim yapan bir fabrikanın gerçek (going concern - işler durumdaki) değerini yansıtmaktan uzak olduğunu; geçici bir döviz krizinde veya sektörel bir daralmada geçici olarak eksiye düşen bir bilançonun şirketi doğrudan iflas tehdidiyle karşı karşıya bırakmasının ticari akılla bağdaşmadığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Her ne kadar TTK'daki saklı hükümlerle konkordato imkânı getirilmiş olsa da, borca batıklık tespitinin katı formülleri yerine şirketin "gelecekteki nakit akışı ve kârlılık projeksiyonlarını" da dikkate alan, yaşatma odaklı daha modern bir test sistemine (insolvency test) geçilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.