RESMİ METİN

Birden fazla borçlu bulunması


Madde 176/b – (Ek: 18/2/1965-538/92 md.) Bir çek, poliçe veya emre muharrer senedin takip edilen borçlusu birden ziyade olup da hepsi iflasa tabi şahıslardan ise, alacaklının bunlar hakkında aynı talepte (Haciz veya iflas)

bulunması lazımdır. Bu halde, borçlu tarafından itiraz vukuunda talebin mahiyetine göre 169, 169 a. Ve 170 inci veya 174 üncü maddeler hükümleri uygulanır. Bir senetle takip edilen borçlular içinde iflasa tabi olmıyan bir şahıs bulunup da alacaklı iflasa tabi olanlar aleyhine iflas, tabi olmıyanlar aleyhine haciz yoluna gitmek isterse, bu yollara mahsus ayrı iki takip talebinde bulunmaya mecburdur. Bu halde takip taleplerinden birine kambiyo senedinin icra memuru tarafından tasdik edilmiş bir sureti eklenir. İcra memuru, senedin bu suretine, senedin aslının kendisinde bulunduğunu yazar. IV. DOĞRUDAN DOĞRUYA İFLAS HALLERİ Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas: A – Alacaklının talebi:

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 176/b maddesi, ticari hayatta sıklıkla karşılaşılan "aynı kambiyo senedinden (çek, poliçe, bono) dolayı birden fazla kişinin (keşideci, ciranta, avalist vb.) müteselsilen sorumlu olması" durumunda, alacaklının bu kişilere karşı başvuracağı takip yolunun (haciz veya iflas) usuli çerçevesini çizen teknik bir düzenlemedir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile usul karmaşasını önlemeyi ve icra dairelerinin düzenli çalışmasını sağlamayı amaçladığını; aynı takip dosyası içinde bir borçlu için iflas, diğer borçlu için haciz gibi birbiriyle usulen bağdaşmayan işlemlerin yürütülmesinin önüne yasal bir set çekildiğini ifade etmektedir. Madde, borçluların hukuki statüsüne (iflasa tabi olup olmamalarına) göre alacaklıya takip talebini şekillendirme veya bölme mecburiyeti getirmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Takip Edilen Borçlunun Birden Ziyade Olması: Aynı kambiyo senedinde imzası bulunan ve Türk Ticaret Kanunu'nun müteselsil sorumluluk kuralları gereği alacaklı tarafından kendilerine birlikte başvurulan birden fazla borçlunun varlığıdır.
  • Hepsi İflasa Tabi Şahıslardan İse Aynı Talepte Bulunma Zorunluluğu: Takip edilen tüm borçluların tacir veya tacir sayılan kişilerden (sermaye şirketleri vb.) oluşması halinde, alacaklının tek bir takip talebinde ya hepsi için "haciz" ya da hepsi için "iflas" yolunu seçmek zorunda olması, talebi bölememesidir.
  • İflasa Tabi Olmayan Şahsın Bulunması: Borçlulardan en az birinin tacir olmaması (örneğin memur, işçi veya esnaf siciline kayıtlı olmayan bir kefil/ciranta olması) durumudur.
  • Ayrı İki Takip Talebi: Borçluların iflasa tabi olup olmama durumları farklıysa, haciz ve iflas yollarının aynı icra dosyasında birleştirilemeyeceğini; alacaklının iflasa tabi olanlara ayrı bir iflas takibi, tabi olmayanlara ayrı bir haciz takibi başlatması gerektiğini emreden ayrılık kuralıdır.
  • Tasdik Edilmiş Suret: İİK m. 167 gereği senedin aslının bir icra dosyasına (kasasına) teslimi zorunlu olduğundan, açılacak ikinci takip dosyasına konulmak üzere icra memurunca aslına uygunluğu mühür ve imza ile onaylanmış senet fotokopisidir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 176/b hükmü, Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan kambiyo senetlerindeki "müteselsil sorumluluk" ilkesinin icra hukuku usulüne adaptasyonudur. Madde, takip talebinin içeriğini düzenlerken İİK m. 167 ile, itiraz usulleri bakımından ise kambiyo haczi (İİK m. 169, 169/a, 170) ve kambiyo iflası (İİK m. 174) yollarına doğrudan atıf yaparak normatif bütünlüğü korur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin "aynı takip talebinde birbiriyle çelişen icra yollarının istenemeyeceği" şeklindeki genel icra hukuku prensibinin kambiyo senetlerine mahsus takipteki özel ve somut bir yansıması olduğunu; borçluların statülerinin takibin seyrini ve mercii belirlediğini belirtmektedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A, elindeki ödenmemiş çekin keşidecisi B A.Ş. ile cirantası C Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatmak istemektedir. Her iki borçlu da sermaye şirketi statüsünde olduğu için iflasa tabidir. Alacaklı A, tek bir takip talebiyle icra dairesine başvurarak B A.Ş. için iflas yoluyla, C Ltd. Şti. için ise haciz yoluyla ödeme emri gönderilmesini talep edemez. İİK m. 176/b'nin emredici kuralı uyarınca, A'nın tek dosyada her ikisi için de aynı yolu (ya sadece haciz ya da sadece iflas) seçmesi kanuni bir zorunluluktur.

(kurmaca senaryo) Alacaklı D, bir bonoya dayanarak borçlu tacir E ve bononun arkasını avalist (kefil) olarak imzalayan devlet memuru F hakkında takip başlatacaktır. E iflasa tabi iken, F memur olduğu için iflasa tabi değildir. D, tacir E'nin iflasını, memur F'nin ise maaşının haczini istemektedir. Bu durumda D, her iki talebi aynı dosyada birleştiremez. Önce E aleyhine "kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla" bir takip açıp bono aslını bu dosyaya sunar. Ardından F aleyhine "kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla" ikinci bir takip açar. İcra müdürü, bononun onaylı bir suretini çıkarıp üzerine "aslı diğer dosyadadır" şerhi düşerek bu sureti F'nin dosyasına ekler.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde meslektaşların birden fazla borçlusu olan kambiyo takiplerinde taraf teşkili ve takip yolu seçimini yaparken statü araştırmasını kusursuz yapmaları gerekir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada bazı alacaklı vekillerinin iflasa tabi olan ve olmayan borçluları aynı takip talebinde gösterip, alt kısma "tacirler için iflas, diğerleri için haciz" yazma hatasına düştüklerini; icra müdürünün böyle karma bir talebi İİK m. 176/b gereği reddetmek zorunda olduğunu, müdürün bunu gözden kaçırıp ödeme emri düzenlemesi halinde dahi borçluların süresiz şikâyet yoluyla icra mahkemesinde "takibin iptalini" talep edebileceklerini meslektaşlara usuli bir tuzak olarak önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca ikinci dosyaya konacak senet suretine icra müdürünün şerhinin yazdırılmasının unutulması, belgenin sıhhatine yönelik itirazlara yol açabilir.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 176/b, icra dairelerinin işleyişini ve usul ekonomisini sağlamak amacıyla ihdas edilmiş olsa da, günümüz teknolojisinde aşırı şekilci ve alacaklıyı yoran bir yapıya dönüşmüştür. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, borçlulardan birinin iflasa tabi olup diğerinin olmaması durumunda alacaklıyı "iki ayrı takip dosyası açmaya" ve dolayısıyla çifte harç/masraf külfetine katlanmaya mecbur bırakmanın, kambiyo senetlerinin güvenilirliği ve tahsilat hızıyla çeliştiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin (UYAP) geldiği nokta itibarıyla, tek bir elektronik dosya üzerinden farklı borçluların TC/Vergi Kimlik numaralarına göre statüleri otomatik belirlenerek birine haciz ödeme emri (Örnek 10), diğerine iflas ödeme emri (Örnek 12) üretilebilmesi teknik olarak son derece basittir. Alacaklıyı fiziki dosyaları ayırmaya zorlayan bu kuralın çağdaş e-adalet altyapısına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.