1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 176/b maddesi, ticari hayatta sıklıkla
karşılaşılan "aynı kambiyo senedinden (çek, poliçe, bono) dolayı birden fazla
kişinin (keşideci, ciranta, avalist vb.) müteselsilen sorumlu olması"
durumunda, alacaklının bu kişilere karşı başvuracağı takip yolunun (haciz veya
iflas) usuli çerçevesini çizen teknik bir düzenlemedir. Kuru, İcra ve İflas
Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile usul karmaşasını önlemeyi ve
icra dairelerinin düzenli çalışmasını sağlamayı amaçladığını; aynı takip
dosyası içinde bir borçlu için iflas, diğer borçlu için haciz gibi birbiriyle
usulen bağdaşmayan işlemlerin yürütülmesinin önüne yasal bir set çekildiğini
ifade etmektedir. Madde, borçluların hukuki statüsüne (iflasa tabi olup
olmamalarına) göre alacaklıya takip talebini şekillendirme veya bölme
mecburiyeti getirmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Takip Edilen Borçlunun Birden Ziyade Olması: Aynı kambiyo senedinde
imzası bulunan ve Türk Ticaret Kanunu'nun müteselsil sorumluluk kuralları
gereği alacaklı tarafından kendilerine birlikte başvurulan birden fazla
borçlunun varlığıdır.
- Hepsi İflasa Tabi Şahıslardan İse Aynı Talepte Bulunma Zorunluluğu:
Takip edilen tüm borçluların tacir veya tacir sayılan kişilerden (sermaye
şirketleri vb.) oluşması halinde, alacaklının tek bir takip talebinde ya hepsi
için "haciz" ya da hepsi için "iflas" yolunu seçmek zorunda olması, talebi
bölememesidir.
- İflasa Tabi Olmayan Şahsın Bulunması: Borçlulardan en az birinin tacir
olmaması (örneğin memur, işçi veya esnaf siciline kayıtlı olmayan bir
kefil/ciranta olması) durumudur.
- Ayrı İki Takip Talebi: Borçluların iflasa tabi olup olmama durumları
farklıysa, haciz ve iflas yollarının aynı icra dosyasında
birleştirilemeyeceğini; alacaklının iflasa tabi olanlara ayrı bir iflas takibi,
tabi olmayanlara ayrı bir haciz takibi başlatması gerektiğini emreden ayrılık
kuralıdır.
- Tasdik Edilmiş Suret: İİK m. 167 gereği senedin aslının bir icra
dosyasına (kasasına) teslimi zorunlu olduğundan, açılacak ikinci takip
dosyasına konulmak üzere icra memurunca aslına uygunluğu mühür ve imza ile
onaylanmış senet fotokopisidir.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 176/b hükmü, Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan kambiyo senetlerindeki
"müteselsil sorumluluk" ilkesinin icra hukuku usulüne adaptasyonudur. Madde,
takip talebinin içeriğini düzenlerken İİK m. 167 ile, itiraz usulleri
bakımından ise kambiyo haczi (İİK m. 169, 169/a, 170) ve kambiyo iflası (İİK m.
174) yollarına doğrudan atıf yaparak normatif bütünlüğü korur.
Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu
maddenin "aynı takip talebinde birbiriyle çelişen icra yollarının
istenemeyeceği" şeklindeki genel icra hukuku prensibinin kambiyo senetlerine
mahsus takipteki özel ve somut bir yansıması olduğunu; borçluların statülerinin
takibin seyrini ve mercii belirlediğini belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A, elindeki ödenmemiş çekin keşidecisi B A.Ş. ile
cirantası C Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatmak istemektedir. Her iki
borçlu da sermaye şirketi statüsünde olduğu için iflasa tabidir. Alacaklı A,
tek bir takip talebiyle icra dairesine başvurarak B A.Ş. için iflas yoluyla, C
Ltd. Şti. için ise haciz yoluyla ödeme emri gönderilmesini talep edemez. İİK m.
176/b'nin emredici kuralı uyarınca, A'nın tek dosyada her ikisi için de aynı
yolu (ya sadece haciz ya da sadece iflas) seçmesi kanuni bir zorunluluktur.
(kurmaca senaryo) Alacaklı D, bir bonoya dayanarak borçlu tacir E ve bononun
arkasını avalist (kefil) olarak imzalayan devlet memuru F hakkında takip
başlatacaktır. E iflasa tabi iken, F memur olduğu için iflasa tabi değildir. D,
tacir E'nin iflasını, memur F'nin ise maaşının haczini istemektedir. Bu durumda
D, her iki talebi aynı dosyada birleştiremez. Önce E aleyhine "kambiyo
senetlerine mahsus iflas yoluyla" bir takip açıp bono aslını bu dosyaya sunar.
Ardından F aleyhine "kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla" ikinci bir takip
açar. İcra müdürü, bononun onaylı bir suretini çıkarıp üzerine "aslı diğer
dosyadadır" şerhi düşerek bu sureti F'nin dosyasına ekler.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların birden fazla borçlusu olan kambiyo
takiplerinde taraf teşkili ve takip yolu seçimini yaparken statü araştırmasını
kusursuz yapmaları gerekir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde,
uygulamada bazı alacaklı vekillerinin iflasa tabi olan ve olmayan borçluları
aynı takip talebinde gösterip, alt kısma "tacirler için iflas, diğerleri için
haciz" yazma hatasına düştüklerini; icra müdürünün böyle karma bir talebi İİK
m. 176/b gereği reddetmek zorunda olduğunu, müdürün bunu gözden kaçırıp ödeme
emri düzenlemesi halinde dahi borçluların süresiz şikâyet yoluyla icra
mahkemesinde "takibin iptalini" talep edebileceklerini meslektaşlara usuli bir
tuzak olarak önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca ikinci dosyaya konacak senet
suretine icra müdürünün şerhinin yazdırılmasının unutulması, belgenin sıhhatine
yönelik itirazlara yol açabilir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 176/b, icra dairelerinin işleyişini ve usul ekonomisini sağlamak
amacıyla ihdas edilmiş olsa da, günümüz teknolojisinde aşırı şekilci ve
alacaklıyı yoran bir yapıya dönüşmüştür. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku
eserinde, borçlulardan birinin iflasa tabi olup diğerinin olmaması durumunda
alacaklıyı "iki ayrı takip dosyası açmaya" ve dolayısıyla çifte harç/masraf
külfetine katlanmaya mecbur bırakmanın, kambiyo senetlerinin güvenilirliği ve
tahsilat hızıyla çeliştiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir. Ulusal Yargı
Ağı Bilişim Sistemi'nin (UYAP) geldiği nokta itibarıyla, tek bir elektronik
dosya üzerinden farklı borçluların TC/Vergi Kimlik numaralarına göre statüleri
otomatik belirlenerek birine haciz ödeme emri (Örnek 10), diğerine iflas ödeme
emri (Örnek 12) üretilebilmesi teknik olarak son derece basittir. Alacaklıyı
fiziki dosyaları ayırmaya zorlayan bu kuralın çağdaş e-adalet altyapısına uygun
hale getirilmesi gerekmektedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 176/b maddesi, ticari hayatta sıklıkla karşılaşılan "aynı kambiyo senedinden (çek, poliçe, bono) dolayı birden fazla kişinin (keşideci, ciranta, avalist vb.) müteselsilen sorumlu olması" durumunda, alacaklının bu kişilere karşı başvuracağı takip yolunun (haciz veya iflas) usuli çerçevesini çizen teknik bir düzenlemedir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile usul karmaşasını önlemeyi ve icra dairelerinin düzenli çalışmasını sağlamayı amaçladığını; aynı takip dosyası içinde bir borçlu için iflas, diğer borçlu için haciz gibi birbiriyle usulen bağdaşmayan işlemlerin yürütülmesinin önüne yasal bir set çekildiğini ifade etmektedir. Madde, borçluların hukuki statüsüne (iflasa tabi olup olmamalarına) göre alacaklıya takip talebini şekillendirme veya bölme mecburiyeti getirmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 176/b hükmü, Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan kambiyo senetlerindeki "müteselsil sorumluluk" ilkesinin icra hukuku usulüne adaptasyonudur. Madde, takip talebinin içeriğini düzenlerken İİK m. 167 ile, itiraz usulleri bakımından ise kambiyo haczi (İİK m. 169, 169/a, 170) ve kambiyo iflası (İİK m. 174) yollarına doğrudan atıf yaparak normatif bütünlüğü korur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin "aynı takip talebinde birbiriyle çelişen icra yollarının istenemeyeceği" şeklindeki genel icra hukuku prensibinin kambiyo senetlerine mahsus takipteki özel ve somut bir yansıması olduğunu; borçluların statülerinin takibin seyrini ve mercii belirlediğini belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A, elindeki ödenmemiş çekin keşidecisi B A.Ş. ile cirantası C Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatmak istemektedir. Her iki borçlu da sermaye şirketi statüsünde olduğu için iflasa tabidir. Alacaklı A, tek bir takip talebiyle icra dairesine başvurarak B A.Ş. için iflas yoluyla, C Ltd. Şti. için ise haciz yoluyla ödeme emri gönderilmesini talep edemez. İİK m. 176/b'nin emredici kuralı uyarınca, A'nın tek dosyada her ikisi için de aynı yolu (ya sadece haciz ya da sadece iflas) seçmesi kanuni bir zorunluluktur.
(kurmaca senaryo) Alacaklı D, bir bonoya dayanarak borçlu tacir E ve bononun arkasını avalist (kefil) olarak imzalayan devlet memuru F hakkında takip başlatacaktır. E iflasa tabi iken, F memur olduğu için iflasa tabi değildir. D, tacir E'nin iflasını, memur F'nin ise maaşının haczini istemektedir. Bu durumda D, her iki talebi aynı dosyada birleştiremez. Önce E aleyhine "kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla" bir takip açıp bono aslını bu dosyaya sunar. Ardından F aleyhine "kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla" ikinci bir takip açar. İcra müdürü, bononun onaylı bir suretini çıkarıp üzerine "aslı diğer dosyadadır" şerhi düşerek bu sureti F'nin dosyasına ekler.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların birden fazla borçlusu olan kambiyo takiplerinde taraf teşkili ve takip yolu seçimini yaparken statü araştırmasını kusursuz yapmaları gerekir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada bazı alacaklı vekillerinin iflasa tabi olan ve olmayan borçluları aynı takip talebinde gösterip, alt kısma "tacirler için iflas, diğerleri için haciz" yazma hatasına düştüklerini; icra müdürünün böyle karma bir talebi İİK m. 176/b gereği reddetmek zorunda olduğunu, müdürün bunu gözden kaçırıp ödeme emri düzenlemesi halinde dahi borçluların süresiz şikâyet yoluyla icra mahkemesinde "takibin iptalini" talep edebileceklerini meslektaşlara usuli bir tuzak olarak önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca ikinci dosyaya konacak senet suretine icra müdürünün şerhinin yazdırılmasının unutulması, belgenin sıhhatine yönelik itirazlara yol açabilir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 176/b, icra dairelerinin işleyişini ve usul ekonomisini sağlamak amacıyla ihdas edilmiş olsa da, günümüz teknolojisinde aşırı şekilci ve alacaklıyı yoran bir yapıya dönüşmüştür. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, borçlulardan birinin iflasa tabi olup diğerinin olmaması durumunda alacaklıyı "iki ayrı takip dosyası açmaya" ve dolayısıyla çifte harç/masraf külfetine katlanmaya mecbur bırakmanın, kambiyo senetlerinin güvenilirliği ve tahsilat hızıyla çeliştiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin (UYAP) geldiği nokta itibarıyla, tek bir elektronik dosya üzerinden farklı borçluların TC/Vergi Kimlik numaralarına göre statüleri otomatik belirlenerek birine haciz ödeme emri (Örnek 10), diğerine iflas ödeme emri (Örnek 12) üretilebilmesi teknik olarak son derece basittir. Alacaklıyı fiziki dosyaları ayırmaya zorlayan bu kuralın çağdaş e-adalet altyapısına uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)