1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 174. maddesi, kambiyo senetlerine (çek, poliçe,
bono) mahsus iflas yoluyla takipte borçlunun beş günlük yasal süresi içinde
icra dairesine itiraz veya şikâyette bulunması halinde, uyuşmazlığın icra
dairesi aşamasından yargı aşamasına (Ticaret Mahkemesine) geçişini düzenleyen
usul normudur. Genel haciz veya kambiyo senetlerine mahsus haciz yollarında
itirazın kaldırılması veya iptali ayrı, iflas davası ayrı bir kurguya sahipken;
iflas takiplerinde usul ekonomisi gereği bu iki aşama tek bir davada
birleştirilmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu
madde ile iflas hukukuna özgü "kombine (birleşik) dava" yapısını benimsediğini;
alacaklının açacağı bu tek dava ile ticaret mahkemesinin önce bir icra hakimi
gibi senedi ve itirazları incelediğini, itirazı haksız bulursa derhal bir iflas
hakimi kimliğine bürünerek iflas kararı safhasına geçtiğini ifade etmektedir
[1].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- İtiraz ve Şikayetin Kaldırılması: İcra dairesine yapılan imza, borç
veya kambiyo vasfına yönelik şikâyetlerin, Ticaret Mahkemesi tarafından
incelenerek hukuki dayanaktan yoksun bulunması ve etkisiz hale getirilmesidir.
- İflasına Karar Verilmesinin İstenmesi: Alacaklının dava dilekçesindeki
asıl talep sonucudur (netice-i talep). İtirazın bertaraf edilmesinin ardından,
mahkemeden borçlunun külli tasfiyeye (iflasa) tabi tutulmasının talep
edilmesidir.
- Ticaret Mahkemesi: İflas davalarında kesin ve mutlak görevli, borçlunun
muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir.
- 158'inci Madde Uyarınca Karara Bağlama: Ticaret Mahkemesinin
uyuşmazlığı "basit yargılama usulü" ile inceleyeceğini, iflas talebini ilan
edeceğini, diğer alacaklılara müdahale hakkı tanıyacağını ve iflas kararı
vermeden evvel borçluya mutlak surette "yedi günlük depo kararı (ödeme emri)"
vereceğini ifade eden yollama kuralıdır.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 174 hükmü, borçlunun icra dairesine itirazını düzenleyen İİK m. 172'nin
hukuki sonucudur ve genel iflas yolundaki yargılama usulünü belirleyen İİK m.
158'e açık bir atıf barındırır. Bu atıf sayesinde, kambiyo senetlerine mahsus
iflas yolu ile genel iflas yolu, yargılama evresinde (Ticaret Mahkemesi
aşamasında) aynı usuli potada erimiş olur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan,
İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin kambiyo senetlerinin ispat
gücünü Ticaret Mahkemesi önüne taşıdığını; mahkemenin bu davada genel mahkeme
gibi uzun uzadıya şahit dinlemeyeceğini, tıpkı icra mahkemesi gibi sınırlı
ispat araçlarıyla (senet, resmi makbuz vb.) itirazı inceleyerek çok hızlı bir
şekilde İİK m. 158 uyarınca depo kararı vermek zorunda olduğunu belirtmektedir
[1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B A.Ş. hakkında çeke dayalı iflas
yoluyla takip başlatır. B A.Ş., icra dairesine başvurarak "çekteki imza bize
ait değildir" şeklinde itirazda bulunur ve takip durur. Alacaklı A, Asliye
Ticaret Mahkemesinde İİK m. 174 uyarınca dava açar. Mahkeme imza incelemesi
yaptırır, imzanın B A.Ş. yetkilisine ait olduğu anlaşılır. Mahkeme itirazı
kaldırır ve B A.Ş.'ye borcu ödemesi için İİK m. 158 gereği 7 günlük depo kararı
verir. Para süresinde vezneye yatırılmayınca ilk celsede iflas kararı verilir.
(kurmaca senaryo) Alacaklı C, borçlu D firmasına bonoya dayalı iflas takibi
başlatır. D firması icra dairesine giderek "Senedin vadesi gelmemiştir ve bono
şekil şartlarını taşımamaktadır" diyerek şikâyette bulunur. C, Ticaret
Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açar. Mahkeme senedi inceler
ve senedin üzerinde zorunlu unsur olan "düzenlenme tarihinin" olmadığını (adi
senet hükmünde olduğunu) tespit eder. Senedin kambiyo vasfı bulunmadığından
mahkeme, depo kararı dahi vermeksizin C'nin davasını usulden reddeder.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, alacaklı vekillerinin İİK m. 174'e göre açacakları
davalarda "talep sonucunu (petitum)" doğru kurgulamaları davanın kaderini
belirler. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların dava
dilekçelerinde sadece "borçlunun iflasına karar verilsin" demelerinin yetersiz
olduğunu; dilekçenin sonuç kısmına mutlak surette "borçlunun icra dosyasına
yaptığı haksız itiraz/şikâyetin KALDIRILMASI ile borçlunun İFLASINA" şeklinde
ikili bir talep yazılması gerektiğini, itirazın kaldırılması açıkça istenmeden
mahkemenin doğrudan iflas incelemesi yapamayacağını meslektaşlara usuli bir
zorunluluk olarak önemle hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 174'ün, uyuşmazlığı doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde genel mahkeme
denetimine açması isabetli olmakla birlikte, m. 158'e yapılan yollama kambiyo
hukuku itilaflarının doğasıyla tam olarak örtüşmemektedir. Ejder Yılmaz, İcra
ve İflas Hukuku eserinde, ticaret mahkemesinin icra hakimi gibi sınırlı
inceleme yapmakla genel mahkeme gibi maddi vakıaları araştırmak arasında
sıkıştığını; imza itirazı veya kambiyo senedinde sahtecilik gibi karmaşık
sorunların çözülmesinin bazen yıllar sürebildiğini, yargılamanın bu kadar uzun
sürdüğü bir dosyada nihai aşamada İİK m. 158'in öngördüğü 7 günlük katı depo
süresinin uygulanmasının borçluyu köşeye sıkıştıran, adaletsiz ve acımasız bir
kurgu olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Uzayan yargılamalarda
depo süresinin en az bir aya çıkarılması veya hakime takdir yetkisi verilmesi
ticari işletmelerin korunması açısından şarttır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 174. maddesi, kambiyo senetlerine (çek, poliçe, bono) mahsus iflas yoluyla takipte borçlunun beş günlük yasal süresi içinde icra dairesine itiraz veya şikâyette bulunması halinde, uyuşmazlığın icra dairesi aşamasından yargı aşamasına (Ticaret Mahkemesine) geçişini düzenleyen usul normudur. Genel haciz veya kambiyo senetlerine mahsus haciz yollarında itirazın kaldırılması veya iptali ayrı, iflas davası ayrı bir kurguya sahipken; iflas takiplerinde usul ekonomisi gereği bu iki aşama tek bir davada birleştirilmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile iflas hukukuna özgü "kombine (birleşik) dava" yapısını benimsediğini; alacaklının açacağı bu tek dava ile ticaret mahkemesinin önce bir icra hakimi gibi senedi ve itirazları incelediğini, itirazı haksız bulursa derhal bir iflas hakimi kimliğine bürünerek iflas kararı safhasına geçtiğini ifade etmektedir [1].
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 174 hükmü, borçlunun icra dairesine itirazını düzenleyen İİK m. 172'nin hukuki sonucudur ve genel iflas yolundaki yargılama usulünü belirleyen İİK m. 158'e açık bir atıf barındırır. Bu atıf sayesinde, kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile genel iflas yolu, yargılama evresinde (Ticaret Mahkemesi aşamasında) aynı usuli potada erimiş olur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin kambiyo senetlerinin ispat gücünü Ticaret Mahkemesi önüne taşıdığını; mahkemenin bu davada genel mahkeme gibi uzun uzadıya şahit dinlemeyeceğini, tıpkı icra mahkemesi gibi sınırlı ispat araçlarıyla (senet, resmi makbuz vb.) itirazı inceleyerek çok hızlı bir şekilde İİK m. 158 uyarınca depo kararı vermek zorunda olduğunu belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B A.Ş. hakkında çeke dayalı iflas yoluyla takip başlatır. B A.Ş., icra dairesine başvurarak "çekteki imza bize ait değildir" şeklinde itirazda bulunur ve takip durur. Alacaklı A, Asliye Ticaret Mahkemesinde İİK m. 174 uyarınca dava açar. Mahkeme imza incelemesi yaptırır, imzanın B A.Ş. yetkilisine ait olduğu anlaşılır. Mahkeme itirazı kaldırır ve B A.Ş.'ye borcu ödemesi için İİK m. 158 gereği 7 günlük depo kararı verir. Para süresinde vezneye yatırılmayınca ilk celsede iflas kararı verilir.
(kurmaca senaryo) Alacaklı C, borçlu D firmasına bonoya dayalı iflas takibi başlatır. D firması icra dairesine giderek "Senedin vadesi gelmemiştir ve bono şekil şartlarını taşımamaktadır" diyerek şikâyette bulunur. C, Ticaret Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açar. Mahkeme senedi inceler ve senedin üzerinde zorunlu unsur olan "düzenlenme tarihinin" olmadığını (adi senet hükmünde olduğunu) tespit eder. Senedin kambiyo vasfı bulunmadığından mahkeme, depo kararı dahi vermeksizin C'nin davasını usulden reddeder.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, alacaklı vekillerinin İİK m. 174'e göre açacakları davalarda "talep sonucunu (petitum)" doğru kurgulamaları davanın kaderini belirler. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların dava dilekçelerinde sadece "borçlunun iflasına karar verilsin" demelerinin yetersiz olduğunu; dilekçenin sonuç kısmına mutlak surette "borçlunun icra dosyasına yaptığı haksız itiraz/şikâyetin KALDIRILMASI ile borçlunun İFLASINA" şeklinde ikili bir talep yazılması gerektiğini, itirazın kaldırılması açıkça istenmeden mahkemenin doğrudan iflas incelemesi yapamayacağını meslektaşlara usuli bir zorunluluk olarak önemle hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 174'ün, uyuşmazlığı doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde genel mahkeme denetimine açması isabetli olmakla birlikte, m. 158'e yapılan yollama kambiyo hukuku itilaflarının doğasıyla tam olarak örtüşmemektedir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, ticaret mahkemesinin icra hakimi gibi sınırlı inceleme yapmakla genel mahkeme gibi maddi vakıaları araştırmak arasında sıkıştığını; imza itirazı veya kambiyo senedinde sahtecilik gibi karmaşık sorunların çözülmesinin bazen yıllar sürebildiğini, yargılamanın bu kadar uzun sürdüğü bir dosyada nihai aşamada İİK m. 158'in öngördüğü 7 günlük katı depo süresinin uygulanmasının borçluyu köşeye sıkıştıran, adaletsiz ve acımasız bir kurgu olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Uzayan yargılamalarda depo süresinin en az bir aya çıkarılması veya hakime takdir yetkisi verilmesi ticari işletmelerin korunması açısından şarttır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)