RESMİ METİN

a) İtiraz veya şikayet olunmaması


Madde 173 – (Değişik: 18/2/1965-538/88 md.) Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini istiyebilir. (Ek: 9/11/1988-3494/35 md.) İflas takibi kesinleştiğinde 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer

alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini 158 inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir. Şu kadar ki, borçlu ödeme emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair resmi bir belge ibraz ederse iflas yolu ile takip talebi ve iflas davası düşer. Borçlu, ticaret mahkemesine 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunabilir. Mahkeme mazereti yerinde görürse iflas davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 173. maddesi, kambiyo senetlerine (çek, poliçe, bono) mahsus iflas yoluyla takipte, borçlunun icra dairesi aşamasında hareketsiz kalması (beş gün içinde borcu ödememesi ve itiraz/şikâyette bulunmaması) durumunda işleyecek yargısal süreci düzenlemektedir. Bu aşamada icra müdürlüğünün görevi fiilen sona erer ve yetki, kesinleşen takibe dayanarak iflas davasını görecek olan Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geçer. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile iflas müessesesinin kamu düzenini ilgilendiren yapısını vurguladığını; borçlu takibe itiraz etmemiş ve borcu kabullenmiş olsa dahi mahkemenin doğrudan iflas kararı veremeyeceğini, süreci mutlaka ilan ederek diğer alacaklıların menfaatlerini de koruyan bir yargılama silsilesi (depo kararı) işletmek zorunda olduğunu ifade etmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • İtiraz veya Şikâyet Olunmaması: Borçlunun kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı 5 günlük hak düşürücü süre içinde icra dairesine herhangi bir hukuki veya maddi gerekçe sunmaması ve takibin icra dairesinde kesinleşmesi halidir.
  • İflas Talebinin İlanı ve 15 Günlük Süre: İflas davasının açıldığının İİK m. 166/2 uyarınca ulusal basında ve Sicil Gazetesinde yayımlanması ile bu ilanı gören üçüncü kişi alacaklıların, muvazaalı (danışıklı) bir iflası engellemek amacıyla davaya müdahale edebilecekleri hak düşürücü süredir.
  • Depo Kararı (Emri): Ticaret Mahkemesi'nin, dosya üzerinden yaptığı incelemede şekli şartların tamam olduğunu tespit etmesi halinde, borçluya "anapara, faiz ve icra masraflarını" 7 gün içinde mahkeme veznesine yatırması için verdiği kesin ihtardır.
  • Geç Ödemenin Belgelenmesi: Borçlunun 5 günlük icra ödeme süresini kaçırmış olsa dahi, iflas kararı verilmeden önce borcu ödediğine dair "resmi bir belge" (örneğin banka dekontu veya noter makbuzu) sunarak iflası engellemesine olanak tanıyan istisnai kurtuluş yoludur.
  • Gecikmiş İtiraz (m. 65): Borçlunun ağır hastalık, doğal afet gibi elde olmayan sebeplerle (mücbir sebep) 5 günlük itiraz süresini kaçırması halinde, bu mazeretini ve itirazını icra dairesi veya icra mahkemesi yerine doğrudan iflas davasına bakan Ticaret Mahkemesine sunabilmesidir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 173 hükmü, kambiyo iflas ödeme emrini düzenleyen İİK m. 171 ile doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisi içindedir. Madde metni, yargılama usulü ve depo kararı bakımından genel iflas yolunu düzenleyen İİK m. 158'e açıkça atıf yaparak her iki iflas yolunun yargısal safhasını aynı usuli potada eritmiştir. Ayrıca İİK m. 65 (gecikmiş itiraz) kurumunun uygulanma merciini ticaret mahkemesi olarak kaydırarak özel bir yetki kuralı ihdas etmiştir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin usul ekonomisi açısından son derece pratik bir kurguya sahip olduğunu; ticaret mahkemesinin iflas davası sırasında önüne gelen geç ödeme belgelerini veya gecikmiş itiraz taleplerini inceleyerek adeta bir icra mahkemesi fonksiyonu da üstlendiğini belirtmektedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B A.Ş. hakkında bonoya dayalı iflas yoluyla takip başlatmış, ödeme emri tebliğ edilmiş ancak B A.Ş. 5 gün içinde itiraz etmemiştir. Takip kesinleşince A, Ticaret Mahkemesinde iflas davası açar. Mahkeme iflası ilan eder. Duruşmada mahkeme, borcun ödenmediğini tespit ederek B A.Ş.'ye "borç, faiz ve masraf toplamı olan 600.000 TL'yi 7 gün içinde depo etmesini" emreder. B A.Ş. bu sürede parayı vezneye yatırmaz. İlk oturumda mahkeme B A.Ş.'nin iflasına karar verir.

(kurmaca senaryo) Alacaklı C, borçlu D aleyhine çek sebebiyle iflas takibi başlatır. D'ye ödeme emri 1 Ekim'de tebliğ edilir ancak D ağır bir trafik kazası geçirdiği için komadadır ve 5 günlük itiraz süresini kaçırır. C, 15 Ekim'de iflas davası açar. D, 20 Ekim'de taburcu olur. İİK m. 173'ün son fıkrasındaki atıf gereğince D, engel kalktıktan sonra 3 gün içinde doğrudan Ticaret Mahkemesine giderek İİK m. 65 uyarınca "gecikmiş itirazda" bulunur ve çeki aslında aylar önce ödediğini savunur. Ticaret Mahkemesi mazereti haklı bularak iflas davasını İİK m. 174'e göre (itirazlı iflas davası gibi) yeniden yargılamaya başlar.

(kurmaca senaryo) Borçlu E, 5 günlük ödeme süresini geçirmiştir. Alacaklı F ticaret mahkemesinde iflas davası açar. Dava devam ederken E, borcun tamamını F'nin banka hesabına havale eder ve bu resmi banka dekontunu Ticaret Mahkemesine ibraz eder. İİK m. 173/3 gereğince, ödeme 5 günden sonra yapılmış olsa dahi ortada resmi bir belge bulunduğu için iflas talebi ve dava mahkemece derhal düşürülür.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde, alacaklı vekillerinin iflas davalarında (depo kararı verilirken) yapmaları gereken en önemli işlem, mahkemenin hesaplayacağı depo miktarına dikkat etmeleridir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, ticaret mahkemelerinin depo kararı verirken genellikle icra dosyasındaki kapak hesabını baz aldıklarını; ancak avukatların depo edilecek anapara, işlemiş faiz ve icra masraflarının kuruşu kuruşuna, net bir rakam olarak kararda açıkça yazılmasını talep etmelerinin şart olduğunu, soyut ve rakam içermeyen bir depo kararının yargıtay/istinaf denetiminde kesin bozma sebebi sayılacağını meslektaşlara hayati bir usul kuralı olarak önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca diğer alacaklıların 15 günlük müdahale süresinin takibi, duruşma tarihlerinin belirlenmesinde kritik bir bekleme eşiğidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 173'te yer alan ve İİK m. 158'e atıfla uygulanan "7 günlük depo kararı" mekanizması, günümüz ekonomik koşullarında iflas tehdidi altındaki ticari işletmeler için aşırı katı ve esneklikten uzak bir kurgudur. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, yüz milyonlarca liralık ihtilaflı kambiyo senetleri üzerinden başlatılan takiplerde, borçlunun finansman bulup mahkeme veznesine sadece 7 gün içinde nakit para depo etmesinin fiilen imkânsız olduğunu; hâkime somut olayın özelliklerine, borcun büyüklüğüne ve işletmenin mali yapısına göre bu süreyi uzatma veya ek süre verme (takdir yetkisi) tanınmamasının, piyasada faaliyet gösteren ve kurtarılabilecek pek çok şirketin gereksiz yere iflas tasfiyesine sürüklenmesine yol açtığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Modern bir iflas hukukunun, katı gün sınırları yerine, yaşatma odaklı ve hakime takdir alanı bırakan esnek sürelere dayanması gerekmektedir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.