RESMİ METİN

İtiraz veya şikayet


Madde 172 – (Değişik: 18/2/1965-538/87 md.) Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur. Bu dilekçenin bir nüshası derhal alacaklıya tebliğ olunur. İflas davası:

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 172. maddesi, kambiyo senetlerine (çek, poliçe, bono) mahsus iflas yoluyla takipte borçlunun savunma hakkını kullanma usulünü ve itiraz makamını düzenleyen temel usul normudur. Genel haciz yolu ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yolundan farklı bir mecra olan iflas prosedürü, borçlunun ticari yaşamını tamamen sona erdirecek nitelikte külli bir tasfiye sürecidir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile kambiyo senetlerine dayalı iflas takiplerinde itiraz ve şikâyetlerin yapılacağı mercii özel olarak "icra dairesi" şeklinde belirlediğini; kambiyo haczi yolunda icra mahkemesine yapılan başvuruların aksine, iflas yolunda itirazların icra dairesinde toplanarak uyuşmazlığın doğrudan ticaret mahkemesinde açılacak iflas davasına taşınmasını amaçladığını ifade etmektedir [1].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Beş Gün İçinde: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlayan, borçlunun itiraz veya şikâyet hakkını kullanabileceği oldukça kısa ve kesin hak düşürücü süredir.
  • Sebepleri İle Birlikte: Borçlunun, itirazının soyut bir "kabul etmiyorum" beyanından ibaret olamayacağı; borcun ödendiği, senedin sahte olduğu, vadenin gelmediği veya zamanaşımına uğradığı gibi itiraz gerekçelerini açıkça ve somut olarak dilekçesinde belirtme zorunluluğudur.
  • İcra Dairesine Bildirme Mecburiyeti: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunun (İİK m. 168) aksine, bu takip türünde borçlunun dilekçesini icra mahkemesine değil, bizzat takibi başlatan icra müdürlüğüne sunması zorunluluğudur.
  • Tebliğ Edilecek Nüshadan Bir Fazla Dilekçe: Alacaklıların sayısına göre hesaplanan ve itirazın vakit kaybetmeksizin alacaklı tarafa ulaştırılmasını (tebliğini) sağlamak için getirilen pratik şekil şartıdır.
  • Derhal Tebliğ: İcra dairesinin, borçlunun itirazını alır almaz, alacaklının iflas davası açma stratejisini belirleyebilmesi için itiraz dilekçesini hızla alacaklıya ulaştırması görevidir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 172, ödeme emrinin içeriğini düzenleyen İİK m. 171 ile itirazsızlık veya itiraz üzerine açılacak iflas davasını düzenleyen İİK m. 173 arasında köprü vazifesi gören bir usul hükmüdür. Madde, usuli yapısı itibarıyla genel iflas yolundaki itiraz kurumuna (İİK m. 155) benzemekle birlikte, sürenin 7 günden 5 güne indirilmesi bakımından ayrışır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin kambiyo haczi ile kambiyo iflası arasındaki en büyük usuli ayrım noktası olduğunu; borçlunun kambiyo iflas yolunda icra mahkemesine başvurmasının hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını ve süreyi durdurmayacağını, iflas takibinde icra mahkemesinin kasten devre dışı bırakıldığını belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B A.Ş. aleyhine bonoya dayanarak kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip başlatmıştır. B A.Ş. vekili, kambiyo haczi (İİK m. 168) usulüne alışkın olduğundan, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 3. gün içinde İcra Mahkemesi'ne başvurarak "imzaya ve borca itiraz" davası açar. Ancak İİK m. 172'nin amir hükmü gereği iflas takiplerinde itirazın mutlak surette İcra Dairesine yapılması zorunludur. Yanlış mercie yapılan bu başvuru itiraz süresini kesmez. 5 günlük süre dolar, takip itirazsız kesinleşir ve Alacaklı A, Asliye Ticaret Mahkemesinde derhal iflas kararı verilmesi talebiyle dava açar.

(kurmaca senaryo) Borçlu C firmasına kambiyo senetlerine mahsus iflas ödeme emri tebliğ edilir. C firması, söz konusu çek bedelini daha önce banka üzerinden ödemiştir. C, süresi (5 gün) içinde, tek nüsha bir itiraz dilekçesi hazırlayarak İcra Dairesine sunar. İcra müdürü, m. 172 uyarınca alacaklıya derhal tebliğ edilebilmesi için "diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla" şartının yerine getirilmediğini belirterek borçludan dilekçenin bir suretini daha (fotokopisini) talep eder. Dilekçe çoğaltılıp alındıktan sonra, bir nüshası derhal alacaklı D'ye tebliğe çıkarılır.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde, borçlu vekilliği üstlenen meslektaşların kambiyo senetlerine dayalı iflas takiplerinde en çok düştükleri usuli tuzak, "itiraz mercii" hatasıdır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların ödeme emrini teslim aldıklarında evrakın üst köşesindeki ibareye (Örnek No: 10 mu, Örnek No: 12 mi olduğuna) dikkat etmelerinin hayati önem taşıdığını; eğer tebligat bir iflas ödeme emriyse (Örnek 12), itirazın icra mahkemesine değil bizzat icra dairesine yapılması gerektiğini, ayrıca dilekçede "kabul etmiyoruz" gibi soyut beyanlar yerine "imza sahtedir", "borç ödenmiştir" gibi somut sebeplerin yazılmasının ticaret mahkemesinde görülecek iflas davasının ispat sınırlarını çizeceğini meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 172'de kurgulanan 5 günlük süre ve sadece icra dairesine bildirim yapılması usulü, borçlu açısından telafisi güç riskler barındırmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kambiyo senetlerine mahsus iflas gibi bir şirketin ticari hayatını bütünüyle sonlandırabilecek ağırlıktaki bir prosedürde borçluya savunmasını toparlaması ve itiraz etmesi için sadece 5 gün gibi son derece kısıtlı bir süre verilmesinin, modern ticaret hayatının karmaşıklığıyla ve adil yargılanma hakkıyla bağdaşmadığını; üstelik icra dairesine yapılan itirazın niteliği gereği hiçbir geçici hukuki koruma (örneğin takibin geçici durdurulması gibi) sağlamadığını ve iflas davası açılana kadar borçlunun sürekli bir şantaj/iflas tehdidi altında kaldığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. İflasın sonuçları dikkate alındığında, bu sürenin uzatılması kanuni bir zorunluluktur.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.