1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 170/b maddesi, kambiyo senetlerine (çek, poliçe,
bono) mahsus haciz yoluyla takip usulünün boşluklarını dolduran temel bir
"yollama (atıf) normu"dur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerine özgü bu takip
yolunu düzenlerken (m. 167-170/a arası) sadece bu yola has özel (istisnai)
kuralları kaleme almış, geri kalan tüm usul kurallarını baştan yazmak yerine
usul ekonomisi gereği genel haciz yolu hükümlerine atıf yapmayı tercih
etmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile
genel haciz (ilamsız icra) yolu ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu
arasında tamamlayıcı bir köprü kurduğunu; özel hükümlerin bittiği yerde genel
hükümlerin devreye girerek hukuki boşlukların doğmasını engellediğini ifade
etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Aykırı Olmadıkça: Bu yollama maddesinin en kritik sınırıdır. Atıf
yapılan genel hükümlerin (m. 61-72) aynen uygulanabilmesi için, kambiyo
senetlerine ilişkin özel hükümlerle (m. 167-170/a) çelişmemesi gerekir.
Örneğin, genel haciz yolunda itiraz süresi 7 gün (m. 62) iken, kambiyoda 5
gündür (m. 168). Bu durumda m. 62'deki 7 günlük süre kambiyo hükümlerine
"aykırı" olduğu için uygulanamaz; ancak m. 62'deki "itirazın dilekçe ile veya
sözlü olarak yapılabileceği"ne dair diğer kurallar (yazılı şekil şartıyla
birlikte) kıyasen değerlendirilir.
- Atıf Yapılan Hükümler (m. 61/2-5 ve 62-72): Borçlunun temsilcisi
vasıtasıyla itirazı, gecikmiş itiraz, itirazın incelenmesi kurallarının
bazıları, iptal davaları, menfi tespit ve istirdat (geri alım) davaları gibi
icra hukukunun belkemiğini oluşturan kurallar bütünüdür.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 170/b, icra hukukunun iki büyük dalı olan "adi (genel) takipler" ile
"imtiyazlı (kambiyo) takipler" arasındaki sistematik bütünlüğü sağlar.
Özellikle genel haciz yolunda düzenlenen İİK m. 65 (gecikmiş itiraz) ve İİK m.
72 (menfi tespit ve istirdat davası) hükümlerini, bu yollama sayesinde kambiyo
takiplerinin de yasal bir parçası haline getirir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin
Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu atıf normunun sadece şekli bir
yollama olmadığını; bilhassa kambiyo takibinde şekli incelemeyle itirazı
reddedilen borçluya "menfi tespit davası" (İİK m. 72) açma kapısını sonuna
kadar aralayarak, dar yetkili icra mahkemesinin yarattığı ispat hukuku
dezavantajlarını genel mahkemelerin maddi hukuk denetimiyle dengelediğini
belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Borçlu A'ya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla
takip başlatılmış ve ödeme emri (Örnek No: 10) gönderilmiştir. A, ödeme emrinin
tebliğ edildiği gün ağır bir trafik kazası geçirerek yoğun bakıma alınmıştır. 5
günlük itiraz süresi geçer ve takip kesinleşir. A komadan çıktıktan sonra, İİK
m. 170/b'nin m. 65'e (gecikmiş itiraz) yaptığı atıf sayesinde; engelin
(hastalığın) kalktığı günden itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine başvurarak
"gecikmiş itiraz" yolunu kullanır ve takibi durdurarak borca itirazlarını ileri
sürebilir.
(kurmaca senaryo) Borçlu B'nin, aleyhine başlatılan bono takibinde icra
mahkemesine yaptığı "borcu ödedim" itirazı, elinde resmi bir dekont olmadığı
için İİK m. 169/a uyarınca reddedilmiştir. Takip kesinleşmiş ve mallarına haciz
konulmuştur. B, pes etmek yerine İİK m. 170/b'nin İİK m. 72'ye yaptığı açık
yollama uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemesinde "Menfi Tespit Davası" açar.
Burada tanık ve ticari defter delillerine dayanarak borcu olmadığını ispatlama
ve takibi iptal ettirme hakkını kullanır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, İİK m. 170/b maddesi borçlu vekillerinin en büyük can
simididir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada
avukatların kambiyo takibine 5 gün içinde itiraz etmeyi kaçırdıklarında veya
itirazları icra mahkemesince reddedildiğinde süreci tamamen kaybettiklerini
düşündüklerini; oysa m. 170/b'nin açık atfı sayesinde İİK m. 72 uyarınca genel
mahkemelerde %115 teminat yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya
ödenmesini durdurabilecekleri bir "menfi tespit" davası kurgulayabileceklerini
meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca, alacaklı vekilleri açısından da
itirazın iptali (m. 67) kurumunun kambiyo takiplerinde uygulanmayacağı (çünkü
kambiyoda itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz, bu yüzden m. 67 m. 169'a
"aykırıdır") hususuna özellikle dikkat edilmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 170/b'nin kurgusunda yer alan "bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça"
ibaresi, ilk bakışta pratik görünse de uygulamada ciddi usuli tereddütlere yol
açan elastik bir lafızdır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun
koyucunun hangi genel hükümlerin kambiyo senetleriyle çeliştiğini madde madde
açıkça saymak yerine, bu değerlendirmeyi icra memurlarının ve icra hâkimlerinin
takdirine bırakmasının kanun yapma tekniği (yasama tembelliği) açısından
eleştirilmesi gerektiğini; bu muğlak atıf sisteminin "acaba bu madde kambiyoya
aykırı mı değil mi?" şeklinde bitmek bilmeyen doktrin tartışmalarına ve
birbiriyle çelişen yerel mahkeme kararlarına zemin hazırladığını eleştirel bir
dille ifade etmektedir. Hukuki güvenlik ilkesi gereği, bir yollama normunun
sınırlarının, yorum gerektirmeyecek kadar keskin ve sayma usulüyle (numerus
clausus) belirlenmesi gerekirdi.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 170/b maddesi, kambiyo senetlerine (çek, poliçe, bono) mahsus haciz yoluyla takip usulünün boşluklarını dolduran temel bir "yollama (atıf) normu"dur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerine özgü bu takip yolunu düzenlerken (m. 167-170/a arası) sadece bu yola has özel (istisnai) kuralları kaleme almış, geri kalan tüm usul kurallarını baştan yazmak yerine usul ekonomisi gereği genel haciz yolu hükümlerine atıf yapmayı tercih etmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile genel haciz (ilamsız icra) yolu ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu arasında tamamlayıcı bir köprü kurduğunu; özel hükümlerin bittiği yerde genel hükümlerin devreye girerek hukuki boşlukların doğmasını engellediğini ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 170/b, icra hukukunun iki büyük dalı olan "adi (genel) takipler" ile "imtiyazlı (kambiyo) takipler" arasındaki sistematik bütünlüğü sağlar. Özellikle genel haciz yolunda düzenlenen İİK m. 65 (gecikmiş itiraz) ve İİK m. 72 (menfi tespit ve istirdat davası) hükümlerini, bu yollama sayesinde kambiyo takiplerinin de yasal bir parçası haline getirir. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu atıf normunun sadece şekli bir yollama olmadığını; bilhassa kambiyo takibinde şekli incelemeyle itirazı reddedilen borçluya "menfi tespit davası" (İİK m. 72) açma kapısını sonuna kadar aralayarak, dar yetkili icra mahkemesinin yarattığı ispat hukuku dezavantajlarını genel mahkemelerin maddi hukuk denetimiyle dengelediğini belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Borçlu A'ya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmış ve ödeme emri (Örnek No: 10) gönderilmiştir. A, ödeme emrinin tebliğ edildiği gün ağır bir trafik kazası geçirerek yoğun bakıma alınmıştır. 5 günlük itiraz süresi geçer ve takip kesinleşir. A komadan çıktıktan sonra, İİK m. 170/b'nin m. 65'e (gecikmiş itiraz) yaptığı atıf sayesinde; engelin (hastalığın) kalktığı günden itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine başvurarak "gecikmiş itiraz" yolunu kullanır ve takibi durdurarak borca itirazlarını ileri sürebilir.
(kurmaca senaryo) Borçlu B'nin, aleyhine başlatılan bono takibinde icra mahkemesine yaptığı "borcu ödedim" itirazı, elinde resmi bir dekont olmadığı için İİK m. 169/a uyarınca reddedilmiştir. Takip kesinleşmiş ve mallarına haciz konulmuştur. B, pes etmek yerine İİK m. 170/b'nin İİK m. 72'ye yaptığı açık yollama uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemesinde "Menfi Tespit Davası" açar. Burada tanık ve ticari defter delillerine dayanarak borcu olmadığını ispatlama ve takibi iptal ettirme hakkını kullanır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, İİK m. 170/b maddesi borçlu vekillerinin en büyük can simididir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada avukatların kambiyo takibine 5 gün içinde itiraz etmeyi kaçırdıklarında veya itirazları icra mahkemesince reddedildiğinde süreci tamamen kaybettiklerini düşündüklerini; oysa m. 170/b'nin açık atfı sayesinde İİK m. 72 uyarınca genel mahkemelerde %115 teminat yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesini durdurabilecekleri bir "menfi tespit" davası kurgulayabileceklerini meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca, alacaklı vekilleri açısından da itirazın iptali (m. 67) kurumunun kambiyo takiplerinde uygulanmayacağı (çünkü kambiyoda itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz, bu yüzden m. 67 m. 169'a "aykırıdır") hususuna özellikle dikkat edilmelidir.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 170/b'nin kurgusunda yer alan "bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça" ibaresi, ilk bakışta pratik görünse de uygulamada ciddi usuli tereddütlere yol açan elastik bir lafızdır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun hangi genel hükümlerin kambiyo senetleriyle çeliştiğini madde madde açıkça saymak yerine, bu değerlendirmeyi icra memurlarının ve icra hâkimlerinin takdirine bırakmasının kanun yapma tekniği (yasama tembelliği) açısından eleştirilmesi gerektiğini; bu muğlak atıf sisteminin "acaba bu madde kambiyoya aykırı mı değil mi?" şeklinde bitmek bilmeyen doktrin tartışmalarına ve birbiriyle çelişen yerel mahkeme kararlarına zemin hazırladığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Hukuki güvenlik ilkesi gereği, bir yollama normunun sınırlarının, yorum gerektirmeyecek kadar keskin ve sayma usulüyle (numerus clausus) belirlenmesi gerekirdi.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)