RESMİ METİN

b) İmzaya itiraz


Madde 170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.) Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.66 (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar. Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 170. maddesi, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlunun en temel savunma araçlarından biri olan "imzaya itiraz" kurumunu ve bu itirazın incelenme usulünü düzenlemektedir. Kambiyo senetleri (çek, poliçe, bono) ticari hayatta yüksek güvenilirliğe ve sürüm kabiliyetine sahip olduğundan, kanun koyucu bu belgelere dayalı takipleri çok hızlı ve keskin bir usule tabi tutmuştur. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile alacaklının tahsilat hızı menfaati ile borçlunun sahteciliğe karşı korunma menfaati arasında hassas bir denge kurduğunu; kural olarak imzaya itirazın takibi durdurmayacağını ancak mahkemeye evrak üzerinden yapacağı ilk incelemeyle takibi "geçici olarak durdurma" yetkisi verilerek telafisi güç zararların önüne geçilmesinin amaçlandığını ifade etmektedir.[1]

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • İmzaya İtiraz: Takibe konu edilen kambiyo senedinin (bono, çek, poliçe) altındaki imzanın borçlunun el ürünü olmadığı (sahte olduğu) yönünde icra mahkemesine yapılan açık usuli beyandır.
  • Geçici Olarak Durdurma: İcra mahkemesi hâkiminin, duruşma yapmadan önce dilekçe ve eklerini inceleyerek imzanın borçluya ait olmadığı yönünde ciddi bir kanaate (kuvvetli şüpheye) varması halinde, esasa ilişkin karar verilinceye kadar haciz ve muhafaza işlemlerini tedbiren durdurmasıdır.
  • İnkâr Tazminatı (Yüzde Yirmi): İmzaya itirazın haksız çıkması ve takibin daha önce geçici olarak durdurulmuş olması şartıyla borçlu aleyhine; veya itirazın haklı çıkması ve alacaklının senedi takibe koymada kötü niyetli/ağır kusurlu olması şartıyla alacaklı aleyhine hükmedilen, alacak miktarının en az %20'si oranındaki medeni yaptırımdır.
  • Para Cezası (Yüzde On): İtirazı haksız çıkan borçluya veya kötü niyetli/ağır kusurlu alacaklıya, tazminattan tamamen bağımsız olarak doğrudan devlet hazinesi lehine hükmedilen idari/adli yaptırımdır.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 170 hükmü, genel icra hukukundaki imza incelemesi usulünü düzenleyen İİK m. 68/a ile ayrılmaz bir bütünlük içindedir. Madde metni bizzat m. 68/a'nın dördüncü fıkrasına atıf yaparak, bilirkişi incelemesinin ve imza tatbikatının hangi teknik kurallara göre yapılacağını belirler. Ayrıca ödeme emrinin içeriğini düzenleyen İİK m. 168/4 ile doğrudan bağlantılıdır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, imzaya itiraz ile borca itirazın (İİK m. 169) yasa koyucu tarafından bilerek birbirinden kesin çizgilerle ayrıldığını; her iki itirazın ispat vasıtalarının, yargılama usullerinin ve haksız çıkma halindeki yaptırımlarının (tazminat ve para cezası şartlarının) tamamen farklı hukuki rejimlere tabi kılındığını belirtmektedir.[1]

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B aleyhine 1.000.000 TL bedelli bir bonoya dayanarak kambiyo takibi başlatmıştır. B, 5 günlük süresi içinde icra mahkemesine başvurarak imzanın kendisine ait olmadığını iddia eder. Mahkeme ilk incelemede itirazı ciddi bulmaz ve takibi durdurmaz. Yapılan bilirkişi incelemesinde imzanın B'ye ait olduğu (itirazın haksız olduğu) ortaya çıkar. Mahkeme itirazı reddeder ve B'yi alacağın %10'u (100.000 TL) oranında para cezasına mahkûm eder. Ancak takip daha önceden tedbiren durdurulmadığı (alacaklı hacizlere devam edebildiği) için, kanunun açık lafzı gereği B aleyhine %20 inkâr tazminatına hükmedilmez.

(kurmaca senaryo) Alacaklı C, borçlu D adına sahte olarak düzenlenmiş bir çeki icraya koyar. D imzaya itiraz eder ve mahkeme takibi geçici olarak durdurur. Bilirkişi raporuyla imzanın D'ye ait olmadığı ve C'nin bu sahteciliği bilebilecek durumda olduğu (ağır kusurlu/kötü niyetli olduğu) ispatlanır. İcra mahkemesi itirazı kabul eder, takibi durdurur ve alacaklı C'yi senedi takibe koymada kötü niyetli olduğu için takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata ve %10'u oranında para cezasına mahkûm eder.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde meslektaşların kambiyo takiplerinde imzaya itiraz ederken kullanacakları dil hayati öneme sahiptir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların dilekçelerinde "imzayı kabul etmiyoruz, senedi bilmiyoruz, böyle bir borcumuz yoktur" gibi muğlak ifadeler kullanmalarının icra mahkemelerince "borca itiraz" olarak nitelendirilebileceğini; imzaya itirazın geçerli olabilmesi için mutlak surette "kambiyo senedindeki imza müvekkile ait değildir / imzayı açıkça inkâr ediyoruz" şeklinde net bir beyanda bulunulması gerektiğini meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır.[1] Ayrıca, borçlu vekilinin dilekçe ekine müvekkilinin senet tanzim tarihinden öncesine ait resmi kurumlardaki (noter, tapu, banka vb.) imza örneklerini sunması, hakimin takibi "geçici olarak durdurma" kararı vermesinde en etkili stratejidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 170'te yer alan %20 inkâr tazminatı ve %10 para cezası ikilisi, sahtecilikle mücadele etmek isterken masum borçlular üzerinde devasa bir baskı unsuru yaratmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, imzaya itiraz eden borçlunun haksız çıkması halinde %30'u bulan (tazminat + para cezası) astronomik bir yükün altına girmesinin, hak arama hürriyetini zedelediğini; bilhassa senedin üzerindeki imzanın kendisine ait olup olmadığından emin olamayan (örneğin yaşlılık, hastalık veya şirket yetkililerinin karmaşık imza sirküleri sebebiyle şüpheye düşen) iyi niyetli borçluların sırf bu ceza tehdidi yüzünden itiraz etmekten korktuklarını eleştirel bir dille ifade etmektedir.[1] Dahası, alacaklının tazminata mahkûm edilebilmesi için "kötü niyet veya ağır kusur" şartı aranırken, borçlu için böyle bir sübjektif şartın aranmaması (sırf haksız çıkmanın yeterli görülmesi) taraflar arasındaki usuli silahların eşitliği ilkesini alacaklı lehine ciddi şekilde bozmaktadır.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.