Ödeme emri
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.)
17/7/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “kararı,” kelimesinden sonra “karar tarihinde,” ibaresi eklenmiş; ikinci ve üçüncü cümlesinde yer alan “trajı” kelimeleri “tirajı” olarak değiştirilmiştir. 62 12/2/2004 tarihli ve 5092 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “yurt düzeyinde tirajı en yüksek beş gazeteden” ibaresi, “tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden”; üçüncü cümlesinde geçen “en yüksek” ibaresi ise, “ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan” olarak değiştirilmiştir. 63 13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “karar” ibaresi “bir internet haber sitesinde veya ilan talep” şeklinde değiştirilmiştir. 64 III üncü fasıl başlığı 18/2/1965 tarih ve 538 sayılı Kanunun 80 inci maddesi ile değiştirilmiştir. 61
İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:
- (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,
- (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,
- Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,
- (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
- (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
- (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı. 60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.
Metodolojik Not
Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 168. maddesi, Türk icra hukukunun en çok başvurulan, en hızlı ve en tavizsiz takip yollarından biri olan "kambiyo senetlerine (çek, poliçe, bono) mahsus haciz yoluyla takip" usulünün omurgasını oluşturur. Genel haciz yoluyla takipte borçluya tanınan geniş itiraz hakları ve takibi kolayca durdurabilme lüksü, bu maddede tamamen ortadan kaldırılmıştır. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile ticari hayatta dolaşımı (tedavülü) hayati önem taşıyan kıymetli evraka çok güçlü bir icra yeteneği bahşettiğini; borçluya "önce öde, sonra itiraz et" mantığına yakın, son derece dar ve sıkı şekil şartlarına bağlı itiraz yolları tanıdığını ifade etmektedir. Maddede düzenlenen ödeme emri (Örnek No: 10), borçluya hem haklarını hem de ağır yaptırımları bildiren keskin bir ihtarat niteliğindedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 168, icra hukukunda kendine has bir prosedür yaratarak genel haciz yolundan (İİK m. 60 vd.) kesin çizgilerle ayrılır. Bu madde, itirazın incelenmesi usullerini düzenleyen İİK m. 169 (borca itiraz), m. 169/a (itirazın incelenmesi) ve m. 170 (imzaya itiraz) hükümleriyle doğrudan bir yargılama silsilesi kurar. Ayrıca senedin vasfı bakımından Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) kıymetli evrak hukuku normlarına doğrudan bir atıf barındırır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin genel haciz yolundan en büyük farkının "itirazın takibi kendiliğinden durdurmaması" olduğunu; İİK m. 168 uyarınca icra mahkemesine başvuran borçlunun, mahkemeden ayrıca "takibin geçici olarak durdurulmasına" yönelik bir karar getirmedikçe icra müdürünün haciz işlemlerine (cebri icraya) kaldığı yerden devam edeceğini belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A, elindeki bonoyu (emre muharrer senedi) icra dairesine sunarak kambiyo takibi başlatmak ister. İcra müdürü senedi inceler ve senet metninde "bono" veya "emre muharrer senet" kelimesinin yazmadığını, sadece "işbu belge karşılığında ödeyeceğim" yazdığını fark eder. İcra müdürü, TTK şekil şartları gerçekleşmediği için belgenin kambiyo senedi vasfında olmadığını tespit ederek İİK m. 168 uyarınca alacaklının talebini reddeder ve kambiyo ödeme emri (Örnek No: 10) göndermekten kaçınır.
(kurmaca senaryo) Borçlu B'ye kambiyo senetlerine mahsus ödeme emri tebliğ edilir. B, söz konusu çeki daha önce banka havalesiyle ödediği için borçlu olmadığını düşünmektedir. Tebligatı aldığı tarihten itibaren 5 gün içinde itiraz etmesi gerektiğini okur ve "İcra Müdürlüğüne" hitaben yazdığı borca itiraz dilekçesini icra dairesine sunar. İcra müdürü dilekçeyi dosyaya koyar ancak takibi durdurmaz. Çünkü İİK m. 168/5'in amir hükmü gereği itirazın "İcra Mahkemesine" yapılması zorunludur. B, yanlış mercie başvurduğu için 5 günlük yasal itiraz süresini kaçırmış olur ve hacizlerle yüzleşir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, kambiyo senetlerine dayalı takiplerde borçlu vekilliği üstlenen meslektaşların en sık yaptığı usul hatası mercie başvurudaki dikkatsizliktir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada borçluların veya avukatların alışkanlıkla itiraz dilekçelerini genel haciz yolunda olduğu gibi icra dairesine verdiklerini; oysa m. 168'in "imza ve borca itirazın ile şikâyetin bizzat icra mahkemesine yapılmasını" emrettiğini, icra müdürlüğüne verilen dilekçelerin hukuken hiçbir sonuç doğurmayacağını ve 5 günlük çok kısa sürenin (hak düşürücü süre) geçmesiyle borcun kesinleşeceğini meslektaşlara hayati bir kural olarak önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca imza itirazı yapılırken "imza benim değildir" şeklinde çok "açıkça" beyanda bulunulması şarttır; "borcu kabul etmiyorum, senedi bilmiyorum" gibi muğlak ifadeler imza itirazı sayılmaz.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 168, ticari hayatı hızlandırmak adına borçlunun savunma hakkını oldukça daraltan ve şekilciliği zirveye taşıyan bir düzenlemedir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, icra müdürüne senedin "kambiyo vasfı taşıyıp taşımadığı" hususunda re'sen inceleme görevi verilmesinin, hukuk fakültesi mezunu olmayan (veya ağır iş yükü altında ezilen) icra memurlarına, tamamen uzmanlık gerektiren çok teknik bir maddi hukuk (TTK) denetimi yüklediğini; bu durumun uygulamada geçerli senetlerin reddedilmesine veya geçersiz kâğıt parçalarına dayanılarak ağır kambiyo takiplerinin başlatılmasına sebep olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir. Öte yandan, 5 günlük itiraz süresinin kısalığı ve itirazın takibi durdurmaması, sahte bir senetle organize bir saldırıya uğrayan masum borçluların mallarının haczedilip satılması riskini doğurmakta, adaletin terazisini alacaklı lehine aşırı derecede bozmaktadır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)