RESMİ METİN

Masrafların peşin verilmesi


Madde 160 – (Değişik: 18/2/1965-538/77 md.) İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. (Değişik: 9/11/1988-3494/27 md.) Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister.

Defter tutulması:

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 160. maddesi, külli icra (iflas) prosedürünün finansmanına ilişkin en temel kuralı vazetmektedir. İflas süreci; malların muhafazası, defter tutulması, mühürleme, ilanlar, tebligatlar ve iflas idaresinin oluşturulması gibi devasa idari ve yargısal masraflar gerektirir. Kanun koyucu, bu maliyetin başlangıçta devlet (hazine) tarafından karşılanmasını uygun bulmamış; süreci kendi alacağını tahsil etmek için başlatan alacaklıya yüklemiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile iflas müessesesinin kötüye kullanılmasını ve ciddiyetsiz iflas taleplerini engellemeyi amaçladığını; iflas masrafını peşin olarak ödemeyi göze alamayan bir alacaklının, ticaret mahkemesini ve iflas dairesini boş yere meşgul etmesinin önüne geçildiğini ifade etmektedir. Bu masraf ödenmeden iflas kararı verilemez; zira bu durum yargılamanın ve iflasın açılmasının zorunlu bir ön şartıdır [1].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • İflas İsteyen Alacaklı: Borçlunun iflası talebiyle Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açan, külli tasfiye sürecini bizzat tetikleyen davacı alacaklıdır.
  • İlk Alacaklılar Toplantısına Kadar Olan Masraflar: İflas kararının verilmesinden itibaren, iflas dairesinin (veya iflas masasının) teşkili, borçlunun mallarının defterinin tutulması, mühürlenmesi, muhafazası, iflasın ilanı ve alacaklıların ilk toplantıya çağrılması için yapılması gereken zorunlu harcamaların tümüdür.
  • Peşin Verilmesi (İflas Avansı): Mahkemenin takdir edeceği bu tahmini meblağın, iflas kararı verilmeden önce (yargılama aşamasında verilen kesin süre içinde) mahkeme veznesine nakden yatırılması zorunluluğudur.
  • Kanun Yolları İçin Tebliğ Masrafları: İflas davası sonucunda verilecek kararın taraflara tebliği ve olası bir istinaf/temyiz aşamasında dosyanın üst mahkemelere gidiş dönüş süreçlerinde doğacak posta ve tebligat giderleridir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 160, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) dava şartı olan "gider avansı" (HMK m. 120) kuralının iflas hukukundaki özel (lex specialis) ve daha ağırlaştırılmış bir yansımasıdır. Zira iflasta sadece yargılama masrafı değil, yargılama sonrası icrai (tasfiye) masrafları da peşin alınmaktadır. Ayrıca bu madde, iflas masasının idaresini ve borçların ödenme sırasını düzenleyen İİK m. 248 ile doğrudan bağlantılıdır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, iflas isteyen alacaklının m. 160 uyarınca yatırdığı bu peşin masrafların yanmadığını; bu harcamaların bütün alacaklıların ortak menfaati için yapılmış sayılması sebebiyle bir "masa borcu" niteliği kazandığını ve ileride iflas tasfiyesi neticesinde paralar paylaştırılırken bu alacaklıya diğer tüm iflas alacaklılarından önce (imtiyazlı olarak) iade edileceğini belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B A.Ş. hakkında iflas davası açmıştır. Mahkeme, B A.Ş.'nin iflasına karar vereceği aşamaya geldiğinde, iflas ilanları, defter tutma işlemi, muhafaza tedbirleri ve kanun yolu tebligatları için gerekli asgari tutarı 80.000 TL olarak hesaplamış ve alacaklı A'ya bu masrafı vezneye peşin yatırması için iki haftalık kesin süre vermiştir. A, "Ben zaten alacaklıyım, bir de bu parayı ödeyemem" diyerek masrafı yatırmamıştır. Mahkeme, İİK m. 160 gereği iflas masraflarının peşin yatırılmasını bir dava şartı olarak gördüğünden, iflas davasını usulden reddeder.

(kurmaca senaryo) Alacaklı C, borçlu D firmasının iflası için mahkemenin belirlediği 150.000 TL iflas avansını (masrafını) peşin olarak vezneye depo etmiştir. Mahkeme iflas kararı vermiş, mallar satılmış ve iflas masasında 500.000 TL para toplanmıştır. Sıra cetveli yapılırken, C'nin yatırdığı 150.000 TL "masa borcu" sayılarak, diğer hiçbir işçi veya kamu alacağına bakılmaksızın en başta ve kesintisiz olarak C'ye iade edilir. Kalan 350.000 TL diğer alacaklılara paylaştırılır.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde meslektaşların müvekkillerine iflas davası açmayı önerirken yapmaları gereken en hayati uyarı, iflas avansının getireceği ağır mali yüktür. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada borçlu şirketin fabrikalarının, depolarının ve çok sayıda şubesinin bulunması halinde, buralarda defter tutulması ve malların muhafazası (yediemin, güvenlik, nakliye) için ticaret mahkemelerinin yüz binlerce lirayı bulan astronomik iflas masrafları takdir edebildiğini; avukatların, alacağını dahi tahsil edememiş bir müvekkili bu denli büyük bir peşin ödeme riskiyle karşı karşıya bırakmadan evvel, borçlu şirketin gerçekten iflas tasfiyesine değecek (masrafı çıkaracak) bir malvarlığı olup olmadığını çok iyi analiz etmeleri gerektiğini meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 160'ın, tasfiyenin finansmanını bütünüyle davacı alacaklıya yükleyen katı tutumu, modern hukukun hak arama hürriyeti ve sosyal devlet ilkeleriyle ciddi şekilde çelişmektedir. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, küçük meblağlı alacakları olan (örneğin bir fason üretici veya işçi konumundaki) alacaklıların iflas talep etmesinin haklı olduğu durumlarda bile, karşılarına çıkan devasa "peşin masraf" duvarı yüzünden davalarından vazgeçmek zorunda kaldıklarını; aslında iflasın "kamu düzenini" ilgilendiren ve piyasayı çürük işletmelerden temizleme işlevi gören kolektif bir tasfiye mekanizması olduğu düşünüldüğünde, iflas avansını yatırma gücü olmayan alacaklılar bakımından (şayet iflas talebi ciddi bulunuyorsa) bu ilk masrafların iflas masasına sonradan rücu edilmek üzere "İflas İdaresi Fonu" veya Hazine tarafından karşılanmasına imkân tanıyan bir yasal esnekliğin derhal getirilmesi gerektiğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Adalet, yalnızca iflas masrafını ödeyebilecek kadar zengin alacaklıların erişebileceği bir lüks olmamalıdır.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.