RESMİ METİN

Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması


Madde 153/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.) Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği rehin hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır. İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de uygulanır. Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı olan gemileri; “tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi gemi ipoteklerini anlatır. Gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği veya geminin sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesi yetkilidir. Taşınır rehninin ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin müşterek hükümler, gemiler üzerindeki rehin haklarının paraya çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun:

  1. 150/e maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için üç aydır.
  2. 150/h maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1377 nci maddesi uygulanır.
  3. 151 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.

4. 153 üncü maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri uygulanır. ALTINCI BAP İflas yoliyle takip I – YETKİ: İflas takiplerinde yetkili merci:

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 153/a maddesi, cebri icra hukuku ile deniz ticareti hukuku arasındaki usuli entegrasyonu sağlayan temel yollama normudur. Gemiler, fiziki doğaları gereği taşınır mal statüsünde olmalarına rağmen, ekonomik değerleri ve uluslararası sicil sistemlerine tabi olmaları sebebiyle hukukumuzda tescilli (sicilli) gemiler taşınmazlar gibi, tescilsiz gemiler ise taşınırlar gibi işleme tabi tutulur. 2011 yılında kanuna eklenen bu madde ile deniz icra hukukunun dağınıklığı giderilmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile deniz ticareti hukukunun milletlerarası niteliği ve gemilerin kendine has hukuki statüsü arasındaki karmaşayı giderdiğini, İİK'nın genel rehin kuralları ile Türk Ticaret Kanunu (TTK) arasında mükemmel bir usuli köprü kurduğunu ifade etmektedir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Gemi Alacağı ve Hapis Hakkı: Deniz ticaretinden, kurtarma operasyonlarından, gemi adamlarının ücretlerinden veya çatma gibi haksız fiillerden doğan ve alacaklıya kanun gereği gemi üzerinde imtiyazlı bir rehin veya hapis hakkı veren alacaklardır (bunlarda taşınır rehni hükümleri uygulanır).
  • Gemi İpoteği: Sicile kayıtlı bir gemi üzerinde, tıpkı gayrimenkullerde olduğu gibi sözleşme ve tescil yoluyla kurulan akdi rehin hakkıdır (bunlarda ipoteğin paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır).
  • Yetkili İcra Dairesi: Gemi takiplerine özgü olarak genel kurallardan sapılmış ve "geminin ihtiyaten haczedildiği yer" veya "geminin sicile kayıtlı olduğu yer" icra dairesine kesin/özel yetki verilmiştir.
  • Üç Aylık Satış İsteme Süresi: Gemilerin limanlarda beklemesinin devasa muhafaza ve rıhtım masraflarına yol açması sebebiyle, alacaklının (ipotek veya taşınır rehni fark etmeksizin) tüm gemi takiplerinde ödeme/icra emrinin tebliğinden itibaren sadece 3 ay içinde satış istemek zorunda olduğu hak düşürücü süredir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 153/a, doğrudan doğruya 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Deniz Ticareti" kitabıyla ayrılmaz bir bütünlük içindedir. Madde metni bizzat TTK'nın 1377. (ilamlı icra atfı), 1389 ila 1397. (gemi alacaklılarının sıra cetveli) ve 1052 ila 1053. (ipoteğin terkini ve alacaklı temerrüdü) maddelerine açık atıflar yaparak İİK'nın ilgili hükümlerini gemiler yönünden devre dışı bırakır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddenin salt bir icra hukuku normu olmadığını, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun cebri icraya ilişkin deniz hukuku kurallarını tamamlayan bir "çerçeve yollama normu" olduğunu; bu sayede sıra cetveli ve ipotek terkin işlemlerinin tamamen TTK'nın özel (lex specialis) hükümlerine tabi kılındığını belirtmektedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Merkezi İstanbul'da bulunan bir armatörlük şirketine ait, Malta bayraklı ve siciline kayıtlı bir yük gemisi, yakıt borcunu ödemediği için İzmir Alsancak Limanı'nda ihtiyati hacze uğramıştır. Yakıt tedarikçisi firma (gemi alacaklısı), alacağını tahsil etmek için takibe geçecektir. İİK m. 153/a uyarınca, gemi Malta bayraklı ve taşınmaz hükmünde sicile kayıtlı dahi olsa, "gemi alacağının" paraya çevrilmesinde "taşınır rehninin paraya çevrilmesi" hükümleri uygulanacaktır. Ayrıca alacaklı, genel yetki kurallarına bakmaksızın takibi doğrudan ihtiyati haczin uygulandığı yer olan İzmir icra dairelerinde başlatabilecektir.

(kurmaca senaryo) Alacaklı A Bankası, borçlu B şirketinin Türk Uluslararası Gemi Sicili'ne (TUGS) kayıtlı gemisi üzerindeki "gemi ipoteğinin" paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmış ve icra emri borçluya tebliğ edilmiştir. Normal şartlarda gayrimenkul ipoteklerinde satış isteme süresi 1 yıldır. Ancak İİK m. 153/a/1'in emredici istisnası karşısında A Bankası, icra emrinin tebliğinden itibaren en geç "3 ay" içinde satış avansını yatırıp satış talep etmek zorundadır.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık pratiğinde, deniz icra hukuku ile ilgilenen meslektaşların en sık düşebilecekleri ölümcül usul hatası, satış isteme sürelerini karıştırmaktır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde alışkanlıkla genel hükümlerde (İİK m. 150/e) gayrimenkuller için öngörülen bir yıllık satış isteme süresine güvendiklerini; oysa m. 153/a'nın amir hükmü gereğince bu sürenin bayrağına ve siciline bakılmaksızın tüm gemiler için sadece "üç ay" olduğunu, bu kısacık sürenin kaçırılması halinde takibin düşeceğini ve alacaklının devasa liman ve muhafaza masraflarıyla baş başa kalacağını meslektaşlara hayati bir kural olarak önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca, sıra cetveli yapılırken İİK'nın değil, TTK'nın öncelik (imtiyaz) kurallarının uygulanması gerektiği unutulmamalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 153/a'nın, gemilere ilişkin cebri icra kurallarını Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu hale getirmesi teorik bağlamda büyük bir başarıdır. Ne var ki, son derece spesifik, teknik ve uluslararası boyutları olan bu atıfların genel icra daireleri eliyle yürütülmeye çalışılması uygulamada krize yol açmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, İİK ile TTK arasında kurulan bu kanuni köprünün pratik sahada ciddi aksaklıklar yarattığını; zira deniz hukukuna, milletlerarası gemi sicillerine ve gemi hapis haklarına hiç aşina olmayan sıradan icra müdürlüklerinin, milyonlarca dolarlık devasa gemi takiplerini usulüne uygun şekilde yürütmekte büyük yetersizlik çektiğini, bu neviden ihtisas gerektiren deniz alacaklarının mutlaka liman şehirlerinde kurulacak ihtisaslaşmış "Deniz İcra Daireleri" marifetiyle yürütülmesinin hukuki güvenlik açısından elzem olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.