1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 151. maddesi, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla
takiplerde sürecin en can alıcı ve nihai aşaması olan "elde edilen bedelin
paylaştırılmasını" düzenlemektedir. Rehinli malın (taşınır veya taşınmaz)
satılarak bedelinin icra kasasına girmesinin ardından, bu bedelin alacaklılara
hangi sırayla ve nasıl dağıtılacağı sorusu bu madde ile cevap bulur. Kuru,
İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile rehinli
alacaklıya tanınan rüçhan (öncelik) hakkının mutlak olmadığını; satış
bedelinden öncelikle o malın muhafazası ve paraya çevrilmesi için yapılan ortak
masrafların düşüleceğini, ancak kalan bedelin rehinli alacaklılara
dağıtılabileceğini ifade etmektedir [1]. Bu madde, aslında müstakil bir kural
koymaktan ziyade, genel haciz yolundaki paylaştırma kurallarını rehin hukukuna
taşıyan geniş çaplı bir atıf normudur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Rehin Bedeli: İpotekli veya rehinli malın icra dairesi vasıtasıyla
(açık artırmayla) satılması neticesinde elde edilen ve icra veznesine giren
toplam satış tutarıdır.
- Masrafların Çıkarılması (İİK m. 138 Atfı): Bütün alacaklıları
ilgilendiren, malın aynından doğan vergiler (MTV, emlak vergisi vb.) ile o
malın korunması (yediemin ücreti) ve satılması (kıymet takdiri, ilan, tebligat
vb.) için yapılan masrafların, rehinli alacaklının alacağından dahi önce satış
bedelinden kesilmesidir.
- Satış Tutarının Yetmemesi: Elde edilen net satış bedelinin, o mal
üzerinde rehin veya ipotek hakkı bulunan tüm alacaklıların anapara, faiz ve
takip masraflarını karşılamaya kafi gelmemesi durumudur.
- Sıra ve Pay Tayini (Sıra Cetveli): Paranın yetmemesi halinde, icra
müdürü tarafından rehin hakkı sahiplerinin tesis tarihlerine veya derecelerine
göre hangi sırayla parayı alacaklarını gösteren resmi taslak tablonun (İİK m.
- hazırlanmasıdır.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 151 hükmü, icra usul hukukunun adeta bir kavşak noktasıdır. Madde,
masrafların düşülmesi için İİK m. 138'e; sıranın belirlenmesi için imtiyazlı
alacakları ve rehinleri düzenleyen İİK m. 206'nın ikinci ve üçüncü fıkralarına;
cetvelin tanzimi için İİK m. 141'e; cetvele itiraz davaları için İİK m. 142'ye
ve senetlerin iadesi/şerhi için İİK m. 144'e doğrudan atıf yapmaktadır.
Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu
yoğun atıf silsilesinin genel haciz yolu ile rehin takiplerini paylaştırma
aşamasında fiilen birleştirdiğini; bilhassa İİK m. 206 atfıyla rehinli
alacaklıların kendi aralarındaki öncelik (rüçhan) hiyerarşisinin maddi
hukuktaki (TMK) tesis sırasına göre şekillendiğini belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A Bankası'nın 1. derecede 2.000.000 TL, Alacaklı
B'nin 2. derecede 1.000.000 TL ipoteğinin bulunduğu bir fabrika, icra
dairesince 2.500.000 TL'ye satılmıştır. Fabrikanın satışa hazırlanması için
100.000 TL bilirkişi ve ilan masrafı yapılmış, 50.000 TL de birikmiş emlak
vergisi doğmuştur. İcra müdürü İİK m. 151 yollamasıyla (m. 138 gereği) önce
150.000 TL masraf ve vergiyi keser. Kalan 2.350.000 TL, alacaklılara yetmediği
için (toplam borç 3 Milyon) İİK m. 206 uyarınca sıra cetveli düzenlenir. 1.
sıradaki A Bankası'na 2.000.000 TL alacağının tamamı ödenir. Kalan 350.000 TL
ise 2. sıradaki B'ye ödenir ve B'nin 650.000 TL'lik alacağı karşılıksız kalır.
(kurmaca senaryo) Borçlu C'ye ait ve üzerinde D'nin rehni bulunan iş makinesi
satılmış ve satış bedeli tüm alacakları ve masrafları fazlasıyla karşılamıştır.
İcra müdürü, bedel herkesin alacağını ödemeye yettiği için bir sıra cetveli
(İİK m. 141) yapmaya gerek duymaz. Masrafları ve D'nin alacağını ödedikten
sonra kalan artan bedeli borçlu C'ye iade eder. D'ye ait senet aslı ise İİK m.
144 atfı uyarınca borcu ödendiği için iptal edilerek borçluya geri verilir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların paylaştırma aşamasında en çok dikkat
etmeleri gereken husus, masrafların "ortak" nitelikte olup olmadığının
denetimidir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada icra
müdürlerinin sıradan bir haciz alacaklısının yaptığı (ve rehinli malın satışı
veya korunmasıyla doğrudan ilgisi olmayan) genel vekalet ücretlerini veya
masrafları da yanlışlıkla satış bedelinden öncelikle düşebildiklerini; rehinli
alacaklı vekillerinin paylaştırma tablosunu veya sıra cetvelini tebliğ
aldıklarında "masraflar" kalemini çok sıkı denetlemeleri ve şayet rehinli mala
ilişkin olmayan bir masraf düşülmüşse derhal şikâyet yoluna başvurmaları
gerektiğini meslektaşlara hayati bir kural olarak önemle hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 151, kanun yapma tekniği açısından maalesef oldukça hantal ve okuyucuyu
yoran bir yollama (atıf) maddesidir. Kendi içinde maddi bir kural
barındırmaktan ziyade bir yön tabelası işlevi görür. Ejder Yılmaz, İcra ve
İflas Hukuku eserinde, tek bir madde içinde beş farklı maddeye (m. 138, 206,
141, 142, 144) yapılan bu yoğun atıfların, icra hukukunun sistematik
bütünlüğünü zedelediğini; uygulamacıyı kanunun farklı bölümleri arasında
sürekli bir zihinsel git-gele zorladığını ve bu durumun bilhassa sıra
cetvelinin yapılması gibi karmaşık bir süreçte usul hatalarına zemin
hazırladığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. İcra müdürünün doğrudan
rehne özgü basit, şeffaf ve tekil bir paylaştırma maddesine bakarak işlemi
tesis etmesi hukuki güvenlik açısından çok daha sağlıklı olacaktır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 151. maddesi, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde sürecin en can alıcı ve nihai aşaması olan "elde edilen bedelin paylaştırılmasını" düzenlemektedir. Rehinli malın (taşınır veya taşınmaz) satılarak bedelinin icra kasasına girmesinin ardından, bu bedelin alacaklılara hangi sırayla ve nasıl dağıtılacağı sorusu bu madde ile cevap bulur. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile rehinli alacaklıya tanınan rüçhan (öncelik) hakkının mutlak olmadığını; satış bedelinden öncelikle o malın muhafazası ve paraya çevrilmesi için yapılan ortak masrafların düşüleceğini, ancak kalan bedelin rehinli alacaklılara dağıtılabileceğini ifade etmektedir [1]. Bu madde, aslında müstakil bir kural koymaktan ziyade, genel haciz yolundaki paylaştırma kurallarını rehin hukukuna taşıyan geniş çaplı bir atıf normudur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 151 hükmü, icra usul hukukunun adeta bir kavşak noktasıdır. Madde, masrafların düşülmesi için İİK m. 138'e; sıranın belirlenmesi için imtiyazlı alacakları ve rehinleri düzenleyen İİK m. 206'nın ikinci ve üçüncü fıkralarına; cetvelin tanzimi için İİK m. 141'e; cetvele itiraz davaları için İİK m. 142'ye ve senetlerin iadesi/şerhi için İİK m. 144'e doğrudan atıf yapmaktadır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu yoğun atıf silsilesinin genel haciz yolu ile rehin takiplerini paylaştırma aşamasında fiilen birleştirdiğini; bilhassa İİK m. 206 atfıyla rehinli alacaklıların kendi aralarındaki öncelik (rüçhan) hiyerarşisinin maddi hukuktaki (TMK) tesis sırasına göre şekillendiğini belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A Bankası'nın 1. derecede 2.000.000 TL, Alacaklı B'nin 2. derecede 1.000.000 TL ipoteğinin bulunduğu bir fabrika, icra dairesince 2.500.000 TL'ye satılmıştır. Fabrikanın satışa hazırlanması için 100.000 TL bilirkişi ve ilan masrafı yapılmış, 50.000 TL de birikmiş emlak vergisi doğmuştur. İcra müdürü İİK m. 151 yollamasıyla (m. 138 gereği) önce 150.000 TL masraf ve vergiyi keser. Kalan 2.350.000 TL, alacaklılara yetmediği için (toplam borç 3 Milyon) İİK m. 206 uyarınca sıra cetveli düzenlenir. 1. sıradaki A Bankası'na 2.000.000 TL alacağının tamamı ödenir. Kalan 350.000 TL ise 2. sıradaki B'ye ödenir ve B'nin 650.000 TL'lik alacağı karşılıksız kalır.
(kurmaca senaryo) Borçlu C'ye ait ve üzerinde D'nin rehni bulunan iş makinesi satılmış ve satış bedeli tüm alacakları ve masrafları fazlasıyla karşılamıştır. İcra müdürü, bedel herkesin alacağını ödemeye yettiği için bir sıra cetveli (İİK m. 141) yapmaya gerek duymaz. Masrafları ve D'nin alacağını ödedikten sonra kalan artan bedeli borçlu C'ye iade eder. D'ye ait senet aslı ise İİK m. 144 atfı uyarınca borcu ödendiği için iptal edilerek borçluya geri verilir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların paylaştırma aşamasında en çok dikkat etmeleri gereken husus, masrafların "ortak" nitelikte olup olmadığının denetimidir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, uygulamada icra müdürlerinin sıradan bir haciz alacaklısının yaptığı (ve rehinli malın satışı veya korunmasıyla doğrudan ilgisi olmayan) genel vekalet ücretlerini veya masrafları da yanlışlıkla satış bedelinden öncelikle düşebildiklerini; rehinli alacaklı vekillerinin paylaştırma tablosunu veya sıra cetvelini tebliğ aldıklarında "masraflar" kalemini çok sıkı denetlemeleri ve şayet rehinli mala ilişkin olmayan bir masraf düşülmüşse derhal şikâyet yoluna başvurmaları gerektiğini meslektaşlara hayati bir kural olarak önemle hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 151, kanun yapma tekniği açısından maalesef oldukça hantal ve okuyucuyu yoran bir yollama (atıf) maddesidir. Kendi içinde maddi bir kural barındırmaktan ziyade bir yön tabelası işlevi görür. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, tek bir madde içinde beş farklı maddeye (m. 138, 206, 141, 142, 144) yapılan bu yoğun atıfların, icra hukukunun sistematik bütünlüğünü zedelediğini; uygulamacıyı kanunun farklı bölümleri arasında sürekli bir zihinsel git-gele zorladığını ve bu durumun bilhassa sıra cetvelinin yapılması gibi karmaşık bir süreçte usul hatalarına zemin hazırladığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. İcra müdürünün doğrudan rehne özgü basit, şeffaf ve tekil bir paylaştırma maddesine bakarak işlemi tesis etmesi hukuki güvenlik açısından çok daha sağlıklı olacaktır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)