1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 136. maddesi, eşya hukuku bakımından fiilen
"taşınır" niteliğinde olan gemilerin, yüksek ekonomik değerleri ve bir sicile
kayıtlı olmaları sebebiyle cebri icra hukukunda "taşınmaz" (gayrimenkul) gibi
muamele görmesini sağlayan temel bir atıf normudur. 2011 yılında 6103 sayılı
Kanun ile 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) uyum sağlamak amacıyla
maddede değişikliğe gidilmiş ve "bayrağı dikkate alınmaksızın" ibaresi
eklenerek kuralın kapsamı uluslararası deniz ticareti gerçekleriyle uyumlu hale
getirilmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde
ile gemi siciline kayıtlı gemilerin haraç mezat ve basit bir taşınır gibi
satılmasını engellemeyi, bu devasa ekonomik değerlerin satışını tıpkı
taşınmazlarda olduğu gibi artırma şartnamesi, mükellefiyetler listesi ve ağır
ilan usulleri gibi katı güvencelere (hukuki prosedürlere) bağlamayı
amaçladığını ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Gemi Siciline Kayıtlı Gemiler: Tonajı veya niteliği itibarıyla Türk
Gemi Siciline (Milli Gemi Sicili veya Türk Uluslararası Gemi Sicili vb.)
kayıtlı olan deniz araçlarıdır. Sicile kayıtlı olmayan ufak tekneler veya
kayıklar bu madde kapsamında değil, olağan taşınır malların satış hükümlerine
(İİK m. 112 vd.) tabidir.
- Bayrağı Dikkate Alınmaksızın: Satışı yapılacak geminin Türk bayraklı
veya yabancı bayraklı olmasının, bu gemi Türkiye'de haczedilip cebri icraya
konu edildiği sürece satış usulü bakımından bir fark yaratmayacağını; hepsine
taşınmaz satış kurallarının uygulanacağını belirten evrenselleştirici kuraldır.
- Terminolojik Atıf ve Dönüşüm: Madde, taşınmaz hükümlerinin gemilere
uygulanabilmesi için yasal bir "sözlük" işlevi görür. Taşınmaz hükümlerindeki
"tapu sicili" ibaresi gemi sicili olarak; "ipotek" ibaresi gemi ipoteği
olarak; "irtifak hakkı" ibaresi ise gemi üzerindeki intifa hakkı olarak
okunmalı ve uygulanmalıdır.
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 136 hükmü, bir "hukuki faraziye (kurgu)" normu olarak İİK'nın taşınmaz
satışlarına ilişkin tüm maddelerini (m. 123 ile m. 135 arasını) doğrudan deniz
ticaret hukukuna ve TTK'nın gemi sicili ile gemi ipoteği hükümlerine bağlayan
köprüdür. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku
çalışmasında, gemilerin bir sicile tabi olması ve üzerlerinde ayni hak
tesisisin tapu siciline benzer bir aleniyetle yürütülmesi sebebiyle, kanun
koyucunun gemileri cebri icrada taşınmaz rejimi içine almasının eşya hukukunun
temel ilkeleriyle ve tescil sistematiğiyle tam bir uyum içinde olduğunu
belirtmektedir. Bu madde aynı zamanda, taşınmazlarda mükellefiyetler listesini
düzenleyen İİK m. 128 ve artırma şartnamesini düzenleyen İİK m. 124-125 ile
ayrılmaz bir uygulama bütünlüğü oluşturur.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A'nın talebiyle borçlu B'ye ait olan 10 metrelik
tescilsiz (gemi siciline kayıtlı olmayan) bir gezi teknesi ile borçlu C'ye ait
olan sicile kayıtlı devasa bir kuru yük gemisi haczedilmiştir. İcra müdürü,
tescilsiz tekneyi herhangi bir mükellefiyetler listesi hazırlamaksızın "taşınır
mal" hükümlerine göre satar. Ancak borçlu C'nin sicile kayıtlı kuru yük gemisi
için, İİK m. 136 uyarınca taşınmaz hükümlerini uygular; önce gemi sicilinden
kayıtları getirtip İİK m. 128'e göre mükellefiyetler listesi hazırlar,
üzerindeki gemi ipoteklerini belirler ve satışı bu ağır prosedüre göre yapar.
(kurmaca senaryo) Yabancı bir devlete ait sicilde kayıtlı olan (yabancı
bayraklı) bir ticari gemi, Türk karasularında alacaklı D tarafından haczedilmiş
ve paraya çevrilmesi talep edilmiştir. Borçlu donatan, "Bu gemi Türk gemi
siciline kayıtlı değil, taşınmaz gibi satamazsınız" diye itiraz eder. İİK m.
136'daki "bayrağı dikkate alınmaksızın" ibaresi gereğince bu itiraz reddedilir;
gemi siciline (kendi ülkesinin siciline) kayıtlı olan bu yabancı bayraklı gemi
de Türk icra dairesince tıpkı Türkiye'deki bir gayrimenkul gibi satılır ve
üzerindeki gemi ipoteği rüçhanlı alacak olarak hesaba katılır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada meslektaşların gemi hacizleri ve satışlarında en çok dikkat etmesi
gereken husus, gemi üzerindeki "kanuni rehin haklarının (gemi alacaklısı
hakkının)" tespitidir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde,
avukatların sicile kayıtlı bir geminin satışını talep ettiklerinde sürecin
"taşınmaz" satışındaki gibi uzun süreceğini (kıymet takdiri, mükellefiyetler
listesi vs.) öngörmeleri gerektiğini; ancak gemilerin fiziksel olarak hareket
kabiliyeti bulunduğundan icra müdürlüğünden derhal İİK m. 88 kapsamında
seferden men ve muhafaza (limana bağlama) kararı almalarının şart olduğunu,
aksi halde geminin satışı beklenirken yurt dışına kaçırılabileceğini
meslektaşlara hayati bir taktik olarak önemle hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 136, sicile kayıtlı gemilerin hukuki güvenliğini sağlamak bakımından
gerekli ve yerinde bir maddedir. Ancak eşyanın tabiatına aykırı bu kurgunun
yarattığı çok ciddi pratik sorunlar mevcuttur. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas
Hukuku eserinde, gemilerin birer taşınmaz gibi aylarca süren bürokratik
prosedürlerle (kıymet takdiri kesinleşmesi, mükellefiyetler listesine itiraz
davaları) satılmaya çalışılmasının, bu fiziki malların limanlarda çürümesine,
paslanmasına ve devasa liman/marina işgaliye harçları biriktirmesine sebep
olduğunu; çoğu zaman satış bedelinin sadece liman masraflarını ancak
karşıladığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Gemilerin "taşınmaz"
güvencesiyle ama "kıymeti süratle düşen ve muhafazası masraflı olan mallar"
(İİK m. 113) esnekliğiyle satılabilmesini sağlayacak melez ve çok daha hızlı,
özel bir deniz icra hukuku paraya çevrme usulünün kanuna eklenmesi ekonomik bir
zorunluluktur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 136. maddesi, eşya hukuku bakımından fiilen "taşınır" niteliğinde olan gemilerin, yüksek ekonomik değerleri ve bir sicile kayıtlı olmaları sebebiyle cebri icra hukukunda "taşınmaz" (gayrimenkul) gibi muamele görmesini sağlayan temel bir atıf normudur. 2011 yılında 6103 sayılı Kanun ile 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) uyum sağlamak amacıyla maddede değişikliğe gidilmiş ve "bayrağı dikkate alınmaksızın" ibaresi eklenerek kuralın kapsamı uluslararası deniz ticareti gerçekleriyle uyumlu hale getirilmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile gemi siciline kayıtlı gemilerin haraç mezat ve basit bir taşınır gibi satılmasını engellemeyi, bu devasa ekonomik değerlerin satışını tıpkı taşınmazlarda olduğu gibi artırma şartnamesi, mükellefiyetler listesi ve ağır ilan usulleri gibi katı güvencelere (hukuki prosedürlere) bağlamayı amaçladığını ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
İİK m. 136 hükmü, bir "hukuki faraziye (kurgu)" normu olarak İİK'nın taşınmaz satışlarına ilişkin tüm maddelerini (m. 123 ile m. 135 arasını) doğrudan deniz ticaret hukukuna ve TTK'nın gemi sicili ile gemi ipoteği hükümlerine bağlayan köprüdür. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, gemilerin bir sicile tabi olması ve üzerlerinde ayni hak tesisisin tapu siciline benzer bir aleniyetle yürütülmesi sebebiyle, kanun koyucunun gemileri cebri icrada taşınmaz rejimi içine almasının eşya hukukunun temel ilkeleriyle ve tescil sistematiğiyle tam bir uyum içinde olduğunu belirtmektedir. Bu madde aynı zamanda, taşınmazlarda mükellefiyetler listesini düzenleyen İİK m. 128 ve artırma şartnamesini düzenleyen İİK m. 124-125 ile ayrılmaz bir uygulama bütünlüğü oluşturur.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Alacaklı A'nın talebiyle borçlu B'ye ait olan 10 metrelik tescilsiz (gemi siciline kayıtlı olmayan) bir gezi teknesi ile borçlu C'ye ait olan sicile kayıtlı devasa bir kuru yük gemisi haczedilmiştir. İcra müdürü, tescilsiz tekneyi herhangi bir mükellefiyetler listesi hazırlamaksızın "taşınır mal" hükümlerine göre satar. Ancak borçlu C'nin sicile kayıtlı kuru yük gemisi için, İİK m. 136 uyarınca taşınmaz hükümlerini uygular; önce gemi sicilinden kayıtları getirtip İİK m. 128'e göre mükellefiyetler listesi hazırlar, üzerindeki gemi ipoteklerini belirler ve satışı bu ağır prosedüre göre yapar.
(kurmaca senaryo) Yabancı bir devlete ait sicilde kayıtlı olan (yabancı bayraklı) bir ticari gemi, Türk karasularında alacaklı D tarafından haczedilmiş ve paraya çevrilmesi talep edilmiştir. Borçlu donatan, "Bu gemi Türk gemi siciline kayıtlı değil, taşınmaz gibi satamazsınız" diye itiraz eder. İİK m. 136'daki "bayrağı dikkate alınmaksızın" ibaresi gereğince bu itiraz reddedilir; gemi siciline (kendi ülkesinin siciline) kayıtlı olan bu yabancı bayraklı gemi de Türk icra dairesince tıpkı Türkiye'deki bir gayrimenkul gibi satılır ve üzerindeki gemi ipoteği rüçhanlı alacak olarak hesaba katılır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada meslektaşların gemi hacizleri ve satışlarında en çok dikkat etmesi gereken husus, gemi üzerindeki "kanuni rehin haklarının (gemi alacaklısı hakkının)" tespitidir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların sicile kayıtlı bir geminin satışını talep ettiklerinde sürecin "taşınmaz" satışındaki gibi uzun süreceğini (kıymet takdiri, mükellefiyetler listesi vs.) öngörmeleri gerektiğini; ancak gemilerin fiziksel olarak hareket kabiliyeti bulunduğundan icra müdürlüğünden derhal İİK m. 88 kapsamında seferden men ve muhafaza (limana bağlama) kararı almalarının şart olduğunu, aksi halde geminin satışı beklenirken yurt dışına kaçırılabileceğini meslektaşlara hayati bir taktik olarak önemle hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
İİK m. 136, sicile kayıtlı gemilerin hukuki güvenliğini sağlamak bakımından gerekli ve yerinde bir maddedir. Ancak eşyanın tabiatına aykırı bu kurgunun yarattığı çok ciddi pratik sorunlar mevcuttur. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, gemilerin birer taşınmaz gibi aylarca süren bürokratik prosedürlerle (kıymet takdiri kesinleşmesi, mükellefiyetler listesine itiraz davaları) satılmaya çalışılmasının, bu fiziki malların limanlarda çürümesine, paslanmasına ve devasa liman/marina işgaliye harçları biriktirmesine sebep olduğunu; çoğu zaman satış bedelinin sadece liman masraflarını ancak karşıladığını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Gemilerin "taşınmaz" güvencesiyle ama "kıymeti süratle düşen ve muhafazası masraflı olan mallar" (İİK m. 113) esnekliğiyle satılabilmesini sağlayacak melez ve çok daha hızlı, özel bir deniz icra hukuku paraya çevrme usulünün kanuna eklenmesi ekonomik bir zorunluluktur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)