RESMİ METİN

Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma


Madde 135 – Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır. 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ikinci fıkrada” ibaresi “beşinci fıkrada” şeklinde değiştirilmiştir. 55 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkraya “kararı verir” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir” ibaresi eklenmiştir. 54

24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “ihaleden” ibaresi “ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten” şeklinde değiştirilmiştir. 56

(Değişik 6/6/1985-3222/17 md.) Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur. (Ek cümle:24/11/2021-7343/28 md.) Taşınmazın ihale alıcısı adına tescilinden sonra henüz tahliye yapılmadan taşınmazı ihale alıcısından satın alan da bu fıkra gereğince tahliye isteme hakkına sahiptir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 135. maddesi, cebri icra prosedüründe taşınmaz satışının son aşamasını; malın hukuken (tescil) ve fiilen (teslim/tahliye) ihale alıcısına intikalini düzenleyen son derece hayati bir usul normudur. Bir taşınmazın sadece ihaleyle satılması alıcının o maldan yararlanması için yeterli değildir; mülkiyetin tapu kütüğüne işlenmesi ve taşınmazı işgal eden kişilerin oradan çıkarılması gerekir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile ihale alıcısını genel mahkemelerde yıllarca sürecek bir müdahalenin men'i (elatmanın önlenmesi) veya tahliye davası açma külfetinden kurtardığını; icra dairesine, sattığı malı "boş ve kullanılabilir" bir şekilde alıcıya teslim etme yükümlülüğü getirerek ihale müessesesine olan güveni teminat altına aldığını ifade etmektedir [1]. Madde, 2021 yılında 7343 sayılı Kanun ile eklenen cümle sayesinde ihale alıcısından taşınmazı sonradan devralan üçüncü kişilere de bu pratik tahliye imkânını tanıyarak uygulamadaki büyük bir boşluğu doldurmuştur.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Tescil İçin Tapuya Müzekkere: İhale bedelinin tamamen ödenmesi ve ihalenin feshi davası açılmaması (veya açılıp reddedilerek kesinleşmesi) şartlarının gerçekleşmesi üzerine, icra müdürünün mülkiyetin alıcı adına tescil edilmesi için tapu müdürlüğüne yazdığı resmi yazıdır.
  • Resmi Bir Belge ile Belgelenmiş Akit: Taşınmazda borçlu dışında bir üçüncü kişi bulunuyorsa, bu kişinin tahliye edilmekten kurtulabilmesi için kira veya kullanım hakkını, "haciz tarihinden (veya ipotek tarihinden) önce" noterde düzenlenmiş veya onaylanmış resmi bir evrakla yahut tapuya şerh edilmiş bir sözleşmeyle ispat etmesi zorunluluğudur. Adi yazılı kira sözleşmeleri bu kapsamda koruma sağlamaz.
  • On Beş Günlük Tahliye Emri: İcra dairesi tarafından borçluya veya haksız işgalciye gönderilen ve taşınmazın 15 gün içinde boşaltılmasını ihtar eden özel (İİK m. 135'e özgü) icra emridir.
  • Zorla Çıkarma (Cebri Tahliye): Verilen 15 günlük süre içinde taşınmazın rızasıyla boşaltılmaması halinde, icra müdürünün polis veya jandarma (kolluk) kuvveti marifetiyle şahısları ve eşyaları fiziken dışarı atarak malı alıcıya teslim etmesidir.
  • Halefiyet (2021 Değişikliği): Taşınmaz ihale alıcısı adına tescil edildikten sonra, henüz fiili tahliye gerçekleşmeden ihale alıcısı bu yeri bir başka üçüncü kişiye satarsa, yeni malikin de icra dosyasından İİK m. 135'e göre doğrudan tahliye isteyebilme hakkıdır.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 135 hükmü, doğrudan doğruya ihalenin feshini düzenleyen İİK m. 134 ile organik bir bağ içindedir; zira 134. maddedeki şikâyet süreleri dolmadan veya dava kesinleşmeden 135. maddeye göre tapuya tescil yazısı yazılamaz. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 705. maddesi uyarınca mülkiyetin ihale anında (tescilden önce) alıcıya geçtiğini, dolayısıyla İİK m. 135'e göre tapuya yazılan müzekkerenin mülkiyeti kurucu değil, sadece sicili düzeltici (bildirici) bir nitelik taşıdığını; maddenin asıl icrai gücünün ise tahliye fıkrasında yattığını belirtmektedir [1]. Ayrıca bu madde, borçlunun sonradan tesis ettiği hakların alacaklıya tesir etmeyeceğini belirten İİK m. 132 ile de tam bir eşgüdüm içindedir; nitekim hacizden veya ipotekten sonra kurulan sözleşmeler İİK m. 135 karşısında hiçbir koruma görmez.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Borçlu A'nın oturduğu ev ihale ile Alıcı B'ye satılmıştır. İhale bedeli ödenmiş ve ihale kesinleşmiştir. İcra dairesi B adına tescil için tapuya müzekkere yazar. Aynı gün B'nin talebiyle, evde bizzat oturan Borçlu A'ya İİK m. 135 kapsamında "15 gün içinde tahliye et" emri gönderilir. A bu sürede çıkmazsa, B icra memuru ve çilingir ile giderek A'yı zorla tahliye ettirir ve evin anahtarlarını teslim alır.

(kurmaca senaryo) Borçlu C'ye ait işyeri D Bankasının ipoteği sebebiyle icradan satılarak E'ye ihale edilmiştir. İcra memuru tahliye için gittiğinde içeride F isimli bir şahıs "Ben burada 5 yıllık kiracıyım" diyerek tahliyeye direnmektedir. F, elinde ipotek tarihinden önce kendi aralarında imzalanmış adi (notersiz) bir kira sözleşmesi sunar. İİK m. 135 uyarınca, bu sözleşme "resmi bir belge ile belgelenmiş akit" niteliğinde olmadığı için F'nin itirazı dinlenmez ve F icra kanalıyla derhal tahliye edilir. F'nin tek çaresi, eski malik C'ye karşı genel mahkemelerde tazminat davası açmaktır.

(kurmaca senaryo) İhale alıcısı X, icradan aldığı arsayı tapuda kendi üzerine tescil ettirdikten birkaç gün sonra henüz içindeki eski sahibi Y'yi tahliye etmeden, arsayı Z'ye satmıştır. 2021 yılı öncesinde Z, icra dosyasından tahliye isteyemez, asliye hukuk mahkemesinde Y'ye karşı elatmanın önlenmesi davası açmak zorunda kalırdı. Ancak 2021'de İİK m. 135'e eklenen fıkra sayesinde yeni malik Z, doğrudan icra dairesine başvurarak Y'nin zorla çıkarılmasını talep edebilir.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada meslektaşların ihale alıcısı vekili olarak en çok takip etmesi gereken husus, ihalenin kesinleşmesinin ardından vakit kaybetmeksizin "tescil ve tahliye" talebini icra müdürlüğüne sunmaktır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, icra müdürlerinin ihale kesinleşse dahi alıcının talebi olmadan kendiliğinden (re'sen) tahliye emri göndermeyeceklerini; ayrıca üçüncü kişilerin "ben burayı hacizden önce kiraladım" şeklindeki soyut iddialarının veya adi sözleşmelerinin tahliyeyi kesinlikle durdurmayacağını, tahliyenin durması için ilgilinin mutlaka icra mahkemesinden yürütmeyi durdurma (tehir-i icra) veya tedbir kararı getirmesi gerektiğini meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır [1]. Yeni eklenen halefiyet hükmü (2021) de, yatırımcı müvekkillerin gayrimenkulü hemen üçüncü kişilere satabilmelerine büyük bir hukuki kolaylık sağlamıştır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 135, ihale alıcısını koruyan ve icra sisteminin caydırıcılığını (ve dolayısıyla ihalelere olan talebi) artıran son derece güçlü bir kalkan olmakla birlikte, maddedeki "resmi belge şartı" ciddi mağduriyetler yaratmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, Türkiye'deki kira sözleşmelerinin ezici bir çoğunluğunun masrafından kaçınmak amacıyla noter huzurunda yapılmadığını (adi yazılı yapıldığını); hal böyleyken, hacizden çok önce fiilen o evde oturan, elektrik ve su abonelikleri kendi adına olan tamamen iyiniyetli bir kiracının, sırf sözleşmesi noterde onaylanmadı diye İİK m. 135 uyarınca 15 gün içinde eşyalarıyla sokağa atılmasının hakkaniyete ve modern barınma hakkı ilkelerine aykırı olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. İhale alıcısının hakları ile iyiniyetli kiracının konut güvencesi arasında daha adil bir denge kurulması, elektrik/su aboneliği gibi resmi kurumlara sunulmuş sözleşmelerin de "belgelenmiş akit" sayılarak tahliyeyi durdurucu etki yapmasına yönelik bir yasal esneme getirilmesi isabetli olacaktır.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.