RESMİ METİN

Ödeme yerine alacakların devri


Madde 120 – Hacze iştirak eden bütün alacaklılar muvafakat ederlerse borçlunun borsada ve piyasada fiyatı olmıyan alacakları, ödeme yerine geçmek üzere itibari kıymetleriyle kendilerine veya hesaplarına olarak içlerinden birine devredilir. Bu halde alacaklılar, alacakları nispetinde borçlunun haklarına halef olurlar. Aynı suretle hacze iştirak edenlerin hepsi veya içlerinden birisi borçlunun üçüncü bir şahıstaki alacağının tahsilini veya böyle bir şahsa karşı haiz olduğu dava hakkının kullanılmasını, masraf kendilerine ait olmak ve fakat haklarına halel gelmemek şartiyle üzerlerine alabilirler. Bu suretle elde edilecek para ilk önce üzerlerine alanların alacak ve masraflarının ödenmesine karşılık tutulur.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 120. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki "alacak haklarının" paraya çevrilmesi usulünü düzenleyen ve açık artırma sistemine pratik bir alternatif sunan önemli bir tahsilat müessesesidir. Kural olarak, haczedilen bir mal veya hak açık artırma yoluyla satılarak paraya çevrilir. Ancak borsada veya piyasada belirli bir fiyatı bulunmayan sıradan alacak haklarının (örneğin borçlunun bir müşterisindeki fatura alacağının) açık artırmayla satılması halinde, alıcıların risk faktörünü gözeterek çok düşük teklifler vereceği ve alacağın yok pahasına elden çıkacağı aşikârdır. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile borçlunun alacak haklarının haraç mezat satılarak ziyan edilmesini önlemeyi, bunun yerine söz konusu alacağı doğrudan doğruya icra dosyasındaki alacaklılara devrederek hem borçlunun hem de alacaklıların menfaatlerini korumayı amaçladığını ifade etmektedir. Madde temelde iki farklı devir usulü öngörmektedir: "Ödeme yerine devir" (m. 120/1) ve "Tahsil veya dava hakkının devri" (m. 120/2).

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Borsada ve Piyasada Fiyatı Olmayan Alacaklar: Borçlunun üçüncü kişilerden talep hakkı bulunduğu; poliçe, hisse senedi veya tahvil gibi kolayca nakde çevrilebilir ve standart bir piyasa değeri olan kıymetli evrak niteliği taşımayan şahsi (adi) alacak haklarıdır.
  • Ödeme Yerine Geçmek Üzere Devir (İİK m. 120/1): Alacaklıların, borçlunun üçüncü kişideki alacağını "itibari (nominal) kıymeti" üzerinden kendi alacaklarına karşılık olarak kesin şekilde devralmalarıdır. Bu devir yapıldığı anda, üçüncü kişiden para henüz tahsil edilmemiş olsa bile borçlunun icra dosyasındaki borcu devredilen miktar kadar sona erer (ifa edilmiş sayılır).
  • Tahsil veya Dava Hakkının Devri (İİK m. 120/2): Alacaklının, borçlunun üçüncü kişideki alacağını sadece "tahsil etmek" veya "dava yoluyla takip etmek" amacıyla devralmasıdır. Bu devirde borçlunun borcu hemen silinmez; borç, ancak alacaklı üçüncü kişiden parayı fiilen tahsil ettiğinde sona erer.
  • Halefiyet: Devralan alacaklının, borçlunun üçüncü kişiye karşı sahip olduğu tüm maddi ve usuli haklara (dava açma, icra takibi yapma yetkilerine) kanun gereği sahip olması, onun yerine geçmesidir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 120 hükmü, borçlunun üçüncü kişilerdeki mal, hak ve alacaklarının haczini düzenleyen İİK m. 89 (Haciz İhbarnamesi) usulünün ayrılmaz bir tamamlayıcısıdır. İİK m. 89 uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine üçüncü kişinin itiraz etmesi (borcu inkâr etmesi) halinde, icra dairesinin doğrudan yapabileceği bir işlem kalmaz. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, üçüncü kişinin itirazı üzerine uyuşmazlıklı hale gelen alacağın takibi için İİK m. 120/2 uyarınca alınan "dava hakkının devri belgesinin" (yetki belgesinin), alacaklıya genel mahkemelerde üçüncü kişiye karşı dava açabilmesi için gereken aktif husumet ehliyetini (dava takip yetkisini) sağlayan en temel usul işlemi olduğunu belirtmektedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Borçlu A'nın, Alacaklı B'ye 500.000 TL borcu vardır ve dosya kesinleşmiştir. Borçlu A'nın ayrıca üçüncü kişi C'den sözleşmeye dayalı 500.000 TL alacağı olduğu tespit edilerek bu alacağa haciz konulmuştur. Alacaklı B, İİK m. 120/1 uyarınca bu alacağın "ödeme yerine geçmek üzere" kendisine devrini talep eder. İcra müdürü devri yapar. O an itibarıyla Borçlu A'nın B'ye olan 500.000 TL borcu icra dosyasında "ödenmiş" kabul edilerek dosya infazen kapatılır. B, gidip C'den parayı istemek zorundadır. Şayet C iflas etmişse ve ödeme yapamıyorsa, bu risk tamamen Alacaklı B'nin üzerindedir; B tekrar A'ya dönemez.

(kurmaca senaryo) Borçlu X'in icra dosyasında 300.000 TL borcu bulunmaktadır. X'in ticari müşterisi Y'den 300.000 TL fatura alacağı vardır ancak Y borca itiraz etmektedir. Alacaklı Z, riski kendi üzerine almamak için İİK m. 120/2 uyarınca sadece "dava ve tahsil hakkının devrini" ister. İcra dairesinden aldığı bu yetki belgesi ile Y'ye karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açar. Dava masraflarını Z kendisi karşılar. Dava kazanılır ve Y'den 300.000 TL tahsil edilirse, öncelikle Z'nin yaptığı mahkeme masrafları ve asıl alacağı ödenir. Z davayı kaybederse, X'in icra dosyasındaki 300.000 TL borcu varlığını sürdürür, Z'nin hakkına halel gelmez.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada meslektaşların neredeyse hiçbir zaman İİK m. 120/1'deki "ödeme yerine devir" yolunu seçmemeleri, daima İİK m. 120/2'deki "dava ve tahsil hakkının devri" yolunu tercih etmeleri mesleki bir zorunluluktur. Zira birinci yolda üçüncü kişinin acz (batık olma) riski doğrudan müvekkile (alacaklıya) geçmekte ve asıl borçlu borcundan kurtulmaktadır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların İİK m. 120/2'ye dayalı olarak üçüncü kişilere dava açmadan önce, mutlaka icra müdürlüğüne yazılı bir talepte bulunarak m. 120/2 yetki belgesini (dava açma hakkının devri kararını) fiziken veya UYAP üzerinden almaları gerektiğini; bu belge dosyaya sunulmadan doğrudan açılacak bir alacak veya itirazın iptali davasının, mahkemece "aktif husumet (dava takip yetkisi) yokluğu" sebebiyle usulden reddedileceğini ve müvekkilin ağır vekâlet ücretleri ödemek zorunda kalacağını meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır.

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 120, tahsilat sürecini hızlandırmak bakımından mükemmel bir felsefeye dayansa da, maddenin birinci fıkrasındaki katı şekil şartları uygulanabilirliği sıfıra indirmektedir. İlk fıkradaki ödeme yerine devrin yapılabilmesi için "hacze iştirak eden bütün alacaklıların muvafakati" şart koşulmuştur. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, birden fazla alacaklının iştirak ettiği dosyalarda tüm alacaklıların aynı anda rıza göstermesinin ve ittifakla karar almasının fiilen neredeyse imkânsız olduğunu; tek bir alacaklının dahi haksız yere muvafakat vermemesinin tüm devir işlemini kilitleyerek hukuki süreci tıkadığını eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmektedir. Yasa koyucunun, tüm alacaklıların oybirliği yerine, alacağın tahsilini talep eden alacaklıya (diğerlerinin payına dokunmamak kaydıyla) kendi alacağı oranında bireysel devir imkânı tanıyan daha esnek ve çağdaş bir düzenleme getirmesi icra hukukunun hız ve usul ekonomisi ilkelerine daha uygun olacaktır.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.