1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) "İkinci artırma" başlıklı 116. maddesi, 2012
yılında yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile mülga (yürürlükten kaldırılmış)
hale gelmiştir. Eski sistemde, birinci ihalede alıcı çıkmaması veya teklif
edilen bedelin kanuni şartları taşımaması halinde yapılacak ikinci ihalenin
usul ve esasları bu maddede müstakil olarak düzenlenmekteydi. Ancak kanun
koyucu, usul ekonomisi ve normatif bütünlük sağlamak amacıyla ihalenin
yapılmasına dair tüm safahatı tek bir madde çatısı altında birleştirmeyi tercih
etmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde [1], bu ilganın (kaldırmanın)
ikinci artırma kurumunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini; aksine,
ikinci ihaleye ilişkin kuralların günümüzde İİK m. 115 (ve 2021 değişikliğiyle
İİK m. 111/b) bünyesinde çok daha sistematik ve dijital çağa uygun bir şekilde
yaşamaya devam ettiğini ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Mülga (İlga Edilmiş): Bir kanun hükmünün yasa koyucu tarafından resmi
olarak yürürlükten kaldırılması ve hukuki varlığına son verilmesidir.
- İkinci Artırma: Haczedilen malın, birinci ihalede satılamaması (örneğin
muhammen bedelin %50'sini ve rüçhanlı alacakları karşılayan bir teklif
gelmemesi) üzerine kanunda (artık m. 115'te) belirtilen süre ve şartlarla
yeniden ihaleye çıkarılmasıdır. Madde metni kaldırılmış olsa da kavram icra
hukukunun merkezindedir.
- Altın ve Gümüş Eşya: Kanun metninde madde 116'nın mülga olduğu
belirtildikten hemen sonra gelen bu ibare, aslında İİK m. 117'nin başlığıdır ve
madde 116'nın boş kalması sebebiyle metin bütünlüğünde hemen altta
görünmektedir; fiziki değerli madenlerin satış usulünü ilgilendiren bir başka
maddedir.
3. Sistematik İlişkiler
Madde 116'nın hukuki mirası doğrudan doğruya İİK m. 115'e devredilmiştir.
Günümüzde, birinci artırmadaki şartlar yerine gelmezse ikinci artırmanın nasıl
başlayacağı, hangi tarihte yapılacağı İİK m. 115'in emredici kuralları içinde
yer almaktadır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku
çalışmasında [1], kanun koyucunun 116. maddeyi ilga ederek ihalenin safahatını
parçalı maddelerden kurtardığını; satış ilanı (m. 114) ve ihalenin yapılması
(m. 115) silsilesi içinde ikinci ihalenin bağımsız bir madde olmaktan çıkarılıp
"ihalenin devamı ve mecburi bir parçası" statüsüne indirgendiğini
belirtmektedir. Bu durum, aynı zamanda elektronik satış usulünü düzenleyen İİK
m. 111/b ile de tam bir entegrasyon içindedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Borçlu A'nın adına kayıtlı taşınmaz birinci ihalede satışa
çıkmış, ancak en yüksek teklif muhammen bedelin %50'sinin altında kaldığı için
icra müdürlüğünce "asgari ihale bedeli teklif edilmediği" gerekçesiyle birinci
artırma iptal edilmiştir. Alacaklı vekili B, eski bir alışkanlıkla icra
dairesine "İİK m. 116 uyarınca ikinci artırmanın yapılması" talepli bir dilekçe
sunar. İcra müdürü, m. 116'nın mülga olduğunu hatırlatarak, işlemi "İİK m. 115
uyarınca daha önce ilan edilen tarihte ikinci artırmanın yapılması" şeklinde
re'sen düzelterek tutanağa bağlar ve UYAP üzerinden ikinci artırmayı başlatır.
(kurmaca senaryo) Alacaklı C, borçlu D'ye ait altın ve gümüş eşyaların satışı
için icra dairesine talepte bulunurken sehven mülga İİK m. 116'yı gerekçe
gösterir. İcra dairesi, altın ve gümüş eşyanın satışı için asgari değer
sınırlarının belirlendiği asıl yürürlükteki maddenin İİK m. 117 olduğunu, m.
116'nın ise 2012 yılından beri hukuk sistemimizde bulunmadığını alacaklıya
hatırlatır ve satışı m. 117 uyarınca gerçekleştirir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların en sık yaptığı hatalardan biri, taslak veya
eski (güncellenmemiş) dilekçe şablonlarını kullanırken yürürlükten kalkmış
maddelere atıf yapmaktır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde
[1], ikinci ihale taleplerinin veya ihalenin feshine yönelik şikâyet
dilekçelerinin kesinlikle mülga m. 116'ya dayandırılmaması gerektiğini; bu tür
hataların dilekçenin reddine yol açmayacak olsa da, vekilin mevzuat bilgisinin
güncelliği konusunda icra mahkemeleri nezdinde olumsuz bir intiba bırakacağını,
bu nedenle her türlü ihale ve ikinci artırma itirazının mutlaka İİK m. 115 ve
m. 111/b ekseninde kurgulanması gerektiğini meslektaşlara önemle
hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Hukuk sistemimizde "artırma" kurallarının gereğinden fazla maddeye bölünerek
düzenlenmesi, kanunun ilk yapıldığı dönemlerdeki kazuistik (olaycı) yaklaşımın
bir sonucuydu. İİK m. 116'nın 6352 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılarak
ihaleye ilişkin tüm usulün m. 115'te toplanması, kanun yapma tekniği ve usul
ekonomisi açısından son derece yerinde bir hamle olmuştur. Ejder Yılmaz, İcra
ve İflas Hukuku eserinde [1], mevzuatın sadeleştirilmesi çalışmalarında
işlevini yitiren veya diğer maddelerin içine yedirilebilen hükümlerin ilga
edilmesinin kanunun okunabilirliğini artırdığını; özellikle UYAP e-satış
portalının devreye girdiği modern icra hukukunda, parçalı yapıdaki klasik
maddeler yerine daha derli toplu ve algoritmik bir yasa mimarisine ihtiyaç
duyulduğunu eleştirel bir takdirle ifade etmektedir. Sonuç olarak m. 116'nın
ilgası, hukukumuzda formel bir kayıp değil, yapısal bir iyileşmedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) "İkinci artırma" başlıklı 116. maddesi, 2012 yılında yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile mülga (yürürlükten kaldırılmış) hale gelmiştir. Eski sistemde, birinci ihalede alıcı çıkmaması veya teklif edilen bedelin kanuni şartları taşımaması halinde yapılacak ikinci ihalenin usul ve esasları bu maddede müstakil olarak düzenlenmekteydi. Ancak kanun koyucu, usul ekonomisi ve normatif bütünlük sağlamak amacıyla ihalenin yapılmasına dair tüm safahatı tek bir madde çatısı altında birleştirmeyi tercih etmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde [1], bu ilganın (kaldırmanın) ikinci artırma kurumunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini; aksine, ikinci ihaleye ilişkin kuralların günümüzde İİK m. 115 (ve 2021 değişikliğiyle İİK m. 111/b) bünyesinde çok daha sistematik ve dijital çağa uygun bir şekilde yaşamaya devam ettiğini ifade etmektedir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
Madde 116'nın hukuki mirası doğrudan doğruya İİK m. 115'e devredilmiştir. Günümüzde, birinci artırmadaki şartlar yerine gelmezse ikinci artırmanın nasıl başlayacağı, hangi tarihte yapılacağı İİK m. 115'in emredici kuralları içinde yer almaktadır. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında [1], kanun koyucunun 116. maddeyi ilga ederek ihalenin safahatını parçalı maddelerden kurtardığını; satış ilanı (m. 114) ve ihalenin yapılması (m. 115) silsilesi içinde ikinci ihalenin bağımsız bir madde olmaktan çıkarılıp "ihalenin devamı ve mecburi bir parçası" statüsüne indirgendiğini belirtmektedir. Bu durum, aynı zamanda elektronik satış usulünü düzenleyen İİK m. 111/b ile de tam bir entegrasyon içindedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Borçlu A'nın adına kayıtlı taşınmaz birinci ihalede satışa çıkmış, ancak en yüksek teklif muhammen bedelin %50'sinin altında kaldığı için icra müdürlüğünce "asgari ihale bedeli teklif edilmediği" gerekçesiyle birinci artırma iptal edilmiştir. Alacaklı vekili B, eski bir alışkanlıkla icra dairesine "İİK m. 116 uyarınca ikinci artırmanın yapılması" talepli bir dilekçe sunar. İcra müdürü, m. 116'nın mülga olduğunu hatırlatarak, işlemi "İİK m. 115 uyarınca daha önce ilan edilen tarihte ikinci artırmanın yapılması" şeklinde re'sen düzelterek tutanağa bağlar ve UYAP üzerinden ikinci artırmayı başlatır.
(kurmaca senaryo) Alacaklı C, borçlu D'ye ait altın ve gümüş eşyaların satışı için icra dairesine talepte bulunurken sehven mülga İİK m. 116'yı gerekçe gösterir. İcra dairesi, altın ve gümüş eşyanın satışı için asgari değer sınırlarının belirlendiği asıl yürürlükteki maddenin İİK m. 117 olduğunu, m. 116'nın ise 2012 yılından beri hukuk sistemimizde bulunmadığını alacaklıya hatırlatır ve satışı m. 117 uyarınca gerçekleştirir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde meslektaşların en sık yaptığı hatalardan biri, taslak veya eski (güncellenmemiş) dilekçe şablonlarını kullanırken yürürlükten kalkmış maddelere atıf yapmaktır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde [1], ikinci ihale taleplerinin veya ihalenin feshine yönelik şikâyet dilekçelerinin kesinlikle mülga m. 116'ya dayandırılmaması gerektiğini; bu tür hataların dilekçenin reddine yol açmayacak olsa da, vekilin mevzuat bilgisinin güncelliği konusunda icra mahkemeleri nezdinde olumsuz bir intiba bırakacağını, bu nedenle her türlü ihale ve ikinci artırma itirazının mutlaka İİK m. 115 ve m. 111/b ekseninde kurgulanması gerektiğini meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
Hukuk sistemimizde "artırma" kurallarının gereğinden fazla maddeye bölünerek düzenlenmesi, kanunun ilk yapıldığı dönemlerdeki kazuistik (olaycı) yaklaşımın bir sonucuydu. İİK m. 116'nın 6352 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılarak ihaleye ilişkin tüm usulün m. 115'te toplanması, kanun yapma tekniği ve usul ekonomisi açısından son derece yerinde bir hamle olmuştur. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde [1], mevzuatın sadeleştirilmesi çalışmalarında işlevini yitiren veya diğer maddelerin içine yedirilebilen hükümlerin ilga edilmesinin kanunun okunabilirliğini artırdığını; özellikle UYAP e-satış portalının devreye girdiği modern icra hukukunda, parçalı yapıdaki klasik maddeler yerine daha derli toplu ve algoritmik bir yasa mimarisine ihtiyaç duyulduğunu eleştirel bir takdirle ifade etmektedir. Sonuç olarak m. 116'nın ilgası, hukukumuzda formel bir kayıp değil, yapısal bir iyileşmedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)