RESMİ METİN

Talep için müddetler ve giderlerin yatırılması


Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur.

Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 106. maddesi, cebri icra sürecinin tahsilatla sonuçlanmasını sağlayan en kritik aşama olan "paraya çevirme" (satış) safhasının zaman ve şekil şartlarını düzenlemektedir. 2021 yılında 7343 sayılı Kanun ile maddede yapılan köklü değişiklikler, icra hukukumuzda adeta bir devrim niteliği taşımaktadır. Zira eski sistemde taşınırlar için altı ay, taşınmazlar için bir yıl olan satış isteme süreleri eşitlenerek her türlü mal ve hak için "bir yıl" olarak tek tipleştirilmiş; ayrıca icra dairelerindeki "sürüncemede kalan" ve masrafı yatırılmadan sırf süreyi kesmek için açılan soyut satış taleplerinin önüne geçilmek istenmiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, icra takibinin nihai gayesinin alacaklının alacağına kavuşması olduğunu, bu maddenin borçlunun mallarının sonsuza dek hacizli kalmasını önleyerek mülkiyet hakkı ile alacaklının tahsil hakkı arasında makul bir zamansal sınır çizdiğini ifade etmektedir [1].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Satış İsteme Süresi (Bir Yıl): Haciz tarihinden itibaren başlayan ve alacaklı (veya borçlunun) haczedilen malın ihaleyle satılmasını talep etmek zorunda olduğu hak düşürücü süredir.
  • Sürenin Uzaması: Süresi içinde usulüne uygun satış istenip de ihalenin yapılamaması (örneğin alıcı çıkmaması) halinde, satış isteyen alacaklı için sürenin, birinci yılın bitiminden itibaren otomatik olarak bir yıl daha uzamasıdır.
  • Giderlerin Peşin Yatırılması Zorunluluğu: Satış talebinin geçerli (vaki) sayılabilmesi için, Adalet Bakanlığı tarifesinde belirlenen kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının talep anında icra veznesine depo edilmesidir.
  • Motorlu Araçlarda Özel Usul: Trafik siciline kayıtlı araçların satışının istenebilmesi için; muhafaza (yakalama/yediemin deposuna çekme), kıymet takdiri ve satış taleplerinin "birlikte" yapılması ve bu üç kalemin masrafının peşinen ve tek seferde ödenmesi zorunluluğudur.
  • On Beş Günlük Kesin Süre: Peşin yatırılan avansın süreç içinde yetersiz kalması halinde, icra müdürünün eksikliğin tamamlanması için alacaklıya verdiği ve uyulmaması halinde satış talebini düşüren yasal süredir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 106 hükmü, satışın süresinde istenmemesinin veya masrafın yatırılmamasının yaptırımını düzenleyen İİK m. 110 (Haczin kalkması) ile ayrılmaz bir usuli bütünlük içindedir. Satış talebinin m. 106'daki şartlara uygun yapılmaması, m. 110 uyarınca haczin kendiliğinden düşmesi sonucunu doğurur. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddedeki masrafların peşin yatırılması kuralının, İİK m. 59'da yer alan "masrafların alacaklı tarafından peşin verileceği" yönündeki genel kuralın satış aşamasına özgülenmiş, çok daha katı ve emredici bir özel yansıması olduğunu belirtmektedir [1]. Ayrıca, motorlu araçlar için getirilen "muhafaza, kıymet takdiri ve satışın birlikte istenmesi" kuralı, İİK m. 88 (Muhafaza tedbirleri) ile İİK m. 87 (Kıymet takdiri) hükümlerini satış talebi potasında tek bir işleme dönüştürmüştür.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A'nın talebiyle borçlu B'nin tapuda kayıtlı arsasına 1 Şubat tarihinde e-haciz konulmuştur. Alacaklı A, 10 ay sonra UYAP üzerinden "arsanın satışını" talep etmiş, ancak kıymet takdiri ve satış avansını icra dairesi hesabına yatırmamıştır. İİK m. 106'nın emredici hükmü gereği, giderler peşin yatırılmadığı için bu satış talebi "vaki olmamış (hiç yapılmamış)" sayılır. 1 Şubat tarihinin üzerinden tam bir yıl geçtiğinde, alacaklının geçerli bir satış talebi bulunmadığından arsa üzerindeki haciz İİK m. 110 uyarınca kendiliğinden düşer.

(kurmaca senaryo) Borçlu C'ye ait bir otomobil trafikte haczedilmiştir. Alacaklı D, bir yıl dolmadan aracın satılmasını istemektedir. İİK m. 106/4 gereğince D; aracın otoparka çekilmesi (muhafaza), değerinin belirlenmesi (kıymet takdiri) ve ihalesi (satış) işlemlerinin tamamını tek bir dilekçeyle talep etmeli ve tarifedeki "muhafaza avansı + kıymet takdiri avansı + satış avansı" yekûnunu peşin olarak icra veznesine yatırmalıdır. D sadece satış avansını yatırıp diğerlerini yatırmazsa, satış talebi geçersiz sayılır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada meslektaşların 2021 değişikliği sonrası en çok hak kaybı yaşadığı alan bu maddedir. Eskiden UYAP üzerinden "satış talep ediyorum" yazarak süreyi kesmek mümkündü; ancak günümüzde Adalet Bakanlığı Satış Giderleri Tarifesi'nde yer alan tutarlar (örneğin taşınmaz için belirli bir avans, araç için çekici/otopark dahil belirlenmiş avans) UYAP üzerinden kuruşu kuruşuna hesaba geçmeden satış talebi hukuki sonuç doğurmamaktadır. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, avukatların masrafı yatırmadan yaptıkları kuru satış taleplerinin İİK m. 106 karşısında yok hükmünde olduğunu, icra müdürünün "masrafı tamamla" diye süre vermesini beklemenin haczin düşmesini engellemeyeceğini, eksik masraf tamamlama süresinin (15 gün) ancak süresi içinde tam taranmış avansın ilerleyen süreçte yetersiz kalması halinde uygulanabileceğini meslektaşlara önemle hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

Kanun koyucunun taşınır ve taşınmaz mallardaki süreyi bir yıl olarak eşitlemesi, hesaplama kolaylığı ve norm birliği açısından son derece isabetlidir. Keza, icra dairelerini işlemsiz dosyalardan (zombi dosyalardan) kurtarmak için masraf yatırmayı zorunlu kılması da usul ekonomisine uygundur. Ancak, özellikle motorlu araçların satışı için getirilen İİK m. 106/4 düzenlemesi uygulamada alacaklıları büyük bir darboğaza sokmuştur. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, henüz borcunu tahsil edememiş bir alacaklıdan; aracın çekici masrafını, aylarca sürecek yediemin otopark ücretini, bilirkişi ücretini ve satış ilan masraflarını daha en baştan "peşin ve toplu olarak" talep etmenin, hak arama hürriyetini ve adalete erişim hakkını ciddi şekilde kısıtlayan ölçüsüz bir mali külfet olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Peşin avans kuralı, ekonomik gücü zayıf alacaklıların takiplerini sonuçsuz bırakma tehlikesi taşımaktadır; bu nedenle avansların aşamalı olarak (önce yakalama, sonra kıymet takdiri, sonra satış şeklinde) yatırılabilmesine olanak tanıyan daha esnek bir yapıya dönülmesi adil yargılanma hakkının gereğidir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.