RESMİ METİN

Hacze iştirak derecelerinin teşkili


Madde 100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar: 1 – İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına,

2 – Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama, 3 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede, 4 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır. Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar. Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilirler.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 100. maddesi, icra hukukunda alacaklılar arasındaki menfaat çatışmalarını dengeleyen en temel müesseselerden biri olan "hacze takipli iştirak" (hacze katılım) kurumunu düzenlemektedir. Kural olarak Türk icra hukukunda "hacizde öncelik ilkesi" (önce haciz koyduranın öncelikle tatmin edilmesi) geçerlidir. Ancak kanun koyucu, borçlunun mallarının ilk haczeden alacaklı tarafından tamamen tüketilmesi durumunda, ondan daha önce hukuki bir hak elde etmiş ancak takibe geçmekte gecikmiş diğer alacaklıların mağdur olmasını engellemek istemiştir. Kuru, İcra ve İflas Hukuku eserinde, bu hükmün hacizde öncelik ilkesi ile alacaklıların eşitliği ilkesi arasında adil bir uzlaşma sağladığını, borçlunun muvazaalı (danışıklı) bir şekilde sahte bir alacaklı yaratarak mallarını ilk sıradan haczettirmesi suretiyle mal kaçırmasının bu madde sayesinde önlendiğini ifade etmektedir [1].

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Vezneye Girinceye Kadar: Hacze iştirak edebilmenin zaman bakımından son ve kesin sınırıdır. İlk haciz koyduran alacaklının talebiyle satılan malın bedelinin icra dairesinin kasasına (günümüzde UYAP entegreli banka hesabına) girdiği ana kadar iştirak talebinde bulunulabilir.
  • Aynı Derecede İştirak (Garameten Paylaşım): İştirak talebi kabul edilen alacaklının, ilk haczi koyduran alacaklı ile eşit safa geçmesi ve malın satış bedelinden alacakları oranında (garameten) pay almalarıdır.
  • Mukaddem (Önceki) Tarih: İştirak edecek alacaklının elindeki belgenin tarihinin, ilk haczi koyduran alacaklının "takip talebi" (ilamsız ise) veya "dava" (ilamlı ise) tarihinden daha eski olması şartıdır.
  • İlave Haciz: Hacze iştirak sebebiyle alacaklı sayısının ve toplam alacak miktarının artması üzerine, mevcut hacizli malın bedelinin yetmeyeceği anlaşıldığında, icra dairesinin başkaca mallara da kendiliğinden (veya taleple) haciz koyması işlemidir.

3. Sistematik İlişkiler

İİK m. 100 hükmü, hacze imtiyazlı (tahsisli) iştiraki düzenleyen İİK m. 101 ile doğrudan usuli bir bağlantı içindedir. M. 100 "takipli" (elinde resmi/tasdikli belge olanların) iştirakini düzenlerken, m. 101 aile hukuku veya işçilik alacaklarından doğan imtiyazlı iştiraki düzenler. Pekcanıtez/Atalay/Sungurtekin Özkan, İcra ve İflas Hukuku çalışmasında, bu maddedeki sıkı ispat şartlarının (sadece resmi belgelerin veya mahkeme kararlarının kabul edilmesinin), borçlunun adi senetler düzenleyerek geriye dönük sahte iştirakçiler yaratmasını engellemek amacıyla İİK m. 138'de düzenlenen sıra cetveli kurallarının güvenliğini sağlayan bir sigorta işlevi gördüğünü belirtmektedir [1]. Ayrıca bu madde, muhafaza tedbirleri ve satış bedelinin paylaştırılması süreçleriyle de organik bir bağa sahiptir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Alacaklı A, borçlu B aleyhine 1 Nisan tarihinde ilamsız icra takibi başlatmış ve B'nin aracına ilk sıradan haciz koydurmuştur. Alacaklı C'nin elinde ise borçlu B'nin 15 Şubat tarihinde (mukaddem tarih) noterde imzaladığı bir "imzası tasdikli senet" bulunmaktadır. C, 10 Mayıs tarihinde icra takibi başlatarak A'nın haczine iştirak talep eder. Araç henüz satılıp parası vezneye girmediğinden ve C'nin elindeki noter onaylı senedin tarihi, A'nın takip talebi tarihinden (1 Nisan) eski olduğundan, İİK m. 100/3 bendi uyarınca C, A'nın haczine aynı derecede (ilk sıradan) iştirak eder. Araç satıldığında para A ve C arasında alacakları oranında paylaştırılır.

(kurmaca senaryo) Alacaklı X, 1 Eylül'de borçlu Y'nin banka hesaplarına haciz koydurmuştur. Alacaklı Z ise Y'den olan alacağını ispatlamak için 10 Ağustos tarihli iki taraf arasında ofiste imzalanmış adi (noter onaysız) bir sözleşmeye dayanarak iştirak talep etmiştir. Belge tarihi X'in takibinden eski olsa da, adi senet niteliğinde olduğu (maddedeki resmi veya tasdikli evrak şartını taşımadığı) için Z'nin hacze iştirak talebi reddedilir. Z ancak İİK m. 100/son fıkrası gereğince "evvelki dereceden artacak bedeller" için hacze katılabilir; yani önce X alacağını tamamen tahsil eder, para artarsa Z'ye kalır.

6. Pratik Uygulama Notları

Uygulamada meslektaşların en çok dikkat etmesi gereken husus, iştirak talebinin ileri sürülme zamanıdır. İhale yapılmış olsa dahi, ihale bedeli alıcı tarafından icra dosyası hesabına (vezneye) yatırılana kadar iştirak talebi sunulabilir. Satış bedeli hesaba girdikten saniyeler sonra yapılacak iştirak talebi hukuken geçersizdir. Talih Uyar, İcra ve İflas Kanunu Şerhi eserinde, icra müdürünün hacze iştirak taleplerini incelerken kesinlikle şekli bir inceleme yapması gerektiğini, belgenin türünün ve tarihinin maddenin dört bendinden birine harfiyen uyup uymadığını kontrol etmesinin zorunlu olduğunu, aksi bir kararın sıra cetveline yönelik şikâyet (İİK m. 16) davası ile iptal edileceğini vurgulamaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

İİK m. 100 hükmü, sahteciliği önlemek adına ispat standartlarını çok yüksek tutarak (resmi belge veya ilam arayarak) icra sisteminin güvenliğini sağlamada başarılıdır. Ancak, bu katı şekilcilik, günümüz ticari hayatının gerçekleriyle ciddi bir tezat oluşturmaktadır. Ejder Yılmaz, İcra ve İflas Hukuku eserinde, ticari hayatta trilyonluk işlemlerin çoğunlukla faturalar, cari hesap ekstreleri veya adi sözleşmelerle yürütüldüğünü; gerçek ve çok daha eski tarihli bir ticari alacağı bulunan dürüst bir tüccarın sırf elinde "noter tasdikli" belge yok diye hacze iştirak edememesinin, maddi gerçeğe ve hakkaniyete aykırı ağır mağduriyetler yarattığını eleştirel bir dille ifade etmektedir [1]. Kanun koyucunun, en azından ticari defterlerle kesin olarak doğrulanan mukaddem (önceki) tarihli ticari alacaklara da iştirak hakkı tanıyacak çağdaş bir düzenleme yapması zaruridir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.