RESMİ METİN

Tatil günlerinin etkisi


MADDE 93- (1) Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 93. maddesi, usul hukukunda sürelerin hesaplanmasına ilişkin katı kuralların, pratik hayatın gerçekleri (adliyelerin kapalı olduğu günler) karşısında nasıl esneyeceğini düzenleyen temel bir güvence normudur. Kural olarak usul işlemlerinde süreler kesintisiz işler; araya giren tatil günleri süreyi durdurmaz. Ancak sürenin bittiği gün, işlemi yapacak merciin kapalı olduğu bir tatile denk gelirse, tarafın iradesi dışındaki bu fiili imkânsızlık nedeniyle hakkını kaybetmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile hak arama hürriyetini güvence altına aldığını; taraflara tanınan kanuni mehilin (sürenin) son gününde, adliyenin açık olmamasından doğabilecek hak kayıplarını "takip eden ilk iş gününe" uzatarak usuli bir hakkaniyet sağladığını savunmaktadır [1]. Bu madde, zamanın acımasız ilerleyişi ile adli teşkilatın çalışma düzeni arasındaki köprüdür.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Resmî Tatil Günleri: 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'da sayılan günler (29 Ekim, 23 Nisan vb.), dini bayramlar ile hafta tatili olan Cumartesi ve Pazar günleridir.
  • Süreye Dâhil Olması: Kanuni veya hâkim tarafından verilen bir sürenin (örneğin 2 haftalık kesin süre) başlangıcı ile bitişi arasında kalan tüm tatil günlerinin, sürenin hesabında tıpkı normal iş günleri gibi sayılacağını (zamanın durmayacağını) ifade eder.
  • Sürenin Son Gününün Tatile Rastlaması: Uzama (erteleme) kuralının devreye girebilmesi için tek ve mutlak şarttır. Tatil gününün sürenin başına veya ortasına gelmesi hiçbir şeyi değiştirmez; kritik olan, sürenin "dolduğu" (biteceği) anın tatile denk gelmesidir.
  • Takip Eden İlk İş Günü: Tatilin tamamen bitip adliyelerin (devlet dairelerinin) mesaiye başladığı ilk resmi çalışma günüdür. Pazar günü biten süre Pazartesi gününe uzar (Pazartesi resmi tatil değilse).
  • Çalışma Saati Sonu: Mahkemelerin ve adliye veznelerinin fiziksel olarak mesaiyi bitirdiği andır (uygulamada kural olarak saat 17:00'dir).

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 93, sürelerin başlangıcını düzenleyen HMK m. 91 ve bitimini hesaplayan HMK m. 92 ile organik bir usul zinciri oluşturur. Ayrıca maddi hukuk bağlamında Türk Borçlar Kanunu'nun tatil günlerine ilişkin süre kurallarıyla tam bir dogmatik paralellik içindedir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, bu maddedeki "resmî tatil" kavramı ile HMK m. 104'te düzenlenen "Adli Tatil" (20 Temmuz - 31 Ağustos) kurumunun birbirine karıştırılmaması gerektiğini; adli tatilin süreleri kural olarak tatil bitiminden itibaren bir hafta uzatan kendine özgü (sui generis) bir yapısı varken, HMK m. 93'ün salt haftasonu veya bayram gibi olağan resmi tatillerin bitimindeki "ilk iş gününe" atıf yapan daha dar kapsamlı bir genel kural olduğunu belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Davalı (A)'ya, Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dilekçesi 11 Ekim Salı günü tebliğ edilmiştir. HMK uyarınca cevap dilekçesi sunma süresi iki haftadır. HMK m. 92 uyarınca bu süre, 25 Ekim Salı günü mesai bitiminde dolacaktır. 11 Ekim ile 25 Ekim arasındaki Cumartesi ve Pazar günleri HMK m. 93/1 ilk cümlesi uyarınca süreye dâhildir, hesaplamayı uzatmaz. (A)'nın cevap dilekçesini en geç 25 Ekim Salı çalışma saati bitimine kadar sunması şarttır.

(kurmaca senaryo) Bir alacak davasında mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 15 Ekim Cuma günü tebliğ edilmiştir. İki haftalık istinaf süresi normal şartlarda 29 Ekim Cuma günü mesai bitiminde dolmaktadır. Ancak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olması sebebiyle resmî tatildir. Akabindeki 30 Ekim Cumartesi ve 31 Ekim Pazar günleri de resmî tatildir. HMK m. 93/1'in ikinci cümlesi uyarınca, sürenin son günü resmî tatile denk geldiği için davacı vekilinin istinaf süresi, tatili takip eden ilk iş günü olan 1 Kasım Pazartesi günü çalışma saati sonunda biter.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 93 kurallarının Elektronik Tebligat ve UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) gerçeği ile birlikte okunması hayati bir stratejidir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, UYAP sistemi üzerinden tatil günlerinde veya mesai saatleri dışında (gece yarısına kadar) evrak gönderiminin teknik olarak mümkün olduğunu; ancak usul kazalarından ve sistem arızalarından korunmak adına, meslektaşların uzayan sürenin son günü "çalışma saati bitimine (17:00'ye)" kadar işlemlerini tamamlamalarının mesleki özen yükümlülüğünün bir parçası olduğunu, süreyi gece 23:59'a kadar zorlamanın riskli bir meslek pratiği olacağını usuli bir kural olarak hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 93'te yer alan kurallar, özellikle "çalışma saati sonunda biter" lafzı bağlamında, yargının dijitalleştiği çağımızda doktrinde haklı eleştirilere maruz kalmaktadır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, e-Devlet ve UYAP altyapısıyla mahkemelerin elektronik ortamda evrak kabulünün 7/24 kesintisiz devam ettiğini; bu nedenle fiziki adliyenin "mesai saatinin" baz alınmasının, evrakını UYAP'tan gönderen asil veya vekiller için anakronik (çağdışı) ve daraltıcı bir yorum olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].

Benzer paralelde, Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, UYAP üzerinden yapılan işlemlerde günün "saat 23:59'da" bittiğinin teknik bir gerçeklik olduğunu vurgulamaktadır. Yazar, fiziki olarak adliyeye giden vatandaş için "çalışma saati (17:00)" kuralı mantıklı olsa da, kanun koyucunun e-imza ile UYAP'tan işlem yapan hukukçular için maddedeki "çalışma saati sonunda biter" ibaresini "elektronik ortamda yapılan işlemlerde gün sonunda (23:59) biter" şeklinde acilen revize etmesi gerektiğini; aksi takdirde kanun lafzı ile dijital uygulama arasındaki bu çelişkinin hak kayıplarına ve usul dogmatiğinde derin karmaşalara yol açacağını savunmaktadır [1].

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.