1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 9. maddesi, Türkiye'de resmi bir yerleşim
yeri (ikametgâhı) bulunmayan kişilere karşı açılacak davalarda yetkili
mahkemenin nasıl belirleneceğini düzenleyen tamamlayıcı ve istisnai bir genel
yetki kuralıdır. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, HMK m. 6'daki genel
kuralın işletilemediği (davalının yerleşim yerinin yurt dışında olduğu veya hiç
bilinemediği) durumlarda, Türk mahkemelerinin yetkisiz kalmasını önlemek ve
davacıya hak arama imkânı sunmak amacıyla kanun koyucunun bu alternatif yetki
kuralını ihdas ettiğini savunmaktadır [1]. Bu madde, adil yargılanma hakkının
sınır ötesi veya yurtsuz durumlarda da tecellisini sağlayan önemli bir usul
güvencesidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Türkiye’de Yerleşim Yeri Bulunmayanlar: Türk vatandaşı olup da gurbetçi
olarak yurt dışında yaşayanlar veya Türkiye'de resmi bir yerleşim yeri (TMK
anlamında ikametgâhı) bulunmayan yabancı uyruklu kişilerdir.
- Mutad Mesken (Habitual Residence): TMK anlamında resmi bir yerleşim
yeri kurma niyeti olmaksızın, fiilen, olağan ve belirli bir yoğunlukta kalınan
yerdir (örneğin düzenli olarak kalınan yazlık ev veya uzun süreli kiralık
daire).
- Malvarlığı Haklarına İlişkin Dava: Şahıs varlığı, nesep veya boşanma
davaları dışında kalan; para ile ölçülebilen her türlü alacak, tazminat ve aynî
hak taleplerini içeren davalardır.
- Malvarlığı Unsurunun Bulunduğu Yer: Davalının Türkiye'deki banka
hesabı, adına kayıtlı aracı, taşınmazı veya herhangi bir menkul eşyasının
fiilen/hukuken bulunduğu coğrafi yargı çevresidir. Bu kural, yetkiyi doğrudan
mala bağlayan bir "aşkın yetki (exorbitant forum)" görünümündedir.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 9, usul hukukunun temel yetki kuralı olan HMK m. 6 ile doğrudan bir
boşluk doldurma (illiyet) ilişkisi içindedir. Ayrıca "mutad mesken" kavramı
üzerinden Türk Medeni Kanunu'na ve yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a (MÖHUK) dogmatik bir
köprü kurar. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, bu
maddenin diğer özel yetki hallerini (örneğin taşınmazın aynına ilişkin HMK m.
12'deki kesin yetkiyi) saklı tutarak normlar hiyerarşisinde denge sağladığını
ve MÖHUK'taki uluslararası yetki kurallarıyla iç usul hukukunun iç içe geçtiği
kritik bir temas noktası olduğunu belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Almanya'da yaşayan ve Türkiye'de hiçbir resmi ikametgâhı
bulunmayan Türk vatandaşı (A), her yıl nisan ayından ekim ayına kadar
Antalya'nın Kaş ilçesindeki yazlığında kalmaktadır. (B), (A)'dan olan 100.000
TL'lik şahsi alacağını tahsil etmek için dava açmak istemektedir. (A)'nın
Türkiye'de resmi yerleşim yeri bulunmasa da, yazlık evi onun fiili "mutad
meskeni" sayılacağından, HMK m. 9/1 uyarınca bu dava doğrudan Kaş
mahkemelerinde açılabilir.
(kurmaca senaryo) İngiliz vatandaşı (C)'nin Türkiye'de ne bir yerleşim yeri
ne de mutad meskeni vardır. Ancak (C)'nin İstanbul'daki bir banka şubesinde
50.000 Dolar mevduat hesabı bulunmaktadır. Türkiye'de mukim (D), (C) ile
aralarındaki uluslararası bir ticari ilişkiden doğan alacağı için dava açmak
istemektedir. HMK m. 9/1'in ikinci cümlesi uyarınca, uyuşmazlık "malvarlığı
hakkına" ilişkin olduğundan, (D) bu davayı malvarlığı unsurunun (banka
hesabının) bulunduğu yer olan İstanbul mahkemelerinde açabilecektir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, yurt dışında yaşayan borçlulara karşı dava açarken bu
maddenin sunduğu "malvarlığı unsurunun bulunduğu yer" yetkisi stratejik bir
silahtır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, Türkiye'de
ikametgâhı olmayan bir borçluya karşı dava açmadan önce, avukatların mutlaka
borçlunun Türkiye'deki banka hesaplarını, adına kayıtlı araçları veya tapu
kayıtlarını araştırması gerektiğini; ufacık bir malvarlığı unsurunun (örneğin
atıl bir banka hesabının) tespit edilmesinin, o yer mahkemesini yetkili kılarak
müvekkili yurt dışında veya diplomatik yollarla dava açma külfetinden ve devasa
masraflardan kurtaracağını pratik bir usul kuralı olarak hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 9'un sağladığı geniş yetki alanı, davacıyı koruma gayesi güderken
hukukun evrensel yetki prensiplerini zorlayabilmektedir. Ejder Yılmaz, Hukuk
Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki "malvarlığı unsurunun bulunduğu
yer" kuralının aşırı ve orantısız bir yetki (exorbitant forum) yarattığını;
davalının Türkiye'de unutulmuş değersiz bir eşyası veya çok küçük meblağlı bir
banka hesabı bulunmasının dahi, sırf "malvarlığı var" denilerek milyonlarca
liralık ilgisiz bir dava için o yer mahkemesini yetkili kıldığını, bunun da
davalının hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkını sınır ötesi ölçekte
ihlal edebileceğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].
Buna ek olarak, Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde,
kanun koyucunun malvarlığına dayalı yetkiyi kurgularken, "açılacak dava ile
malvarlığı unsuru arasında hukuki bir bağ bulunması" şartını aramamış olmasının
ciddi bir yasa yapım hatası olduğunu belirtmektedir [1]. Uyuşmazlık konusu borç
ile Türkiye'deki malvarlığı arasında hiçbir organik illiyet bağı bulunmasa dahi
salt malın varlığı ile yetkinin doğması, modern usul hukukundaki "sıkı irtibat
(forum conveniens)" teorisiyle açıkça çelişen ve usuli tacizlere (forum
shopping) zemin hazırlayabilen bir tablodur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 9. maddesi, Türkiye'de resmi bir yerleşim yeri (ikametgâhı) bulunmayan kişilere karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin nasıl belirleneceğini düzenleyen tamamlayıcı ve istisnai bir genel yetki kuralıdır. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, HMK m. 6'daki genel kuralın işletilemediği (davalının yerleşim yerinin yurt dışında olduğu veya hiç bilinemediği) durumlarda, Türk mahkemelerinin yetkisiz kalmasını önlemek ve davacıya hak arama imkânı sunmak amacıyla kanun koyucunun bu alternatif yetki kuralını ihdas ettiğini savunmaktadır [1]. Bu madde, adil yargılanma hakkının sınır ötesi veya yurtsuz durumlarda da tecellisini sağlayan önemli bir usul güvencesidir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 9, usul hukukunun temel yetki kuralı olan HMK m. 6 ile doğrudan bir boşluk doldurma (illiyet) ilişkisi içindedir. Ayrıca "mutad mesken" kavramı üzerinden Türk Medeni Kanunu'na ve yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a (MÖHUK) dogmatik bir köprü kurar. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, bu maddenin diğer özel yetki hallerini (örneğin taşınmazın aynına ilişkin HMK m. 12'deki kesin yetkiyi) saklı tutarak normlar hiyerarşisinde denge sağladığını ve MÖHUK'taki uluslararası yetki kurallarıyla iç usul hukukunun iç içe geçtiği kritik bir temas noktası olduğunu belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Almanya'da yaşayan ve Türkiye'de hiçbir resmi ikametgâhı bulunmayan Türk vatandaşı (A), her yıl nisan ayından ekim ayına kadar Antalya'nın Kaş ilçesindeki yazlığında kalmaktadır. (B), (A)'dan olan 100.000 TL'lik şahsi alacağını tahsil etmek için dava açmak istemektedir. (A)'nın Türkiye'de resmi yerleşim yeri bulunmasa da, yazlık evi onun fiili "mutad meskeni" sayılacağından, HMK m. 9/1 uyarınca bu dava doğrudan Kaş mahkemelerinde açılabilir.
(kurmaca senaryo) İngiliz vatandaşı (C)'nin Türkiye'de ne bir yerleşim yeri ne de mutad meskeni vardır. Ancak (C)'nin İstanbul'daki bir banka şubesinde 50.000 Dolar mevduat hesabı bulunmaktadır. Türkiye'de mukim (D), (C) ile aralarındaki uluslararası bir ticari ilişkiden doğan alacağı için dava açmak istemektedir. HMK m. 9/1'in ikinci cümlesi uyarınca, uyuşmazlık "malvarlığı hakkına" ilişkin olduğundan, (D) bu davayı malvarlığı unsurunun (banka hesabının) bulunduğu yer olan İstanbul mahkemelerinde açabilecektir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık pratiğinde, yurt dışında yaşayan borçlulara karşı dava açarken bu maddenin sunduğu "malvarlığı unsurunun bulunduğu yer" yetkisi stratejik bir silahtır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, Türkiye'de ikametgâhı olmayan bir borçluya karşı dava açmadan önce, avukatların mutlaka borçlunun Türkiye'deki banka hesaplarını, adına kayıtlı araçları veya tapu kayıtlarını araştırması gerektiğini; ufacık bir malvarlığı unsurunun (örneğin atıl bir banka hesabının) tespit edilmesinin, o yer mahkemesini yetkili kılarak müvekkili yurt dışında veya diplomatik yollarla dava açma külfetinden ve devasa masraflardan kurtaracağını pratik bir usul kuralı olarak hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 9'un sağladığı geniş yetki alanı, davacıyı koruma gayesi güderken hukukun evrensel yetki prensiplerini zorlayabilmektedir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki "malvarlığı unsurunun bulunduğu yer" kuralının aşırı ve orantısız bir yetki (exorbitant forum) yarattığını; davalının Türkiye'de unutulmuş değersiz bir eşyası veya çok küçük meblağlı bir banka hesabı bulunmasının dahi, sırf "malvarlığı var" denilerek milyonlarca liralık ilgisiz bir dava için o yer mahkemesini yetkili kıldığını, bunun da davalının hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkını sınır ötesi ölçekte ihlal edebileceğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].
Buna ek olarak, Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, kanun koyucunun malvarlığına dayalı yetkiyi kurgularken, "açılacak dava ile malvarlığı unsuru arasında hukuki bir bağ bulunması" şartını aramamış olmasının ciddi bir yasa yapım hatası olduğunu belirtmektedir [1]. Uyuşmazlık konusu borç ile Türkiye'deki malvarlığı arasında hiçbir organik illiyet bağı bulunmasa dahi salt malın varlığı ile yetkinin doğması, modern usul hukukundaki "sıkı irtibat (forum conveniens)" teorisiyle açıkça çelişen ve usuli tacizlere (forum shopping) zemin hazırlayabilen bir tablodur.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)