1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 67. maddesi, bir önceki maddede (HMK m. 66)
maddi ve usuli sınırları çizilen "Fer'î Müdahale" kurumunun, mahkeme huzurunda
nasıl talep edileceğini ve bu talebin mahkemece hangi usul kuralları
çerçevesinde incelenip karara bağlanacağını düzenleyen şekli bir normdur.
Üçüncü kişinin davaya katılımı kendiliğinden gerçekleşmez; bu katılım,
mahkemenin onayına (ara kararına) tabi bir usuli süreçtir. Kuru, Medeni Usul
Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile davaya dışarıdan yapılacak keyfi
ve asılsız müdahaleleri engellemeyi amaçladığını; müdahale dilekçesindeki şekil
şartlarının ve bu dilekçenin asıl taraflara tebliğ edilmesinin, yargılamanın
ciddiyetini ve mevcut tarafların hukuki dinlenilme hakkını güvence altına alan
bir filtreleme mekanizması işlevi gördüğünü savunmaktadır. Bu madde, üçüncü
kişinin davaya giriş kapısının usuli anahtarıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Dilekçeyle Başvuru: Müdahale talebinin sözlü (örneğin duruşma sırasında
tutanağa geçirilerek) yapılamayacağını, mutlaka yazılı bir dilekçe ile
mahkemeye sunulması gerektiğini ifade eder.
- Yanında Katılmak İstediği Tarafın Belirtilmesi: Fer'î müdahil, davada
bağımsız bir taraf olamayacağından, dilekçesinde davacı veya davalıdan
hangisinin safında (yanında) yer almak istediğini açıkça ve tereddüde yer
bırakmayacak şekilde seçmek zorundadır.
- Müdahale Sebebi ve Dayanakları: Üçüncü kişinin, müdahalesini haklı
kılan "hukuki yararını" (HMK m. 66) soyut ifadelerle değil, aralarındaki
sözleşme, muhtemel bir rücu tehlikesi veya mülkiyet iddiası gibi somut
maddi/hukuki vakıalarla temellendirmesi ve varsa delillerini eklemesi
mecburiyetidir.
- Dilekçenin Taraflara Tebliğ Edilmesi: Asıl davanın taraflarına, kendi
yargılamalarına dışarıdan bir kişinin katılmak istediğinin bildirilmesi ve
onlara bu katılıma (hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle) itiraz etme hakkının
tanınmasıdır.
- Gerekirse Dinlemek Üzere Davet: Mahkemenin, müdahale talebini sadece
dosya (evrak) üzerinden inceleyip karara bağlayabileceği gibi; uyuşmazlığın
veya hukuki yararın karmaşık olduğu durumlarda tarafları ve üçüncü kişiyi özel
bir ara duruşmaya veya mevcut duruşmaya çağırarak sözlü olarak da dinleyebilme
takdir yetkisidir.
- Gelmeseler Dahi Karar Verilmesi: Usulüne uygun davetiyeye rağmen asıl
tarafların veya müdahale talep edenin duruşmaya katılmaması halinde, bu durumun
müdahale incelemesini sürüncemede bırakmayacağı, hâkimin dosyadaki verilere
göre talebi kabul veya reddedeceği kuralıdır.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 67, doğrudan doğruya fer'î müdahalenin şartlarını belirleyen HMK m. 66
ile organik bir bütünlük içindedir. Bu maddedeki dilekçenin tebliği kuralı, HMK
m. 27'de düzenlenen usul hukukunun temel taşı olan "Hukuki Dinlenilme Hakkı"nın
doğrudan bir tezahürüdür. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku
çalışmasında, HMK m. 67 kapsamında mahkemenin müdahale talebi hakkında vereceği
kararın davanın esasına ilişkin değil, usule ilişkin bir "ara karar" olduğunu;
bu aşamada hâkimin, üçüncü kişinin sunduğu dayanakları incelerken sadece
"hukuki yararın varlığı konusunda yaklaşık ispat (prima facie)" arayacağını,
asıl davanın esasına veya muhtemel rücu davasının haklılığına dair
derinlemesine bir maddi inceleme yapamayacağını belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Taşeron firma (A), alt taşeron (B)'nin kusurlu işçiliği
sebebiyle iş sahibi tarafından kendisine açılan tazminat davasında, (B)'nin
davaya müdahil olmasını istemiştir. Durumu öğrenen alt taşeron (B), mahkemeye
sunduğu dilekçesinde, "davalı (A)'nın yanında" davaya katılmak istediğini
belirtmiş, müdahale sebebi olarak (A) ile arasındaki alt taşeronluk
sözleşmesini (dayanak) eklemiştir. Mahkeme, HMK m. 67/2 uyarınca bu dilekçeyi
davacı iş sahibine ve davalı (A)'ya tebliğ etmiştir. Davacı iş sahibi, "Bizim
muhatabımız (B) değildir, davayı uzatmak istiyorlar" diyerek itiraz etmiştir.
Hâkim, duruşma açmaya gerek görmeksizin dosya üzerinden yaptığı incelemede,
(B)'nin muhtemel bir rücu davası tehdidi altında olduğu için hukuki yararı
bulunduğunu tespit ederek fer'î müdahale talebini kabul etmiştir.
(kurmaca senaryo) Bir araç satımından doğan ayıp davasında, davalı galerici
yanında davaya katılmak isteyen araç ithalatçısı, müdahale dilekçesini
mahkemeye sunmuştur. Hâkim, taraflar arasındaki ticari zincirin karmaşıklığını
dikkate alarak, HMK m. 67/2 uyarınca müdahale talebini değerlendirmek üzere
tarafları ve ithalatçıyı duruşmaya davet etmiştir. Duruşma günü davacı ve
davalı gelmemiş, sadece müdahale talep eden ithalatçı gelmiştir. Mahkeme,
gelmeyen tarafları beklemeksizin veya duruşmayı ertelemeksizin, HMK m. 67 amir
hükmü ("gelmeseler dahi") gereğince ithalatçının beyanlarını dinlemiş ve
müdahale talebini ara kararla kabul etmiştir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, müdahale talebinin bir usuli taktik olarak veya
savsaklama amacıyla kullanılmasını önlemek için harç ve avans yükümlülüklerine
dikkat edilmelidir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında,
meslektaşların müdahale dilekçesi verirken, bu talebin mahkemece taraflara
tebliğ edileceğini (HMK m. 67/2) unutmamaları ve gerekli tebligat giderleri ile
müdahale harcını dilekçeyle eşzamanlı olarak mahkeme veznesine yatırmaları
gerektiğini; masrafı yatırılmamış, dayanak belgeleri (sözleşme, fatura vb.)
eklenmemiş, soyut ifadelerden oluşan bir müdahale dilekçesinin hâkim tarafından
ciddiye alınmayarak usulden reddedileceğini stratejik bir usul kuralı olarak
hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 67'de kurgulanan inceleme usulü, yargılamanın hızlı yürümesine katkı
sağlasa da, verilen kararın kanun yolu denetimi açısından doktrinde
eleştirilmektedir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde,
müdahale talebinin reddine ilişkin kararların bir "ara karar" olması sebebiyle,
bu kararlara karşı tek başına (derhal) istinaf veya temyiz yoluna
başvurulamamasını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Üçüncü kişinin hukuki
yararı açık olmasına rağmen mahkeme hatalı bir şekilde müdahale talebini
reddederse, üçüncü kişi davanın tamamen bitmesini ve asıl kararın verilmesini
beklemek zorunda kalacaktır. Bu durum, üçüncü kişinin yargılamaya katılıp delil
sunma imkânını (hukuki dinlenilme hakkını) fiilen elinden almakta ve telafisi
güç zararlar doğurmaktadır. Müdahale talebinin reddi kararlarına karşı,
(ihtiyati tedbir kararlarında olduğu gibi) ivedi ve ayrı bir kanun yolu
incelemesi getirilmesi adil yargılanma hakkına daha uygun düşecektir.
Öte yandan, Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki
"gerekirse dinlemek üzere davet eder" lafzının uygulamada hâkimleri tamamen
evrak üzerinden karar vermeye ittiğini vurgulamaktadır. Hâlbuki fer'î müdahale,
yargılamanın seyrini, toplanacak delilleri ve hatta ileride açılacak davaları
kökünden etkileyecek kadar önemlidir. Yazar, asıl davanın taraflarından birinin
müdahale talebine yazılı olarak itiraz etmesi halinde, evrak üzerinden karar
verilmesi yerine "duruşma açılmasının zorunlu (emredici) hale getirilmesi"
gerektiğini, usul ekonomisinin hukuki dinlenilme hakkına feda edilmemesi
gerektiğini savunmaktadır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 67. maddesi, bir önceki maddede (HMK m. 66) maddi ve usuli sınırları çizilen "Fer'î Müdahale" kurumunun, mahkeme huzurunda nasıl talep edileceğini ve bu talebin mahkemece hangi usul kuralları çerçevesinde incelenip karara bağlanacağını düzenleyen şekli bir normdur. Üçüncü kişinin davaya katılımı kendiliğinden gerçekleşmez; bu katılım, mahkemenin onayına (ara kararına) tabi bir usuli süreçtir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile davaya dışarıdan yapılacak keyfi ve asılsız müdahaleleri engellemeyi amaçladığını; müdahale dilekçesindeki şekil şartlarının ve bu dilekçenin asıl taraflara tebliğ edilmesinin, yargılamanın ciddiyetini ve mevcut tarafların hukuki dinlenilme hakkını güvence altına alan bir filtreleme mekanizması işlevi gördüğünü savunmaktadır. Bu madde, üçüncü kişinin davaya giriş kapısının usuli anahtarıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 67, doğrudan doğruya fer'î müdahalenin şartlarını belirleyen HMK m. 66 ile organik bir bütünlük içindedir. Bu maddedeki dilekçenin tebliği kuralı, HMK m. 27'de düzenlenen usul hukukunun temel taşı olan "Hukuki Dinlenilme Hakkı"nın doğrudan bir tezahürüdür. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m. 67 kapsamında mahkemenin müdahale talebi hakkında vereceği kararın davanın esasına ilişkin değil, usule ilişkin bir "ara karar" olduğunu; bu aşamada hâkimin, üçüncü kişinin sunduğu dayanakları incelerken sadece "hukuki yararın varlığı konusunda yaklaşık ispat (prima facie)" arayacağını, asıl davanın esasına veya muhtemel rücu davasının haklılığına dair derinlemesine bir maddi inceleme yapamayacağını belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Taşeron firma (A), alt taşeron (B)'nin kusurlu işçiliği sebebiyle iş sahibi tarafından kendisine açılan tazminat davasında, (B)'nin davaya müdahil olmasını istemiştir. Durumu öğrenen alt taşeron (B), mahkemeye sunduğu dilekçesinde, "davalı (A)'nın yanında" davaya katılmak istediğini belirtmiş, müdahale sebebi olarak (A) ile arasındaki alt taşeronluk sözleşmesini (dayanak) eklemiştir. Mahkeme, HMK m. 67/2 uyarınca bu dilekçeyi davacı iş sahibine ve davalı (A)'ya tebliğ etmiştir. Davacı iş sahibi, "Bizim muhatabımız (B) değildir, davayı uzatmak istiyorlar" diyerek itiraz etmiştir. Hâkim, duruşma açmaya gerek görmeksizin dosya üzerinden yaptığı incelemede, (B)'nin muhtemel bir rücu davası tehdidi altında olduğu için hukuki yararı bulunduğunu tespit ederek fer'î müdahale talebini kabul etmiştir.
(kurmaca senaryo) Bir araç satımından doğan ayıp davasında, davalı galerici yanında davaya katılmak isteyen araç ithalatçısı, müdahale dilekçesini mahkemeye sunmuştur. Hâkim, taraflar arasındaki ticari zincirin karmaşıklığını dikkate alarak, HMK m. 67/2 uyarınca müdahale talebini değerlendirmek üzere tarafları ve ithalatçıyı duruşmaya davet etmiştir. Duruşma günü davacı ve davalı gelmemiş, sadece müdahale talep eden ithalatçı gelmiştir. Mahkeme, gelmeyen tarafları beklemeksizin veya duruşmayı ertelemeksizin, HMK m. 67 amir hükmü ("gelmeseler dahi") gereğince ithalatçının beyanlarını dinlemiş ve müdahale talebini ara kararla kabul etmiştir.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, müdahale talebinin bir usuli taktik olarak veya savsaklama amacıyla kullanılmasını önlemek için harç ve avans yükümlülüklerine dikkat edilmelidir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların müdahale dilekçesi verirken, bu talebin mahkemece taraflara tebliğ edileceğini (HMK m. 67/2) unutmamaları ve gerekli tebligat giderleri ile müdahale harcını dilekçeyle eşzamanlı olarak mahkeme veznesine yatırmaları gerektiğini; masrafı yatırılmamış, dayanak belgeleri (sözleşme, fatura vb.) eklenmemiş, soyut ifadelerden oluşan bir müdahale dilekçesinin hâkim tarafından ciddiye alınmayarak usulden reddedileceğini stratejik bir usul kuralı olarak hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 67'de kurgulanan inceleme usulü, yargılamanın hızlı yürümesine katkı sağlasa da, verilen kararın kanun yolu denetimi açısından doktrinde eleştirilmektedir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, müdahale talebinin reddine ilişkin kararların bir "ara karar" olması sebebiyle, bu kararlara karşı tek başına (derhal) istinaf veya temyiz yoluna başvurulamamasını eleştirel bir dille ifade etmektedir. Üçüncü kişinin hukuki yararı açık olmasına rağmen mahkeme hatalı bir şekilde müdahale talebini reddederse, üçüncü kişi davanın tamamen bitmesini ve asıl kararın verilmesini beklemek zorunda kalacaktır. Bu durum, üçüncü kişinin yargılamaya katılıp delil sunma imkânını (hukuki dinlenilme hakkını) fiilen elinden almakta ve telafisi güç zararlar doğurmaktadır. Müdahale talebinin reddi kararlarına karşı, (ihtiyati tedbir kararlarında olduğu gibi) ivedi ve ayrı bir kanun yolu incelemesi getirilmesi adil yargılanma hakkına daha uygun düşecektir.
Öte yandan, Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki "gerekirse dinlemek üzere davet eder" lafzının uygulamada hâkimleri tamamen evrak üzerinden karar vermeye ittiğini vurgulamaktadır. Hâlbuki fer'î müdahale, yargılamanın seyrini, toplanacak delilleri ve hatta ileride açılacak davaları kökünden etkileyecek kadar önemlidir. Yazar, asıl davanın taraflarından birinin müdahale talebine yazılı olarak itiraz etmesi halinde, evrak üzerinden karar verilmesi yerine "duruşma açılmasının zorunlu (emredici) hale getirilmesi" gerektiğini, usul ekonomisinin hukuki dinlenilme hakkına feda edilmemesi gerektiğini savunmaktadır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)