1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 47. maddesi, hâkimlerin yargısal
faaliyetlerinden doğan zararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılacak tazminat
davalarında (HMK m. 46) ve Devletin ödediği tazminatı sorumlu hâkime rücu
etmesi sürecinde görevli ve yetkili mahkemeyi (fonksiyonel yargı yolunu)
düzenlemektedir. Bu tür davaların sıradan bir asliye hukuk mahkemesinde
görülmesi, astın üstü veya eşidin eşidi yargılaması gibi yargı hiyerarşisini ve
bağımsızlığını zedeleyecek sonuçlar doğurabileceği için kanun koyucu bu
uyuşmazlıkları doğrudan yüksek yargı merciine (Yargıtay'a) taşımıştır. Kuru,
Medeni Usul Hukuku eserinde, bu özel görev kuralının salt usuli bir düzenleme
olmadığını; ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin meslektaşları
tarafından yargılanma baskısı hissetmeden karar verebilmeleri için getirilmiş
en güçlü kurumsal teminatlardan biri olduğunu savunmaktadır. Madde, davanın
muhatabının sıfatına göre Yargıtay daireleri arasında hassas bir işbölümü
kurgulamış ve kararların temyiz mercini de saptamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla Görülmesi: Yargıtay'ın asli görevi olan
"temyiz incelemesi" (hukukilik denetimi) yerine; tıpkı bir asliye hukuk
mahkemesi gibi davanın esasına girmesi, delil toplaması, tanık dinlemesi ve
maddi vakıaları inceleyerek ilk elden hüküm kurmasıdır.
- Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi: İlk derece veya bölge adliye mahkemesi
hâkiminin hukuka aykırı fiili gerçekleştirdiği asıl dava dosyasının (örneğin
bir iş davası, ticaret davası veya aile davası) temyiz incelemesini yapmakla
görevli olan spesifik Yargıtay dairesidir.
- Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi: Yargıtay başkan ve üyeleri (veya aynı
konumdaki diğer yüksek yargı mensupları) hakkındaki iddiaların inceleneceği
özel dairedir. 2015 değişikliğiyle bu görev özellikle bu daireye verilmiştir.
- Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesi: Yasaklılık mantığının bir uzantısı
olarak, eğer şikâyet edilen (fiilinden dolayı Devlet aleyhine dava açılan) kişi
bizzat Dördüncü Hukuk Dairesinin başkanı veya üyesi ise, bu kişilerin kendi
dairelerinde yargılanamamaları kuralı gereği davanın kaydırıldığı yedek
dairedir.
- Hukuk Genel Kurulu (HGK): Yargıtay dairelerinin ilk derece mahkemesi
sıfatıyla verdiği tazminat kararlarına karşı gidilecek olan nihai (temyiz)
denetim merciidir.
- Rücu Davasının Kararı Veren Mahkemede Görülmesi (2. Fıkra): Devlet
tazminatı ödedikten sonra sorumlu hâkime dönerse (rücu ederse), bu yeni davanın
başka bir mahkemede değil, tazminata hükmeden (ve olayın tüm maddi detaylarına
vakıf olan) aynı Yargıtay dairesinde görülmesi kuralıdır.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 47, doğrudan doğruya "Devletin Sorumluluğu"nu düzenleyen HMK m. 46 ile
ayrılamaz bir usul bütünlüğü içindedir. Bu maddedeki görev kuralı, HMK m.
114'te düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartının mutlak ve
istisnasız bir görünümüdür. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku
çalışmasında, HMK m. 47 ile kurgulanan bu yapının, 2797 sayılı Yargıtay
Kanunu'nun işbölümü kurallarına usuli bir istisna getirdiğini; ayrıca bu
davanın açılabilmesi için HMK m. 48'de öngörülen çok sıkı dilekçe şartlarıyla
(ve teminat yatırılmasıyla) birleştiğinde, sistemin asılsız davaları henüz
Yargıtay'ın kapısındayken elemeyi amaçlayan entegre bir filtreleme mekanizması
olduğunu belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) İzmir 3. İş Mahkemesi hâkimi (A)'nın, bir işe iade
davasında açık ve kesin bir kanun hükmüne kasten aykırı karar verdiği (HMK m.
46/1-c) iddiasıyla Devlet aleyhine tazminat davası açılacaktır. Davacı, bu
davayı İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açamaz. İş davalarının temyiz
incelemesiyle görevli "ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi" hangisiyse (örneğin 9.
Hukuk Dairesi), dava o dairede ilk derece mahkemesi sıfatıyla açılmalı ve
görülmelidir.
(kurmaca senaryo) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi (B)'nin, bir temyiz
incelemesi sırasında rüşvet (menfaat) karşılığında kanuna aykırı oy kullandığı
(HMK m. 46/1-b) iddia edilerek Devlet aleyhine tazminat davası açılacaktır. HMK
m. 47/1 amir hükmü gereğince, şikâyet edilen kişi bizzat 4. Hukuk Dairesi üyesi
olduğu için, bu dava Yargıtay 3. Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi
sıfatıyla açılır. 3. Hukuk Dairesi davayı kabul eder ve Devleti tazminata
mahkûm ederse, kararın temyiz incelemesini Hukuk Genel Kurulu (HGK) yapar.
Karar kesinleşip Devlet parayı ödedikten sonra hâkim (B)'ye rücu etmek isterse,
bu rücu davası yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinde görülür.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, devletin sorumluluğu davalarında görevli
mahkemenin tayini sıklıkla hataya düşülen bir husustur. Sungurtekin Özkan,
Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların hâkimin fiilinden kaynaklanan
tazminat davalarını sehven yerel asliye hukuk mahkemelerinde açmaları
durumunda, mahkemenin derhal görevsizlik kararı vereceğini ve bu süreçte hak
düşürücü sürelerin (zamanaşımının) geçme riski doğacağını; usul hukukunun bu
özel (istisnai) görev kuralını doğrudan davanın esasına etki eden stratejik bir
bariyer olarak kurguladığını hatırlatmaktadır. Ayrıca, davanın dilekçesinin
doğrudan ilgili Yargıtay dairesine hitaben yazılması usuli bir mecburiyettir.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 47'de kurgulanan sistem, hâkimlik teminatını koruma açısından başarılı
olsa da, pratik uygulanabilirlik ve yüksek mahkemenin işlevi bakımından
doktrinde ciddi eleştirilere tabidir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Şerhi eserinde, Yargıtay dairelerinin kurgusal ve fiziki olarak birer "ilk
derece mahkemesi" gibi çalışmaya (şahit dinlemeye, keşif yapmaya, yerel delil
toplamaya) elverişli olmadığını; temyiz incelemesi yapmak üzere teşkilatlanmış
bir yüksek yargı heyetinin, sıradan bir tahkikat aşamasını yürütmekte
zorlandığını ve bunun yargılamanın makul sürede bitirilmesini engellediğini
eleştirel bir dille ifade etmektedir.
Buna ek olarak, Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde,
2015 yılında yapılan değişiklikle Yargıtay üyeleri hakkındaki davaların tamamen
Dördüncü ve Üçüncü Hukuk Dairelerine yıkılmasının, bu dairelerin asli iş
yükleri üzerinde yıkıcı bir etki yarattığını vurgulamaktadır. Herhangi bir
Yargıtay üyesi hakkındaki tazminat iddialarının tek bir daireye (4. Daire)
teksif edilmesi yerine, eskiden olduğu gibi uyuşmazlığın niteliğine göre
"ilgili hukuk dairelerine" dağıtılmasının, uzmanlaşma ve işyükü dengesi
bakımından usul sistematiğine daha uygun olacağı savunulmaktadır. Yargıtay'ın
bir ilk derece mahkemesi refleksine zorlanması, usul hukukunun olağan akışına
aykırı sentetik bir çözüm yaratmıştır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 47. maddesi, hâkimlerin yargısal faaliyetlerinden doğan zararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılacak tazminat davalarında (HMK m. 46) ve Devletin ödediği tazminatı sorumlu hâkime rücu etmesi sürecinde görevli ve yetkili mahkemeyi (fonksiyonel yargı yolunu) düzenlemektedir. Bu tür davaların sıradan bir asliye hukuk mahkemesinde görülmesi, astın üstü veya eşidin eşidi yargılaması gibi yargı hiyerarşisini ve bağımsızlığını zedeleyecek sonuçlar doğurabileceği için kanun koyucu bu uyuşmazlıkları doğrudan yüksek yargı merciine (Yargıtay'a) taşımıştır. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, bu özel görev kuralının salt usuli bir düzenleme olmadığını; ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin meslektaşları tarafından yargılanma baskısı hissetmeden karar verebilmeleri için getirilmiş en güçlü kurumsal teminatlardan biri olduğunu savunmaktadır. Madde, davanın muhatabının sıfatına göre Yargıtay daireleri arasında hassas bir işbölümü kurgulamış ve kararların temyiz mercini de saptamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 47, doğrudan doğruya "Devletin Sorumluluğu"nu düzenleyen HMK m. 46 ile ayrılamaz bir usul bütünlüğü içindedir. Bu maddedeki görev kuralı, HMK m. 114'te düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartının mutlak ve istisnasız bir görünümüdür. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m. 47 ile kurgulanan bu yapının, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun işbölümü kurallarına usuli bir istisna getirdiğini; ayrıca bu davanın açılabilmesi için HMK m. 48'de öngörülen çok sıkı dilekçe şartlarıyla (ve teminat yatırılmasıyla) birleştiğinde, sistemin asılsız davaları henüz Yargıtay'ın kapısındayken elemeyi amaçlayan entegre bir filtreleme mekanizması olduğunu belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) İzmir 3. İş Mahkemesi hâkimi (A)'nın, bir işe iade davasında açık ve kesin bir kanun hükmüne kasten aykırı karar verdiği (HMK m. 46/1-c) iddiasıyla Devlet aleyhine tazminat davası açılacaktır. Davacı, bu davayı İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde açamaz. İş davalarının temyiz incelemesiyle görevli "ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi" hangisiyse (örneğin 9. Hukuk Dairesi), dava o dairede ilk derece mahkemesi sıfatıyla açılmalı ve görülmelidir.
(kurmaca senaryo) Yargıtay 4. Hukuk Dairesi üyesi (B)'nin, bir temyiz incelemesi sırasında rüşvet (menfaat) karşılığında kanuna aykırı oy kullandığı (HMK m. 46/1-b) iddia edilerek Devlet aleyhine tazminat davası açılacaktır. HMK m. 47/1 amir hükmü gereğince, şikâyet edilen kişi bizzat 4. Hukuk Dairesi üyesi olduğu için, bu dava Yargıtay 3. Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla açılır. 3. Hukuk Dairesi davayı kabul eder ve Devleti tazminata mahkûm ederse, kararın temyiz incelemesini Hukuk Genel Kurulu (HGK) yapar. Karar kesinleşip Devlet parayı ödedikten sonra hâkim (B)'ye rücu etmek isterse, bu rücu davası yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinde görülür.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, devletin sorumluluğu davalarında görevli mahkemenin tayini sıklıkla hataya düşülen bir husustur. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların hâkimin fiilinden kaynaklanan tazminat davalarını sehven yerel asliye hukuk mahkemelerinde açmaları durumunda, mahkemenin derhal görevsizlik kararı vereceğini ve bu süreçte hak düşürücü sürelerin (zamanaşımının) geçme riski doğacağını; usul hukukunun bu özel (istisnai) görev kuralını doğrudan davanın esasına etki eden stratejik bir bariyer olarak kurguladığını hatırlatmaktadır. Ayrıca, davanın dilekçesinin doğrudan ilgili Yargıtay dairesine hitaben yazılması usuli bir mecburiyettir.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 47'de kurgulanan sistem, hâkimlik teminatını koruma açısından başarılı olsa da, pratik uygulanabilirlik ve yüksek mahkemenin işlevi bakımından doktrinde ciddi eleştirilere tabidir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, Yargıtay dairelerinin kurgusal ve fiziki olarak birer "ilk derece mahkemesi" gibi çalışmaya (şahit dinlemeye, keşif yapmaya, yerel delil toplamaya) elverişli olmadığını; temyiz incelemesi yapmak üzere teşkilatlanmış bir yüksek yargı heyetinin, sıradan bir tahkikat aşamasını yürütmekte zorlandığını ve bunun yargılamanın makul sürede bitirilmesini engellediğini eleştirel bir dille ifade etmektedir.
Buna ek olarak, Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, 2015 yılında yapılan değişiklikle Yargıtay üyeleri hakkındaki davaların tamamen Dördüncü ve Üçüncü Hukuk Dairelerine yıkılmasının, bu dairelerin asli iş yükleri üzerinde yıkıcı bir etki yarattığını vurgulamaktadır. Herhangi bir Yargıtay üyesi hakkındaki tazminat iddialarının tek bir daireye (4. Daire) teksif edilmesi yerine, eskiden olduğu gibi uyuşmazlığın niteliğine göre "ilgili hukuk dairelerine" dağıtılmasının, uzmanlaşma ve işyükü dengesi bakımından usul sistematiğine daha uygun olacağı savunulmaktadır. Yargıtay'ın bir ilk derece mahkemesi refleksine zorlanması, usul hukukunun olağan akışına aykırı sentetik bir çözüm yaratmıştır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)