RESMİ METİN

Sahtelik incelemesi


MADDE 211- (1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. maddesi, medeni usul hukukunda bir senedin (belgenin) sahteliği veya altındaki imzanın aidiyeti hususunda uyuşmazlık çıkması hâlinde izlenecek ispat prosedürünü kesin ve emredici bir sıraya bağlamaktadır. Kanun koyucu, sahtelik incelemesinin doğrudan ve salt bir bilirkişi faaliyetine dönüşmesini engellemek amacıyla, inceleme sürecini kademelendirmiş ve sürecin merkezine "hâkimin bizzat müdahalesini" yerleştirmiştir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, sahtelik incelemesinde hâkimin doğrudan doğruya dosyayı bilirkişiye tevdi etmesinin kanuna aykırı olduğunu, kanunun çizdiği usuli sıraya (önce isticvap, sonra huzurda yazı/imza örneği alma, kanaat oluşmazsa bilirkişi) harfiyen uyulmasının maddi gerçeğe ulaşmada zorunlu bir şekil kuralı olduğunu görüşünü savunmaktadır [1]. Bu madde, yargılamanın sahtecilik iddialarıyla kötüniyetli olarak uzatılmasını engellemek üzere mahkemeye geniş bir ön inceleme ve doğrudan karar verme yetkisi tanımıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan ve sahtelik incelemesinin usuli adımlarını belirleyen temel kavramlar şunlardır:

  • İsticvap: Yazı veya imzayı inkâr eden tarafın, bizzat mahkeme huzuruna çağrılarak o belge ve imza hakkında hâkim tarafından sorgulanması, açıklamalarının dinlenmesidir.
  • Huzurda Yazı Yazdırıp İmza Attırmak (İstiktap): Hâkimin isticvap neticesinde tatmin olmaması hâlinde, inkâr eden tarafa ayakta, oturarak, sağ eliyle ve sol eliyle çeşitli hız ve şekillerde bizzat mahkeme salonunda imza attırması ve yazı yazdırması işlemidir.
  • İkrar Etmiş Sayılma (Fikri İkrar): Maddenin en ağır yaptırımıdır. İsticvap için meşru bir mazereti olmaksızın duruşmaya gelmeyen tarafın, senedin altındaki imzayı (veya yazıyı) hukuken kabul etmiş sayılmasıdır. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, bu ağır yaptırımın amacının sırf davayı uzatmak kastıyla sahtelik iddiasında bulunan kötüniyetli tarafların yargılama mekanizmasını kilitlemesini engellemek ve usul ekonomisini (HMK m. 30) sağlamak olduğunu belirtmektedir [1].
  • Karşılaştırma Yapmaya Elverişli Yazı ve İmzalar (Medar-ı Tatbik Belgeler): Bilirkişi incelemesine geçilmeden önce, inkâr eden tarafın uyuşmazlık tarihinden önce resmî kurumlarda (noter, banka, seçim kurulu, tapu vb.) atmış olduğu, aidiyetinde şüphe bulunmayan orijinal imza ve yazı örnekleridir.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 211 hükmü, usul hukukunda "Yazı ve İmza İnkârı"nı düzenleyen HMK m. 208 ve sahtelik iddiasının senedin akıbetine etkisini düzenleyen HMK m. 209 ile etle tırnak gibi birbirine bağlıdır. Bu madde, söz konusu itirazların nasıl bir laboratuvar/yargısal süzgeçten geçirileceğinin usul normudur. Ayrıca, tarafın dinlenmesine ilişkin "İsticvap" (HMK m. 169 vd.) hükümleri ve "Bilirkişi İncelemesi" (HMK m. 266 vd.) kuralları ile sistematik bir kesişim noktasıdır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 211/1-a bendinde hâkime verilen "başka incelemeye gerek duymadan karar verebilme" yetkisinin, delilleri serbestçe değerlendirme ilkesinin (HMK m. 198) en somut ve güçlü görünümlerinden biri olduğunu değerlendirmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

  • (kurmaca senaryo) 1: Davacı A'nın sunduğu 200.000 TL bedelli bononun altındaki imzayı davalı B inkâr etmiştir. Mahkeme, HMK m. 211/1-a uyarınca B'ye "istiktaba (imza örneği alınmasına) ve isticvaba gelmesi, aksi hâlde imzayı ikrar etmiş sayılacağı" ihtaratını içeren bir davetiye göndermiştir. B, davetiyeyi tebliğ almasına rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamıştır. Mahkeme, bilirkişi incelemesine veya başka bir araştırmaya gerek görmeksizin B'nin imzayı ikrar etmiş sayılmasına hükmetmiş ve sahtelik iddiasını reddetmiştir.
  • (kurmaca senaryo) 2: İmzayı inkâr eden davalı C, duruşmaya gelmiş ve hâkim huzurunda imza örnekleri vermiştir. Hâkim, C'nin huzurda attığı imzalar ile senetteki imza arasında gözle görülür, bariz ve hiçbir uzmanlık gerektirmeyen devasa bir fark (örneğin isimlerin bile yanlış hecelenmesi veya tamamen farklı bir el yazısı karakteri) tespit etmiştir. Hâkim, HMK m. 211/1-a uyarınca "başka incelemeye gerek duymadan" gerekçesini açıkça yazarak senedin sahte olduğuna hükmetmiştir.
  • (kurmaca senaryo) 3: Davalı D duruşmada imza örneklerini vermiş, ancak hâkimin çıplak gözle yaptığı inceleme kesin bir kanaat oluşturmamıştır. Bunun üzerine hâkim, HMK m. 211/1-b bendi uyarınca D'nin son 5 yıl içinde Yüksek Seçim Kurulu'nda, noterde ve çalıştığı bankada attığı şüphe götürmez orijinal imzalarını (medar-ı tatbik) celp etmiş ve huzurda alınan örneklerle birlikte dosyanın Adli Tıp Kurumu (veya grafoloji bilirkişisi) tarafından incelenmesine karar vermiştir.

6. Pratik Uygulama Notları

Taraf vekilliği yapan bir uygulayıcı olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma en hayati uyarım; müvekkilleriniz bir imza inkârında bulunduğunda onları HMK m. 211'in isticvap duruşmasına mutlak surette bizzat katılmaları gerektiği konusunda uyarmalarıdır. Avukatın duruşmada hazır bulunması müvekkili kurtarmaz; zira imza atmak ve yazı yazmak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir işlemdir ve vekil müvekkili yerine imza örneği veremez. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, vekillerin bilirkişi incelemesi (m. 211/1-b) aşamasına geçildiğinde, salt mahkemenin ilgili yerlere müzekkere yazmasını beklememeleri gerektiğini; müvekkillerine ait geçmiş tarihli, resmî kurumlardaki karşılaştırmaya elverişli (medar-ı tatbik) belgelerin yerlerini (örneğin X Noterliğindeki şu tarihli işlemname) mahkemeye dilekçeyle net bir şekilde bildirmelerinin, sağlıklı bir grafolojik rapor alınabilmesi için avukatın en temel usuli yükümlülüğü olduğunu hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 211'in düzenleniş amacı olan "usul ekonomisi ve hâkimin yargılamaya egemen olması" teorik olarak kusursuz dursa da, bu maddenin a bendindeki (1. fıkra) kademelendirme uygulamada yargılamayı hızlandırmak yerine yavaşlatan bir engele dönüşmüştür. Günümüzde sahtecilik yöntemleri (özellikle dijital kopyalama, kumpas veya profesyonel taklit) o kadar gelişmiştir ki, özel bir grafolojik/kriminalistik eğitim almamış olan bir hukuk hâkiminin sadece çıplak gözle imza örneği alarak sahtelik konusunda %100 "kesin bir kanaate" varması fiilen çok zordur ve tehlikelidir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, kanunun hâkimi adeta bir grafoloji uzmanı gibi ön inceleme yapmaya zorlamasının günümüz kriminal gerçekleriyle bağdaşmadığını; hâkimlerin haklı olarak sorumluluk almaktan çekinip her dosyayı bilirkişiye gönderdiğini, bu sebeple "hâkimin önce bizzat karar vermeye çalışması" mecburiyetinin usul ekonomisine faydadan çok zaman kaybı getirdiğini isabetli bir dille eleştirmektedir [1]. Hâkime sahtelik iddiasını doğrudan teknik bilirkişiye havale etme esnekliği kanunen tanınmalıdır.

Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.