1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 197. maddesi, medeni usul hukukuna hâkim olan en
temel ilkelerden "vasıtasızlık (doğrudanlık)" ile "usul ekonomisi" ve
"yoğunlaşma (cem)" ilkelerinin delillerin toplanması aşamasındaki somut
tezahürünü düzenlemektedir. Kural olarak tahkikat, davayı esastan karara
bağlayacak olan hâkim tarafından bizzat yürütülmeli ve deliller mümkün mertebe
bölünmeden tek bir celsede incelenmelidir. Ancak yargılamanın doğası gereği,
bazı delillerin mahkemenin yargı çevresi dışında bulunması fiili bir zorunluluk
yaratabilir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, delillerin bizzat uyuşmazlığı
çözecek hâkim tarafından ve tercihen tek bir duruşmada incelenmesinin maddi
gerçeğe ulaşmada en güvenilir yöntem olduğunu, istinabenin (hukuki
yardımlaşmanın) ise bu ana kuralın katı uygulamasını yumuşatan zorunlu bir
istisna olduğunu görüşünü savunmaktadır [1]. Madde, kural ile istisna
arasındaki dengeyi kurarken, tarafların adil yargılanma hakkını da güvence
altına alacak usuli şartları belirlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde öne çıkan ve usul hukuku bakımından kritik olan kavramlar
şunlardır:
- Mümkün Olduğu Kadar Birlikte ve Aynı Duruşmada İnceleme: Davanın
uzamasını engellemek ve hâkimin zihnindeki vicdani kanaati bütüncül bir şekilde
oluşturmak amacıyla getirilen "yoğunlaşma" kuralıdır. Delillerin parça parça
aylara yayılan duruşmalarda incelenmesi istisnadır.
- İstinabe (Hukuki Yardımlaşma): Davaya bakan mahkemenin yargı çevresi
dışında bulunan ve fiziken getirtilmesi imkânsız veya aşırı masraflı olan bir
delilin (örneğin başka şehirdeki bir taşınmazın keşfi veya orada yaşayan bir
tanığın dinlenmesi) toplanması için, o yerdeki eş görevli mahkemeden hukuki
yardım talep edilmesidir.
- Açıklama Hakkı: İstinabe yoluyla yapılacak işlemlerde tarafların hazır
bulunarak delile karşı beyanda bulunma, tanığa soru sorma veya itiraz etme
yetkisidir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında,
istinabe olunan mahkemenin taraflara işlemin tarihi ve yerini bildiren tebligat
çıkarma zorunluluğunun adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının
vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirtmektedir [1].
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 197 hükmü, yargılamaya hâkim olan ilkeler bağlamında doğrudan HMK m.
73'te yer alan "Doğrudanlık İlkesi", HMK m. 30'da yer alan "Usul Ekonomisi" ve
HMK m. 27'de yer alan "Hukuki Dinlenilme Hakkı" ile ayrılmaz bir bütünlük
içindedir. Ayrıca tanıkların dinlenmesinde istinabeye ilişkin kurallarla (HMK
m. 259) ve başka yerde yapılacak keşif işlemleriyle (HMK m. 289) doğrudan
sistemsel bir bağ kurar. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi
eserinde, m. 197'nin doğrudanlık ilkesi ile usul ekonomisi arasında hassas bir
denge kurduğunu, asıl mahkemenin yetkilerini geçici olarak devrettiği istinabe
mahkemesinin usul kurallarına asıl mahkeme kadar titiz uyması gerektiğini
değerlendirmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
- (kurmaca senaryo) 1: Ankara'da görülen bir alacak davasında davacının
kilit tanığı İzmir'de ikamet etmektedir ve ağır hastalığı sebebiyle seyahat
edememektedir. Mahkeme, HMK m. 197/2 uyarınca tanığın bulunduğu yerdeki İzmir
Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne istinabe müzekkeresi yazarak tanığın
dinlenmesini talep etmiştir.
- (kurmaca senaryo) 2: İstanbul'daki asıl mahkeme, Trabzon'daki bir
taşınmazın sınırlarının tespiti için Trabzon mahkemesine istinabe yazmıştır.
Trabzon'daki istinabe mahkemesi, taraf vekillerine keşfin yapılacağı gün ve
saati bildiren tebligatı (HMK m. 197/3) göndermeden doğrudan keşif yapmış ve
raporu İstanbul'a yollamıştır. Tarafların "açıklama hakkı" ihlal edildiği için
bu istinabe işlemi usule aykırıdır ve tekrarlanması gerekir.
- (kurmaca senaryo) 3: Bursa'daki bir iş davasında mahkeme, davalının
gösterdiği 3 tanığın da hazır edildiği duruşmada, "Süremiz kısıtlı, bugün
sadece 1 tanığı dinleyeceğim, diğerlerini 3 ay sonraki duruşmaya getirin"
demiştir. Bu durum, zorunlu bir hâl olmaksızın delillerin "birlikte ve aynı
duruşmada incelenmesi" kuralını (HMK m. 197/1) ihlal eden, usul ekonomisine
aykırı bir uygulamadır.
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir uygulayıcı olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma
en önemli tavsiyem; müvekkillerinin istinabe yoluyla dinlenecek tanıkları varsa
veya istinabe yoluyla keşif yapılacaksa, süreci sadece asıl mahkeme üzerinden
değil, UYAP üzerinden istinabe dosyasını bularak oradan da titizlikle takip
etmeleridir. İstinabe mahkemesindeki hâkim dosyaya ve uyuşmazlığın özüne
yabancı olduğundan, sizin tanığınıza doğru ve aydınlatıcı soruları
sormayabilir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında,
vekillerin istinabe yoluyla dinlenecek tanıklar için sorulmasını istedikleri
spesifik soruları asıl mahkemeye önceden yazılı bir liste hâlinde
bildirmelerinin ve bu listenin istinabe yazısına eklenmesini talep etmelerinin,
istinabe mahkemesinin yüzeysel bir inceleme yapması riskini ortadan
kaldıracağını belirtmektedir [1]. Ayrıca istinabe duruşmasına bizzat
katılamıyorsanız, o ildeki bir meslektaşınıza mutlaka tevkil verin.
7. Eleştirel Değerlendirme
Maddede düzenlenen klasik istinabe kurumu, teknolojik altyapının yetersiz
olduğu dönemlerin bir mirası olup, modern yargılamada doğrudanlık ilkesini en
çok yaralayan uygulamalardan biridir. Hükmü verecek olan asıl hâkimin, tanığın
ses tonunu, mimiklerini, tereddütlerini gözlemleyemeden sadece başka bir
hâkimin yazdırdığı soğuk duruşma tutanağını okuyarak vicdani kanaat
oluşturması, maddi gerçeğin tespiti açısından büyük bir zafiyettir. Sungurtekin
Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi)
gibi eşzamanlı iletişim teknolojilerinin geliştiği günümüzde, klasik istinabe
usulünün doğrudanlık ilkesini ağır biçimde zedelediğini; kanun koyucunun SEGBİS
ile dinlenmeyi (HMK m. 149) asıl kural hâline getirip evrak üzerinden yapılan
fiziksel istinabeyi tamamen istisnai ve son çare konumuna indiren amir bir yasa
değişikliği yapması gerektiğini isabetli bir dille eleştirmektedir [1].
İstinabe mahkemesinin tutanağına indirgenmiş bir yargılama, vasıtasızlık
kuralının ihlalinden başka bir şey değildir.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 197. maddesi, medeni usul hukukuna hâkim olan en temel ilkelerden "vasıtasızlık (doğrudanlık)" ile "usul ekonomisi" ve "yoğunlaşma (cem)" ilkelerinin delillerin toplanması aşamasındaki somut tezahürünü düzenlemektedir. Kural olarak tahkikat, davayı esastan karara bağlayacak olan hâkim tarafından bizzat yürütülmeli ve deliller mümkün mertebe bölünmeden tek bir celsede incelenmelidir. Ancak yargılamanın doğası gereği, bazı delillerin mahkemenin yargı çevresi dışında bulunması fiili bir zorunluluk yaratabilir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, delillerin bizzat uyuşmazlığı çözecek hâkim tarafından ve tercihen tek bir duruşmada incelenmesinin maddi gerçeğe ulaşmada en güvenilir yöntem olduğunu, istinabenin (hukuki yardımlaşmanın) ise bu ana kuralın katı uygulamasını yumuşatan zorunlu bir istisna olduğunu görüşünü savunmaktadır [1]. Madde, kural ile istisna arasındaki dengeyi kurarken, tarafların adil yargılanma hakkını da güvence altına alacak usuli şartları belirlemiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde öne çıkan ve usul hukuku bakımından kritik olan kavramlar şunlardır:
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 197 hükmü, yargılamaya hâkim olan ilkeler bağlamında doğrudan HMK m. 73'te yer alan "Doğrudanlık İlkesi", HMK m. 30'da yer alan "Usul Ekonomisi" ve HMK m. 27'de yer alan "Hukuki Dinlenilme Hakkı" ile ayrılmaz bir bütünlük içindedir. Ayrıca tanıkların dinlenmesinde istinabeye ilişkin kurallarla (HMK m. 259) ve başka yerde yapılacak keşif işlemleriyle (HMK m. 289) doğrudan sistemsel bir bağ kurar. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 197'nin doğrudanlık ilkesi ile usul ekonomisi arasında hassas bir denge kurduğunu, asıl mahkemenin yetkilerini geçici olarak devrettiği istinabe mahkemesinin usul kurallarına asıl mahkeme kadar titiz uyması gerektiğini değerlendirmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir uygulayıcı olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma en önemli tavsiyem; müvekkillerinin istinabe yoluyla dinlenecek tanıkları varsa veya istinabe yoluyla keşif yapılacaksa, süreci sadece asıl mahkeme üzerinden değil, UYAP üzerinden istinabe dosyasını bularak oradan da titizlikle takip etmeleridir. İstinabe mahkemesindeki hâkim dosyaya ve uyuşmazlığın özüne yabancı olduğundan, sizin tanığınıza doğru ve aydınlatıcı soruları sormayabilir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, vekillerin istinabe yoluyla dinlenecek tanıklar için sorulmasını istedikleri spesifik soruları asıl mahkemeye önceden yazılı bir liste hâlinde bildirmelerinin ve bu listenin istinabe yazısına eklenmesini talep etmelerinin, istinabe mahkemesinin yüzeysel bir inceleme yapması riskini ortadan kaldıracağını belirtmektedir [1]. Ayrıca istinabe duruşmasına bizzat katılamıyorsanız, o ildeki bir meslektaşınıza mutlaka tevkil verin.
7. Eleştirel Değerlendirme
Maddede düzenlenen klasik istinabe kurumu, teknolojik altyapının yetersiz olduğu dönemlerin bir mirası olup, modern yargılamada doğrudanlık ilkesini en çok yaralayan uygulamalardan biridir. Hükmü verecek olan asıl hâkimin, tanığın ses tonunu, mimiklerini, tereddütlerini gözlemleyemeden sadece başka bir hâkimin yazdırdığı soğuk duruşma tutanağını okuyarak vicdani kanaat oluşturması, maddi gerçeğin tespiti açısından büyük bir zafiyettir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) gibi eşzamanlı iletişim teknolojilerinin geliştiği günümüzde, klasik istinabe usulünün doğrudanlık ilkesini ağır biçimde zedelediğini; kanun koyucunun SEGBİS ile dinlenmeyi (HMK m. 149) asıl kural hâline getirip evrak üzerinden yapılan fiziksel istinabeyi tamamen istisnai ve son çare konumuna indiren amir bir yasa değişikliği yapması gerektiğini isabetli bir dille eleştirmektedir [1]. İstinabe mahkemesinin tutanağına indirgenmiş bir yargılama, vasıtasızlık kuralının ihlalinden başka bir şey değildir.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)