1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. ve 196. maddeleri, medeni yargılamada ispat
araçlarının toplanması usulünü ve dosyaya intikal eden delilin hukuki akıbetini
düzenleyen birbirini tamamlayıcı iki temel kuraldır. HMK m. 195, tarafların
ispat yükü altında oldukları vakıaları aydınlatabilmeleri için bizzat
erişemedikleri (resmî kurumlarda veya üçüncü kişilerde bulunan) ispat
araçlarının mahkeme kanalıyla (müzekkereyle) getirtilmesini veya yerinde
incelenmesini kurala bağlar. Bu hüküm, devletin yargı erkinin ispat faaliyetine
somut müdahalesidir. Öte yandan HMK m. 196, dosyaya sunulan veya getirtilen
delilin tarafların tasarruf alanından çıkarak kamusallaştığını ifade eden
"delilden vazgeçme" yasağını düzenler. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde,
taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu sistemimizde bile mahkemenin
delil toplama konusunda taraflara yardım etmekle yükümlü olduğunu; ancak
dosyaya kazandırılan bir delilin artık davanın (mahkemenin) ortak malı hâline
geldiğini ve sırf sunan tarafın aleyhine sonuçlar doğuruyor diye diğer tarafın
onayı olmaksızın o delilden geri dönülemeyeceğini görüşünü savunmaktadır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metinlerinde yer alan usul hukuku bakımından kritik kavramlar şunlardır:
- Resmî Makam ve Mercilerle Üçüncü Kişilerden Getirtme (m. 195):
Tarafların elinde bulunmayan belgelerin (tapu kayıtları, banka dekontları, SGK
dosyaları vb.) mahkemece yazılacak resmî bir yazı (müzekkere) ile istenmesidir.
Üçüncü kişiler ve kurumlar, mahkemenin bu talebini yerine getirmekle
yükümlüdür.
- Bulunduğu Yerde İnceleme veya Dinleme (m. 195): Hacmi, niteliği veya
fiziki özellikleri gereği adliyeye (duruşma salonuna) getirilmesi fiilen
imkânsız olan (örneğin devasa bir fabrika makinesi, taşınmaz veya ağır bir
arşiv dosyası) delillerin mahallinde bizzat hâkim tarafından incelenmesidir.
- Delilden Vazgeçme (m. 196): Tarafın dayandığı bir delilin
toplanmasından veya incelenmesinden kendi tek taraflı iradesiyle feragat
etmesidir.
- Karşı Tarafın Açık İzni (m. 196): Delilden vazgeçmenin geçerliliğini
sağlayan yegâne usuli şarttır. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku
çalışmasında, bu kuralın "delillerin ortaklığı (müşterekliği)" ilkesine
dayandığını; sunulan bir delilin sadece onu sunanın değil, tüm davanın ispat
vasıtası hâline dönüştüğünü ve karşı tarafın bu delilden kendi lehine sonuçlar
çıkarabilme hakkının ancak onun açık muvafakatiyle elinden alınabileceğini
belirtmektedir.
3. Sistematik İlişkiler
Bu iki madde, HMK'nın ispat ve delillere ilişkin yapısında kilit bir role
sahiptir. HMK m. 195, üçüncü kişilerin ve kurumların belge ibrazı zorunluluğunu
düzenleyen HMK m. 221 ile sıkı bir sistematiğe sahiptir; ayrıca "bulunduğu
yerde inceleme" imkânı, keşif kurumunu düzenleyen HMK m. 288 ile doğrudan
bağlantılıdır. HMK m. 196 (delilden vazgeçme yasağı) ise, ispat hakkını
düzenleyen HMK m. 189 ve adil yargılanma hakkının temel taşı olan hukuki
dinlenilme hakkı (HMK m. 27) ile organik bir bağ içindedir. Ejder Yılmaz,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 195 ile kurumlardan getirtilen
bir belgenin, m. 196 hükmü sayesinde dosyaya girdikten sonra onu getirtmek
isteyen tarafın inhisarından çıktığını; bu iki maddenin maddi gerçeği hasıraltı
etmeye yönelik usuli manevraları (kötüniyetli vazgeçmeleri) engelleyen mükemmel
bir fren-denge sistemi oluşturduğunu değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
- (kurmaca senaryo) 1: Davacı A, davalı şirket B'den alacaklı olduğunu
iddia etmiş ve ödeme kayıtlarının B şirketinin çalıştığı X Bankası'nın ticari
veri tabanında olduğunu belirterek celbini talep etmiştir. Mahkeme, HMK m.
195/1 uyarınca ilgili bankaya müzekkere yazmış ve hesap dökümlerini resen
dosyaya getirtmiştir.
- (kurmaca senaryo) 2: Bir taşkın inşaat (müdahalenin men'i) davasında
davacı, komşusunun sınır ihlali yaptığını iddia etmiştir. Uyuşmazlık konusu
olan taşınmazın ve üzerindeki duvarın mahkeme salonuna getirilmesi fizik
kuralları gereği mümkün olmadığından, mahkeme HMK m. 195/1'in ikinci cümlesi
uyarınca delilin bulunduğu yerde incelenmesine (mahallinde keşif yapılmasına)
karar vermiştir.
- (kurmaca senaryo) 3: Davalı C, savunmasını güçlendirmek amacıyla bir
tanık listesi sunmuştur. Ancak duruşma günü yaklaştığında tanıklarından birinin
kendi aleyhine ifadeler vereceğini öğrenmiş ve duruşmada "Ben bu tanığı
dinletmekten vazgeçiyorum" demiştir. Davacı vekili ise "Tanığın dinlenmesinden
vazgeçilmesine açık muvafakatimiz yoktur" diyerek itiraz etmiştir. HMK m. 196
uyarınca mahkeme, davalının vazgeçme talebini reddetmiş ve o tanığı davalının
listesinden zorla dinlemiştir.
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir uygulayıcı olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma
en hayati uyarım; dosyaya sunacakları veya resmî kurumlardan getirtilmesini
talep edecekleri (müzekkere yazdıracakları) delillerin içeriğinden mutlak
surette emin olmalarıdır. "Gelsin de bir bakalım" veya "belki işimize yarar"
mantığıyla "keşif avcılığı" (fishing expedition) yapmak büyük bir mesleki
felakete (malpraktis) yol açabilir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Şerhi çalışmasında, vekillerin bilmedikleri bir belgeyi dosyaya celp
ettirdiklerinde ve bu belge müvekkilin davasını çürüttüğünde, HMK m. 196'daki
kesin yasak sebebiyle "pardon, biz bu delilden vazgeçiyoruz" diyemeyeceklerini;
karşı tarafın zevkle bu belgeye sarılacağını ve davanın bizzat kendi sundukları
delil yüzünden kaybedilebileceğini vurgulamaktadır. Delil sunmadan önce iki kez
düşünün; sunduktan sonra ok yaydan çıkmış demektir.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 195 teoride sorunsuz görünse de, uygulamada resmî makam ve mercilere
yazılan müzekkerelerin akıbeti büyük bir kriz yaratmaktadır. Mahkemelerin
yazdığı yazılara kurumların aylarca cevap vermemesi veya eksik belge göndermesi
yargılamaları sürüncemede bırakmaktadır. Kanunda, m. 195 bağlamında mahkeme
kararına süresinde uymayan idari kurumlara yönelik doğrudan ve etkili bir usuli
yaptırım/para cezası mekanizması öngörülmemiştir. Sungurtekin Özkan, Hukuk
Yargılaması eserinde, m. 195 hükmünün adalet mekanizmasını kurumlara bağımlı
kıldığını ancak mahkemeye yeterli zorlayıcı gücü vermediğini; öte yandan m.
196'nın ise silahların eşitliğini ve "delillerin müşterekliğini" sağlaması
bakımından son derece isabetli olduğunu, bir tarafın davanın seyrini keyfi
vazgeçmelerle manipüle etmesinin bu katı kural sayesinde önlendiğini eleştirel
bir yaklaşımla ortaya koymaktadır. Kurumlardan delil celbini hızlandıracak
elektronik entegrasyonların (UYAP benzeri) artırılması ve gecikmelere idari
para cezası kesilebilmesi kanuni bir ihtiyaçtır.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. ve 196. maddeleri, medeni yargılamada ispat araçlarının toplanması usulünü ve dosyaya intikal eden delilin hukuki akıbetini düzenleyen birbirini tamamlayıcı iki temel kuraldır. HMK m. 195, tarafların ispat yükü altında oldukları vakıaları aydınlatabilmeleri için bizzat erişemedikleri (resmî kurumlarda veya üçüncü kişilerde bulunan) ispat araçlarının mahkeme kanalıyla (müzekkereyle) getirtilmesini veya yerinde incelenmesini kurala bağlar. Bu hüküm, devletin yargı erkinin ispat faaliyetine somut müdahalesidir. Öte yandan HMK m. 196, dosyaya sunulan veya getirtilen delilin tarafların tasarruf alanından çıkarak kamusallaştığını ifade eden "delilden vazgeçme" yasağını düzenler. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu sistemimizde bile mahkemenin delil toplama konusunda taraflara yardım etmekle yükümlü olduğunu; ancak dosyaya kazandırılan bir delilin artık davanın (mahkemenin) ortak malı hâline geldiğini ve sırf sunan tarafın aleyhine sonuçlar doğuruyor diye diğer tarafın onayı olmaksızın o delilden geri dönülemeyeceğini görüşünü savunmaktadır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metinlerinde yer alan usul hukuku bakımından kritik kavramlar şunlardır:
3. Sistematik İlişkiler
Bu iki madde, HMK'nın ispat ve delillere ilişkin yapısında kilit bir role sahiptir. HMK m. 195, üçüncü kişilerin ve kurumların belge ibrazı zorunluluğunu düzenleyen HMK m. 221 ile sıkı bir sistematiğe sahiptir; ayrıca "bulunduğu yerde inceleme" imkânı, keşif kurumunu düzenleyen HMK m. 288 ile doğrudan bağlantılıdır. HMK m. 196 (delilden vazgeçme yasağı) ise, ispat hakkını düzenleyen HMK m. 189 ve adil yargılanma hakkının temel taşı olan hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) ile organik bir bağ içindedir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 195 ile kurumlardan getirtilen bir belgenin, m. 196 hükmü sayesinde dosyaya girdikten sonra onu getirtmek isteyen tarafın inhisarından çıktığını; bu iki maddenin maddi gerçeği hasıraltı etmeye yönelik usuli manevraları (kötüniyetli vazgeçmeleri) engelleyen mükemmel bir fren-denge sistemi oluşturduğunu değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir uygulayıcı olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma en hayati uyarım; dosyaya sunacakları veya resmî kurumlardan getirtilmesini talep edecekleri (müzekkere yazdıracakları) delillerin içeriğinden mutlak surette emin olmalarıdır. "Gelsin de bir bakalım" veya "belki işimize yarar" mantığıyla "keşif avcılığı" (fishing expedition) yapmak büyük bir mesleki felakete (malpraktis) yol açabilir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, vekillerin bilmedikleri bir belgeyi dosyaya celp ettirdiklerinde ve bu belge müvekkilin davasını çürüttüğünde, HMK m. 196'daki kesin yasak sebebiyle "pardon, biz bu delilden vazgeçiyoruz" diyemeyeceklerini; karşı tarafın zevkle bu belgeye sarılacağını ve davanın bizzat kendi sundukları delil yüzünden kaybedilebileceğini vurgulamaktadır. Delil sunmadan önce iki kez düşünün; sunduktan sonra ok yaydan çıkmış demektir.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 195 teoride sorunsuz görünse de, uygulamada resmî makam ve mercilere yazılan müzekkerelerin akıbeti büyük bir kriz yaratmaktadır. Mahkemelerin yazdığı yazılara kurumların aylarca cevap vermemesi veya eksik belge göndermesi yargılamaları sürüncemede bırakmaktadır. Kanunda, m. 195 bağlamında mahkeme kararına süresinde uymayan idari kurumlara yönelik doğrudan ve etkili bir usuli yaptırım/para cezası mekanizması öngörülmemiştir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, m. 195 hükmünün adalet mekanizmasını kurumlara bağımlı kıldığını ancak mahkemeye yeterli zorlayıcı gücü vermediğini; öte yandan m. 196'nın ise silahların eşitliğini ve "delillerin müşterekliğini" sağlaması bakımından son derece isabetli olduğunu, bir tarafın davanın seyrini keyfi vazgeçmelerle manipüle etmesinin bu katı kural sayesinde önlendiğini eleştirel bir yaklaşımla ortaya koymaktadır. Kurumlardan delil celbini hızlandıracak elektronik entegrasyonların (UYAP benzeri) artırılması ve gecikmelere idari para cezası kesilebilmesi kanuni bir ihtiyaçtır.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)