1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 192. maddesi, medeni usul hukukunda ispat
araçlarının sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesine tabi olmadığını, bilimsel
ve teknolojik gelişmelere açık bir ispat serbestisinin benimsendiğini ortaya
koyan temel bir normdur. Eski usul kanunlarında ispat araçları katı bir şekilde
sayılmışken, modern usul hukuku maddi gerçeğe ulaşma gayesiyle delil türlerini
ucu açık bırakmayı tercih etmiştir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde,
toplumsal yaşamın ve teknolojinin sürekli değiştiğini, kanun koyucunun
gelecekte ortaya çıkabilecek ispat vasıtalarını bugünden öngöremeyeceğini, bu
nedenle m. 192'nin usul hukukuna esneklik kazandıran bir "emniyet sübabı"
işlevi gördüğünü görüşünü savunmaktadır. Kanun koyucu, senetle ispat
zorunluluğu gibi katı şekil kurallarının bulunmadığı her alanda, tarafların
kanunda ismen zikredilmeyen her türlü ikna edici materyali veya bilimsel
yöntemi delil olarak mahkemeye sunabilmesine olanak tanımıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan usul hukuku bakımından kritik kavramlar şunlardır:
- Belirli Bir Delille İspat Zorunluluğu: Türk hukukunda kural olarak
delil serbestisi geçerli olsa da, belirli bir miktarı aşan hukuki işlemlerin
(HMK m. 200) kural olarak yalnızca "senet" (kesin delil) ile
ispatlanabileceğine dair istisnai durumlara işaret eder.
- Kanunda Düzenlenmemiş Olan Diğer Deliller: HMK'da açıkça "Tanık,
Bilirkişi, Keşif, Yemin, Belge, Senet" başlıkları altında düzenlenmeyen, ancak
hâkimin vicdani kanaatini oluşturmaya elverişli her türlü ispat aracıdır.
Mahkeme huzurunda yapılan bir bilimsel deney, olay anının taraflarca
canlandırılması (rekonstrüksiyon), genetik testler veya henüz yasal tanımı
yapılmamış yapay zekâ veri analizleri bu kapsama girebilir.
Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, kanunda
düzenlenmemiş delillerin niteliği gereği "kesin delil" olamayacağını, hâkimin
bu delilleri her zaman "takdiri delil" olarak serbestçe değerlendireceğini
belirtmektedir.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 192 hükmü, öncelikle ispat hakkının sınırlarını ve hukuka uygunluk
şartını düzenleyen HMK m. 189 ile ayrılmaz bir bütündür. Sunulan delil kanunda
düzenlenmemiş olsa bile, mutlaka m. 189/2 uyarınca hukuka uygun elde edilmiş
olmalıdır. Ayrıca, "Senetle İspat Zorunluluğu"nu düzenleyen HMK m. 200 ile
birbirini dışlayan bir ilişkiye sahiptir; m. 200'ün alanına giren bir
uyuşmazlıkta m. 192 işletilemez. Öte yandan, HMK m. 199'da yer alan geniş
"Belge" tanımı ile sınırları oldukça yakınlaşmıştır. Ejder Yılmaz, Hukuk
Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 192'nin delil serbestisi ilkesinin
doğal bir uzantısı olduğunu, ancak ispat faaliyetinin ciddiyetini korumak adına
bu sınırsızlığın HMK m. 189/4'te yer alan hâkimin "caizlik" (elverişlilik)
denetimiyle sınırlandırıldığını değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
- (kurmaca senaryo) 1: Bir eser sözleşmesinden doğan tazminat davasında,
boya malzemesinin kalitesizliği iddia edilmektedir (Dava değeri senetle ispat
sınırının altındadır). Davacı, mahkeme huzurunda aynı marka boyayı bir tahta
parçasına uygulayarak suyla temas ettiğinde nasıl çözüldüğünü uygulamalı bir
"deney/canlandırma" ile ispatlamak istemiştir. HMK'da "duruşmada deney yapmak"
şeklinde bir delil türü düzenlenmediğinden, mahkeme bu faaliyeti HMK m. 192
kapsamında kanunda düzenlenmemiş delil olarak kabul etmiş ve icrasına izin
vermiştir.
- (kurmaca senaryo) 2: Babalık davasında davacı, iddialarını ispatlamak
için genetik bir haritalama (DNA testi) sunmuştur. Kanunumuzda tanık veya keşif
gibi "DNA Testi" adlı özel bir delil başlığı bulunmamasına rağmen (bilirkişi
incelemesinin ötesinde doğrudan bir biyolojik bulgu olarak), bu bilimsel ispat
aracı m. 192 uyarınca takdiri delil niteliğinde yargılamaya kabul edilir.
- (kurmaca senaryo) 3: 500.000 TL değerindeki bir ticari alacak davasında
davacı, borcun varlığını ispatlamak için HMK'da düzenlenmemiş bir yöntem olan
"tarafların beden dili uzmanı tarafından analiz edilmesi" (yalan makinesi
benzeri bir psiko-analiz) yöntemini mahkemeye sunmak istemiştir. Mahkeme,
uyuşmazlığın miktar itibarıyla HMK m. 200 gereği "senetle (kesin delille) ispat
zorunluluğu" kapsamında olduğunu belirterek, HMK m. 192'nin burada
uygulanamayacağına hükmetmiş ve talebi reddetmiştir.
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir uygulayıcı olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma
tavsiyem; HMK m. 192'nin sunduğu özgürlük alanını kullanırken, uyuşmazlığın HMK
m. 200 (senetle ispat) sınırına takılıp takılmadığını mutlaka kontrol
etmeleridir. Senetle ispatı gereken bir davada ne kadar yenilikçi ve bilimsel
bir kanıt sunarsanız sunun, karşı tarafın açık muvafakati yoksa bu delil
reddedilir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında,
vekillerin kanunda düzenlenmemiş sıra dışı delillere (örneğin olay yeri
canlandırması, algoritmik dökümler) başvururken, bu delillerin elde ediliş
yöntemlerinin hukuka aykırılık teşkil etmediğinden (HMK m. 189/2) emin olmaları
gerektiğini, aksi takdirde ispat faaliyetinin yargılamayı zehirleyeceğini
belirtmektedir. Ayrıca, bu tür atipik delillerin dosyaya sunulması durumunda,
hâkimi ikna etmek için dilekçede mutlaka HMK m. 192'ye açıkça atıf yapılması
usuli bir avantaj sağlar.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 192'nin kanun metninde yer alması teorik açıdan ispat hukukunu geleceğe
hazırlayan modern bir yaklaşım olsa da, pratik değeri her geçen gün
azalmaktadır. HMK m. 199'un "Belge" kavramını (e-posta, ses, görüntü,
elektronik veri, manyetik alan) o kadar geniş tanımlamıştır ki, günümüzde
mahkemeye sunulup da "belge" veya "keşif/bilirkişi" kapsamına sokulamayacak bir
ispat vasıtası bulmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Sungurtekin Özkan,
Hukuk Yargılaması eserinde, kanun koyucunun belge kavramını sınırsızca
genişletmesi neticesinde, kanunda düzenlenmemiş delillere başvurma imkânının
(m. 192) uygulama alanının daralarak neredeyse sembolik bir hüküm hâline
dönüştüğünü eleştirel bir dille ifade etmektedir. Buna rağmen hükmün varlığı,
şekilci hâkimlerin "kanunda yazmayan delili dosyaya almam" şeklindeki dogmatik
itirazlarını bertaraf etmesi bakımından gerekli ve değerli bir yasal
dayanaktır.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 192. maddesi, medeni usul hukukunda ispat araçlarının sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesine tabi olmadığını, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açık bir ispat serbestisinin benimsendiğini ortaya koyan temel bir normdur. Eski usul kanunlarında ispat araçları katı bir şekilde sayılmışken, modern usul hukuku maddi gerçeğe ulaşma gayesiyle delil türlerini ucu açık bırakmayı tercih etmiştir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, toplumsal yaşamın ve teknolojinin sürekli değiştiğini, kanun koyucunun gelecekte ortaya çıkabilecek ispat vasıtalarını bugünden öngöremeyeceğini, bu nedenle m. 192'nin usul hukukuna esneklik kazandıran bir "emniyet sübabı" işlevi gördüğünü görüşünü savunmaktadır. Kanun koyucu, senetle ispat zorunluluğu gibi katı şekil kurallarının bulunmadığı her alanda, tarafların kanunda ismen zikredilmeyen her türlü ikna edici materyali veya bilimsel yöntemi delil olarak mahkemeye sunabilmesine olanak tanımıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan usul hukuku bakımından kritik kavramlar şunlardır:
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 192 hükmü, öncelikle ispat hakkının sınırlarını ve hukuka uygunluk şartını düzenleyen HMK m. 189 ile ayrılmaz bir bütündür. Sunulan delil kanunda düzenlenmemiş olsa bile, mutlaka m. 189/2 uyarınca hukuka uygun elde edilmiş olmalıdır. Ayrıca, "Senetle İspat Zorunluluğu"nu düzenleyen HMK m. 200 ile birbirini dışlayan bir ilişkiye sahiptir; m. 200'ün alanına giren bir uyuşmazlıkta m. 192 işletilemez. Öte yandan, HMK m. 199'da yer alan geniş "Belge" tanımı ile sınırları oldukça yakınlaşmıştır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 192'nin delil serbestisi ilkesinin doğal bir uzantısı olduğunu, ancak ispat faaliyetinin ciddiyetini korumak adına bu sınırsızlığın HMK m. 189/4'te yer alan hâkimin "caizlik" (elverişlilik) denetimiyle sınırlandırıldığını değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir uygulayıcı olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma tavsiyem; HMK m. 192'nin sunduğu özgürlük alanını kullanırken, uyuşmazlığın HMK m. 200 (senetle ispat) sınırına takılıp takılmadığını mutlaka kontrol etmeleridir. Senetle ispatı gereken bir davada ne kadar yenilikçi ve bilimsel bir kanıt sunarsanız sunun, karşı tarafın açık muvafakati yoksa bu delil reddedilir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, vekillerin kanunda düzenlenmemiş sıra dışı delillere (örneğin olay yeri canlandırması, algoritmik dökümler) başvururken, bu delillerin elde ediliş yöntemlerinin hukuka aykırılık teşkil etmediğinden (HMK m. 189/2) emin olmaları gerektiğini, aksi takdirde ispat faaliyetinin yargılamayı zehirleyeceğini belirtmektedir. Ayrıca, bu tür atipik delillerin dosyaya sunulması durumunda, hâkimi ikna etmek için dilekçede mutlaka HMK m. 192'ye açıkça atıf yapılması usuli bir avantaj sağlar.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 192'nin kanun metninde yer alması teorik açıdan ispat hukukunu geleceğe hazırlayan modern bir yaklaşım olsa da, pratik değeri her geçen gün azalmaktadır. HMK m. 199'un "Belge" kavramını (e-posta, ses, görüntü, elektronik veri, manyetik alan) o kadar geniş tanımlamıştır ki, günümüzde mahkemeye sunulup da "belge" veya "keşif/bilirkişi" kapsamına sokulamayacak bir ispat vasıtası bulmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, kanun koyucunun belge kavramını sınırsızca genişletmesi neticesinde, kanunda düzenlenmemiş delillere başvurma imkânının (m. 192) uygulama alanının daralarak neredeyse sembolik bir hüküm hâline dönüştüğünü eleştirel bir dille ifade etmektedir. Buna rağmen hükmün varlığı, şekilci hâkimlerin "kanunda yazmayan delili dosyaya almam" şeklindeki dogmatik itirazlarını bertaraf etmesi bakımından gerekli ve değerli bir yasal dayanaktır.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)