RESMİ METİN

Toplu mahkemelerde tahkikatın sona ermesi


MADDE 185- (1) Toplu mahkemelerde, tahkikatı yapmakla görevlendirilen hâkim, tahkikatın tamamlandığı kanaatine varırsa, tarafların davanın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için dosyayı mahkeme başkanına verir. (2) Toplu mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse tahkikat için görevlendirilen hâkim tarafından dinlenen tanıkları ve bilirkişiyi tekrar çağırıp dinleyebileceği

gibi, davanın maddi vakıaları hakkında gösterilen ve mahkemeye verilememiş veya getirtilmemiş olan delillerin verilmesini veya getirtilmesini de kararlaştırabilir. Kurul, eksik gördüğü tahkikatı kendisi tamamlayabileceği gibi hâkimlerden birine de verebilir. (3) Toplu mahkeme, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini tefhim eder.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 185. maddesi, kanun koyucunun usul ekonomisi amacıyla ihdas ettiği "toplu mahkemelerde tahkikatın bir üye tarafından yürütülmesi" istisnasının, yargılamanın son evresinde yeniden asıl kurala, yani "heyet hâlinde yargılama" usulüne nasıl rücu edeceğini düzenlemektedir. Toplu mahkemelerde (örneğin Asliye Ticaret Mahkemelerinde) tahkikat için bir üyenin görevlendirilmesi (HMK m. 183/A) işlemleri hızlandırsa da, nihai kararı verecek olan heyetin dosyadaki delillerden bütünüyle kopuk kalması düşünülemez. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, tahkikatı yürüten hâkimin görevinin delilleri toplamakla sınırlı olduğunu, tahkikatın bittiğine karar verme ve tarafları son kez dinleme yetkisinin ancak davayı esastan karara bağlayacak olan toplu mahkeme heyetine ait bulunduğunu görüşünü savunmaktadır [1]. Bu madde, tahkikat hâkiminin görevini tamamlamasıyla birlikte dosyanın heyetin önüne gelmesini, heyetin tahkikatı denetlemesini ve eksiklik görmediği takdirde tahkikatı sonlandırmasını kademeli bir süreç olarak kurala bağlamıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan usul hukuku bakımından kritik kavramlar şunlardır:

  • Dosyanın Mahkeme Başkanına Verilmesi: Tahkikat hâkiminin maddi gerçeğin aydınlandığı yönündeki bireysel kanaatini takiben, yargılama yetkisinin tekrar heyete (başkanlığa) devredilmesini ifade eden usuli bir köprü işlemidir.
  • Tanıkları ve Bilirkişiyi Tekrar Çağırıp Dinleme: Toplu mahkeme heyetinin, sadece kâğıt üzerindeki (tutanaklardaki) beyanlarla yetinmeyerek, "doğrudanlık/vasıtasızlık" ilkesi gereği delil süjeleriyle bizzat temas kurabilme yetkisidir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, hâkimin kararına dayanak yapacağı vicdani kanaati oluşturabilmesi için delillerle doğrudan temas etmesinin şart olduğunu, fıkrada yer alan bu yetkinin adil yargılanma hakkının bir gereği olarak heyete tanındığını belirtmektedir [1].
  • Kurulun Eksik Tahkikatı Tamamlaması: Heyetin tahkikat hâkiminin topladığı delilleri yetersiz bulması hâlinde, eksik delillerin bizzat heyetçe toplanması yahut bu iş için yine üyelerden birinin görevlendirilmesi seçeneğidir.
  • Tahkikatın Bittiğinin Tefhimi: Üçüncü fıkrada düzenlenen bu kavram, davanın aydınlandığına tüm kurulun (heyetin) kanaat getirmesi üzerine, tahkikat aşamasının kapatılarak sözlü yargılamaya geçileceğinin taraflara mahkemece yüzlerine karşı bildirilmesidir.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 185 hükmü, öncelikle "Toplu Mahkemelerde Tahkikat" başlıklı HMK m. 183/A ve genel "Tahkikatın Sona Ermesi" usulünü düzenleyen HMK m. 184 ile ayrılmaz bir bütündür. Tek hâkimli mahkemelerdeki m. 184 prosedürünün heyet mahkemelerindeki izdüşümüdür. Aynı zamanda, usul hukukunun temel yapıtaşlarından olan "Doğrudanlık (Vasıtasızlık) İlkesi" (HMK m. 73) ile sıkı bir sistematik bağlantı içerisindedir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 185'in tahkikat hâkimi kurumunun yaratabileceği "delilden uzaklaşma" tehlikesine karşı kanun koyucunun getirdiği bir usuli sigorta mekanizması olduğunu, heyetin denetiminden geçmeyen bir tahkikatın tefhimle sonlandırılamayacağını değerlendirmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

  • (kurmaca senaryo) 1: Heyet hâlinde çalışılan bir ticari davada tahkikat hâkimi, tüm tanıkları dinlemiş ve bilirkişi raporunu alarak tahkikatın bittiği kanaatiyle dosyayı mahkeme başkanına tevdi etmiştir. Mahkeme heyeti dosyayı incelediğinde, davanın kilit tanığının ifadelerinde çelişkiler olduğunu ve tutanağın vicdani kanaat oluşturmak için yetersiz kaldığını tespit etmiştir. HMK m. 185/2 uyarınca heyet, söz konusu kilit tanığın bir sonraki duruşmada tüm kurul huzurunda "tekrar çağrılıp dinlenmesine" karar vermiştir.
  • (kurmaca senaryo) 2: Tahkikat hâkimi, tarafların talep ettiği ticari defterler sunulmadan tahkikatı tamamlayıp dosyayı heyete sunmuştur. Heyet, gerçeğin ortaya çıkması için bu defterlerin şart olduğunu belirleyerek, HMK m. 185/2 gereğince bu delillerin getirtilmesine karar vermiş ve bu eksik işlemin tamamlanması için üyelerden birini yeniden görevlendirmiştir.
  • (kurmaca senaryo) 3: Tahkikat hâkiminden dosyayı teslim alan heyet, duruşmada taraf vekillerine tahkikatın tümü hakkında açıklama yapmaları için söz vermiştir. Taraflar beyanlarını sunmuş ve heyetçe tahkikatı gerektiren başka hiçbir husus kalmadığı saptanmıştır. Bunun üzerine mahkeme başkanı heyet adına, HMK m. 185/3 uyarınca "Tahkikatın bittiğini tefhim ederiz" diyerek aşamayı kapatmış ve sözlü yargılamaya geçmiştir.

6. Pratik Uygulama Notları

Taraf vekilliği yapan bir usul hukukçusu olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma tavsiyem; toplu mahkemelerde tahkikat hâkiminin dosyayı heyete vermesiyle sürecin geri dönülemez şekilde bittiği yanılgısına düşmemeleridir. Eğer tahkikat hâkiminin duruşmalarında yeterince aydınlanmadığını düşündüğünüz, ancak tutanağa düz bir metin olarak geçen önemli tanık beyanları varsa, dosya heyetin önüne geldiğinde HMK m. 185/2'yi işleterek "tanığın heyet huzurunda tekrar dinlenmesini" talep edebilirsiniz. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, vekillerin heyet huzurunda yapılan duruşmayı basit bir formalite olarak görmemesi gerektiğini, m. 185/2'de yer alan "tekrar dinleme ve eksik delil getirtme" kurumunun, tahkikat hâkiminin eksik bıraktığı usul işlemlerini telafi etmek için avukatlara verilmiş son ve çok güçlü bir usuli silah olduğunu belirtmektedir [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

Maddenin ikinci fıkrasında yer alan, heyetin tanıkları ve bilirkişiyi tekrar çağırıp dinleyebilmesine ilişkin yetki, bir yandan doğrudanlık ilkesini korurken diğer yandan "tahkikat hâkimi" atanmasının temel esprisi olan usul ekonomisini bütünüyle çökertecek bir potansiyele sahiptir. Aynı tanığın önce bir hâkime, aylar sonra ise üç kişilik heyete tekrar aynı olayları anlatması emek ve zaman israfıdır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, mademki heyet tutanaklara güvenmeyip delillerle bizzat temas etme ihtiyacı hissedecektir, o hâlde baştan tahkikat hâkimi atanmasının usuli bir fanteziden öteye gidemeyeceğini; bu ikili yapının mahkemelerin iş yükünü azaltmak yerine aynı işlemlerin mükerrer yapılmasına sebebiyet vererek davaları daha da uzattığını isabetli bir şekilde eleştirmektedir [1]. Hüküm, usul ekonomisi ile vasıtasızlık ilkesi arasında bir sentez yapmaya çalışırken, uygulamada yargılamanın tekrara düşmesine zemin hazırlamaktadır.

Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.