1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 183. maddesi, medeni usul hukukunda sıklıkla
karşılaşılan ve davanın esasına yönelik bir irade değişikliği içermeyen basit
maddi hataların (yazı ve hesap yanlışlıklarının) ne şekilde giderileceğini
düzenlemektedir. Usul hukukunda iddia ve savunmanın genişletilmesi veya
değiştirilmesi yasağı kural olmakla birlikte, tarafın gerçek iradesini
yansıtmayan ve dosya kapsamından açıkça bir "hata" olduğu anlaşılan hususların
düzeltilmesi yasak kapsamında değerlendirilemez. Kuru, Medeni Usul Hukuku
eserinde, usul işlemlerinde yapılan açık yazı ve hesap hatalarının ıslaha (HMK
m. 176) gerek kalmaksızın her zaman düzeltilebileceğini, kanun koyucunun bu
madde ile usul ekonomisini ve maddi gerçeği şekilciliğe üstün tuttuğunu [1]
görüşünü savunmaktadır. Madde, yargılama sürecinin gereksiz yere uzamasını
engellerken, bir yandan da hatanın düzeltilmesinden kaynaklanan gecikmelerin
mali faturasını hatayı yapan tarafa yükleyerek adil bir denge kurmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde öne çıkan ve doktrinde sınırları çizilen temel usul hukuku
kavramları şunlardır:
- Açık Yazı ve Hesap Hataları: Hatayı yapanın gerçek iradesi ile kâğıda
dökülen beyan arasındaki bariz uyumsuzluktur. Bir hatanın "açık" sayılabilmesi
için, dosyadaki diğer belgelerden, sözleşmelerden veya olağan mantık
kurallarından o ifadenin yanlışlıkla yazıldığının (örneğin kelimenin yanlış
hecelenmesi, sıfırın fazla atılması, toplama işleminin yanlış yapılması) ilk
bakışta anlaşılabilir olması gerekir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul
Hukuku çalışmasında, bu kapsamdaki düzeltmelerin asla iddia veya savunmanın
değiştirilmesi niteliğinde olamayacağını, tarafın yeni bir vakıa ileri
sürmesinin veya talebini bilinçli olarak artırmasının m. 183 kapsamında maddi
hata sayılamayacağını [1] belirtmektedir.
- Karar Verilinceye Kadar: Maddi hataların düzeltilmesinin zamansal
sınırıdır. Tahkikat aşamasında veya sözlü yargılamada, mahkeme nihai kararını
verene kadar bu yola başvurulabilir.
- Yargılamanın Uzaması ve Giderler: Hatanın düzeltilmesi mahkemenin ek
bir işlem yapmasını (örneğin bilirkişiden ek rapor alınmasını veya yeni
tebligat çıkarılmasını) gerektirmişse, davayı kazansa dahi bu hataya sebebiyet
veren taraf, uzamadan kaynaklanan yargılama giderlerine katlanmak zorunda
kalabilir.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 183 hükmü, öncelikle "Islah" (HMK m. 176 vd.) kurumuyla karşıtlık
üzerinden bir sistematik ilişki kurar; zira açık bir maddi hatanın düzeltilmesi
ıslah değildir ve tarafın bir kerelik ıslah hakkını tüketmez. Ayrıca, bu hüküm
tahkikat evresindeki hatalara ilişkindir ve mahkemenin verdiği nihai
"hükümdeki" yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesini düzenleyen HMK m. 304
hükmünün yargılama evresindeki (hüküm öncesi) karşılığıdır. Ejder Yılmaz,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 183'ün temelinde usul ekonomisi
(HMK m. 30) ve dürüstlük kuralının (HMK m. 29) yattığını, karşı tarafın açık
bir hatayı fırsat bilerek davanın reddini talep etmesinin hakkın kötüye
kullanılması yasağına takılacağını [1] değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
- (kurmaca senaryo) 1: Davacı A, tapu iptali ve tescil talepli dava
dilekçesinde, dava konusu taşınmazın parsel numarasını "1243" yerine
yanlışlıkla "1234" olarak yazmıştır. Ancak dilekçenin ekinde sunulan tapu
kayıtlarında, ihtarname ve sözleşmelerde taşınmazın gerçek numarasının 1243
olduğu çok açıktır. Davacı, ıslah yoluna başvurmadan sadece HMK m. 183'e
dayanarak bir dilekçe ile bu "açık yazı hatasını" karar verilinceye kadar
düzeltebilir.
- (kurmaca senaryo) 2: Bir kira alacağı davasında davacı B, aylık 5.000
TL'den 10 aylık kira bedelini talep etmiş, ancak dilekçenin sonuç kısmında
(5.000 x 10) işlemini yanlış hesaplayarak "Toplam 500.000 TL'nin tahsiline"
yazmıştır (bir sıfır fazla atılmıştır). Bu durum açık bir hesap hatası
olduğundan, mahkeme davacının veya bizzat kendisinin tespitiyle HMK m. 183
uyarınca talebi 50.000 TL olarak düzelterek yargılamaya devam eder.
- (kurmaca senaryo) 3: Davalı C'nin cevap dilekçesindeki bir hesap
hatasını çok geç fark etmesi ve bu hatanın düzeltilmesi sebebiyle mahkemenin
bilirkişiden yeniden ek rapor almak zorunda kalması yargılamayı üç ay
uzatmıştır. Dava sonunda davalı C haklı bulunsa dahi, mahkeme yargılama uzadığı
için ek bilirkişi ücretini HMK m. 183'ün ikinci cümlesi uyarınca C'nin üzerinde
bırakmıştır.
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir taraf vekili olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma en kritik
tavsiyem; dava dosyalarındaki bariz maddi hataları (yanlış TC kimlik numarası,
harf hataları, basit çarpım yanlışlıkları) düzeltmek için "ıslah" kurumunu
kullanmamalarıdır. Islah hakkı kanunen (HMK m. 176) bir kez kullanılabilir; bu
altın kurşunu basit bir yazım hatasına harcamak mesleki bir hatadır.
Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, vekillerin
düzeltme taleplerinde mutlaka HMK m. 183'ü gerekçe göstermelerinin ve hatanın
"açık" olduğunu dosyaya ekli diğer delillerle mahkemeye izah etmelerinin usuli
hak kayıplarını önleyeceğini [1] belirtmektedir. Öte yandan, talep sonucunu
iradi olarak artırmak hiçbir zaman "hesap hatası" kılıfına sokulamaz, bu gibi
zorlamalar mahkemece reddedilecektir.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 183 oldukça isabetli ve pratik bir düzenleme olmakla birlikte,
uygulamada neyin "açık maddi hata", neyin "iddia ve savunmanın değiştirilmesi"
olduğu hususunda ciddi gri alanlar oluşmaktadır. Hâkimlerin bu konudaki takdir
yetkisi oldukça geniştir ve bazı katı şekilci hâkimler, aslında dosyadan çok
net anlaşılan hataları bile "talep sonucu değiştirilemez, ıslah yapmanız
gerekir" diyerek reddedebilmektedir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması
eserinde, kanun koyucunun "açık yazı ve hesap hatası" kavramını yeterince
somutlaştırmadığını, bu nedenle mahkemelerin şekilciliğe kayarak maddi hatanın
düzeltilmesi kurumunu dar yorumladıklarını ve tarafları haksız yere tek ıslah
haklarını kullanmaya zorladıklarını [1] eleştirel bir yaklaşımla ortaya
koymaktadır. Kurumun işlevselliğinin artırılması için Yargıtay içtihatlarıyla
açık hata kriterlerinin daha yeknesak hâle getirilmesi elzemdir.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 183. maddesi, medeni usul hukukunda sıklıkla karşılaşılan ve davanın esasına yönelik bir irade değişikliği içermeyen basit maddi hataların (yazı ve hesap yanlışlıklarının) ne şekilde giderileceğini düzenlemektedir. Usul hukukunda iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı kural olmakla birlikte, tarafın gerçek iradesini yansıtmayan ve dosya kapsamından açıkça bir "hata" olduğu anlaşılan hususların düzeltilmesi yasak kapsamında değerlendirilemez. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, usul işlemlerinde yapılan açık yazı ve hesap hatalarının ıslaha (HMK m. 176) gerek kalmaksızın her zaman düzeltilebileceğini, kanun koyucunun bu madde ile usul ekonomisini ve maddi gerçeği şekilciliğe üstün tuttuğunu [1] görüşünü savunmaktadır. Madde, yargılama sürecinin gereksiz yere uzamasını engellerken, bir yandan da hatanın düzeltilmesinden kaynaklanan gecikmelerin mali faturasını hatayı yapan tarafa yükleyerek adil bir denge kurmuştur.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde öne çıkan ve doktrinde sınırları çizilen temel usul hukuku kavramları şunlardır:
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 183 hükmü, öncelikle "Islah" (HMK m. 176 vd.) kurumuyla karşıtlık üzerinden bir sistematik ilişki kurar; zira açık bir maddi hatanın düzeltilmesi ıslah değildir ve tarafın bir kerelik ıslah hakkını tüketmez. Ayrıca, bu hüküm tahkikat evresindeki hatalara ilişkindir ve mahkemenin verdiği nihai "hükümdeki" yazı ve hesap hatalarının düzeltilmesini düzenleyen HMK m. 304 hükmünün yargılama evresindeki (hüküm öncesi) karşılığıdır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, m. 183'ün temelinde usul ekonomisi (HMK m. 30) ve dürüstlük kuralının (HMK m. 29) yattığını, karşı tarafın açık bir hatayı fırsat bilerek davanın reddini talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağına takılacağını [1] değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Uygulama Notları
Uygulamada bir taraf vekili olarak (Av. Fethi Güzel) meslektaşlarıma en kritik tavsiyem; dava dosyalarındaki bariz maddi hataları (yanlış TC kimlik numarası, harf hataları, basit çarpım yanlışlıkları) düzeltmek için "ıslah" kurumunu kullanmamalarıdır. Islah hakkı kanunen (HMK m. 176) bir kez kullanılabilir; bu altın kurşunu basit bir yazım hatasına harcamak mesleki bir hatadır. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, vekillerin düzeltme taleplerinde mutlaka HMK m. 183'ü gerekçe göstermelerinin ve hatanın "açık" olduğunu dosyaya ekli diğer delillerle mahkemeye izah etmelerinin usuli hak kayıplarını önleyeceğini [1] belirtmektedir. Öte yandan, talep sonucunu iradi olarak artırmak hiçbir zaman "hesap hatası" kılıfına sokulamaz, bu gibi zorlamalar mahkemece reddedilecektir.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 183 oldukça isabetli ve pratik bir düzenleme olmakla birlikte, uygulamada neyin "açık maddi hata", neyin "iddia ve savunmanın değiştirilmesi" olduğu hususunda ciddi gri alanlar oluşmaktadır. Hâkimlerin bu konudaki takdir yetkisi oldukça geniştir ve bazı katı şekilci hâkimler, aslında dosyadan çok net anlaşılan hataları bile "talep sonucu değiştirilemez, ıslah yapmanız gerekir" diyerek reddedebilmektedir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, kanun koyucunun "açık yazı ve hesap hatası" kavramını yeterince somutlaştırmadığını, bu nedenle mahkemelerin şekilciliğe kayarak maddi hatanın düzeltilmesi kurumunu dar yorumladıklarını ve tarafları haksız yere tek ıslah haklarını kullanmaya zorladıklarını [1] eleştirel bir yaklaşımla ortaya koymaktadır. Kurumun işlevselliğinin artırılması için Yargıtay içtihatlarıyla açık hata kriterlerinin daha yeknesak hâle getirilmesi elzemdir.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)