1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesi, medeni usul hukukunda tarafların
iddia ve savunmalarını tek taraflı olarak değiştirebilmelerine olanak tanıyan
ıslah kurumunun hangi zaman diliminde ve ne şekilde yapılabileceğini
düzenlemektedir. Islahın yargılamanın her aşamasında sınırsızca yapılamayacağı,
usul ekonomisi ve yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkelerinin doğal bir
sonucudur. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, ıslahın zaman sınırı olarak
"tahkikatın sona ermesi" anının belirlenmesinin, tahkikat aşamasının delillerin
toplanıp tartışıldığı ve maddi gerçeğin şekillendiği evre olmasından
kaynaklandığını görüşünü savunmaktadır. 2020 yılında 7251 sayılı Kanun ile
maddeye eklenen ikinci fıkra, on yıllardır Türk usul hukukunda tartışılan ve
1948 ile 2016 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla katı bir
şekilde yasaklanan "bozmadan sonra ıslah yapılamaz" kuralını esneterek, bozma
sonrası tahkikat işlemi yapılması şartıyla ıslaha cevaz vermiş ve sisteme büyük
bir yenilik getirmiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan temel usul hukuku kavramları şunlardır:
- Tahkikatın Sona Ermesi: İlk derece yargılamasında dilekçeler teatisi ve
ön inceleme aşamalarından sonra gelen, delillerin toplanıp incelendiği evrenin
bitiş anını ifade eder. Hâkimin tahkikatın bittiğini taraflara tefhim ettiği
an, ıslah için de son sınırdır.
- Bozma/Kaldırma Kararından Sonra Islah: Yargıtay'ın bozma veya Bölge
Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine
dönmesi ve mahkemenin (örneğin yeni bir keşif yapması, yeni bir bilirkişi
raporu alması gibi) "tahkikata ilişkin yeni bir işlem" yapması hâlinde ıslah
yolunun tekrar açılmasıdır.
- Hukuki Durumun Ortadan Kaldırılamaması (Usuli Kazanılmış Hak): Bozmadan
sonra yapılacak ıslahın mutlak sınırı, mahkemenin bozma kararına uymasıyla
taraflar lehine oluşan usuli müktesep hakların ihlal edilememesidir.
Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, bozmaya uyulmakla
kesinleşen hususların ıslah yoluyla dahi bertaraf edilemeyeceğini, bu kuralın
hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olduğunu belirtmektedir.
- Sözlü veya Yazılı Şekil: Islahın duruşma esnasında tutanağa geçirilmek
suretiyle sözlü, yahut mahkemeye sunulacak bir dilekçe ile yazılı olarak
yapılabileceğidir.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 177, HMK m. 176 (Islahın kapsamı ve sayısı) ile doğrudan bağlantılıdır;
zira tahkikat bitmeden veya bozmadan sonra ıslah hakkı doğsa bile, bu hak m.
176 uyarınca aynı davada yalnızca "bir kez" kullanılabilir. Ayrıca hüküm, HMK
m. 141'deki iddia ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağının
zamansal çerçevesini çizer. İkinci fıkradaki usuli kazanılmış hak istisnası ise
Kanun'da açıkça düzenlenmemiş olsa da Yargıtay içtihatlarıyla şekillenen "usuli
müktesep hak" kurumuyla ve direnme/bozmaya uyma kararlarını düzenleyen HMK m.
373 hükmüyle sıkı bir sistematik ilişki içindedir. Ejder Yılmaz, Hukuk
Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, ıslahın zamanına ilişkin bu hükmün, usul
ekonomisi (HMK m. 30) ile hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) arasında hassas
bir denge kurduğunu değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
- (kurmaca senaryo) 1: İşçi A, kıdem tazminatı için açtığı davada
bilirkişi raporu geldikten sonra, duruşmada sözlü olarak davasını ıslah
ettiğini ve talep sonucunu 100.000 TL'ye çıkardığını beyan etmiştir. Ancak
davalı işveren B'nin vekili duruşmaya katılmamıştır. Mahkeme, HMK m. 177/3
uyarınca sözlü ıslah beyanını tutanağa geçirmiş ve ıslah harcı yatırıldıktan
sonra bu tutanağın davalı B'ye tebliğ edilerek haber verilmesine karar
vermiştir.
- (kurmaca senaryo) 2: Davacı C'nin açtığı alacak davasında verilen
karar, Yargıtay tarafından "eksik inceleme" gerekçesiyle bozulmuştur. İlk
derece mahkemesi bozmaya uyarak eksikliği gidermek adına yeni bir bilirkişi
heyetinden rapor almıştır (tahkikat işlemi yapılmıştır). Gelen yeni raporda
alacak miktarı ilk rapordan daha yüksek çıkmıştır. C, HMK m. 177/2'nin tanıdığı
yeni imkânı kullanarak bozmadan sonra davasını ıslah etmiş ve talebini
artırmıştır. İşlem geçerlidir.
- (kurmaca senaryo) 3: Davacı D'nin açtığı tazminat davası reddedilmiş,
Yargıtay kararı bozmuştur. Bozma kararında D'nin %50 kusurlu olduğu açıkça
belirtilmiş ve mahkeme bu bozmaya uymuştur. Bozmadan sonra yeni bir rapor
alınması üzerine D, davasını tamamen ıslah ederek %0 kusurlu olduğu iddiasıyla
yeni bir hukuki sebep ileri sürmüştür. HMK m. 177/2'nin son cümlesi uyarınca,
bozmaya uymakla %50 kusur oranında davalı lehine "usuli kazanılmış hak"
doğduğundan, D'nin bu yöndeki ıslah talebi mahkemece dikkate alınmayacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir avukat olarak (Av. Fethi Güzel), duruşma salonlarında
en çok dikkat edilmesi gereken hususun hâkimin "tahkikatı sonlandırdığı" ana
ilişkin beyanı olduğunu belirtmeliyim. Hâkim "tahkikat bitmiştir, sözlü
yargılamaya geçiyorum" dediği an, ıslah hakkı (ilk fıkra bağlamında) düşer.
Islah dilekçesinin bu beyandan önce dosyaya sunulması veya harcının yatırılarak
sözlü olarak tutanağa geçirilmesi şarttır. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri
Kanunu Şerhi çalışmasında, uygulamacıların özellikle celse arasında ıslah
dilekçesi verdiklerinde, karşı tarafa tebligat çıkarma masrafını (pul parasını)
vezneye yatırmayı unutmaları durumunda işlemin sürüncemede kalacağı ve tahkikat
bitiminde ıslahın tamamlanmamış sayılabileceği riskine dikkat çekmektedir.
Bozmadan sonra ıslah kurumu ise ancak mahkemenin "tahkikata yönelik yeni bir
işlem yapması" şartına bağlıdır; bozmaya uyulup dosya üzerinden derhal karar
verilecek hâllerde bu hak kullanılamaz.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 177/2 hükmü ile "bozmadan sonra ıslah" yasağının kaldırılması, Türk
medeni usul hukuku tarihi açısından devrim niteliğinde, son derece olumlu bir
adımdır. Önceki katı içtihatlar nedeniyle hak arama hürriyeti ağır yara
almaktaydı. Ancak fıkranın son cümlesinde yer alan "bozma kararına uymakla
ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz" ibaresi, kanun yapma tekniği
açısından muğlaktır. Usuli kazanılmış hak, kanunda açıkça tanımlanmamış,
tamamen Yargıtay içtihatlarıyla sınırları çizilmiş ve istisnaları oldukça geniş
bir doktriner kavramdır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, kanun
koyucunun "usuli müktesep hak" gibi sınırları son derece kaygan bir kavramı
"hukuki durum" gibi soyut bir ifadeyle ıslahın sınırı olarak belirlemesinin,
alt derece mahkemelerinde keyfi ret kararlarına yol açabileceğini; bozmadan
sonra ıslahın sınırlarının daha somut yasal kriterlerle belirlenmemesinin
maddenin uygulanmasında istikrarsızlık yaratacağını isabetli bir biçimde
eleştirmektedir. Kural yerinde olmakla birlikte, istisnasının lafzı yargı
pratiğinde yeni uyuşmazlıklara gebedir.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesi, medeni usul hukukunda tarafların iddia ve savunmalarını tek taraflı olarak değiştirebilmelerine olanak tanıyan ıslah kurumunun hangi zaman diliminde ve ne şekilde yapılabileceğini düzenlemektedir. Islahın yargılamanın her aşamasında sınırsızca yapılamayacağı, usul ekonomisi ve yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkelerinin doğal bir sonucudur. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, ıslahın zaman sınırı olarak "tahkikatın sona ermesi" anının belirlenmesinin, tahkikat aşamasının delillerin toplanıp tartışıldığı ve maddi gerçeğin şekillendiği evre olmasından kaynaklandığını görüşünü savunmaktadır. 2020 yılında 7251 sayılı Kanun ile maddeye eklenen ikinci fıkra, on yıllardır Türk usul hukukunda tartışılan ve 1948 ile 2016 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla katı bir şekilde yasaklanan "bozmadan sonra ıslah yapılamaz" kuralını esneterek, bozma sonrası tahkikat işlemi yapılması şartıyla ıslaha cevaz vermiş ve sisteme büyük bir yenilik getirmiştir.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde yer alan temel usul hukuku kavramları şunlardır:
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 177, HMK m. 176 (Islahın kapsamı ve sayısı) ile doğrudan bağlantılıdır; zira tahkikat bitmeden veya bozmadan sonra ıslah hakkı doğsa bile, bu hak m. 176 uyarınca aynı davada yalnızca "bir kez" kullanılabilir. Ayrıca hüküm, HMK m. 141'deki iddia ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağının zamansal çerçevesini çizer. İkinci fıkradaki usuli kazanılmış hak istisnası ise Kanun'da açıkça düzenlenmemiş olsa da Yargıtay içtihatlarıyla şekillenen "usuli müktesep hak" kurumuyla ve direnme/bozmaya uyma kararlarını düzenleyen HMK m. 373 hükmüyle sıkı bir sistematik ilişki içindedir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, ıslahın zamanına ilişkin bu hükmün, usul ekonomisi (HMK m. 30) ile hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) arasında hassas bir denge kurduğunu değerlendirmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekilliği yapan bir avukat olarak (Av. Fethi Güzel), duruşma salonlarında en çok dikkat edilmesi gereken hususun hâkimin "tahkikatı sonlandırdığı" ana ilişkin beyanı olduğunu belirtmeliyim. Hâkim "tahkikat bitmiştir, sözlü yargılamaya geçiyorum" dediği an, ıslah hakkı (ilk fıkra bağlamında) düşer. Islah dilekçesinin bu beyandan önce dosyaya sunulması veya harcının yatırılarak sözlü olarak tutanağa geçirilmesi şarttır. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında, uygulamacıların özellikle celse arasında ıslah dilekçesi verdiklerinde, karşı tarafa tebligat çıkarma masrafını (pul parasını) vezneye yatırmayı unutmaları durumunda işlemin sürüncemede kalacağı ve tahkikat bitiminde ıslahın tamamlanmamış sayılabileceği riskine dikkat çekmektedir. Bozmadan sonra ıslah kurumu ise ancak mahkemenin "tahkikata yönelik yeni bir işlem yapması" şartına bağlıdır; bozmaya uyulup dosya üzerinden derhal karar verilecek hâllerde bu hak kullanılamaz.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 177/2 hükmü ile "bozmadan sonra ıslah" yasağının kaldırılması, Türk medeni usul hukuku tarihi açısından devrim niteliğinde, son derece olumlu bir adımdır. Önceki katı içtihatlar nedeniyle hak arama hürriyeti ağır yara almaktaydı. Ancak fıkranın son cümlesinde yer alan "bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz" ibaresi, kanun yapma tekniği açısından muğlaktır. Usuli kazanılmış hak, kanunda açıkça tanımlanmamış, tamamen Yargıtay içtihatlarıyla sınırları çizilmiş ve istisnaları oldukça geniş bir doktriner kavramdır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, kanun koyucunun "usuli müktesep hak" gibi sınırları son derece kaygan bir kavramı "hukuki durum" gibi soyut bir ifadeyle ıslahın sınırı olarak belirlemesinin, alt derece mahkemelerinde keyfi ret kararlarına yol açabileceğini; bozmadan sonra ıslahın sınırlarının daha somut yasal kriterlerle belirlenmemesinin maddenin uygulanmasında istikrarsızlık yaratacağını isabetli bir biçimde eleştirmektedir. Kural yerinde olmakla birlikte, istisnasının lafzı yargı pratiğinde yeni uyuşmazlıklara gebedir.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)