1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 172. maddesi, isticvap kurumunun usul hukukuna
hâkim olan "doğrudanlık ilkesi" çerçevesinde nasıl icra edileceğini
düzenlemektedir. İsticvap, tarafın kendi aleyhine olan veya uyuşmazlığın
çözümünde kritik rol oynayan vakıalar hakkında bizzat hâkim tarafından
dinlenmesidir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde [1], isticvapta elde
edilecek ikrarın geçerliliği ve tarafın mahkeme huzurundaki tepkilerinin hâkim
tarafından doğrudan gözlemlenebilmesi için tarafın mahkemeye "bizzat
gelmesinin" şart olduğunu ifade etmektedir. Madde, bu mutlak kuralı koyduktan
sonra uygulamada karşılaşılabilecek fiili veya coğrafi imkânsızlıkları bertaraf
etmek amacıyla istisnai usulleri (ses ve görüntü nakli, istinabe ve bulunduğu
yerde isticvap) kurala bağlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde öne çıkan kavramlar şunlardır:
- Bizzat Gelme Zorunluluğu: İsticvabın şahsa sıkı sıkıya bağlı bir usul
işlemi olduğunu ifade eder. Taraflar, avukatları aracılığıyla mahkemede temsil
edilseler dahi, isticvaba vekil icabet edemez.
- Aynı Anda Ses ve Görüntü Nakledilmesi (SEGBİS vb.): Taraf mahkemenin
bulunduğu il dışında oturuyorsa öncelikli olarak başvurulması gereken
teknolojik yöntemdir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku
çalışmasında [1], kanun koyucunun istinabeden önce ses ve görüntü nakli usulünü
öngörmesinin, doğrudanlık ilkesine istinabeye kıyasla daha uygun düşmesinden
kaynaklandığını belirtmektedir.
- İstinabe Yoluyla İsticvap: Ses ve görüntü nakli imkânının fiilen veya
teknik olarak bulunmadığı hâllerde, isticvap olunacak kişinin bulunduğu yer
mahkemesinden hukuki yardım istenmesidir.
- Hastalık, Engellilik veya Benzeri Sebepler (Bulunduğu Yerde İsticvap):
Tarafın fiziksel veya sağlık durumunun mahkemeye gelmeye elverişli olmaması
durumunda, bizzat yargılamayı yürüten hâkimin (veya istinabe olunan hâkimin)
zabıt kâtibi ile birlikte tarafın bulunduğu yere (hastane, ev, bakım merkezi)
giderek işlemi gerçekleştirmesidir.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 172 hükmü, Kanun'un doğrudanlık ilkesini tamamlayan HMK m. 149 (Ses ve
görüntü nakledilmesi yoluyla veya başka yerde duruşma icrası) ile iç içe geçmiş
durumdadır. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılmaya ilişkin genel
hükümler, isticvapta da aynen uygulama alanı bulur. Ayrıca bu hüküm, istinabeyi
düzenleyen HMK m. 164 vd. ve vekilin yetkilerini düzenleyen HMK m. 73
hükümleriyle sıkı bir sistematik bağ içerisindedir. Ejder Yılmaz, Hukuk
Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde [1], hâkimin mahkeme dışında (örneğin evde
veya hastanede) isticvap işlemi yapmasının, keşif (HMK m. 288 vd.) kurumundaki
"mahkeme dışında inceleme yapma" yetkisinin isticvaptaki görünümü olduğunu
vurgulamaktadır.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
- (kurmaca senaryo) 1: İstanbul'da görülen bir ticari alacak davasında
mahkeme, davalı şirketin eski genel müdürünün (şahsen) isticvabına karar
vermiştir. Ancak kişi İzmir'de ikamet etmektedir. Mahkeme, İzmir'deki mahkeme
ile iletişime geçerek SEGBİS (aynı anda ses ve görüntü nakli) sistemi üzerinden
bu kişinin kendi huzurunda isticvap edilmesini sağlamış, böylece istinabeye
gerek kalmamıştır.
- (kurmaca senaryo) 2: Ankara'da görülen bir tapu iptali davasında,
isticvap edilecek davacı Bayan C, mahkemenin bulunduğu il dışında, Kars'ın bir
ilçesinde oturmaktadır ve o adliyede teknik altyapı arızası sebebiyle ses ve
görüntü nakli o gün için mümkün değildir. Bu imkânsızlık sebebiyle Ankara
mahkemesi, Kars'taki ilgili mahkemeye talimat yazarak Bayan C'nin istinabe
yoluyla isticvap edilmesini talep etmiştir.
- (kurmaca senaryo) 3: İsticvabına karar verilen davalı Bay D, ağır bir
felç geçirmiş olup evden çıkması tıbben mümkün değildir. Taraf vekili, doktor
raporunu sunarak durumun m. 172/2 kapsamında değerlendirilmesini talep
etmiştir. Bunun üzerine duruşma hâkimi ve zabıt kâtibi, Bay D'nin evine giderek
isticvap işlemini orada bizzat gerçekleştirmiştir.
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekillerinin, müvekkilleri şehir dışında ikamet ediyorsa mahkemeden
istinabe yazılmasını talep etmek yerine, zaman tasarrufu ve doğrudanlık
ilkesinin gereği olarak mutlaka "ses ve görüntü nakli" (SEGBİS/e-Duruşma) talep
etmesi usul ekonomisi açısından elzemdir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri
Kanunu Şerhi çalışmasında [1], hastalık veya engellilik gibi durumlarda
mahkemeye bizzat gidememe durumunun mutlaka tam teşekküllü bir sağlık raporuyla
ispatlanması gerektiğini, aksi hâlde özürsüz gelmeme ihtaratının (m.171/2)
devreye girerek aleyhe ikrar hükmünün doğabileceğini hatırlatmaktadır.
Bulunduğu yerde isticvap talep eden vekilin, mahkemenin gidiş-dönüş masrafları
için gerekli avansı yatırmayı da unutmaması gerekir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Maddenin birinci fıkrasındaki istisnai hâlin uygulanabilmesi için kişinin
"mahkemenin bulunduğu il dışında oturması" şartı günümüz koşullarında katı ve
şekilci bir yaklaşımdır. Bazı büyükşehirlerin (Örneğin Konya, Antalya,
İstanbul) il sınırları oldukça geniştir; il içindeki bir uçtan adliyeye gelmek,
komşu bir ilden adliyeye gelmekten daha zor ve masraflı olabilir. Sungurtekin
Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında [1], usul kurallarının teknolojik
gelişmelere entegrasyonu aşamasında coğrafi sınırların (il sınırı gibi) kriter
alınmasının mantıksız sonuçlar doğurabileceğini; tarafın aynı il sınırları
içinde olsa bile ulaşım güçlüğü çektiği ve teknolojik altyapının bulunduğu
hâllerde de ses ve görüntü nakliyle isticvaba olanak tanınması gerektiğini
haklı olarak savunmaktadır. Kural, teknolojik çağın gereksinimleri dikkate
alınarak "mesafe ve ulaşım güçlüğü" gibi daha esnek bir kritere bağlanmalıdır.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 172. maddesi, isticvap kurumunun usul hukukuna hâkim olan "doğrudanlık ilkesi" çerçevesinde nasıl icra edileceğini düzenlemektedir. İsticvap, tarafın kendi aleyhine olan veya uyuşmazlığın çözümünde kritik rol oynayan vakıalar hakkında bizzat hâkim tarafından dinlenmesidir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde [1], isticvapta elde edilecek ikrarın geçerliliği ve tarafın mahkeme huzurundaki tepkilerinin hâkim tarafından doğrudan gözlemlenebilmesi için tarafın mahkemeye "bizzat gelmesinin" şart olduğunu ifade etmektedir. Madde, bu mutlak kuralı koyduktan sonra uygulamada karşılaşılabilecek fiili veya coğrafi imkânsızlıkları bertaraf etmek amacıyla istisnai usulleri (ses ve görüntü nakli, istinabe ve bulunduğu yerde isticvap) kurala bağlamıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
Madde metninde öne çıkan kavramlar şunlardır:
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 172 hükmü, Kanun'un doğrudanlık ilkesini tamamlayan HMK m. 149 (Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla veya başka yerde duruşma icrası) ile iç içe geçmiş durumdadır. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılmaya ilişkin genel hükümler, isticvapta da aynen uygulama alanı bulur. Ayrıca bu hüküm, istinabeyi düzenleyen HMK m. 164 vd. ve vekilin yetkilerini düzenleyen HMK m. 73 hükümleriyle sıkı bir sistematik bağ içerisindedir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde [1], hâkimin mahkeme dışında (örneğin evde veya hastanede) isticvap işlemi yapmasının, keşif (HMK m. 288 vd.) kurumundaki "mahkeme dışında inceleme yapma" yetkisinin isticvaptaki görünümü olduğunu vurgulamaktadır.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
6. Pratik Uygulama Notları
Taraf vekillerinin, müvekkilleri şehir dışında ikamet ediyorsa mahkemeden istinabe yazılmasını talep etmek yerine, zaman tasarrufu ve doğrudanlık ilkesinin gereği olarak mutlaka "ses ve görüntü nakli" (SEGBİS/e-Duruşma) talep etmesi usul ekonomisi açısından elzemdir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında [1], hastalık veya engellilik gibi durumlarda mahkemeye bizzat gidememe durumunun mutlaka tam teşekküllü bir sağlık raporuyla ispatlanması gerektiğini, aksi hâlde özürsüz gelmeme ihtaratının (m.171/2) devreye girerek aleyhe ikrar hükmünün doğabileceğini hatırlatmaktadır. Bulunduğu yerde isticvap talep eden vekilin, mahkemenin gidiş-dönüş masrafları için gerekli avansı yatırmayı da unutmaması gerekir.
7. Eleştirel Değerlendirme
Maddenin birinci fıkrasındaki istisnai hâlin uygulanabilmesi için kişinin "mahkemenin bulunduğu il dışında oturması" şartı günümüz koşullarında katı ve şekilci bir yaklaşımdır. Bazı büyükşehirlerin (Örneğin Konya, Antalya, İstanbul) il sınırları oldukça geniştir; il içindeki bir uçtan adliyeye gelmek, komşu bir ilden adliyeye gelmekten daha zor ve masraflı olabilir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında [1], usul kurallarının teknolojik gelişmelere entegrasyonu aşamasında coğrafi sınırların (il sınırı gibi) kriter alınmasının mantıksız sonuçlar doğurabileceğini; tarafın aynı il sınırları içinde olsa bile ulaşım güçlüğü çektiği ve teknolojik altyapının bulunduğu hâllerde de ses ve görüntü nakliyle isticvaba olanak tanınması gerektiğini haklı olarak savunmaktadır. Kural, teknolojik çağın gereksinimleri dikkate alınarak "mesafe ve ulaşım güçlüğü" gibi daha esnek bir kritere bağlanmalıdır.
Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)