RESMİ METİN

İsticvap olunacak tarafın davet edilmesi


MADDE 171- (1) İsticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilir ve belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere hazır bulunması gerektiği belirtilir. Davetiyede, ayrıca, isticvap konusu vakıalar gösterilir; ilgili tarafın geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya gelip de sorulara cevap vermediği takdirde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı da yapılır. (2) Çağrılan taraf özürsüz olarak gelmediği veya gelip de soruları cevapsız bıraktığı takdirde, mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 171. maddesi, medeni usul hukukunda maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla başvurulan isticvap kurumunun usuli çerçevesini ve davet usulünü düzenlemektedir. İsticvap, tarafın kendi aleyhine olan vakıalar hakkında hâkim tarafından sorguya çekilmesidir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde [1], isticvabın bizzat tarafın kendisine yapılması gereken istisnai ve önemli bir usul işlemi olduğunu, bu nedenle tarafın davet edilmesinin ve gelmemesi hâlinde karşılaşacağı yaptırımın kanunla açıkça ve sıkı şekil şartlarına bağlanarak düzenlendiğini belirtmektedir. Maddenin birinci fıkrası davetiyenin içeriğini ve tebliğ usulünü, ikinci fıkrası ise davete icabet edilmemesi veya soruların cevapsız bırakılması hâlinde doğacak kanuni karineyi (ikrar fiksiyonunu) kurala bağlamıştır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

Madde metninde yer alan usul hukuku bakımından kritik kavramlar şunlardır:

  • Bizzat Davetiye: İsticvap, vekille temsil edilen davalarda dahi vekile değil, doğrudan doğruya asile (tarafa) yöneltilen bir işlemdir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında [1], tarafın davada vekili bulunsa bile isticvap davetiyesinin bizzat asile gönderilmesinin zorunlu olduğunu, vekile yapılacak tebligatın isticvap sonucunu doğurmayacağını ifade etmektedir.
  • İsticvap Konusu Vakıaların Gösterilmesi: Tarafın hangi konuda sorguya çekileceğini önceden bilmesi ve hazırlık yapabilmesi için davetiyede bu vakıaların somut olarak belirtilmesi şarttır.
  • İhtar ve Özürsüz Olarak Gelmeme: Davetiyede yer alması gereken en önemli unsur, mazeretsiz olarak duruşmaya katılmama veya katılıp da susma hâlinde vakıaların "ikrar edilmiş sayılacağı" ihtarıdır. Geçerli bir özür (hastalık, mücbir sebep vb.) bu ağır yaptırımın uygulanmasını engeller.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 171 hükmü, öncelikle HMK m. 188'de düzenlenen "İkrar" kurumuyla doğrudan bağlantılıdır. Zira fıkrada öngörülen yaptırım, maddi bir vakıanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğurur. Ayrıca, vekâletnamenin kapsamını düzenleyen HMK m. 73 hükmüyle de ilişkilidir; çünkü isticvap, vekilin değil asilin bizzat yapması gereken bir işlemdir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde [1], isticvap davetiyesinin tebliği ile hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) arasında sıkı bir bağ bulunduğunu, usulüne uygun bir davet ve ihtar yapılmadan ikrar fiksiyonunun işletilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ağır bir ihlali olacağını vurgulamaktadır.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

  • (kurmaca senaryo) 1: Bir alacak davasında mahkeme, davalı B'nin "borcun elden ödendiğine" ilişkin vakıa hakkında isticvabına karar vermiştir. İsticvap davetiyesi, davalı B'nin avukatına tebliğ edilmiş, B duruşmaya katılmamıştır. Mahkeme, davetiyenin HMK m. 171/1 gereğince bizzat asile gönderilmemiş olması sebebiyle B'nin gelmemesini ikrar olarak değerlendirmemiş ve usulüne uygun yeni bir davetiye çıkarılmasına karar vermiştir.
  • (kurmaca senaryo) 2: Taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali davasında, mahkeme davacı A'ya bizzat isticvap davetiyesi göndermiştir. Ancak davetiyede sadece duruşma gün ve saati yer almış, isticvap konusu vakıalar ile "gelmediği takdirde ikrar etmiş sayılacağı" ihtarı yazılmamıştır. A duruşmaya mazeretsiz katılmamıştır. İhtar eksikliği nedeniyle mahkeme ikrar fiksiyonunu işletememiştir.
  • (kurmaca senaryo) 3: İsticvap davetiyesini usulüne uygun şekilde alan davalı C, duruşmaya katılmış ancak hâkimin isticvap konusu vakıayla ilgili sorduğu sorulara "Bu konuda konuşmak istemiyorum" diyerek cevap vermemiştir. HMK m. 171/2 uyarınca, C bu vakıaları ikrar etmiş sayılmıştır.

6. Pratik Uygulama Notları

Taraf vekilliği yapan bir avukatın uygulayacağı en kritik adım, müvekkiline çıkarılan isticvap davetiyesinin HMK m. 171'deki şekil şartlarını taşıyıp taşımadığını denetlemektir. İhtarın veya isticvap edilecek vakıaların eksik yazıldığı bir davetiye hukuken sakattır ve ikrar sonucu doğurmaz. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi çalışmasında [1], mahkeme kaleminin hatalı davetiye hazırlama ihtimalinin yüksek olduğunu, bu sebeple eksik ihtarat içeren tebligatlara dayanılarak aleyhe ikrar hükmü kurulmasına avukatlarca mutlaka itiraz edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Müvekkilin mutlaka duruşmada bizzat hazır edilmesi ve sorulara vakıf olarak doğru beyanda bulunması sağlanmalıdır.

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 171'de yer alan tarafın özürsüz gelmemesi hâlinde mahkemece sorulan vakıaların "ikrar edilmiş sayılacağı" kuralı, usul ekonomisi ve davaların hızlandırılması bakımından faydalı görünmekle birlikte, maddi gerçeğin araştırılması ilkesiyle zaman zaman çelişebilmektedir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde [1], tebligat hukukundaki bazı yapay tebliğ usullerinin (örneğin TK m. 21/2 uyarınca mernis adresine tebligat) asilin gerçekten haberdar olmasını garantilemediği hâllerde, salt şekli bir tebligata dayanılarak ikrar gibi davanın sonucunu doğrudan belirleyen ağır bir yaptırımın uygulanmasının adaletsiz sonuçlar doğurabileceği eleştirisini getirmektedir. Bu hususta tebligatın gerçekten muhatabın bilgisine ulaştığından emin olunması, adil yargılanma hakkı bakımından elzemdir.

Conversation: 52013d40-10e0-4776-b297-275dcd05956c (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.