RESMİ METİN

Tutanağın imzalanması ve imza atamayanların durumu


MADDE 155- (1) Tutanak, hâkim ve zabıt kâtibi tarafından derhâl imzalanır. (2) Tutanağa imza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınır, bunun hangi parmağa ait olduğu belirtilir. Ancak elinde parmak bulunmayanlar, imza yerine mühür veya özel işaret kullanabilirler.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 155. maddesi, medeni yargılamanın "resmi hafızası" olan duruşma tutanağının (zaptının) hukuken tekemmül (tamamlanma) anını ve şekil şartlarını düzenleyen tamamlayıcı bir usul normudur. HMK m. 154'te içeriği belirlenen tutanağın, dış dünyada resmi bir belge niteliği kazanabilmesi ve ispat vasıtası olarak kullanılabilmesi için imza şarttır. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile tutanağın resmi delil gücünü güvence altına aldığını; hâkim ve zabıt kâtibinin imzasının, tutanağa geçirilen hususların mahkeme huzurunda tam, tarafsız ve doğru olarak cereyan ettiğinin mutlak bir karinesi olduğunu savunmaktadır [1]. Madde ayrıca, okuma yazma bilmeyen, imza atma yetisi bulunmayan dezavantajlı veya engelli bireylerin hak arama hürriyetini güvence altına alarak, şekli imkânsızlıkların usuli hak kayıplarına yol açmasını engelleyen bir "usuli hakkaniyet" mekanizması kurmaktadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Derhâl İmzalanması: Tutanağın, duruşma bittikten saatler veya günler sonra değil, o celsenin hemen bitiminde, taraflar salondan ayrılmadan (veya ayrılırken) anında onaylanması emridir. Bu kural, tutanak üzerinde sonradan tahrifat yapılmasını önler.
  • İmza Atamayacak Durumda Olan Kimse: Okuma yazması olmayan, ellerinde geçici bir yaralanma bulunan veya yaşlılık/felç gibi sebeplerle fiziksel olarak kalem tutamayan kişileri ifade eder.
  • Parmak İzi: İmza yerine geçen, biyolojik ve yegâne kimlik tespit aracıdır. Kanun, sahteciliği önlemek adına alınan izin "hangi parmağa ait olduğunun" tutanağa şerh düşülmesini mutlak bir geçerlilik şartı saymıştır.
  • Mühür veya Özel İşaret: İki elinin parmakları da olmayan (ampüte vb.) kişilerin, önceden noterde veya resmi kurumlarda hazırlattıkları şahsi mühürlerini kullanarak irade beyanlarını hukuken geçerli kıldıkları araçlardır.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 155, doğrudan "Tutanak" (HMK m. 154) ve "Tutanağın İspat Gücü" (HMK m. 156) maddeleriyle koparılamaz bir şekil ve geçerlilik bağı içindedir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, bu maddedeki imza kuralının, Elektronik İmza Kanunu ve UYAP mevzuatıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini; günümüzde fiziki ıslak imzanın yerini e-imzanın aldığını, hâkim ve kâtibin duruşma biter bitmez tutanağı UYAP üzerinden güvenli elektronik imza ile onaylamalarının, maddedeki "derhâl" şartının usul dogmatiği açısından modern karşılığı olduğunu belirtmektedir [1]. Ayrıca, taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh beyanlarının (HMK m. 154/3-ç) geçerliliği de doğrudan bu maddedeki imza veya parmak izi/mühür usulüne tabidir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Okuma yazması olmayan davacı (A), duruşmada söz alarak "Karşı tarafla anlaştık, ben davamdan feragat ediyorum" beyanında bulunmuştur. Hâkim bu beyanı HMK m. 154 gereği tutanağa yazdırmış ve yüksek sesle (A)'ya okumuştur. Ancak (A) imza atamadığı için, HMK m. 155/2 uyarınca mahkeme mübaşiri yardımıyla ıstampa getirilerek (A)'nın sağ el başparmağının izi tutanağın basılı bir nüshasına alınmış ve kâtip tarafından yanına "Davacı (A)'nın sağ el başparmak izidir" şerhi düşülmüştür. Bu evrak taranarak UYAP'a yüklenmiş ve feragat işlemi hukuken kusursuz bir şekilde tekemmül ettirilmiştir.

(kurmaca senaryo) İş kazası sonucu iki elini de kaybeden davacı işçi (B), duruşmaya katılarak alınan bilirkişi raporuna itiraz etmediğini, hakkından feragat ettiğini beyan eder. Altı imzalanması gereken bu çok kritik irade beyanı için HMK m. 155/2'nin istisna hükmü işletilir. Parmak izi alınması da fiilen imkânsız olduğundan, (B)'nin noter onayıyla yaptırdığı şahsi "özel mühür" tutanağa basılarak beyanın geçerliliği sağlanır.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık mesleği pratiğinde, duruşma bittikten sonra kâtipten tutanağın bir kâğıt suretinin alınması (veya UYAP'ta imzasız taslağının görülmesi) yeterli değildir; o tutanağın hukuki bir değer taşıması için elektronik ortamda imzalanmış olması şarttır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların özellikle ara kararların icrası (örneğin tensip zaptındaki süreli işlemler, ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararları) safhasında, icra dairelerinin veya tapu/banka gibi diğer kurumların "imzasız tutanağı" kesinlikle işleme almayacağını; bu nedenle avukatın duruşma sonrası UYAP ekranından hâkim ve kâtip e-imzalarının "derhâl" atılıp atılmadığını kontrol etmesinin ve şayet gecikme varsa mahkeme kalemini uyararak imza sürecini hızlandırmasının çok hayati bir mesleki özen pratiği olduğunu stratejik bir kural olarak hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 155'in lafzı ile adliyelerdeki teknolojik altyapı ve iş yükü gerçekliği arasında ciddi dogmatik çelişkiler bulunmaktadır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki "derhâl imzalanır" emrinin uygulamada genellikle ihlal edildiğini eleştirmektedir. Hâkimlerin günde 40-50 dosyanın görüldüğü yoğun duruşma listelerinde, her celse sonrası UYAP şifrelerini (e-imza pin kodlarını) girmek için zaman bulamayarak tüm tutanakları gün sonunda veya ertesi gün topluca imzalaması, şekli usul kuralları ile maddi fiiliyat arasında bir boşluk yaratmaktadır. Yazar, derhâl imzalama kuralının elektronik sistemde teknik bir otomasyona (örneğin duruşma bitiminde zorunlu ve hızlı bir ekran onay penceresine) bağlanmadan salt bir kanuni temenniden öteye gidemeyeceğini ifade etmektedir [1].

Buna ek olarak Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, e-duruşma (HMK m. 149) ve SEGBİS gibi uzaktan yargılama modellerinin yaygınlaştığı bir çağda, m. 155/2'de yer alan "parmak izi alınması" veya "mühür basılması" gibi tamamen fiziksel (ıslak/matbu) temas gerektiren işlemlerin uygulanabilirliğini usul ekonomisi ve teknoloji bağlamında eleştirmektedir. Evinden veya hastanesinden e-duruşmaya bağlanan ancak okuma yazması olmayan veya kolları alçıda olan bir tarafın, sistem üzerinden nasıl parmak izi vereceği veya ekrana nasıl mühür basacağı kanunda tamamen cevapsız bırakılmıştır. Yazar, teknolojik yargılama usullerinin klasik şekil kurallarıyla (parmak izi mürekkebi vb.) bağdaşmadığını, bu durumlar için "biyometrik yüz/ses doğrulama" veya "dijital onay" mekanizmalarının kanun metnine acilen eklenmesi gerektiğini eleştirel bir dille savunmaktadır [1].

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.