RESMİ METİN

Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması


MADDE 150- (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak

üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150. maddesi, medeni usul hukukuna hâkim olan "tasarruf ilkesinin" (taraflarca hazırlama ve davayı takip) usuli bir yaptırımla somutlaştığı en temel normdur. Medeni yargılamada kural olarak mahkeme, tarafların iradesi hilafına yargılamayı resen yürütemez. Tarafların uyuşmazlığa olan ilgilerini kaybetmeleri veya davayı takip etmemeleri durumunda, mahkemelerin pasif (atıl) dosyalarla işgal edilmesini önlemek amacıyla "dosyanın işlemden kaldırılması" ve nihayetinde "davanın açılmamış sayılması" kurumları ihdas edilmiştir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile usul ekonomisi (HMK m. 30) bağlamında mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi ve tarafları davalarını ciddiyetle takip etmeye zorlamayı amaçladığını; böylece hukuki koruma talebinden zımnen vazgeçen tarafların dosyalarının yargı sisteminden otomatik bir mekanizmayla temizlendiğini savunmaktadır. Bu madde, davayı açmak kadar onu takip etmenin de bir usuli külfet olduğunu gösteren katı bir disiplin kuralıdır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Dosyanın İşlemden Kaldırılması (Fıkra 1 ve 2): Davanın her iki tarafının mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması, gelip de davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri veya sadece bir tarafın gelip diğerinin gelmemesi üzerine gelen tarafın "dosyanın işlemden kaldırılmasını" talep etmesi halinde, yargılamanın fiilen ve geçici olarak durdurulması (askıya alınması) kararıdır.
  • Bir Aylık ve Üç Aylık Süreler (Fıkra 4): İşlemden kaldırılan dosya, 3 ay içinde yenilenmek zorundadır. Ancak bu 3 aylık sürenin ilk 1 ayı içinde yenileme talep edilirse taraftan "yeniden harç" alınmaz. Şayet 1 aylık süre geçirilir ve 2. veya 3. ay içinde yenileme talep edilirse, yenileyen taraf (genellikle davacı) dava açılırken yatırdığı başvuru ve peşin harcı tekrar yatırmak zorundadır.
  • Davanın Açılmamış Sayılması (Fıkra 5 ve 6): İşlemden kaldırılan dosyanın 3 ay boyunca yenilenmemesi veya yenilendikten sonra yargılama boyunca ikinci kez takipsiz bırakılması halinde mahkemece verilecek olan "nihai" karardır.
  • Talebin Vaki Olmamış Sayılması (Fıkra 7): Açılmamış sayılma kararının geriye yürümesini (makable şümulünü) ifade eder. Dava hiç açılmamış gibi hukuki sonuç doğurur; davanın açılmasıyla elde edilen usuli ve maddi hukuka ilişkin tüm kazanımlar (örneğin zamanaşımının kesilmesi) ortadan kalkar.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 150, "Tarafların Duruşmaya Daveti"ni düzenleyen HMK m. 147 ile doğrudan tetikleyici bir ilişki içindedir; zira usulüne uygun meşruhatlı davetiye olmadan m. 150 işletilemez. Aynı zamanda bu madde, maddi hukuk bağlamında Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımının kesilmesine ilişkin hükümleriyle yıkıcı bir dogmatik etkileşim içindedir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m. 150/7 uyarınca davanın açılmamış sayılmasının, usul dogmatiği açısından davanın "esastan reddi" anlamına gelmediğini; bu kararın kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil etmeyeceğini, dolayısıyla zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dolmamışsa aynı davanın (harcı yeniden yatırılarak) ileride tekrar açılabileceğini usuli bir güvence olarak belirtmektedir.

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Davacı (A) ve davalı (B) arasındaki tazminat davasının 1 Ekim tarihli duruşmasına her iki taraf da mazeret bildirmeksizin katılmamıştır. Mahkeme, HMK m. 150/1 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermiştir. Davacı (A)'nın avukatı, 25 Ekim tarihinde (bir aylık süre dolmadan) mahkemeye sunduğu dilekçe ile dosyanın yenilenmesini talep etmiştir. İlk bir aylık süre içinde başvurulduğu için HMK m. 150/4 uyarınca avukattan hiçbir yenileme harcı alınmamış ve yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiştir.

(kurmaca senaryo) Davacı şirket (X), açtığı ticari alacak davasının duruşmasına katılmış, ancak davalı (Y) katılmamıştır. Davacı (X) duruşmada "karşı taraf gelmedi, tahkikat aşamasında eksiğimiz var, biz de davayı bugün takip etmiyoruz" diyerek dosyanın işlemden kaldırılmasını istemiştir. Dosya işlemden kaldırılmış ve daha sonra (X) tarafından harç yatırılarak yenilenmiştir. Aylar sonraki bir duruşmaya (X)'in avukatı trafiğe takıldığı için yine katılamamış ve davalı (Y) de yokluğunda yargılamaya devam edilmesini istemeyip dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiştir. HMK m. 150/6 amir hükmü gereği, dosya "ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı" için mahkeme bu ikinci takipsizlik anında derhal "davanın açılmamış sayılmasına" karar vermiştir.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 150 hükmü en ölümcül malpraktis (mesleki hata) tuzaklarının başında gelir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların bilhassa ikinci takipsizlik (HMK m. 150/6) senaryosuna karşı çok uyanık olmaları gerektiğini; bir dosyanın geçmişinde (önceki avukatlar döneminde dahi olsa) bir "işlemden kaldırma ve yenileme" sabıkası varsa, o dosyada yaşanacak olası bir ikinci duruşma kaçırma olayının telafisi imkânsız bir biçimde davanın "açılmamış sayılmasına" yol açacağını stratejik ve hayati bir kural olarak hatırlatmaktadır. Ayrıca, açılmamış sayılma kararıyla birlikte zamanaşımını kesen etki sıfırlanacağı için, müvekkilin alacak hakkı zamanşımına uğrayarak tamamen yok olabilir.

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 150'nin 4. fıkrasında yer alan "bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır" kuralı, adalete erişim hakkı ve ölçülülük bağlamında doktrinde sert eleştirilere maruz kalmaktadır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, davanın işlemden kaldırılmasının basit bir usuli gecikme (ihmal) olduğunu; henüz 3 aylık yasal yenileme süresi dolmadan, sırf ilk 30 gün kaçırıldı diye taraftan davanın esasına ilişkin nispi (veya maktu) başvuru harcının devlet tarafından ikinci kez tahsil edilmesinin, adeta gizli bir usuli para cezasına dönüştüğünü eleştirmektedir. Yazar, devletin henüz esası hakkında karar vermediği bir dosya için mükerrer harç almasının hak arama hürriyetine ölçüsüz bir müdahale olduğunu ifade etmektedir.

Buna ek olarak Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki 7. fıkranın (talebin dahi vaki olmamış sayılması) yıkıcı sonuçlarına dikkat çekmektedir. Bir davacının davasını açıp harcını yatırdığı, iradesini mahkeme huzuruna taşıdığı ortadadır. Sırf avukatının duruşma saatini kaçırması veya mazeretinin reddedilmesi gibi usuli aksaklıklar sebebiyle, maddi hukuktaki zamanaşımını kesme iradesinin "hiç doğmamış gibi" tümden silinmesi aşırı şekilci bir yaklaşımdır. Yazar, usul kanunlarının hakkı korumak için var olması gerekirken, HMK m. 150/7'nin basit bir duruşma devamsızlığını, maddi hakkın tamamen kaybedilmesi gibi (zamanaşımı yoluyla) orantısız bir cezaya dönüştürdüğünü eleştirel bir dille savunmaktadır.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.