RESMİ METİN

Mahkemenin çalışma zamanı


MADDE 148- (1) Mahkemeler, resmî çalışma gün ve saatlerinde görev yaparlar. Ancak, zorunluluk veya gecikmesinde zarar olan hâllerde, keşif, delillerin tespiti ve günlük duruşma listesinde yazılı işler gibi işlemlerin, resmî tatil günlerinde veya çalışma saatlerinin dışında da yapılmasına karar verilebilir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 148. maddesi, yargı faaliyetinin zaman bakımından sınırlarını ve bu sınırların zorunlu hallerde nasıl esnetilebileceğini düzenleyen temel bir teşkilat ve usul kuralıdır. Yargı yetkisinin kullanılması bir kamu hizmeti olduğundan, kural olarak devletin belirlediği genel çalışma (mesai) gün ve saatleri içinde ifa edilmesi esastır. Bu kural, hem mahkeme personelinin dinlenme hakkını hem de tarafların ve avukatların öngörülebilirlik (hukuki güvenlik) beklentisini karşılar. Ancak Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile katı bir mesai şekilciliğinin hakkın özüne zarar vermesini engellemeyi amaçladığını; adaletin tecellisinin, yeri geldiğinde hafta sonu tatiline veya akşamın geç saatlerine feda edilemeyecek kadar üstün bir kamu yararı barındırdığını savunmaktadır [1]. Madde, kural ile istisna arasında rasyonel bir denge kurarak, davanın doğasının gerektirdiği "acil usuli işlemlere" zaman ötesi bir hukuki zemin hazırlar.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Resmî Çalışma Gün ve Saatleri: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca belirlenen, kural olarak hafta içi günleri (Pazartesi-Cuma) ve mesai saatleri (genellikle 08:30 - 17:00) aralığını ifade eder. Duruşmalar ve mahkeme içi fiziki işlemler prensipte bu saatler içinde yapılır.
  • Zorunluluk veya Gecikmesinde Zarar Olan Hâller: Maddenin istisna mekanizmasını tetikleyen temel nedendir. İşlemin ertesi güne veya pazartesiye bırakılması halinde bir delilin kaybolması, bozulması veya bir hakkın geri dönülemez biçimde zedelenmesi tehlikesinin bulunmasıdır.
  • Keşif ve Delillerin Tespiti: Olay yerinde yapılması gereken ve fiziki durumun hızla değişebileceği ihtimaline karşı aciliyet taşıyan işlemlerdir (örneğin yıkılmak üzere olan bir binanın veya kaza yerinin incelenmesi).
  • Günlük Duruşma Listesinde Yazılı İşler: Mahkemenin o günkü iş yoğunluğu nedeniyle mesai saati bitimine kadar bitirilemeyen, listeye alınmış duruşmalardır. Hâkim, 17:00'de mesai bitti diyerek duruşmayı kesmek zorunda değildir; tarafları mağdur etmemek adına mesai sonrası da dinlemeye devam edebilir.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 148, "Sürelerin Bitimi"ni düzenleyen HMK m. 92, "Keşif" kurumunu düzenleyen HMK m. 288 ve bilhassa "Delil Tespiti"ni düzenleyen HMK m. 400 ile sarsılmaz bir organik bağ içindedir. Acil bir delil tespiti talebi, HMK m. 148'in verdiği yetki sayesinde pazar günü dahi icra edilebilir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m. 148'in barındırdığı bu esnekliğin, usul ekonomisi (HMK m. 30) ve Anayasal hak arama hürriyetinin usul dogmatiği açısından zorunlu bir uzantısı olduğunu; mesai saatlerinin bitiminin, devletin vatandaşına hukuki koruma sağlama yükümlülüğünü askıya alan mutlak bir sınır olamayacağını belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Cumartesi sabahı İstanbul'da şiddetli bir fırtına çıkmış ve davacı (A)'nın fabrikasının çatısı uçarak içerdeki milyonlarca liralık elektronik mallar yağmur altında kalmıştır. (A)'nın avukatı, sigorta şirketine karşı açacağı dava öncesinde zarar miktarının ve malların durumunun derhal tespit edilmesi için Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurur. Yağmur sularının malları oksitleyip delil durumunu saatler içinde değiştireceği açık olduğundan (gecikmesinde zarar olan hâl), mahkeme HMK m. 148 uyarınca resmî tatil günü olan Cumartesi öğleden sonra bilirkişi heyetiyle birlikte fabrikada "delil tespiti ve keşif" icra edilmesine karar verir.

(kurmaca senaryo) Asliye Hukuk Mahkemesinin günlük duruşma listesinde 45 dosya bulunmaktadır. Duruşmaların uzaması sebebiyle, listenin 40. sırasındaki davacı (X) ve davalı (Y)'nin dosyasına ancak saat 17:15'te sıra gelir. Davalı (Y)'nin avukatı "Mesai saati bitmiştir, duruşma yapılamaz" şeklinde itiraz etse de hâkim, HMK m. 148 uyarınca "günlük duruşma listesinde yazılı işlerin çalışma saati dışında da yapılabileceğini" belirterek itirazı reddeder ve duruşmayı saat 17:30'a kadar sürdürerek icra eder.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 148'in duruşma listelerine ilişkin fıkrası sıklıkla yanlış yorumlanmaktadır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların özellikle yoğun adliyelerde saat 17:00'yi gösterdiğinde "hâkim artık duruşma alamaz, mesai bitti" şeklindeki bir yanılgıya kapılarak duruşma salonunun önünden ayrılmamaları gerektiğini; hâkimin günlük listedeki dosyaları mesai sonrasına sarkarak incelemeye devam etme yetkisi bulunduğunu, sırası gelen dosyada avukatın yokluğunda aleyhe işlem yapılabileceği malpraktis (mesleki hata) tehlikesini stratejik bir kural olarak hatırlatmaktadır [1]. Avukat, adliyede mesai bitse dahi listesindeki duruşma bitmeden orayı terk etmemelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 148 kuralı adaletin gecikmesini önlese de, kanunun lafzı ve teknolojik gelişmeler bağlamında doktrinde haklı eleştirilere konu olmaktadır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, kanunun hâkime ve mahkeme personeline çalışma saatleri dışında ve tatil günlerinde "keşif ve duruşma" yapma takdiri tanımasına rağmen; bu ekstra mesainin usul kanununda (veya ilgili personel mevzuatında) yeterli mali ve idari güvencelerle (nöbet ücreti, dinlenme hakkı telafisi vb.) desteklenmemesini eleştirmektedir. Yazar, yargılama faaliyetinin sadece kanuni bir emirle değil, fiziki ve psikolojik bir insan emeğiyle yürüdüğünü, bu nedenle maddedeki esnekliğin mahkeme personelinin temel haklarını ihlal edecek keyfi bir rutine dönüşmemesi gerektiğini ifade etmektedir [1].

Buna ek olarak Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddenin kaleme alındığı felsefenin fiziki adliye binalarına sıkıştığını, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) çağında maddedeki "çalışma gün ve saatleri" kavramının yeniden tanımlanması gerektiğini savunmaktadır. Yazar, avukatların UYAP üzerinden gece saat 23:59'a kadar dava açabildiği, dilekçe sunabildiği ve tebligat alabildiği bir elektronik yargılama rejiminde; m. 148'in sadece "fiziksel" işlemler (keşif, duruşma) bakımından bir anlam ifade ettiğini, e-yargılamanın mahkemenin çalışma zamanını fiilen 7/24'e yaydığını ve bu ikili yapının kanun metninde açıkça ayrıştırılması gerektiğini eleştirel bir dille belirtmektedir [1].

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.