1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 135. ve 136. maddeleri, yazılı yargılama
usulünün en hayati evresi olan "dilekçeler teatisi" (dilekçelerin karşılıklı
verilmesi) aşamasını ve karşı davanın usuli rejimini düzenlemektedir. HMK m.
135, karşı davanın asıl davadan bağımsız karakterini pekiştiren teknik bir atıf
normuyken; HMK m. 136, yargılamanın sınırlarının kesinleştiği, iddia ve
savunmaların tüm boyutlarıyla ortaya konduğu diyalektik bir çarpışma alanıdır.
Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun HMK m. 136 ile anayasal
hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) ve silahların eşitliği ilkelerini tam
anlamıyla teminat altına aldığını; davacının davalının sürpriz savunmalarına
karşı (cevaba cevap), davalının da davacının yeni iddialarına karşı (ikinci
cevap) son kez söz söyleme hakkına sahip kılınarak ön inceleme aşamasına tüm
uyuşmazlık noktaları netleşmiş bir dosya ile geçilmesinin hedeflendiğini
savunmaktadır. Bu aşama, davanın anatomisinin çizildiği son duraktır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Karşı Davaya Uygulanacak Hükümler (m. 135): Karşı davanın da niteliği
itibarıyla bağımsız bir dava olması sebebiyle, kanunda aksine özel bir hüküm
(örneğin süreler veya bağlantı şartı gibi) bulunmadıkça, dava açma, harç,
tebligat, feragat ve ispat gibi asıl davaya ait tüm genel kuralların karşı dava
için de aynen geçerli olmasıdır.
- Cevaba Cevap Dilekçesi (Replik): Davacının, davalının ilk cevap
dilekçesindeki savunmalarını, def'ilerini (örneğin zamanaşımı) ve itirazlarını
çürütmek amacıyla mahkemeye sunduğu, ilk davasını tamamlayıcı ve güçlendirici
nitelikteki ikinci dilekçesidir.
- İkinci Cevap Dilekçesi (Düplik): Davalının, davacının "cevaba cevap"
dilekçesindeki beyanlarına karşı sunduğu, yazılı yargılama usulünde dilekçeler
teatisi aşamasını resmen sonlandıran en son fiziki savunma evrakıdır.
- İki Hafta İçinde: Dilekçelerin sunulması için kanun tarafından
öngörülen, tebligatın yapıldığı günün ertesi günü başlayan kesin ve emredici
süredir.
- Kıyasen Uygulanma: Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin de,
tıpkı asıl dava (m. 119) ve cevap (m. 129) dilekçelerinde olduğu gibi vakıaları
sıra numarasıyla içermesi, delillerle ilişkilendirmesi ve imza/kimlik gibi
şekli unsurları barındırması zorunluluğudur.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 136, usul hukukunun kalbi sayılan "İddia ve Savunmanın Genişletilmesi
veya Değiştirilmesi Yasağı"nı düzenleyen HMK m. 141 ile mutlak ve organik bir
sınır ilişkisi içindedir. Yazılı yargılama usulünde taraflar, cevaba cevap ve
ikinci cevap dilekçelerini verene kadar (bu dilekçeler dâhil) iddia ve
savunmalarını karşı tarafın rızası aranmaksızın serbestçe genişletebilirler.
Ancak bu dilekçelerin verilmesiyle (veya süresinin dolmasıyla) birlikte yasak
başlar. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m.
136'daki dilekçeler aşamasının tamamlanmasının "Ön İnceleme" (HMK m. 137)
aşamasına geçişin mutlak ön şartı olduğunu; dilekçeler teatisi tam olarak
bitmeden (örneğin ikinci cevap süresi dolmadan) hâkimin ön inceleme duruşma
gününü tayin etmesinin ağır bir usul hatası ve hukuki dinlenilme hakkının
ihlali olacağını usul dogmatiği açısından belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Davacı (A), davalı (B)'ye alacak davası açmış, (B) ise
süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde borcu ödediğini iddia ederek sahte bir
banka dekontu sunmuştur. Cevap dilekçesi (A)'ya 1 Ekim'de tebliğ edilmiştir.
(A), iki haftalık yasal süresi içinde (15 Ekim'e kadar) HMK m. 136 uyarınca
"Cevaba Cevap" dilekçesini sunarak dekontun sahteliğini iddia eder ve savcılık
şikâyet dosyasını yeni delil olarak gösterir. Bu cevaba cevap dilekçesi de
davalı (B)'ye 20 Ekim'de tebliğ edilir. Davalı (B), 4 Kasım'a kadar "İkinci
Cevap" dilekçesini vererek sahtelik iddialarına karşı savunma yapmak
zorundadır. Bu dilekçenin sunulmasıyla yazılı aşama sona erer.
(kurmaca senaryo) Davacı işçi (X), açtığı davada başlangıçta sadece kıdem
tazminatı talep etmiştir. Davalı işveren (Y)'nin sunduğu cevap dilekçesinden
sonra (X), HMK m. 136 uyarınca hazırladığı cevaba cevap (replik) dilekçesine
"ihbar tazminatı ve fazla mesai" taleplerini de eklemiştir. Davalı (Y), davanın
genişletildiğini ve buna rıza göstermediğini belirterek itiraz etse de; iddia
ve savunmayı genişletme yasağı ancak dilekçeler teatisi (replik/düplik)
bittikten sonra başlayacağından, (X)'in cevaba cevap dilekçesinde yaptığı bu
genişletme hukuka uygundur.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 136 uyarınca sunulan cevaba cevap (replik)
ve ikinci cevap (düplik) dilekçeleri, davayı kazanmanın son fırsatlarıdır.
Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların bilhassa
davalı vekili olarak görev yaparken "davacının cevaba cevap dilekçesinde yeni
bir iddia veya belge yok, mahkemeye sadece tekrar mahiyetinde yazmış, bu yüzden
benim ikinci cevap (düplik) vermeme gerek yok" şeklindeki bir yanılgıya asla
düşmemeleri gerektiğini; ikinci cevap dilekçesi hakkının kullanılmamasının,
tahkikat aşamasında ansızın ortaya çıkabilecek bir aleyhe duruma karşı son
usuli kalkanın (yeni delil sunma hakkının) çöpe atılması anlamına geleceğini ve
ciddi bir malpraktis (mesleki hata) tehlikesi barındırdığını stratejik bir
kural olarak hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 136/2'de yer alan "dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler...
kıyasen uygulanır" ifadesi, dogmatik bir belirsizlik barındırması sebebiyle
doktrinde eleştirilmektedir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi
eserinde, bu kıyasen uygulamanın yaptırımlar boyutuyla sınırlarının net
olmadığını belirtmektedir. Örneğin, dava dilekçesinde şekli eksiklikler varsa
HMK m. 119/2 uyarınca davanın "açılmamış sayılması" yaptırımı uygulanmaktadır.
Acaba davacının "cevaba cevap" dilekçesinde bir imza eksiği varsa, kıyas
yoluyla bu ağır yaptırım (davanın tümden açılmamış sayılması) mı
uygulanacaktır, yoksa sadece o replik dilekçesi mi geçersiz sayılacaktır?
Yazar, kıyas kuralının yaptırımlar alanında uygulanamayacağına dair HMK m. 136
metnine açık ve emredici bir istisna fıkrasının eklenmesinin, hukuki güvenlik
ilkesi açısından şart olduğunu savunmaktadır.
Diğer taraftan, Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, HMK
m. 136'da ikinci dilekçeler için "ek süre" müessesesinden açıkça
bahsedilmemesini eleştirmektedir. HMK m. 127'de ilk cevap dilekçesi için "çok
zor veya imkânsız hallerde ek süre" verilebileceği düzenlenmişken; davalının
ikinci cevap dilekçesini (düplik) hazırlamak için de zorluk yaşayabileceği
aşikârdır. Hâkimlerin bu konuyu "kıyas" yoluyla çözüp çözemeyeceği uygulamada
tartışma yaratmaktadır. Yazar, savunma hakkının kısıtlanmaması adına, ek süre
imkânının m. 136 kapsamında replik ve düplik dilekçeleri için de açıkça ifade
edilmesinin modern usul dogmatiğine daha uygun düşeceğini eleştirel bir dille
ifade etmektedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 135. ve 136. maddeleri, yazılı yargılama usulünün en hayati evresi olan "dilekçeler teatisi" (dilekçelerin karşılıklı verilmesi) aşamasını ve karşı davanın usuli rejimini düzenlemektedir. HMK m. 135, karşı davanın asıl davadan bağımsız karakterini pekiştiren teknik bir atıf normuyken; HMK m. 136, yargılamanın sınırlarının kesinleştiği, iddia ve savunmaların tüm boyutlarıyla ortaya konduğu diyalektik bir çarpışma alanıdır. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun HMK m. 136 ile anayasal hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) ve silahların eşitliği ilkelerini tam anlamıyla teminat altına aldığını; davacının davalının sürpriz savunmalarına karşı (cevaba cevap), davalının da davacının yeni iddialarına karşı (ikinci cevap) son kez söz söyleme hakkına sahip kılınarak ön inceleme aşamasına tüm uyuşmazlık noktaları netleşmiş bir dosya ile geçilmesinin hedeflendiğini savunmaktadır. Bu aşama, davanın anatomisinin çizildiği son duraktır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 136, usul hukukunun kalbi sayılan "İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi Yasağı"nı düzenleyen HMK m. 141 ile mutlak ve organik bir sınır ilişkisi içindedir. Yazılı yargılama usulünde taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerini verene kadar (bu dilekçeler dâhil) iddia ve savunmalarını karşı tarafın rızası aranmaksızın serbestçe genişletebilirler. Ancak bu dilekçelerin verilmesiyle (veya süresinin dolmasıyla) birlikte yasak başlar. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m. 136'daki dilekçeler aşamasının tamamlanmasının "Ön İnceleme" (HMK m. 137) aşamasına geçişin mutlak ön şartı olduğunu; dilekçeler teatisi tam olarak bitmeden (örneğin ikinci cevap süresi dolmadan) hâkimin ön inceleme duruşma gününü tayin etmesinin ağır bir usul hatası ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali olacağını usul dogmatiği açısından belirtmektedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Davacı (A), davalı (B)'ye alacak davası açmış, (B) ise süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde borcu ödediğini iddia ederek sahte bir banka dekontu sunmuştur. Cevap dilekçesi (A)'ya 1 Ekim'de tebliğ edilmiştir. (A), iki haftalık yasal süresi içinde (15 Ekim'e kadar) HMK m. 136 uyarınca "Cevaba Cevap" dilekçesini sunarak dekontun sahteliğini iddia eder ve savcılık şikâyet dosyasını yeni delil olarak gösterir. Bu cevaba cevap dilekçesi de davalı (B)'ye 20 Ekim'de tebliğ edilir. Davalı (B), 4 Kasım'a kadar "İkinci Cevap" dilekçesini vererek sahtelik iddialarına karşı savunma yapmak zorundadır. Bu dilekçenin sunulmasıyla yazılı aşama sona erer.
(kurmaca senaryo) Davacı işçi (X), açtığı davada başlangıçta sadece kıdem tazminatı talep etmiştir. Davalı işveren (Y)'nin sunduğu cevap dilekçesinden sonra (X), HMK m. 136 uyarınca hazırladığı cevaba cevap (replik) dilekçesine "ihbar tazminatı ve fazla mesai" taleplerini de eklemiştir. Davalı (Y), davanın genişletildiğini ve buna rıza göstermediğini belirterek itiraz etse de; iddia ve savunmayı genişletme yasağı ancak dilekçeler teatisi (replik/düplik) bittikten sonra başlayacağından, (X)'in cevaba cevap dilekçesinde yaptığı bu genişletme hukuka uygundur.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 136 uyarınca sunulan cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçeleri, davayı kazanmanın son fırsatlarıdır. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların bilhassa davalı vekili olarak görev yaparken "davacının cevaba cevap dilekçesinde yeni bir iddia veya belge yok, mahkemeye sadece tekrar mahiyetinde yazmış, bu yüzden benim ikinci cevap (düplik) vermeme gerek yok" şeklindeki bir yanılgıya asla düşmemeleri gerektiğini; ikinci cevap dilekçesi hakkının kullanılmamasının, tahkikat aşamasında ansızın ortaya çıkabilecek bir aleyhe duruma karşı son usuli kalkanın (yeni delil sunma hakkının) çöpe atılması anlamına geleceğini ve ciddi bir malpraktis (mesleki hata) tehlikesi barındırdığını stratejik bir kural olarak hatırlatmaktadır.
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 136/2'de yer alan "dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler... kıyasen uygulanır" ifadesi, dogmatik bir belirsizlik barındırması sebebiyle doktrinde eleştirilmektedir. Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, bu kıyasen uygulamanın yaptırımlar boyutuyla sınırlarının net olmadığını belirtmektedir. Örneğin, dava dilekçesinde şekli eksiklikler varsa HMK m. 119/2 uyarınca davanın "açılmamış sayılması" yaptırımı uygulanmaktadır. Acaba davacının "cevaba cevap" dilekçesinde bir imza eksiği varsa, kıyas yoluyla bu ağır yaptırım (davanın tümden açılmamış sayılması) mı uygulanacaktır, yoksa sadece o replik dilekçesi mi geçersiz sayılacaktır? Yazar, kıyas kuralının yaptırımlar alanında uygulanamayacağına dair HMK m. 136 metnine açık ve emredici bir istisna fıkrasının eklenmesinin, hukuki güvenlik ilkesi açısından şart olduğunu savunmaktadır.
Diğer taraftan, Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, HMK m. 136'da ikinci dilekçeler için "ek süre" müessesesinden açıkça bahsedilmemesini eleştirmektedir. HMK m. 127'de ilk cevap dilekçesi için "çok zor veya imkânsız hallerde ek süre" verilebileceği düzenlenmişken; davalının ikinci cevap dilekçesini (düplik) hazırlamak için de zorluk yaşayabileceği aşikârdır. Hâkimlerin bu konuyu "kıyas" yoluyla çözüp çözemeyeceği uygulamada tartışma yaratmaktadır. Yazar, savunma hakkının kısıtlanmaması adına, ek süre imkânının m. 136 kapsamında replik ve düplik dilekçeleri için de açıkça ifade edilmesinin modern usul dogmatiğine daha uygun düşeceğini eleştirel bir dille ifade etmektedir.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)