1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 121. maddesi, medeni yargılamada iddia ve
savunmaların en başından itibaren belirli, somut ve denetlenebilir olmasını
sağlayan "delillerin teksifi (toplanması)" ilkesinin dilekçeler teatisi
aşamasındaki ilk operasyonel kuralıdır. Davacının davasını salt soyut
iddialarla değil, maddi dayanaklarıyla birlikte mahkemeye sunması
hedeflenmiştir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde
ile davacıyı elindeki delilleri davanın en başında mahkemeye sunmaya mecbur
kıldığını; böylelikle davalının neye karşı savunma yapacağını ilk andan
itibaren tam olarak bilebilmesinin ve "silahların eşitliği" ilkesi uyarınca
yargılamada sürpriz kararların önüne geçilmesinin amaçlandığını savunmaktadır
[1]. Bu madde, yargılamanın hızlandırılması ve usul ekonomisi (HMK m. 30)
bağlamında delillerin usulüne uygun şekilde dosyaya kazandırılmasının usuli
haritasıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Davacının Elinde Bulunan Belgeler: Davacının fiili veya hukuki
hakimiyetinde olan, fiziksel veya elektronik ortamda doğrudan ulaşıp mahkemeye
ibraz edebileceği sözleşme, fatura, makbuz, ihtarname gibi yazılı delillerdir.
- Davalı Sayısından Bir Fazla Düzenlenmiş Örnek: Hukuki dinlenilme
hakkının teminatıdır. Sunulan belgelerin bir sureti mahkeme dosyasında (hâkimin
incelemesi için) hıfz edilirken, diğer suretlerinin savunmasını
hazırlayabilmesi için her bir davalıya tebligat ekinde gönderilmesini ifade
eder.
- Harç ve Vergiye Tabi Olmaksızın: Davacının mahkemeye belge sureti
(kopyası) sunarken Damga Vergisi Kanunu veya Harçlar Kanunu kapsamında ilave
bir "suret harcı/vergisi" ödemekten muaf tutulmasıdır.
- Başka Yerlerden Getirtilecek Belge ve Dosyalar: Davacının bizzat sahip
olmadığı, ancak iddialarını ispatlayacak nitelikte olup üçüncü kişilerde, resmi
dairelerde (örneğin hastane, SGK, tapu, emniyet) veya bankalarda bulunan ispat
vasıtalarıdır.
- Bulunabilmesini Sağlayıcı Açıklama: Celbedilecek (getirtilecek)
belgelerin adres, tarih, sayı, sicil numarası, dosya numarası gibi spesifik
koordinatlarının dilekçede açıkça belirtilmesi zorunluluğudur.
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 121, davanın temel direği olan HMK m. 119 (Dava dilekçesinin içeriği) ve
tarafların iddialarını temellendirme mecburiyetini düzenleyen HMK m. 194
(Somutlaştırma yükü) ile koparılamaz bir usul sarmalı oluşturur.
Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m. 121'in
sadece şekli bir evrak sunma kuralı olmadığını; davacının dilekçesinde iddia
ettiği vakıaları (HMK m. 119/1-e) hangi delillerle ispat edeceğini gösterme
zorunluluğunun (HMK m. 119/1-f) fiili tamamlayıcısı olduğunu, dolayısıyla
elindeki belgeyi sunmamanın veya dışarıdaki belgenin adresini tam göstermemenin
doğrudan doğruya ispat ve somutlaştırma yükünün ihlali anlamına geleceğini usul
dogmatiği açısından belirtmektedir [1]. Ayrıca, ön inceleme duruşmasına ilişkin
HMK m. 137 ve m. 140 ile de zamanlama yönünden sıkı bir ilişki içindedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Davacı (A), davalı (B)'ye karşı aralarındaki taşıma
sözleşmesinden doğan bir alacak davası açmıştır. Davacı (A), dilekçesinin ekine
elinde bulundurduğu sözleşme aslı ile kesmiş olduğu fatura örneklerini "mahkeme
dosyası için bir adet, davalı (B)'ye tebliğ edilmek üzere bir adet" olmak üzere
toplam iki takım halinde hazırlayıp (harç ödemeksizin) mahkemeye sunmuştur. Bu
işlem HMK m. 121'deki "elinde bulunan belgelerin asılları veya örneklerinin
verilmesi" kuralının kusursuz ifasıdır.
(kurmaca senaryo) Davacı işçi (X), davalı işverene (Y) karşı açtığı iş
kazasından doğan tazminat davasında, kazanın ardından kaldırıldığı hastanedeki
tedavi evraklarına dayanmaktadır. Söz konusu epikriz raporları ve röntgen
sonuçları davacının elinde değildir; hastane arşivindedir. Davacı (X), dava
dilekçesinin deliller bölümüne "Ankara Şehir Hastanesi'nin 12.04.2025 tarihli
ve 2025/123445 protokol numaralı acil servis kayıtları ve ameliyat epikriz
raporları" şeklinde detaylı bilgiyi yazarak HMK m. 121 uyarınca
"bulunabilmesini sağlayıcı açıklama" zorunluluğunu yerine getirmiş ve
mahkemenin bu kayıtları kolayca celbetmesini sağlamıştır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 121'in teknolojik dönüşümle birlikte nasıl
uygulanacağı büyük önem arz etmektedir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması
eserinde, UYAP sisteminin (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) zorunlu hale
geldiği günümüzde, fiziki kopyaların yerini e-imzalı dijital belgelerin
aldığını hatırlatarak; meslektaşların dava dilekçesini UYAP'tan gönderirken,
eldeki belgeleri taratarak (pdf formatında) "Ek Evrak" sekmesinden mutlaka
sisteme yüklemeleri gerektiğini, böylece davanın "davalı sayısından bir fazla
örnek" kuralının dijital ortamda gerçekleşmiş sayılacağını, ancak başka
kurumlardan istenecek deliller için ada, parsel, sicil no, hasta protokol no
gibi ayırt edici kilit bilgilerin dilekçeye eksiksiz yazılmamasının, o delile
dayanılamaması (ispat hakkının kaybı) gibi çok ağır bir malpraktis tehlikesi
doğuracağını stratejik bir kural olarak vurgulamaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 121'in metni, e-devlet ve dijitalleşme sürecine tam uyum sağlayamamış
kalıpları barındırması sebebiyle doktrinde çeşitli eleştirilere tabi
tutulmaktadır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde,
maddedeki "harç ve vergiye tabi olmaksızın" ibaresinin günümüz usul hukukunda
gereksiz bir laf kalabalığı olduğunu belirtmektedir. Devletin yargılama
harçlarını HMK m. 120 uyarınca zaten peşin (başvurma ve nispi harç olarak)
tahsil ettiği ve işlemlerin UYAP üzerinden sıfır maliyetle anında
çoğaltılabildiği bir e-dönüşüm çağında, sırf suret eklendi diye eski Damga
Vergisi alışkanlıklarına atıfla "vergi muafiyeti"nden bahsetmek anakronik
(çağdışı) bir yasa yapım tekniğidir [1].
Bunun yanı sıra Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde,
maddedeki "zorunludur" ifadesinin arkasında yatan yaptırım belirsizliğine
dikkat çekmektedir. Davacının, elinde bulunan bir belgeyi dilekçeye eklemeyi
unutması veya getirtilecek belgenin adresini eksik yazması halinde, mahkemenin
doğrudan davayı usulden mi reddedeceği (HMK m. 119'daki gibi), yoksa o delile
dayanmaktan vazgeçmiş mi sayacağı kanun metninde açıkça düzenlenmemiştir.
Yazar, söz konusu şekli "zorunluluğa" uyulmamasının somut usuli yaptırımının
(örneğin "hâkim tarafından verilecek kesin süre içinde eksiklik giderilmezse bu
belgelere dayanılamaz" şeklinde) madde metnine açık bir fıkra olarak
eklenmesinin, uygulamadaki içtihat zıtlıklarını bitireceğini ve hukuki güvenlik
ilkesini tesis edeceğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 121. maddesi, medeni yargılamada iddia ve savunmaların en başından itibaren belirli, somut ve denetlenebilir olmasını sağlayan "delillerin teksifi (toplanması)" ilkesinin dilekçeler teatisi aşamasındaki ilk operasyonel kuralıdır. Davacının davasını salt soyut iddialarla değil, maddi dayanaklarıyla birlikte mahkemeye sunması hedeflenmiştir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile davacıyı elindeki delilleri davanın en başında mahkemeye sunmaya mecbur kıldığını; böylelikle davalının neye karşı savunma yapacağını ilk andan itibaren tam olarak bilebilmesinin ve "silahların eşitliği" ilkesi uyarınca yargılamada sürpriz kararların önüne geçilmesinin amaçlandığını savunmaktadır [1]. Bu madde, yargılamanın hızlandırılması ve usul ekonomisi (HMK m. 30) bağlamında delillerin usulüne uygun şekilde dosyaya kazandırılmasının usuli haritasıdır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
HMK m. 121, davanın temel direği olan HMK m. 119 (Dava dilekçesinin içeriği) ve tarafların iddialarını temellendirme mecburiyetini düzenleyen HMK m. 194 (Somutlaştırma yükü) ile koparılamaz bir usul sarmalı oluşturur. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, HMK m. 121'in sadece şekli bir evrak sunma kuralı olmadığını; davacının dilekçesinde iddia ettiği vakıaları (HMK m. 119/1-e) hangi delillerle ispat edeceğini gösterme zorunluluğunun (HMK m. 119/1-f) fiili tamamlayıcısı olduğunu, dolayısıyla elindeki belgeyi sunmamanın veya dışarıdaki belgenin adresini tam göstermemenin doğrudan doğruya ispat ve somutlaştırma yükünün ihlali anlamına geleceğini usul dogmatiği açısından belirtmektedir [1]. Ayrıca, ön inceleme duruşmasına ilişkin HMK m. 137 ve m. 140 ile de zamanlama yönünden sıkı bir ilişki içindedir.
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) Davacı (A), davalı (B)'ye karşı aralarındaki taşıma sözleşmesinden doğan bir alacak davası açmıştır. Davacı (A), dilekçesinin ekine elinde bulundurduğu sözleşme aslı ile kesmiş olduğu fatura örneklerini "mahkeme dosyası için bir adet, davalı (B)'ye tebliğ edilmek üzere bir adet" olmak üzere toplam iki takım halinde hazırlayıp (harç ödemeksizin) mahkemeye sunmuştur. Bu işlem HMK m. 121'deki "elinde bulunan belgelerin asılları veya örneklerinin verilmesi" kuralının kusursuz ifasıdır.
(kurmaca senaryo) Davacı işçi (X), davalı işverene (Y) karşı açtığı iş kazasından doğan tazminat davasında, kazanın ardından kaldırıldığı hastanedeki tedavi evraklarına dayanmaktadır. Söz konusu epikriz raporları ve röntgen sonuçları davacının elinde değildir; hastane arşivindedir. Davacı (X), dava dilekçesinin deliller bölümüne "Ankara Şehir Hastanesi'nin 12.04.2025 tarihli ve 2025/123445 protokol numaralı acil servis kayıtları ve ameliyat epikriz raporları" şeklinde detaylı bilgiyi yazarak HMK m. 121 uyarınca "bulunabilmesini sağlayıcı açıklama" zorunluluğunu yerine getirmiş ve mahkemenin bu kayıtları kolayca celbetmesini sağlamıştır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 121'in teknolojik dönüşümle birlikte nasıl uygulanacağı büyük önem arz etmektedir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması eserinde, UYAP sisteminin (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) zorunlu hale geldiği günümüzde, fiziki kopyaların yerini e-imzalı dijital belgelerin aldığını hatırlatarak; meslektaşların dava dilekçesini UYAP'tan gönderirken, eldeki belgeleri taratarak (pdf formatında) "Ek Evrak" sekmesinden mutlaka sisteme yüklemeleri gerektiğini, böylece davanın "davalı sayısından bir fazla örnek" kuralının dijital ortamda gerçekleşmiş sayılacağını, ancak başka kurumlardan istenecek deliller için ada, parsel, sicil no, hasta protokol no gibi ayırt edici kilit bilgilerin dilekçeye eksiksiz yazılmamasının, o delile dayanılamaması (ispat hakkının kaybı) gibi çok ağır bir malpraktis tehlikesi doğuracağını stratejik bir kural olarak vurgulamaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
HMK m. 121'in metni, e-devlet ve dijitalleşme sürecine tam uyum sağlayamamış kalıpları barındırması sebebiyle doktrinde çeşitli eleştirilere tabi tutulmaktadır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki "harç ve vergiye tabi olmaksızın" ibaresinin günümüz usul hukukunda gereksiz bir laf kalabalığı olduğunu belirtmektedir. Devletin yargılama harçlarını HMK m. 120 uyarınca zaten peşin (başvurma ve nispi harç olarak) tahsil ettiği ve işlemlerin UYAP üzerinden sıfır maliyetle anında çoğaltılabildiği bir e-dönüşüm çağında, sırf suret eklendi diye eski Damga Vergisi alışkanlıklarına atıfla "vergi muafiyeti"nden bahsetmek anakronik (çağdışı) bir yasa yapım tekniğidir [1].
Bunun yanı sıra Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddedeki "zorunludur" ifadesinin arkasında yatan yaptırım belirsizliğine dikkat çekmektedir. Davacının, elinde bulunan bir belgeyi dilekçeye eklemeyi unutması veya getirtilecek belgenin adresini eksik yazması halinde, mahkemenin doğrudan davayı usulden mi reddedeceği (HMK m. 119'daki gibi), yoksa o delile dayanmaktan vazgeçmiş mi sayacağı kanun metninde açıkça düzenlenmemiştir. Yazar, söz konusu şekli "zorunluluğa" uyulmamasının somut usuli yaptırımının (örneğin "hâkim tarafından verilecek kesin süre içinde eksiklik giderilmezse bu belgelere dayanılamaz" şeklinde) madde metnine açık bir fıkra olarak eklenmesinin, uygulamadaki içtihat zıtlıklarını bitireceğini ve hukuki güvenlik ilkesini tesis edeceğini eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)