RESMİ METİN

Harç ve gider avansının ödenmesi1011


MADDE 120- (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Bu maddenin birinci fıkrasında yer alan tarife ile ilgili olarak 24/10/2023 tarihli ve 32349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi”ne bakınız. 11 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu madde başlığı “Harç ve avans ödenmesi” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 10

(3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 120. maddesi, medeni usul hukukunda yargılamanın mali boyutunu ve davanın fiilen işlerlik kazanabilmesi için gerekli olan "peşin ödeme" kuralını düzenlemektedir. Bir davanın açılmasıyla birlikte mahkeme, tebligat çıkarma, yazışma yapma ve taraf teşkili sağlama gibi usuli işlemleri ifa etmek için maddi kaynağa ihtiyaç duyar. Eski usul kanunumuzda masrafların davanın gidişatına göre parça parça yatırılması sebebiyle yargılamaların yıllarca uzaması üzerine, kanun koyucu HMK ile "peşin gider avansı" sistemine geçmiştir. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile davacıyı yargılama masraflarını baştan finanse etmekle yükümlü kıldığını; bu sayede posta pulu veya tebligat masrafı yokluğu gibi basit idari bahanelerle davanın makul sürede bitirilmesi ilkesinin ihlal edilmesinin önüne geçildiğini savunmaktadır [1]. Bu madde, yargılama mekanizmasının yakıtı konumundadır.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Yargılama Harçları: Devletin sunduğu yargı hizmeti karşılığında alınan ve Harçlar Kanunu'na tabi olan mali yükümlülüklerdir (başvurma harcı, peşin nispi veya maktu karar harcı).
  • Gider Avansı: Adalet Bakanlığı tarafından her yıl güncellenen tarifeye göre belirlenen; taraf teşkili için gereken tebligat giderleri ile posta ve diğer mutad yazışma masraflarını karşılamak üzere dava açılırken peşin olarak mahkeme veznesine (veya UYAP sistemine) depo edilen tutardır.
  • İki Haftalık Kesin Süre: Dava sırasında öngörülemeyen sebeplerle (örneğin taraf sayısının artması veya yeni yazışma mercilerinin eklenmesi) yatırılan avansın tükenmesi halinde, mahkemenin eksiğin tamamlanması için davacıya verdiği, uzatılamayan ve uyulmaması halinde ağır yaptırımı olan mühlettir.
  • Delil Avansı (324. Madde Atfı): 2020 yılında üçüncü fıkra ile kanuna eklenen ve gider avansından kesin çizgilerle ayrılan usuli müessesedir. Gider avansı davanın rutin işlemleri (tebligat vs.) için baştan alınırken, delil avansı tahkikat aşamasında taraflardan birinin talebi üzerine yapılacak özel incelemeler (bilirkişi, keşif, tanık dinleme) için talep eden taraftan sonradan alınan masraftır.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 120, doğrudan doğruya dava şartlarını düzenleyen HMK m. 114/1-g (davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması) ve HMK m. 115 ile koparılamaz bir zincirin parçasıdır. Gider avansının yatırılmaması, davanın usulden reddine (dava şartı yokluğuna) sebep olur. Bununla birlikte madde, "Delil İkamesi İçin Avans" başlığını taşıyan HMK m. 324 ile yakın ancak zıt bir dogmatik ilişki içindedir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, gider avansı (m. 120) ile delil avansının (m. 324) hukuki sonuçlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu; gider avansı eksikliğinin davanın esasına girilmeden usulden ret (dava şartı yokluğu) sonucu doğurduğunu, oysa delil avansının yatırılmamasının dava şartı olmadığını, sadece o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılma (ispat hakkının kaybı) sonucunu doğurduğunu usul dogmatiği açısından belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Davacı (A), Asliye Hukuk Mahkemesinde bir alacak davası açarken UYAP üzerinden harçları yatırmış, ancak o yılki tarifede belirlenen 1.500 TL gider avansını yatırmamıştır. Mahkeme tensip zaptı ile HMK m. 120/2 ve HMK m. 115 uyarınca davacı (A)'ya gider avansını yatırması için iki haftalık kesin süre vermiş ve ihtarda bulunmuştur. Davacı bu kesin süreyi geçirirse, mahkeme davanın esasına (kimin haklı olduğuna) girmeden davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

(kurmaca senaryo) Davacı (B)'nin davasında taraf teşkili sağlanmış ve tahkikat aşamasına geçilmiştir. Mahkeme, davacı (B)'nin talebi üzerine dosyanın mali müşavir bilirkişiye verilmesine karar vermiş ve bilirkişi ücreti olan 3.000 TL'nin yatırılması için (B)'ye iki haftalık kesin süre vermiştir. Bu para "gider avansı" (HMK m. 120) değil, "delil avansı"dır (HMK m. 324). Davacı (B) bu sürede parayı yatırmazsa, davası usulden reddedilmez; yalnızca mali müşavir incelemesi (delili) yaptırmaktan vazgeçmiş sayılır ve mevcut diğer delillere göre yargılamaya devam edilip karar verilir.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 120 kapsamında mahkemelerce verilen "kesin süre" muhtıraları en sık karşılaşılan malpraktis (mesleki hata) tuzaklarından biridir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların tensip zaptını okurken hâkimin istediği paranın "gider avansı" mı yoksa "delil avansı" mı olduğuna çok dikkat etmeleri gerektiğini; uygulamada bazen mahkeme kalemlerinin keşif veya bilirkişi ücretini hatalı bir şekilde "gider avansı" şablonuyla istediklerini, böyle bir muhtıraya karşı yasal süresi içinde itiraz edilmemesinin ve paranın yatırılmamasının, davanın "delilden vazgeçme" yerine "usulden ret" ile sonuçlanmasına yol açabileceğini stratejik bir kural olarak hatırlatmaktadır [1]. Avukatlar, her yıl güncellenen Gider Avansı Tarifesini UYAP sisteminde dava açarken otomatik hesaplansa da titizlikle kontrol etmelidir.

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 120'nin peşin avans sistemi, usul ekonomisini sağlama gayesiyle getirilmiş olsa da, Anayasal "Hak Arama Hürriyeti" bağlamında doktrinde ağır eleştirilere maruz kalmaktadır. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, davasını açarken hukuki haklılığına inanan ancak o an için cebinde Adalet Bakanlığının belirlediği yüksek maktu tarifeyi (gider avansını) ödeyecek parası olmayan vatandaşların, adli yardımdan da (kriterlerin ağırlığı sebebiyle) faydalanamadıklarında doğrudan mahkeme kapısından çevrildiklerini eleştirmektedir. Yazar, yargılamanın başında harç alınmasının anlaşılabilir olduğunu, ancak henüz hiç kullanılmayacak olan (belki de dava sulh ile hemen bitecekken) posta, tebligat veya benzeri masrafların baştan peşin istenmesinin, adaleti bir "zengin işine" dönüştürdüğünü eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].

Buna ek olarak Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, gider avansının tamamlanması için öngörülen "iki haftalık kesin sürenin" (HMK m. 120/2) katı yapısına dikkat çekmektedir. Uygulamada, yüksek meblağlara varabilen avans tamamlama ara kararlarında, davacının ekonomik durumu elvermediği için iki hafta gibi kısa bir sürede parayı denkleştirememesi durumunda hâkime takdir yetkisi (ek süre verme hakkı) tanınmamasını eleştirmektedir. Yazar, kanun koyucunun bu süreyi "kesin" yapmak yerine, hâkime somut olayın özelliklerine ve miktar büyüklüğüne göre süreyi esnetme veya taksitlendirme yetkisi veren daha sosyal ve esnek bir usul normu ihdas etmesi gerektiğini savunmaktadır [1].

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.