Önceki Bölüm
RESMİ METİN

Davanın açılma zamanı


MADDE 118- (1) Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir. (2) Dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 118. maddesi, usul hukukunun en kritik dogmatik anlarından biri olan "davanın açıldığı anı" zaman boyutuyla kesin olarak tayin eden temel kuraldır. Bir davanın ne zaman açılmış sayılacağı sorusu, salt bir usuli formalite değil; zamanaşımının kesilmesi, hak düşürücü sürelerin korunması ve derdestlik (lis pendens) statüsünün doğması gibi çok ağır maddi ve usuli hukuki sonuçların başlangıç noktasını (miladını) belirler. Kuru, Medeni Usul Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu madde ile davanın açılma anını, davacının dilekçeyi hazırladığı veya mahkemenin davalıya tebligat çıkardığı an gibi tartışmaya açık kriterlerden kurtararak, objektif ve resmi bir işlem olan "kayıt" (tevzi) anına bağladığını ve böylece hukuki güvenlik ilkesini tesis ettiğini savunmaktadır [1]. Bu madde, hakkını yargı önünde arayan kişinin, devletin yargı erkiyle resmi olarak temas kurduğu saniyeyi sabitleyen hukuki bir mühürdür.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • Dava Dilekçesinin Kaydedildiği Tarih: Davanın hukuken varlık kazandığı andır. Günümüzde bu kayıt işlemi, fiziksel olarak tevzi bürosuna harç ve masrafların yatırılarak dilekçenin havale edilmesiyle veya dijital ortamda (UYAP üzerinden) e-imza ile onaylanıp sistem tarafından evrak kayıt/tevzi numarasının üretildiği saniyede gerçekleşir.
  • Açılmış Sayılma: Kayıt işlemiyle birlikte davanın usulen (derdestlik vb.) ve maddi hukuk bakımından (zamanaşımının kesilmesi, iyiniyetin ortadan kalkması vb.) tüm hüküm ve sonuçlarını kendiliğinden doğurmasıdır.
  • Davalı Sayısı Kadar Örnek (Suret): Hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.
  1. fiziksel teminatıdır. Davacı, mahkemeye sunduğu asıl dilekçenin dışında, kaç tane davalı varsa o kadar kopya (örnek) sunmak zorundadır ki, mahkeme bu kopyaları tebligatla davalılara ulaştırabilsin ve savunma hakkı kullanılabilsin.
  • Yönetmelikte Belirlenmesi: Kanun koyucunun, kayıt ve tevzi gibi tamamen teknik, idari ve bilişim altyapısına (UYAP) dayalı detayları esnek bırakarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'ne bırakmasıdır.

3. Sistematik İlişkiler

HMK m. 118, doğrudan doğruya "Dava Dilekçesinin İçeriği"ni düzenleyen HMK m. 119 ve "Harç ve Avans Ödenmesi"ni emreden HMK m. 120 ile ayrılmaz bir zincirin ilk halkasıdır. Zira harç ve avans ödenmeden (veya adli yardım kararı alınmadan) kayıt işlemi kural olarak tamamlanamaz. Maddi hukuk bağlamında ise, Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan zamanaşımını kesen sebepler (TBK m. 154) ve faiz başlangıç tarihleri ile organik bir bağ içindedir. Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku çalışmasında, davanın açıldığı tarihin tespiti kuralının "derdestlik" (HMK m. 114/1-ı) dava şartının temelini oluşturduğunu; zira aynı konuda iki dava açıldığında hangisinin "önce" açıldığının ve hangisinde derdestlik itirazının dinleneceğinin doğrudan doğruya HMK m. 118 uyarınca yapılan saniye bazlı kayıt önceliğine göre belirlendiğini usul dogmatiği açısından belirtmektedir [1].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) Davacı (A), trafik kazasından doğan tazminat talebi için tabi olduğu iki yıllık zamanaşımı süresinin son gününde dava açmak istemektedir. (A)'nın avukatı, dava dilekçesini ofisinde hazırlayıp 15 Ekim tarihiyle imzalamış, ancak adliyedeki tevzi bürosuna gidip harcını yatırarak sisteme kaydettirme işlemini ertesi gün olan 16 Ekim sabahı yapmıştır. HMK m. 118 uyarınca dava, dilekçenin üzerindeki yazılı tarihte değil, "kaydedildiği tarih" olan 16 Ekim'de açılmış sayılır. Zamanaşımı süresi 15 Ekim mesai bitiminde dolduğu için, mahkeme davayı zamanaşımı itirazı nedeniyle reddedecektir.

(kurmaca senaryo) Davacı şirket (X), beş ayrı davalıya karşı müteselsil sorumluluklarına dayanarak tek bir alacak davası açmıştır. Şirket avukatı UYAP üzerinden e-imza ile davayı açarken (kayıt işlemini yaparken) sistem harçları tahsil etmiş ve evraka saat 23:45 itibarıyla tevzi numarası vermiştir. HMK m. 118 uyarınca dava tam o dakika açılmış sayılır. Ancak davacı vekili, fiziksel tebligatlar için mahkeme kalemine "davalı sayısı kadar (beş adet) örnek" sunmamıştır. Mahkeme kalemi, yönetmelik hükümleri gereğince masrafı gider avansından karşılanmak üzere bu örnekleri (çıktıları) bizzat çoğaltıp davalılara tebliğ eder ve yargılamayı sürdürür.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık mesleği pratiğinde, HMK m. 118 kurallarının UYAP sistemi ile entegrasyonu en yüksek mesleki özen alanlarından biridir. Sungurtekin Özkan, Hukuk Yargılaması çalışmasında, meslektaşların UYAP üzerinden dava açarken "evrakı onayla ve gönder" butonuna basmalarının davanın açılması için yeterli olmadığını; kredi kartı veya barokart ile harç tahsilatı yapılıp sistem tarafından ekranda "tevzi/esas numarası" verilene kadar işlemin "kaydedilmiş" sayılmadığını, özellikle hak düşürücü sürelerin son gününde (gece saat 23:50 sularında) yaşanan internet kesintilerinin veya banka altyapı sorunlarının çok ağır malpraktis (mesleki hata) davalarına yol açabileceğini stratejik bir kural olarak hatırlatmaktadır [1].

7. Eleştirel Değerlendirme

HMK m. 118'in birinci fıkrasında yer alan "dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir" kuralı, teknolojinin geldiği nokta itibarıyla doktrinde anakronik (çağdışı) bulunarak eleştirilmektedir. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, UYAP sisteminin zorunlu hale geldiği ve dava dilekçelerinin zaten "pdf" veya "udf" formatında sisteme kaydedildiği bir çağda, özellikle avukatların fiziksel kopya (örnek) sunmaya zorlanmasının anlamsızlaştığını; mahkeme kaleminin zaten sistemdeki belgeyi saniyeler içinde PTT elektronik tebligat (UETS) sistemiyle karşı tarafa ulaştırabildiğini, bu nedenle bu cümlenin kanun metninden çıkarılmasının usul ekonomisine çok daha uygun olacağını eleştirmektedir [1].

Buna ek olarak Budak/Karaaslan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi eserinde, maddenin UYAP veya devletin bilişim sistemlerindeki çökmeler (teknik arızalar) durumunda vatandaşı koruyucu bir emniyet sübabı barındırmamasını hukuki güvenlik ilkesi bağlamında eleştirmektedir [1]. Sürenin son gününde dava açmaya çalışan bir davacının, sırf Adalet Bakanlığı sunucuları çöktü diye kaydı tamamlayamaması ve ertesi gün davasının reddedilmesi hak arama hürriyetine aykırıdır. Yazar, maddedeki "kaydedildiği tarih" kuralının istisnası olarak, "Devletin bilişim sistemlerinden kaynaklanan belgelenmiş arızalar halinde, arızanın giderildiği ilk iş günü yapılan kayıt, sürenin son günü yapılmış sayılır" şeklinde açık bir fıkranın madde metnine derç edilmesinin modern usul hukuku dogmatiği açısından elzem olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.