1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 60. maddesi, 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılan (mülga edilen) tarihsel bir usul ve geçiş
normudur. Madde, yürürlükte olduğu dönemde, zirai kazancını "götürü gider
usulü" ile tespit eden çiftçilerin, kendi istekleriyle veya kanuni hadleri
aşmaları sebebiyle "gerçek kazanç esasına" (işletme veya bilanço hesabına)
geçişlerinde uygulanacak muhasebe ve envanter kurallarını düzenlemekteydi. 1998
yılında yapılan köklü vergi reformu ile tarım sektöründe "götürü" sistem
tamamen tasfiye edilmiş ve yerine "tevkifat (stopaj)" ile "gerçek usul" üzerine
kurulu ikili bir sistem inşa edilmiştir. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku
eserinde, kanun koyucunun bu reformla, tarımsal kazançların belgelendirilmesini
ve kayıt dışılığın önlenmesini amaçladığını; bu sebeple götürü sistemin ve GVK
m. 60 gibi bu sisteme ilişkin geçiş (intikal) maddelerinin hukuk sisteminden
kazınmasının modern vergi mimarisinin doğal bir sonucu olduğunu
değerlendirmesine yer vermektedir [1]. Maddenin mülga olmasıyla birlikte İkinci
Kısım (Zirai Kazanç) sona ermiş ve kanunun Üçüncü Bölümü olan "Ücretler"
bahsine geçiş yapılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
- Mülga (Yürürlükten Kaldırılmış Olma): Yasama organının iradesiyle
maddenin hukuki varlığına, uygulanabilirliğine ve bağlayıcılığına son
verilmesi, kanun metninden tasfiye edilmesidir.
- Götürü Gider Usulü (Tarihsel Kavram): Çiftçilerin gerçek, belgelenmiş
maliyetlerini (fiili giderlerini) matrahtan indirmek yerine, vergi idaresince
belirlenen sabit bir oran veya maktu bir tutarı "gider" kabul ederek safi
kazanca ulaştıkları eski ve arkaik yöntemdir.
- Gerçek Kazanç Esası: Çiftçinin Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine
uygun olarak, fiili gelir ve giderlerini fatura, müstahsil makbuzu vb.
vesikalarla tevsik ederek işletme hesabı veya bilanço esasına göre kazancını
hesaplamasıdır.
- İntikal (Geçiş): Mükellefin vergilendirme rejimleri arasındaki statü
değişimidir. Tarihsel süreçte götürü giderden gerçek usule geçişte, eldeki
traktörün, ambarındaki buğdayın (dönem başı mevcudunun) yeni sisteme nasıl
aktarılacağı bu kavram etrafında şekillenmekteydi.
3. Sistematik İlişkiler
Mülga GVK m. 60, yürürlükte olduğu dönemde eski zirai kazanç hükümlerini (mülga
m. 54) Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) envanter ve değerleme hükümlerine bağlayan
usuli bir köprüydü. Götürü sistemin kaldırılmasıyla bu madde de mülga edilmiş
ve zirai kazancın gerçek usulde tespiti doğrudan GVK m. 55 (İşletme Hesabı) ve
m. 59 (Bilanço Esası) hükümlerine bırakılmıştır. Başaran Yavaşlar, Vergi Usul
Hukuku çalışmasında, "götürü gider" gibi farazi matrah belirleme yöntemlerinin
tasfiyesinin, vergi sistematiğinde idarenin takdir yetkisini daralttığını; bu
mülga işleminin, VUK'un şeffaflık, kesinlik ve ispat kurallarına dayanan modern
dogmatiğine geçişte önemli bir sistematik kopuş ve ilerleme yarattığını
belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) 1995 yılında (GVK m. 60 yürürlükteyken), götürü gider
usulüne tabi bir çiftçi olan (A), işlerini büyüterek 3 adet yeni traktör satın
almış ve kanuni hadleri aşmıştır. Eski GVK m. 60 hükümleri uyarınca (A), götürü
gider usulünden "gerçek kazanç esasına" intikal ettirilmiş; elindeki eski zirai
aletlerin ve ambarındaki ürünlerin değerlemesi bu maddenin o zamanki geçiş
kurallarına (VUK emsal bedel veya maliyet bedeli esaslarına) göre yapılarak
yeni açılan işletme defterine kaydedilmiştir.
(kurmaca senaryo) Günümüzde bir çiftçi olan (B), hasat döneminde çok fazla
kayıt dışı harcama yaptığını, fiili giderlerini faturalandıramadığını
belirterek bağlı bulunduğu vergi dairesine bir dilekçe verir ve "eski yıllarda
olduğu gibi götürü gider usulüne geçmek istediğini" talep eder. Vergi dairesi
bu talebi reddeder; zira GVK m. 60 ve "götürü gider usulü" 1998 yılından beri
mülgadır. (B), durumuna göre ya GVK m. 53 uyarınca sadece tevkifata tabi olacak
ya da gerçek usulde (faturalı) defter tutmak zorunda kalacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık ve mali danışmanlık pratiğinde, "götürü gider" kavramının farklı
hukuki rejimlerdeki varlığı birbirine karıştırılmamalıdır. Tosuner/Demir,
Vergi Usul Kanunu eserinde, meslek mensuplarının, çiftçiler ve küçük esnaf
için uygulanan "götürü gider/götürü usul" sisteminin GVK m. 60 vb. maddelerin
mülga olmasıyla tarihe karıştığını bilmeleri gerektiğini; ancak günümüzde
yalnızca ihracat, yurt dışı inşaat ve taşımacılık işleri yapan ticari kazanç
sahipleri için GVK m. 40/1'de yer alan binde 5'lik "götürü gider" müessesesinin
uygulanmaya devam ettiğini; vergi ihtilaflarında bu tarihsel ve güncel
rejimlerin ayrımına dikkat edilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu
hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
GVK m. 60'ın mülga edilmesi ve götürü usulün Türk vergi sisteminden
çıkarılması, çağdaş vergi hukukunun "gerçek gelirin vergilendirilmesi" ideali
açısından son derece isabetlidir. Selim Kaneti, Vergi Hukuku eserinde,
"götürü gider" uygulamalarının, mükellefin ne kadar harcama yaptığına veya
zarar edip etmediğine bakılmaksızın farazi ve maktu bir gider hesabı
yapılmasına neden olduğunu; bu durumun anayasal vergi adaletiyle bağdaşmadığını
vurgulamaktadır [1].
Verginin, tahmini değerlere değil, belgelenmiş gerçek iktisadi güce dayanması
şarttır. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları çalışmasında, vergi
kanununun öngörülebilir olması gerektiğini; idarenin veya kanunun varsayımsal
gider oranlarıyla matrah tespit etmesinin yükümlünün mülkiyet hakkına ve "mali
güce göre vergilendirme" ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenle 60. madde gibi
farazi rejim geçişlerini düzenleyen normların mülga edilmesinin yükümlü
haklarını koruyan pozitif bir gelişme olduğunu eleştirel bir dille ifade
etmektedir [1].
Erginay, Vergi Hukuku çalışmasında da işaret edildiği üzere, kanun koyucunun
1998 reformuyla Gelir Vergisi Kanunu'nu bu tür arkaik geçiş maddelerinden (m.
60) temizlemesi, vergi sistemini ilkel tahsilat alışkanlıklarından kurtarmıştır
[1]. Modern bir vergi devletinde tarımsal kazanç, farazi intikal maddeleriyle
değil, e-fatura, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve evrensel muhasebe standartlarına
dayanan net ve şeffaf hükümlerle kavranmalıdır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)
1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama
Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 60. maddesi, 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan (mülga edilen) tarihsel bir usul ve geçiş normudur. Madde, yürürlükte olduğu dönemde, zirai kazancını "götürü gider usulü" ile tespit eden çiftçilerin, kendi istekleriyle veya kanuni hadleri aşmaları sebebiyle "gerçek kazanç esasına" (işletme veya bilanço hesabına) geçişlerinde uygulanacak muhasebe ve envanter kurallarını düzenlemekteydi. 1998 yılında yapılan köklü vergi reformu ile tarım sektöründe "götürü" sistem tamamen tasfiye edilmiş ve yerine "tevkifat (stopaj)" ile "gerçek usul" üzerine kurulu ikili bir sistem inşa edilmiştir. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku eserinde, kanun koyucunun bu reformla, tarımsal kazançların belgelendirilmesini ve kayıt dışılığın önlenmesini amaçladığını; bu sebeple götürü sistemin ve GVK m. 60 gibi bu sisteme ilişkin geçiş (intikal) maddelerinin hukuk sisteminden kazınmasının modern vergi mimarisinin doğal bir sonucu olduğunu değerlendirmesine yer vermektedir [1]. Maddenin mülga olmasıyla birlikte İkinci Kısım (Zirai Kazanç) sona ermiş ve kanunun Üçüncü Bölümü olan "Ücretler" bahsine geçiş yapılmıştır.
2. Maddedeki Kavramların Analizi
3. Sistematik İlişkiler
Mülga GVK m. 60, yürürlükte olduğu dönemde eski zirai kazanç hükümlerini (mülga m. 54) Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) envanter ve değerleme hükümlerine bağlayan usuli bir köprüydü. Götürü sistemin kaldırılmasıyla bu madde de mülga edilmiş ve zirai kazancın gerçek usulde tespiti doğrudan GVK m. 55 (İşletme Hesabı) ve m. 59 (Bilanço Esası) hükümlerine bırakılmıştır. Başaran Yavaşlar, Vergi Usul Hukuku çalışmasında, "götürü gider" gibi farazi matrah belirleme yöntemlerinin tasfiyesinin, vergi sistematiğinde idarenin takdir yetkisini daralttığını; bu mülga işleminin, VUK'un şeffaflık, kesinlik ve ispat kurallarına dayanan modern dogmatiğine geçişte önemli bir sistematik kopuş ve ilerleme yarattığını belirtmektedir [1].
4. Uygulama: Yargı İçtihadı
Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.
5. Pratik Örnek Olaylar
(kurmaca senaryo) 1995 yılında (GVK m. 60 yürürlükteyken), götürü gider usulüne tabi bir çiftçi olan (A), işlerini büyüterek 3 adet yeni traktör satın almış ve kanuni hadleri aşmıştır. Eski GVK m. 60 hükümleri uyarınca (A), götürü gider usulünden "gerçek kazanç esasına" intikal ettirilmiş; elindeki eski zirai aletlerin ve ambarındaki ürünlerin değerlemesi bu maddenin o zamanki geçiş kurallarına (VUK emsal bedel veya maliyet bedeli esaslarına) göre yapılarak yeni açılan işletme defterine kaydedilmiştir.
(kurmaca senaryo) Günümüzde bir çiftçi olan (B), hasat döneminde çok fazla kayıt dışı harcama yaptığını, fiili giderlerini faturalandıramadığını belirterek bağlı bulunduğu vergi dairesine bir dilekçe verir ve "eski yıllarda olduğu gibi götürü gider usulüne geçmek istediğini" talep eder. Vergi dairesi bu talebi reddeder; zira GVK m. 60 ve "götürü gider usulü" 1998 yılından beri mülgadır. (B), durumuna göre ya GVK m. 53 uyarınca sadece tevkifata tabi olacak ya da gerçek usulde (faturalı) defter tutmak zorunda kalacaktır.
6. Pratik Uygulama Notları
Avukatlık ve mali danışmanlık pratiğinde, "götürü gider" kavramının farklı hukuki rejimlerdeki varlığı birbirine karıştırılmamalıdır. Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, meslek mensuplarının, çiftçiler ve küçük esnaf için uygulanan "götürü gider/götürü usul" sisteminin GVK m. 60 vb. maddelerin mülga olmasıyla tarihe karıştığını bilmeleri gerektiğini; ancak günümüzde yalnızca ihracat, yurt dışı inşaat ve taşımacılık işleri yapan ticari kazanç sahipleri için GVK m. 40/1'de yer alan binde 5'lik "götürü gider" müessesesinin uygulanmaya devam ettiğini; vergi ihtilaflarında bu tarihsel ve güncel rejimlerin ayrımına dikkat edilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu hatırlatmaktadır [1].
7. Eleştirel Değerlendirme
GVK m. 60'ın mülga edilmesi ve götürü usulün Türk vergi sisteminden çıkarılması, çağdaş vergi hukukunun "gerçek gelirin vergilendirilmesi" ideali açısından son derece isabetlidir. Selim Kaneti, Vergi Hukuku eserinde, "götürü gider" uygulamalarının, mükellefin ne kadar harcama yaptığına veya zarar edip etmediğine bakılmaksızın farazi ve maktu bir gider hesabı yapılmasına neden olduğunu; bu durumun anayasal vergi adaletiyle bağdaşmadığını vurgulamaktadır [1].
Verginin, tahmini değerlere değil, belgelenmiş gerçek iktisadi güce dayanması şarttır. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları çalışmasında, vergi kanununun öngörülebilir olması gerektiğini; idarenin veya kanunun varsayımsal gider oranlarıyla matrah tespit etmesinin yükümlünün mülkiyet hakkına ve "mali güce göre vergilendirme" ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenle 60. madde gibi farazi rejim geçişlerini düzenleyen normların mülga edilmesinin yükümlü haklarını koruyan pozitif bir gelişme olduğunu eleştirel bir dille ifade etmektedir [1].
Erginay, Vergi Hukuku çalışmasında da işaret edildiği üzere, kanun koyucunun 1998 reformuyla Gelir Vergisi Kanunu'nu bu tür arkaik geçiş maddelerinden (m. 60) temizlemesi, vergi sistemini ilkel tahsilat alışkanlıklarından kurtarmıştır [1]. Modern bir vergi devletinde tarımsal kazanç, farazi intikal maddeleriyle değil, e-fatura, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve evrensel muhasebe standartlarına dayanan net ve şeffaf hükümlerle kavranmalıdır.
Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)