RESMİ METİN

Yurt dışına hizmet veren işletmelerde indirim


Madde 33 - (Mülga: 4/12/1985-3239/138 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/20166728/13 md.) Bu Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde yer alan indirim kapsamındaki faaliyet alanlarında hizmet veren işverenlerin, destek personeli hariç olmak üzere, münhasıran bu faaliyetler için istihdam ettikleri ve fiilen bu işleri ifa eden hizmet erbabına ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan vergiden, işverenin bu faaliyetlerinden sağladığı hasılatın %85’inin yurt dışından elde edilmiş olması ve fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şartıyla, her bir çalışan için faaliyetin yapıldığı yılın ocak ayına ait asgari ücretin safi tutarının bu Kanunun 103 üncü maddesindeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir diliminde yer alan oranla çarpılmasıyla bulunan indirim tutarı mahsup edilir. Bu indirim, yıl içinde vergilendirme dönemleri itibarıyla tahsil edilen vergilerin, bu maddede yer alan şartların gerçekleşmesi hâlinde, takvim yılına ilişkin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihten sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergilerden mahsup edilmek suretiyle uygulanır. Bu maddede yer alan %85 oranını, hizmet alanları itibarıyla veya kazanç tutarına bağlı olarak ayrı ayrı veya birlikte %50’ye kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye

AKADEMİK YORUM VE ANALİZ

1. Maddenin Sistematiği ve Genel Açıklama

Gelir Vergisi Kanunu'nun (GVK) 33. maddesi, Türkiye'de yerleşik işletmelerin yurt dışına yönelik hizmet ihracatını (mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, veri analizi vb.) teşvik etmek ve nitelikli beyin gücünün (özellikle bilişim ve teknoloji alanındaki personelin) ülkede istihdamını cazip kılmak amacıyla kurgulanmış özel bir vergi indirimi normudur. Madde 1985 yılında mülga edildikten çok sonra, 2016 yılında 6728 sayılı Kanun ile modern hizmet ihracatı vizyonu doğrultusunda sisteme yeniden kazandırılmıştır. Öncel/Kumrulu/Çağan, Vergi Hukuku eserinde, kanun koyucunun hizmet ihracatını teşvik ederek ülkeye döviz girişini hızlandırmayı ve yüksek katma değerli iş gücünün Türkiye'de istihdam edilmesini sağlayarak küresel rekabet gücünü artırmayı amaçladığını değerlendirmesine yer vermektedir [1], [2]. Bu madde, işverenin personel maliyetini (ücret stopajını) düşürerek, doğrudan istihdamı hedef alan amaçsal bir vergi teşvikidir.

2. Maddedeki Kavramların Analizi

  • İndirim Kapsamındaki Faaliyet Alanları: İstisnanın sübjektif sınırını çizer. GVK m. 89/1-13 ve KVK m. 10/1-ğ bentlerine atıf yapılarak; mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi gibi münhasıran yurt dışına verilen hizmetler kapsama alınmıştır.
  • Münhasıran İstihdam ve Destek Personeli Hariç: Hizmet erbabının fiilen ve tamamen yurt dışına yönelik projede çalışması şarttır. İşletmede çalışan sekreter, çaycı, insan kaynakları veya muhasebe elemanı gibi "destek personeli" bu indirimden yararlandırılmaz.
  • %85 Yurt Dışı Hasılat Şartı: İşverenin, ilgili hizmet alanlarından elde ettiği toplam hasılatın en az %85'inin yurt dışındaki müşterilerden elde edilmiş olması zorunludur. Bu, teşvikin suistimal edilmesini önleyen çok katı bir mali barajdır.
  • Faturanın Yurt Dışındaki Müşteri Adına Düzenlenmesi: Hizmetin yurt dışındaki bir mukime verildiğini ispatlayan mutlak şekil şartıdır.
  • İndirim Tutarının Hesaplanması: Her bir çalışan için o yılın ocak ayındaki "asgari ücretin safi tutarı" üzerinden, GVK m. 103'teki ilk dilim oranı (genellikle %15) ile çarpılarak bulunacak tutar, işverenin ödeyeceği stopajdan mahsup (indirim) edilir.

3. Sistematik İlişkiler

GVK m. 33, hizmet ihracatı kazanç istisnasını düzenleyen GVK m. 89 ve Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) m. 10 ile sarsılmaz bir organik ve dogmatik bütünlük içindedir. Adı geçen maddeler işverenin "kazancından (matrahından)" indirim sağlarken; GVK m. 33 doğrudan çalışanın "ücret stopajından" indirim sağlayarak teşvikin kapsamını genişletmektedir. Başaran Yavaşlar, Vergi Usul Hukuku çalışmasında, teşvik sisteminin salt matrahtan indirim ile sınırlı kalmayıp, işverenin stopaj yükünü muhtasar beyanname üzerinden hafifleterek tahsilat aşamasında da çok boyutlu dogmatik bir entegrasyon sağladığını belirtmektedir [1], [2].

4. Uygulama: Yargı İçtihadı

Bu maddeye ilişkin son dönemde emsal karar tespit edilemedi.

5. Pratik Örnek Olaylar

(kurmaca senaryo) İstanbul'da kurulu X Yazılım A.Ş., sadece Almanya'daki bir otomotiv devine veri analizi ve yazılım kodlama hizmeti vermekte olup, şirket hasılatının %100'ü bu yurt dışı faturadan oluşmaktadır. Şirkette fiilen bu yazılımları kodlayan mühendis (A) için GVK m. 33 kapsamında stopaj indirimi uygulanır. İşveren, (A)'nın ücretinden kestiği gelir vergisinin, asgari ücrete isabet eden vergi tutarı kadarlık kısmını vergi dairesine ödemekten kurtulur. Ancak aynı şirketteki insan kaynakları uzmanı (B) destek personeli olduğu için onun maaşı üzerinden bu indirim hesaplanamaz.

(kurmaca senaryo) Y Mimarlık Ltd. Şti., Dubai'deki bir otel projesini çizmekte olup faturaları yurt dışına kesmektedir. Ancak yılın son aylarında şirket, yurt içinden de büyük bir kamu ihalesi kazanmış ve iç piyasaya fatura kesmeye başlamıştır. Yıl kapandığında şirketin Dubai'den elde ettiği hasılatın toplam hasılata oranının %70'e düştüğü tespit edilmiştir. Kanundaki %85'lik baraj aşılamadığı için, Dubai projesi için münhasıran istihdam edilen mimarlar için o yıla ait GVK m. 33 ücret stopaj indiriminden yararlanılamaz.

6. Pratik Uygulama Notları

Avukatlık ve mali danışmanlık pratiğinde, bu indirimin ay bazında değil, yıl kapanışından sonraki beyanname döneminde uygulanacağı hususu sıklıkla atlanan bir usul kuralıdır. Tosuner/Demir, Vergi Usul Kanunu eserinde, meslek mensuplarının, %85 hasılat şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ancak takvim yılı kapandıktan sonra (yıllık kurumlar veya gelir vergisi beyannamesi verildiğinde) kesinleşeceğini; bu nedenle kanunun, indirim hakkının ertesi yılın muhtasar beyannamelerinden mahsup edilmesi şeklinde gecikmeli bir usul öngördüğünü şirket yönetimlerine stratejik olarak hatırlatmaları gerektiğini belirtmektedir [1], [2].

7. Eleştirel Değerlendirme

GVK m. 33, modern hizmet ihracatını destekleme fikri bakımından vizyoner bir adım olmakla birlikte, içerdiği katı şartlar ve arkaik ifadeler nedeniyle işlevselliğini yitirmektedir. Selim Kaneti, Vergi Hukuku eserinde, istisna ve teşviklerin aşırı bürokratik şartlara ve özellikle %85 gibi ulaşılması zor, katı bir yüksek orana bağlanmasının yasanın teşvik edici ruhunu zedelediğini değerlendirmesine yer vermektedir [1], [2]. İç piyasaya hizmet verdiği için bu oranı %84'te kalan bir yazılım şirketinin teşvikten tamamen dışlanması, "ölçülülük" ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Ayrıca maddedeki "asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan vergiden" ibaresi, Asgari Geçim İndirimi (AGİ) müessesesinin 2021 yılı sonunda (7349 sayılı Kanun ile) tamamen kaldırılmış olmasına rağmen yasa metninden çıkarılmamış bir hatadır. Erginay, Vergi Hukuku eserinde, kanun metninin hukuk sisteminden çoktan kaldırılmış müesseseleri (AGİ gibi) lafzında halen barındırarak vergi tekniği ve yasa kalitesi açısından ciddi karmaşa yarattığını değerlendirmesine yer vermektedir [1], [2].

Son olarak, Cumhurbaşkanına tanınan oran değiştirme yetkisi hukuki belirlilik açısından eleştiri konusudur. Yaltı Soydan, Vergi Yükümlüsünün Hakları çalışmasında, temel bir vergi teşvikinin omurgasını oluşturan %85 oranını, sektörel bazda %50'ye kadar indirme veya %100'e kadar artırma yetkisinin yürütme organına (Cumhurbaşkanına) bırakılmasının, "verginin kanuniliği" ilkesini esneterek mükellefin yatırım planlamasındaki hukuki güvenliğini tehlikeye attığını belirtmektedir [1], [2]. Teşvik barajlarının idari kararlarla değil, doğrudan öngörülebilir yasal ve makul kademelerle (örneğin %50 hasılata ulaşana oransal indirim verilmesi gibi) yeniden düzenlenmesi çağdaş vergi hukukunun bir gereğidir.

Conversation: 14fd14ca-7253-4111-8964-96d48f2d3b60 (turn 1)

Metodolojik Not

Bu çalışma, Av. Fethi Güzel tarafından akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. İçerik, güncel kanun değişiklikleri ve yüksek yargı kararları ışığında revize edilmektedir.